“İddianameye göre, şüpheliler 2024 yerel seçimleri öncesinde Ekrem İmamoğlu'na finansman sağlamak amacıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. üzerinden yürütülen Dijital Deneyim Müzesi projesinde kamuyu dolandırmıştır. İddiaya göre, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un organizasyonunda, Kültür A.Ş. yöneticileri Murat Abbas, Erdinç Çolak, Onur Aldı, Doğan Hamit Doğruer ile Barış Kılıç, Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Kahraman Yeşilyurt gibi isimler rol almıştır. Savcılığa göre, normalde "yapım işi" ihalesiyle yapılması gereken müze inşaatı, kanunu dolanmak için "mal alımı" ve "hizmet alımı" olarak ikiye ayrılmış ve ihalesiz olarak, davet usulüyle ve ciro paylaşımı sözleşmesiyle yandaş firmalara verilmiştir. Bu süreçte, inşaat ve elektronik malzemeleri piyasa değerinin çok üzerinde fiyatlarla alınmış, faturalarda gerekenden fazla miktar gösterilmiş ve aradaki fark haksız kazanç olarak elde edilmiştir. Sayıştay raporuna göre, bu usulsüzlükler sonucunda toplam 86.159.955,54 TL kamu zararı oluşmuştur. Proje, Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu'nun 08.01.2024 tarihli kararıyla başlatılmış ve ana yüklenici olarak Cem Çelik'in sahibi olduğu TUCE Turizm ve Yatırım A.Ş. ile anlaşılmıştır. İddianame, bu eylemlerle kamunun 86.1 milyon TL'nin üzerinde zarara uğratıldığını öne sürmektedir. Şüpheliler, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK 158/1-e) ile suçlanmakta, örgüt lideri ve yöneticisi olduğu iddia edilenler için ayrıca TCK 220 maddeleri talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını Sayıştay ve bilirkişi raporlarının yanı sıra, aralarında Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve yüklenici firma sahibi Cem Çelik'in de bulunduğu çok sayıda şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
- ·Sanık, Dijital Deneyim Müzesi hakkında hiçbir bilgisi olmadığını, işin iş ortaklığı ve yapım işi olduğundan dolayı hakediş birimine dahi uğramadığını söyler; isminin sehven kopyala-yapıştır hatasıyla eklendiğini düşünür.
- ·Eyleme ilişkin Sayıştay, bilirkişi ve MASAK raporlarının hiçbirinde adının geçmediğini, ifade veren kişilerin eyleme dair beyanlarında da adının bulunmadığını ileri sürer.
- ·Yalnızca Abdullah Uçan'ın ifadesinde adı geçtiğini, ancak bunun eyleme dair değil 'Murat Ongun'un adamı' söylemi olduğunu, iddianameden çıkarılan gizli tanık Şahin'in söylemleriyle örtüştüğünü vurgular.
- ·Bu eylemde müvekkille ilgili görev tanımı, itham veya iddia bulunmamakta; bir delil de sunulmamıştır. Müdafi 'Biz bu eyleme niye konu olduğumuzu gerçekten bilmiyoruz' diyerek dahil edilme gerekçesinin anlaşılamadığını belirtmiştir.
- ·İddia makamı yalnızca Abdullah Uçan'ın 'Gökhan Köseoğlu kimdir, ne iş yapar' sorusuna verdiği genel beyanını bu eyleme delil olarak koymuştur; oysa bu beyan eylemle ilgili değil müvekkili tanıtan genel bir beyandır ve eylem-konu bağı kurmamaktadır.