Eylem 46
Doğuş Grubuna Ait Reina İsimli İşletmenin İmar Aykırılıklarına Göz Yumulması Karşılığında Rüşvet Alınması İddiası
“İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütünün, 2024 yerel seçimlerini finanse etmek amacıyla Doğuş Holding'e ait Reina isimli işletmedeki imar aykırılıklarına göz yumma ve inşaat güçlendirme ruhsatı verme karşılığında 10.000.000 Amerikan Doları rüşvet talep ettiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgüt üyeleri Yakup Öner ve Can Akın Çağlar, Doğuş Grubu yöneticisi Hüsnü Akhan ile görüşerek talebi iletmiştir. Anlaşma neticesinde, rüşvetin bir kısmının, suç gelirlerini aklamak amacıyla örgüt yöneticisi Adem Soytekin'e ait Asoy İnşaat A.Ş. hesaplarına "bağış" açıklamasıyla gönderildiği öne sürülmektedir. Savcılığa göre, 29 Aralık 2023 ile 16 Şubat 2024 tarihleri arasında toplam 191.400.000 TL'lik dört ayrı transfer gerçekleştirilmiş ve ayrıca 500.000 TL'lik A101 hediye çeki alınmıştır. Bu ödemeler karşılığında, 2 Şubat 2024'te yapıya güçlendirme ruhsatı verildiği ve imara aykırılıklara göz yumulduğu iddia edilmektedir. Savcılık bu iddialarını, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüphelilerin beyanları, banka hesap hareketleri, HTS-baz kayıtları ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü'nün raporuna dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç İşlemek Amacıyla Örgüt Kurma) ve ilgili diğer maddeler uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir.”
- ·İddianamede Galataport, Karaköy katlı otoparkı, raylı sistem hakediş feragati ve Hatay depremi bağışı gibi birbirine benzemez konuların zoraki şekilde Boğaziçi İmar Müdürlüğü çatısı altında birleştirildiği; oysa bu yerlerin müdürlüğün yetki alanında dahi olmadığı.
- ·Süleyman Atik'in 30 Mayıs 2025 tarihli etkin pişmanlık ifadesinde 'tadilat ruhsatı işlerinin hızlandırılması' için 10 milyon dolarlık A101/BİM kart alındığını söylediği, savcılığın ise değerlendirme kısmında bunu 'imara aykırılıklara göz yumma' karşılığı gibi sunduğu; iki ifade arasında bilinçli çelişki yaratıldığı.
- ·Yakup Öner'in ifadesinde Karaoğlu'nun adının geçmediği, Karaoğlu'nun imara aykırılığı tespit edip örgüt liderine ilettiği iddiasının hangi delile dayandığının iddianamede belirtilmediği; bir güçlendirme ruhsatı talebinin rutin bir Boğaziçi İmar işi olduğu, müdürün konuyu doğrudan İBB Başkanı'na sorması gibi bir prosedürün hayatın olağan akışına aykırı olduğu.
- ·Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü raporundaki imara aykırılık tespitlerine müdürlüğün önce yapı tatil tutanağı, sonra encümen yıkım kararı şeklinde işlem yaptığı; 500 bin TL'lik A101 hediye çekinin kendisine teslimine dair iddianamede somut hiçbir belge bulunmadığı.
- ·10 milyon dolar, 191.4 milyon TL ve 500 bin TL gibi birbirinden farklı rakamların eylem değerlendirmesinde dönüşümlü kullanıldığı; rüşvet konusu olarak hangi yapının, hangi işlem karşılığında, kime ne ödendiğinin iddianame içerisinde tutarsız biçimde sunulduğu.