“İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait 100 adet üst geçit alın yüzeyinin reklam alanı olarak kiralanması ihalesine fesat karıştırarak ve dolandırıcılık yaparak kamu zararına neden olmuştur. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Murat Ongun ve Fatih Keleş'in organizasyonuyla, ana ihalenin şartları rekabeti engelleyecek şekilde ağırlaştırılarak (yüksek sermaye, ciro vb.) ihalenin sadece İBB iştiraki Kültür A.Ş.'de kalması sağlanmıştır. Ardından Kültür A.Ş.'nin yaptığı alt kiralama ihalesinin, örgüt üyeleri Hüseyin Köksal ve Murat Kapki'ye ait olan BVA Reklam ve Danışmanlık Hizmetleri A.Ş.'ye muvazaalı tekliflerle verildiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre, ana ihalenin muhammen bedeli, İstanbul piyasası yerine 2011 tarihli bir Ankara ihalesi baz alınarak kasten en az 27.000.000 TL düşük hesaplanmıştır. BVA Reklam'ın bu işten 451 milyon TL'nin üzerinde ciro elde etmesine karşın İBB'nin kasasına sadece 87 milyon TL girdiği, aradaki büyük farkın sahte faturalarla aklanarak örgütün "SİSTEM" olarak adlandırılan yapısına aktarıldığı iddia edilmektedir. Suçlamalar, TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma), TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşları Zararına Dolandırıcılık) ve örgüt yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerine dayandırılmaktadır. İddia makamı, bu eylemi kanıtlamak için bilirkişi raporları, MASAK raporları ve aralarında Murat Kapki, Selman Narman gibi isimlerin de bulunduğu çok sayıda tanık ve şüphelinin itiraf niteliğindeki beyanlarına dayanmaktadır.”
- ·Kapki, kendisinin İBB'den değil İBB iştiraki Kültür A.Ş.'den alt-ihale aldığını ve ana ihalede fesat sorumluluğunun ihaleyi düzenleyen kamu görevlilerine ait olduğunu, muhammen bedelin de kendisi tarafından değil belediyece belirlendiğini söylüyor. İhaleye fesat karıştırma maddelerinin kamu görevlilerine özgü olduğunu, kendisinin kamu görevlisi olmadığını ve teklif hazırlama sürecinin şirket içi birimlerce yapıldığını belirtiyor.
- ·Olağanüstü kârlılık iddiasına karşı 2020-2024 arası kârlılık oranlarını (0,45 zarar; 0,21; 0,32; 0,40) tek tek anlatarak, BVA'nın Kültür A.Ş.'ye yıllık enflasyona endeksli kira ödediğini ve para verme tarafında olduğunu vurguluyor; bilirkişi raporlarında kamu zararı tespit edilmediğini ve tevdi raporlarının Danıştay kararlarınca subjektif sayıldığını öne sürüyor.
- ·Mülkiye müfettişlerinin yaptığı önceki incelemelerde soruşturma izninin Danıştay tarafından usulsüzlük bulunmaması gerekçesiyle kaldırıldığını ve Ströer, Wall, Clear Channel gibi uluslararası rakiplerin ihaleye katılabilir durumda olduğunu söyleyerek rekabetin kısıtlanmadığını savunuyor.
- ·Kapki, tüm önceki savcılık beyanlarının yönlendirme sonucu alındığını mahkeme önünde açıkça ilan etmiş ve 'Verdiğim ifadeler hür iradem ile verilmedi, hiçbirini kabul etmiyorum' demiştir. Bu çerçevede eylem-062 kapsamındaki ihale fesat iddialarının dayandığı Kapki itiraflarının delil niteliği fiilen ortadan kalkmaktadır.
- ·Savcının BVA, BFK, MFO ve SMO şirketleriyle ilgili sorusuna 'BVA dışında diğer şirketlerle ilişkim olmadı' yanıtını vererek ve 'Bu şirketlerin İBB Davası'yla ne ilgisi var?' diyerek, BVA dışındaki örgütsel ağın kurgusu içindeki konumlanmasını reddetmiş; savcılığın iddia ettiği koordineli ihale fesat düzeneğine katılımını inkâr etmiştir.
- ·Ekrem İmamoğlu ile herhangi bir tanışıklığı ve ticari ilişkisi bulunmadığını açıkça ifade ederek ('İmamoğlu İnşaat'tan tek bir iğne, toplu iğne almışlığım yoktur'), ihaleye ilişkin suç ortaklığının kurgulanan örgüt hiyerarşisi çerçevesinde değil yönlendirme baskısıyla açıklanabileceğini ima etmektedir.