Eylem 97
Dijital Deneyim Müzesi Projesi'nde İhaleye Fesat Karıştırarak ve Usulsüz Alımlar Yaparak Kamu Zararına Neden Olma İddiası
“İddianameye göre, şüpheliler 2024 yerel seçimleri öncesinde Ekrem İmamoğlu'na finansman sağlamak amacıyla, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştiraki Kültür A.Ş. üzerinden yürütülen Dijital Deneyim Müzesi projesinde kamuyu dolandırmıştır. İddiaya göre, suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt yöneticisi Murat Ongun'un organizasyonunda, Kültür A.Ş. yöneticileri Murat Abbas, Erdinç Çolak, Onur Aldı, Doğan Hamit Doğruer ile Barış Kılıç, Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Kahraman Yeşilyurt gibi isimler rol almıştır. Savcılığa göre, normalde "yapım işi" ihalesiyle yapılması gereken müze inşaatı, kanunu dolanmak için "mal alımı" ve "hizmet alımı" olarak ikiye ayrılmış ve ihalesiz olarak, davet usulüyle ve ciro paylaşımı sözleşmesiyle yandaş firmalara verilmiştir. Bu süreçte, inşaat ve elektronik malzemeleri piyasa değerinin çok üzerinde fiyatlarla alınmış, faturalarda gerekenden fazla miktar gösterilmiş ve aradaki fark haksız kazanç olarak elde edilmiştir. Sayıştay raporuna göre, bu usulsüzlükler sonucunda toplam 86.159.955,54 TL kamu zararı oluşmuştur. Proje, Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu'nun 08.01.2024 tarihli kararıyla başlatılmış ve ana yüklenici olarak Cem Çelik'in sahibi olduğu TUCE Turizm ve Yatırım A.Ş. ile anlaşılmıştır. İddianame, bu eylemlerle kamunun 86.1 milyon TL'nin üzerinde zarara uğratıldığını öne sürmektedir. Şüpheliler, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık (TCK 158/1-e) ile suçlanmakta, örgüt lideri ve yöneticisi olduğu iddia edilenler için ayrıca TCK 220 maddeleri talep edilmektedir. Savcılık, iddialarını Sayıştay ve bilirkişi raporlarının yanı sıra, aralarında Kültür A.Ş. Genel Müdürü Murat Abbas ve yüklenici firma sahibi Cem Çelik'in de bulunduğu çok sayıda şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayandırmaktadır.”
- ·Kılıç, DDM'nin Kültür A.Ş. Müze Müdürlüğü'nün faaliyet alanı olduğunu, kendisinin Plan ve Organizasyon Müdürü olarak Tuce firmasıyla yapılan iş birliği veya ihalelerde imzasının ve karar yetkisinin bulunmadığını söylemektedir.
- ·Projeye dahliyetinin yalnızca müzenin yapıldığı yerin kendi ofisinin girişinde olmasından ve sahaya konulan teknik altyapı (mapping, ses-görüntü) için Cem Çelik ile Murat Abbas arasındaki ilk fikir aşaması toplantısında bulunmasından ibaret olduğunu açıklamaktadır.
- ·Cem Çelik'in 'Şerefiye ve Panorama Müzesi'nden çıkarmakla tehdit ettim' iddiasının polis ifadesinde Murat Abbas'a, savcılık ifadesinde aynı cümleyle kendisine atfedildiğini; cümlenin sonradan değiştirildiğini, ayrıca yetkisi olmayan bir müzeden bir taşeronu çıkaracak konumda olmadığını ileri sürmektedir.
- ·Barış Kılıç, 97. eylemle ilgili ihale komisyonunda yer almadığını, hatta dahil dahi olmadığını, yalnızca süreci gözlemlediğini belirtmiştir. Sözünü ettiği ilk toplantıya katılanlar arasında Kahraman Yeşilyurt'un bulunmadığını ifade etmiştir.
