Eylem 91
Demokrasi Yüzyılı Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler İhalesine Fesat Karıştırılması ve Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
“İddianameye göre, 2023/732948 İKN'li "Demokrasi Yüzyılı" kültürel ve sanatsal etkinlikler ihalesi, suç örgütünün planı dahilinde hileli bir şekilde organize edilmiştir. İddiaya göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki örgütün yöneticisi Murat Ongun'un talimatıyla, ana ihale rekabeti engelleyici hükümlerle (kısmi teklife kapatma, farklı işleri birleştirme) doğrudan İBB iştiraki Kültür A.Ş.'ye verilmiştir. Ana ihaleyi 553.871.400,00 TL bedelle alan Kültür A.Ş.'nin daha sonra işi kısımlara bölerek, toplamda 252.534.250,00 TL'lik kısmını, örgütle bağlantılı olduğu iddia edilen Antre Tasarım, Creative Media, Adgreat, OMR Organizasyon, KMD Reklam ve Medyagold Ajans gibi firmalara davet usulüyle usulsüzce verdiği iddia edilmektedir. Savcılığa göre bu süreç, örgüt üyeleri Emrah Bağdatlı ve Güldem Şık tarafından koordine edilmiş, sahte faturalarla maliyetler şişirilerek kamu zarara uğratılmış ve elde edilen haksız kazanç "SİSTEM" olarak adlandırılan yapıya aktarılmıştır. Bu eylemlerle şüphelilerin TCK 235 (İhaleye Fesat Karıştırma) ve TCK 158/1-e (Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık) suçlarını işledikleri iddia edilmektedir. Soruşturma, bilirkişi raporları, tanık ve şüpheli beyanları ile MASAK verilerine dayanmaktadır.”
- ·Kılıç, bu ihalenin teknik şartnamesinin de doğrudan İBB Daire Başkanlığı'ndan geldiğini ve kendisinin teknik şartname yazma yetkisinin bulunmadığını; alt yüklenici şartnamelerine de aynısının uygulandığını belirtmektedir.
- ·Etkinlik kalemlerinin ses, ışık, sahne, vinil baskı, matbaa gibi birbirinden ayrık uzmanlık alanlarına göre bölündüğünü; aynı ihalede toplanmasının teknik kalite ve hız beklentisiyle bağdaşmadığını söylemektedir.
- ·Kanunun verdiği 3/g istisnasından faydalanan kuruluşa 'neden bu haktan faydalandın' diye sorulmasının abesle iştigal olduğunu ileri sürmektedir.
- ·Köseoğlu, kendisine atfedilen ihale yetkilisi unvanlarının hatalı olduğunu; hakediş şefi olarak ihaleler öncesinde, ihale sürecinde ve sözleşme aşamasında hiçbir görev, yetki veya imzasının bulunmadığını savunmaktadır.
- ·Bu eylem dahil 14 eylemin hiçbirinde ihale öncesinde ya da süresince firma yetkilileriyle irtibatının bulunmadığını; HTS kayıtlarında da bunu destekleyen iletişimin görülemeyeceğini belirtmektedir.
- ·Şık, etkin pişman Deniz Dörtyol'un hikayelerinde kendisinin geçmediğini, 'artan paraları dağıtıyormuşum' iddiasının somut bir olaya, tarihe veya tutara dayandırılmadığını ileri sürüyor.
- ·Sadece iki-üç görüşme bilgisiyle, 'hangi artan para' sorusu sorulmadan suça iştirak nitelendirmesi yapılamayacağını savunuyor.
- ·Sanık, bu eylemde de ihale komisyonunda yedek üye olduğunu ve asıl üye yerine geçmediğini özellikle hatırlatmakta, iddianamenin yedek üyelik sıfatını sorumluluk doğurur biçimde yorumlamasının hatalı olduğunu öne sürmektedir.
- ·Satın alma talep formundaki imzasının fiyat veya tutar belirlemek için değil teknik kalem listesini kontrol için atılmış teknik bir imza olduğunu, gruplandırmanın da parasal limitle ilgili olmadığını açıklamaktadır.
