“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş. tedarikçilerinden Aden Süs Bitkileri sahibi şüpheli Adem Yavuz'dan, usulsüz işler ve devam eden ihaleler karşılığında rüşvet alınmıştır. Savcılığın iddiasına göre, Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü Ümit Polat, 2022 yılı sonunda Adem Yavuz'dan 2023 seçimlerini finanse etmek amacıyla 500.000 TL talep etmiştir. Bu paranın Yavuz'un şirket hesabına Ağaç A.Ş. tarafından aktarıldığı, ardından Yavuz'un parayı çekip Ağaç A.Ş. Genel Müdürü Ali Sukas'ın talimatıyla dolara çevirerek (yaklaşık 22.000 USD) özel kalem müdürü Murat Or'a teslim ettiği öne sürülmektedir. İddianamede ayrıca, Yavuz'un yine Ümit Polat'ın talebiyle A101 ve Boyner'den toplam 123.500 TL değerinde hediye kartı alarak teslim ettiği de belirtilmektedir. Savcılık, bu eylemin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu ve yöneticileri Fatih Keleş ile Ertan Yıldız'ın bilgisi ve iştirakiyle, örgütün "SİSTEM" adlı yapısını finanse etmek amacıyla gerçekleştirildiğini iddia etmektedir. Suçlamalar, şüpheli Adem Yavuz'un etkin pişmanlık kapsamındaki ikrarına, diğer şüphelilerin beyanlarına, MASAK raporlarına ve HTS kayıtlarına dayandırılmaktadır. Şüpheliler TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca suçlanmaktadır.”
- ·Savunma, Adem Yavuz’un firmasının da 2019 öncesinden beri çalışan tedarikçiler arasında yer aldığını ve bu nedenle sisteme sonradan dahil edilmiş özel bir finansman aracı gibi sunulamayacağını söylemektedir. Böylece savcılığın seçilmiş firma ağı tezine genel bir karşı çıkış sürdürülmektedir.
- ·Belgede ayrıca Ümit Polat’ın oran, miktar ve olay anlatımlarını zaman içinde değiştirerek aktardığı savunulmaktadır. Ali Sukas, bu tür beyan dalgalanmalarının para akışı isnadını doğrudan doğrulamak yerine, anlatının güvenilirliğini aşındırdığını ileri sürmektedir.
- ·Murat Or, Adem Yavuz'un anlatımını kendince çelişkilerle dolu bulduğunu açıklamakta; MASAK raporunun belirttiği 15.08.2022 tarihindeki para transferi ile Yavuz'un '2022 sonu' dediği tarihler arasındaki uyumsuzluğa dikkat çekerek, Yavuz'un tarihleri bile tutturamamış olduğunu ileri sürmektedir.
- ·Gelen materyalin (poşet veya paket) içeriğini hiçbir zaman görmediğini, Ali Sukas'ın kendisine verdiği her materyali aynı şekilde ilgili kişilere ilettiğini, örneğin Gökmen Togay'a bir paket götürdüğünü ancak içinde ne olduğunu bilmediğini belirtmekte ve bu görevin olağan bir iş akışı olduğunu savunmaktadır.
- ·HTS baz kayıtlarının 300 metre çap alanında birden fazla binayı kapsadığını, Ağaç A.Ş. fidanlık alanında üç ayrı binaya bu mesafede ulaşılabildiğini, dolayısıyla ortak baz kaydının kendisinin zaten çalıştığı bu alanda her gün zaten çıkacağını ve bu kaydın başlı başına suç delili sayılamayacağını vurgulamaktadır.
- ·Mahkeme başkanının doğrudan yüzleştirmesine karşı Murat Or, savcılık ifadesinde kartların varlığından söz etmesinin arabaya koyarken içinde sert cisimler hissetmesi ve Ramazan döneminde bu tür gıda kartlarının yaygınlığından yola çıkarak yaptığı kişisel çıkarıma dayandığını, kesin bilgiye değil akıl yürütmeye dayalı bir 'düşünüyorum' ifadesinden ibaret olduğunu açıklamıştır.
- ·Ali Sukas'ın kendisini İhsan Mengir parası konusunda yanlış bir açıklama yapmaya zorladığını, kendisinin bunu reddedip kimseye anlatmayacağını bildirdiğini ifade etmiştir; bu durum, örgüt içi bilgi gizleme baskısının varlığını ima etmekle birlikte kendi iradesini ortaya koymaktadır.