- ·Projenin itirafçı tanıkları Murat Abbas ve Cem Çelik'in beyanlarına dayandırılan, kendisinin Kahraman Yeşilyurt'la Yunanistan'da ortak ev aldığı ve teknesi olduğu iddialarını kesin olarak reddetmiştir. Onur Aldı'nın huzurdaki ifadesinde bu konuşmanın aktarıldığı şekilde geçmediğini söylediğini, evin tapu ve satış sözleşmesinin yalnızca Kahraman Yeşilyurt adına olduğunu sunduklarını belirtmiştir.
- ·Kahraman Yeşilyurt'la ofis ve etkinlik alanları dışında hiçbir özel ilişkisi (yemek, çay) bulunmadığını, Kahraman'ın yalnızca saha hizmetlerini görüşmek için iletişim koordinatörlüğüne geldiğini, Murat Ongun'un odasına girip çıktığını görmediğini ve elden para aldığına dair bir bilgisi olmadığını söylemiştir.
- ·Dijital Deneyim Müzesi'nin yürütücüsü Murat Abbas'tır; benim bu projede ne yetkim, ne sorumluluğum ne de bilgim vardır. İhale günü Murat Abbas izinli olduğu için imza yetkisini bana devretmiş ve ben yalnızca komisyonun belirlediği sonucu 'genel müdür v.' sıfatıyla imzalamışımdır (slayt 9). Bu yetki devri değil, salt imza devridir.
- ·Erdal Çolak 29 Nisan 2025 tarihli ifadesinde projenin tamamen Murat Abbas talimatlarıyla yürütüldüğünü beyan etmiş; Onur Aldı huzurunuzdaki savunmasında Müzeler Müdürlüğü'nün bana bağlı olmadığını teyit etmiştir (slayt 10). Cem Çelik ifadesinde Müze'ye dair şahsımla ilgili somut tek bir iddia ortaya koymamış, Abdullah Uçan ise 'aktif rol aldı' demekle yetinmiş ve hangi rolü aldığımı belirtememiştir.
- ·Köseoğlu, bu eylemde isminin neden geçtiğini bilmediğini; yanlışlıkla kopyala-yapıştır sırasında sehven eklendiğini düşündüğünü beyan etmektedir. Dijital Deneyim Müzesi'nin iş ortaklığı ve yapım işi olması nedeniyle hakediş biriminin kapısından dahi geçmediğini vurgulamaktadır.
- ·İlgili Sayıştay raporu, bilirkişi raporu, MASAK raporu ve tanık ifadelerinin hiçbirinde adının geçmediğini; eylem evraklarında imzasının veya parafının bulunmadığını belirtmektedir.
- ·Abdullah Uçan'ın ifadesinde eyleme ilişkin kısımda adının geçmediğini, yalnızca genel olarak Murat Ongun'a bağlı çalıştığına dair gerçeğe aykırı bir söylemin yer aldığını ve bu söylemin gizli tanık Şahin'in ifadesindeki ifadelerle örtüştüğünü savunmaktadır.
- ·Şık, prodüksiyon, dijital ekran, video çekimi gibi görsel/elektronik tedariklerle hiç ilgilenmediğini, branşının ve bilgisinin bu alanda bulunmadığını; nitekim Teknofest dönemi tedarik anlatımında bu sınırın açık olduğunu vurguluyor. Dijital Deneyim Müzesi'nin temel mal kalemleri (endüstriyel ekran, video wall, elektronik sistem) tam olarak bu kapsamda kaldığı için savcılığın kendisini bu projeye yerleştirmesinin teknik altyapısı bulunmadığını ileri sürüyor.
- ·Etkin pişman beyanlarındaki tutar/oran iddialarının matematiksel olarak olanaksız olduğunu (örneğin Duygu Fikirli'nin %500-600 fatura kestiriliyor anlatımı) belirterek Sayıştay raporuna dayanan kamu zararı kurgusunun kendi rolüne ilişkin kısmının ifadelerin ötesinde delili olmadığını söylüyor.
- ·Sanık 14.12.2023 tarihinde Kültür AŞ Yönetim Kurulu Başkanlığı'ndan istifa etmiş ve istifası aynı tarihli 2023/173 sayılı kararla kabul edilmiştir; iddianamenin dayanak yaptığı 08.01.2024 tarihli yönetim kurulu kararı ve sonraki işlemler tarafından imzalanmamıştır.