- ·Süreçte tüm onay ve olurun Genel Müdür'de toplandığını, kendi imzası olmadan dahi işlemin tamamlanamayacağını, bu nedenle karar verici olarak gösterilemeyeceğini vurgular.
- ·Savunma, ana ihaleleri hazırlayan 86 İBB bürokratından hiçbirinin sözde örgüt kolunda olmadığını ve 76'sının sanık bile olmadığını; bu ihaleleri organize etmesinin fiilen imkânsız olduğunu ileri sürüyor.
- ·Muhammen bedeli İBB personelinin belirlediğini, iştirakin daha düşük teklifle ihale alıp kâr ettiğini ve kârın kamuya döndüğünü; %500 farklı fatura iddiasına dair tek numune fatura bulunmadığını savunuyor.
- ·Aynı genel finansal savunmayı tekrarlıyor; kamu zararına dair somut bir tespit bulunmadığını, işlerin piyasa marjının altında yapıldığını belirtiyor.
- ·"Kapalı devre sistem" iddiasına karşı, 40 ihaleye katıldığı halde bunların yalnızca 14'ünü kazanabildiğini, dolayısıyla ihalelerin kendisine önceden ayrıldığı iddiasının resmi kayıtlarla çeliştiğini savunuyor; Güldem Şık'ı yalnızca tedarikçi/alt yüklenici bulan bir ticari danışman olarak tanıdığını, kendisine tedarikçi dayatması yapılmadığını ve hangi tedarikçiyle çalışacağına her zaman kendisinin karar verdiğini belirtiyor.
- ·Duygu Fikirli'yi (Mimoza şirketi sahibi) sadece iş ilişkisi çerçevesinde bildiğini, şahsen tanımadığını belirtmiş; kendisine kesilen faturaların varlığını inkar etmemiş, sonunda 'kestim' diyerek kabul etmiştir. Deniz Dörtyol'un (bu ihalede KMD Reklam ile birlikte anılan bir diğer alt yüklenici), Metin Bal'ın talimatıyla kesilen faturalar karşılığında Emrah Bağdatlı, Güldem Şık ve Özge Bağdatlı'nın yönlendirdiği adreslere nakit teslimi yapıldığına dair beyanına ilişkin soruda ise Deniz Dörtyol'u hiç tanımadığını ve bu beyana açıklama getiremeyeceğini söylemiştir.
- ·Murat Ongun ile hiçbir telefon görüşmesi, yüz yüze karşılaşma ya da doğrudan/dolaylı talimat ilişkisi olmadığını, örgüt hiyerarşisi altında yer aldığı iddiasını kesin bir dille reddetmiştir.
- ·Barış Kılıç tarafından herhangi bir ihaleye veya iş alımına yönlendirildiğini ya da 'ille sizde kalacak' tarzında bir ayarlama yapıldığını reddetmiş, onunla yalnızca etkinlik alanlarında karşılaştıklarını belirtmiştir.
- ·Kültür A.Ş.'nin özel firmalara verdiği reklam/etkinlik işlerinin normal ticari faaliyet olduğunu, bu işler dolayısıyla devlete vergi ödendiğini ve dolayısıyla kamunun bir zararı olmadığını savunmuştur.
- ·Satın alma komisyonu kanundan gelen bir zorunluluk değil şirket içi prosedürdür; Genel Müdür Yardımcılığı bu komisyonda zorunlu üyedir ve görevi yalnızca kapalı teklif zarflarının açılması, evrak yeterliliği kontrolü ve tekliflerin sıralanmasıyla sınırlıdır, karar yetkisi Genel Müdür'e aittir.
- ·Bu eylemle ilgili bilirkişi, Sayıştay veya mülkiye müfettişi raporlarında bir kamu zararı tespiti bulunmamaktadır; hak edişler belgeli olarak Kültür A.Ş. ve İBB nezdinde kontrol edilip her yıl denetlenmiştir.