- ·Savunma avukatı Üresin, müvekkil hakkında suçun kurucu unsurlarından hiçbirinin (anlaşma, aracılık fiili, kast, göreve ilişkin işlem) gerçekleşmediğini, mal varlığında herhangi bir anlaşılmaz harekete ilişkin rapor düzenlenmediğini savunmuştur.
- ·Polat, Adem Yavuz'un 'firmamızla 2002'den beri çalışıyoruz' ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, Aden Süs Bitkileri'nin ancak 2015-2018 yılları arasında kurulduğunu ve şirkete önceki Genel Müdür Yardımcısı Muammer Ali Özdil'in şahsi tanışıklığı aracılığıyla gelindiğini somut biçimde ortaya koymaktadır.
- ·2022 yılında böyle bir sistemin hiç gündemde olmadığını, talebin kurumsal prosedür açısından imkânsızlığını (muhasebeyi arayarak ödeme talimatı vermenin olağan iş akışıyla bağdaşmamasını) ve iddia edilen görüşmenin kendi ifadesiyle örtüşmediğini vurgulayan Polat, Yavuz'un ilerleyen süreçte Ağaç A.Ş. ile yaşadığı hastalıklı ağaç teslimatı ve sözleşme anlaşmazlıklarını bu ifadenin kin güdülerek verildiğinin kanıtı olarak sunmaktadır.
- ·Torf tedarikinde yaşanan anlaşmazlık nedeniyle Yavuz ile ilişkinin resmi olarak sonlandırıldığını ('kovduk') belirten Polat, bu düşmanlığın sonraki ifadeyi doğrudan etkilediğini öne sürmektedir.
- ·Adem Yavuz'un 'Boyner kartı verdim' ifadesinin tamamen yalan olduğu, zira savcılık tarafından Boyner'e yazılan yazıya Boyner'den değil A101'den cevap geldiği ve böylece Yavuz'un beyanı ile kurumsal kaydın açıkça çeliştiği somut belgelerle ortaya konulmuştur. Boyner dediği kartların A101 kayıtlarından çıkması, bu tanığın yalancılığının kabulünü zorunlu kıldığı şeklinde değerlendirilmiştir.
- ·Adem Yavuz'un 2022 yılına kadar herhangi bir firma sahipliğinin bulunmadığı vurgulanmış; buna rağmen '2022 sonunda müvekkil beni çağırdı, 2023 seçimleri için para istedi' iddiasının bu kronolojik imkânsızlıkla bağdaşmadığı savunulmuştur.
- ·Muhasebe birimini arayarak ödeme yaptırma iddiasına karşı avukat, Ağaç A.Ş. organizasyon şemasında satın alma müdürünün muhasebe üzerinde böyle bir yetkisi olmadığını, ödeme sürecinin yönetim kademeleri ve farklı birimler aracılığıyla işlediğini açıklamıştır. Murat Or'un beyanı da Adem Yavuz'u Ali Sukas tarafından odasından kovulan kişi olarak kaydetmekte olup Yavuz'un müvekkile husumetinin kaynağının bu kişisel çatışma olduğu savunulmuştur.
- ·Polat, Adem Yavuz'dan alınan ağaçların hastalıklı çıkması üzerine fidanlık biriminin kabul etmediğini, ancak eski Genel Müdür Yardımcısı Muammer Ali Özdil'in baskısıyla yerinde kabulün yapıldığını ve kendisinin imzası olmadığını ayrıntılı biçimde anlattı.
- ·Polat, ağaçların stoğa girip gelmeden bedelinin ödendiğini, bunun üzerine baskı yapınca bir miktarının geldiğini ancak yine kabul edilmediğini, dolayısıyla Genel Müdür'e durumu bildirerek iade faturası yerine 'aynı bedelden tekrar satış' yolu izlenmesinin zorunlu hale geldiğini açıkladı; bu muhasebe çözümünün kendisinin değil kurumsal baskının ürünü olduğunu savundu.
- ·Polat, Yalova'daki sahaya fidanlık müdürü Kerem Celil Uzunlar ile gittiğini, firmaya ilaçlama reçetesi verildiğini ancak bu talimatın uygulanmadığını söyledi; kendi rolünü satın alma prosedürünü takip etmekle sınırlı tuttu ve Özdil'in baskısına karşı çıktığını ima etti.