- ·Sanığın yönetim kurulundayken aldığı 13.11.2023 ve 24.11.2023 tarihli kararlar yalnızca ihaleye çıkma yetkisi vermekle sınırlıdır; Kamu İhale Kurulu'nun 11.06.2012 tarih 103 sayılı kararı bu tür müze iç tasarımı malzeme alımlarının 4734 sayılı kanunun 3-g istisnası kapsamında olduğunu açıkça belirtmiştir.
- ·Yeşilyurt, Dijital Deneyim Müzesi'nin hiçbir ihalesine katılmadığını, sergiyi kuran tedarikçi firmanın kendisinden fiyat teklifi istemesine rağmen teklif dahi vermediğini, projeye yalnızca haftalık rutin ziyaretleri sırasında çocuk güvenliği (dar koridor, yangın çıkışı, çadır izolasyonu) konusunda gönüllü ve ücretsiz teknik uyarılarda bulunarak katkıda bulunduğunu savunmuştur.
- ·Etkin pişmanlıktan yararlanan Murat Abbas'ın 17 Nisan'da verdiği ifadede kendisine 6 milyon TL elden teslim edildiğini iddia ettiğini, ancak dört gün sonra (21 Nisan) ifadeye çağrılan TUCE yetkilisinin bu parayla ilgili hiçbir şey söylemediğini belirterek iddianın doğrulanmadığını; ayrıca Yunanistan'daki evi müze projesinden bir yıl önce, 2022'de satın aldığını kanıtladığını öne sürmüştür.
- ·Şüpheli, Cem Çelik ve Erdinç Çolak'ın kendisini müzenin onay makamı gibi gösteren beyanlarını reddetmekte, DDM sürecindeki tek müdahalesinin çadırın yangın güvenliği ve koridor genişletmesiyle ilgili teknik önerilerden ibaret olduğunu savunmaktadır. Malzemenin geç alev alması gerekliliği gibi somut, teknik bir konuda görüş bildirdiğini belirtmektedir.
- ·İnşaat alanındaki koridorun ve çelik konstrüksiyonun kendi haftalık geçiş güzergâhında olduğunu, bu nedenle sık sık oradan geçtiğini ve gördüklerine dair fikir belirttiğini, ancak yapım ekibinin bu önerileri uygulamak zorunda olmadığını vurgulayarak 'müdahale etmedim, fikirlerimi söyledim' şeklinde savunma yapmaktadır.
- ·Savunma bu eylemi ayrıca ele almıyor; yalnızca bunun Kültür A.Ş.'nin kendi 3G usulü ihalesi olduğunu belirtiyor. Etkinlik ihalelerine ilişkin genel savunma (örgüte müzahir firma etiketinin keyfîliği, beyan temelli delil eleştirisi, iştirak kârının kamu zararı sayılamayacağı) bu eylem için de ileri sürülüyor.
- ·Delil diye kullanılan itirafçı beyanlarının cezaevinden çıkma karşılığında medya yönlendirmesiyle üretildiğini ve hiçbir finansal bulguyla desteklenmediğini savunuyor.
- ·Ongun, eylem 97'ye ilişkin Sayıştay raporunu okuduğunu, müzenin yapımının Kültür A.Ş. tarafından üç ayrı firmaya 3G usulü ihalelerle verildiğini ve TUCE'nin yapımla hiçbir ilgisi olmadığını; TUCE'nin yalnızca işletme/içerik aşamasında %69-%31 paylaşımla devreye girdiğini açıkladı.
- ·Cem Çelik'in 'Murat Ongun beni dolandırdı' iddiasını reddederek Cem Çelik'i tanımadığını, 10 milyon liralık reklam vaadinin gerçek dışı olduğunu; İBB reklamlarının Medya A.Ş. ihaleleriyle (İnnova, Look Medya vb.) yürüdüğünü, elden para verilip televizyonda reklam yaptırılamayacağını belirtti.
- ·İmzaladığı kalemler (yönlendirme tabelası, aydınlatma, bank gibi düşük tutarlı alımlar) iddianamenin esas aldığı 86 milyon TL'lik Sayıştay kamu zararı hesaplamasının dışındadır; bu hesaplamaya konu Sayıştay raporunda kendisine ait imzalı bir evrak bulunmamaktadır.
- ·Murat Abbas ve Abdullah Uçan'ın etkin pişmanlık ifadelerinde kendisine yönelik doğrudan bir suçlama yoktur; 'konuşuluyordu/söylenmekteydi' şeklindeki belirsiz ifadeler dedikodu niteliğindedir ve soruşturma aşamasında derhal belge, dekont, banka hesabı ve tapu evrakları dosyaya sunulmuştur; hakkında olumsuz bir MASAK raporu yoktur.
- ·Proje ve İş Geliştirmeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak ihale/satın alma birimine talimat verme yetkisi yoktur; görevler ayrılığı ilkesi gereği projeyi ilgili müdürlüklere devrettikten sonra hiçbir yetki ve sorumluluğu kalmamaktadır.
- ·Onur Aldı, projenin bir 'yapım işi' değil, teknik bir müze kurulum faaliyeti olduğunu savunuyor; led ekranların, projeksiyon konstrüksiyonlarının ve elektronik sistemlerin toza, güneşe ve sürekli çalışmaya dayanıklı özel imalat gerektirdiğini, bu nedenle işin Kültür A.Ş. içinde istisna alım kapsamına girdiğini belirtiyor. Sayıştay raporunun ürünleri sıradan malzeme fiyatlarıyla kıyasladığını, ancak kullanılanların endüstriyel dayanıklılıkta ürünler olduğunu, daha ucuz malzeme seçilseydi müzenin beklenen görsel/deneyimsel etkisinin sağlanamayacağını savunarak raporun metodolojisine itiraz ediyor.
- ·İhale ve satın alma süreçlerinde kendisinin hiçbir aşamada yer almadığını, proje onaylandıktan sonra ilgili dosyayı doğrudan Erdinç Çolak'a devrettiğini ve ilerleyen ihale sürecinin yetkisini ona bıraktığını ifade ediyor. Bu iddianın Erdinç Çolak'ın kendi savcılık ifadesiyle de doğrulandığını belirterek sorumluluğu kurum içi görev dağılımına dayandırıyor.
- ·Murat Ongun'un projeye dahlinin yalnızca bir iletişim toplantısıyla sınırlı kaldığını, kendisine hiçbir talimat vermediğini ve gerek kendisine gerekse astlarına Ongun'dan herhangi bir emir/talimat ulaşmadığını söylüyor. Buna karşın Kültür A.Ş.'deki tüm kararların Genel Müdür Murat Abbas'ın 'dominant' onayından geçtiğini vurgulayarak örgütsel bir talimat zincirinin İmamoğlu-Ongun üzerinden değil, kurumun kendi hiyerarşisi içinde işlediğini ima ediyor.
- ·Kahraman Yeşilyurt'a 6 milyon TL ödendiği ve Atina'da ev/arsa alındığı yönündeki Murat Abbas ifadesine dayanan iddiayı reddediyor; konunun sadece Schengen vizesi sıkıntıları sırasında konuşulan bir Yunanistan Golden Visa sohbetinden ibaret olduğunu, kendisine böyle bir ödeme yapıldığını hiç duymadığını belirtiyor.
- ·Tuce (Cem Çelik) ile yapılan %40'tan %30 küsura düşen anlaşmanın bir inşaat sözleşmesi değil, müzenin dijital sanat içeriklerinin sağlanması karşılığında bilet gelirinden pay alınmasına dayalı bir içerik-ortaklığı anlaşması olduğunu açıklıyor.
- ·Projeyle uzaktan yakından ilgisinin bulunmadığını, Kültür A.Ş.'de hiçbir zaman çalışmadığını ve müze işini yürüten ekiplerin kendi görev hattından tamamen ayrı olduğunu söylüyor.
- ·Görev tanımı satın alma, davet usulü sözleşme veya yapım işi süreçlerini kapsamadığından, ciro paylaşımı anlaşması veya mal alımlarının fiyatlandırılması gibi kararlarda hiçbir rol üstlenemeyeceğini, projeyle tek bağının iddianamede adının liste içinde geçmesi olduğunu vurguluyor.