Şimdi savunmam 4 bölümden oluşuyor başkanım. İlk bölüm biraz sıkıcı sizin de hani takip etmediğiniz özgeçmiş bölümü. İkinci bölüm de biraz daha sıkıcı aslında ama öyle devam edeceğim. Sayın Başkan, sayın heyet ve salonda bulunan herkes, sizleri saygıyla selamlıyorum. Kısa bir özgeçmişle başlayacağım. 84 yılında Samsun'da doğdum, 1984 yılında. Ben doğduktan sonraki birkaç yıl içinde ailem İstanbul'a yerleşmiş. O dönem babam, üniversite arkadaşlarıyla Türkiye'de faaliyete geçen 2. ya da 3. sürücü kursunu önce Şişli Abide-i Hürriyet Caddesi'nde, ardından yine o tarihlerde Beyoğlu ve Beylerbeyi'nde peş peşe açmışlardı. Devam eden süreçte 90'ların ortalarına gelirken bu ortaklıklardan ayrılarak Bodrum Turgutreis'ten 15'e yakın villa yapımı yapımına hazır parselde arsa satın aldı. Bunları özellikle anlatıyorum, daha sonraki hususları değinmek, refere etmesi açısından.
Ömür Yılmaz Savunması
Bu arada ben ilk ve orta öğrenimimi Ataköy'de, liseyi Beylikdüzü'nde bitirmiştim. Üniversite sürecini de Beykent Üniversitesi'nde tamamlamıştım. Üniversite ardından aile işlerimizin yerine fotoğrafçılık alanında ilerlemeyi tercih ettim ve 2000'lerin sonlarına doğru Vatan Gazetesi'nde foto muhabirliği yapmaya başladım. Keza çeşitli dergilere de serbest fotoğraflar çekiyordum. Gazetede çalıştığım bu kısa süre içinde reklam ve organizasyon, etkinlik işi yapan birçok kişiyle tanıştım. Aynı zaman diliminde Anadolu Üniversitesi İşletme Bölümü'nde de okumaktaydım. Aynı üniversitenin intibak bölümünü bitirip 3. sınıfa kaydolacağım sırada askerlik tecilimin bittiği haberini aldım. Yine o aralar Radikal Gazetesi için gelen fotoğraf editörlüğü teklifini de askerlik sebebiyle değerlendirememiştim. Bu geçiş döneminde büyük bir inşaat firmasının dış ticaret sorumlusu olarak çalışmaya başladım. Askerlik ardından yine serbest fotoğrafçılık yapmaya devam ettim.
2012-13 yılları gibi sürücü kursu açıp tekrar ticarete atıldım. Aynı tarihlerde güvenlik şirketi olan bir arkadaşımla, bu arkadaşım Türkiye'deki en büyük özel hastane ve işte marina gibi yerlerin güvenliğini ve otopark hizmetlerini veren bir firmada 1000 kişi falan çalışıyordu yanlarında. Küçükçekmece, Ataköy, Yeşilköy, Başakşehir'de AVM, iş merkezi ve restoranlarda güvenlik ve otopark hizmeti vermek için ortak projeler geliştirerek bahsettiğim lokasyonlardaki işletmelere bu hizmetleri vermeye başlamıştık. Başakşehir'de kiraladığımız katlı bir otoparkın sigorta poliçesi sebebiyle o dönem 1 yıllık bir süre için arkadaşımın şirketinde SGK kaydım oluşturulmuştu. Bu kayıt sadece poliçe içindir. Açtığım sürücü kursu, süregelen birkaç yıl içinde o ilçenin en çok iş yapan işletmesi haline gelmiş, daha sonradan kurduğum güvenlik ve otopark hizmetleri veren şirketim de AVM, iş merkezi, birçok restoran ve hizmet vermeye devam ediyordu. Takip eden birkaç yıl içinde üst üste yaşadığım yangın, kaza gibi talihsizlikler, ortaklarımla yaşadığım anlaşmazlıklar ve üstüne gelen pandemi süreciyle tüm bu işleri arkamda bırakıp yaptığım birikimler ve babamdan aldığım sermaye ile 2-3 ay arayla etkinlik, prodüksiyon ve ihracat odaklı iki şirket kurdum.
Babamdan aldığım sermaye desteğini, az önce bahsettiğim Bodrum'daki arsaların bir kısmını pandemi öncesi sattığı, satmasıyla elde ettiği gelirin bir kısmını bana vermesiyle olmuştu. Hatta o dönem birkaç tane de ev almıştı İstanbul'da. İşte yazlığı yeniledi, bir şeyler yaptı. Sayın heyetinize kısaca hayatımdan bahsetme sebebim nispeten iyi durumda bir aileden geldiğimi ve şirketlerimin kuruluşunun tamamen bu şekilde yasal yollardan elde edilmiş gelirle sağlandığını izah etmek gayemdendir. Pandemi sürecinde etkinlik firmalarının negatif, internetten alışveriş hacminin de pozitif yönde etkileneceğini öngörerek kuracağım ihracat firmasından elde etmeyi planladığım gelirle kötü durumdaki etkinlik firmalarına yatırım yapmayı hedefliyordum. 2020 yılının sonuna doğru yarı zamanlı prodüktörlük, yönetmen yardımcılığı ve kendi firmam üzerinden ufak prodüksiyon işleri yaparak toplam o dönem 400.000 gibi bir ciro elde ettim, 400.000 TL. Şirketlerimin ikisinin de kuruluş sermayeleri 100'er bin TL'ydi.
Şimdi OMR Organizasyon Medya Reklam firmasının kuruluşu ve ihaleye katılım sürecini anlatacağım. Ondan önce bir ihracat firması kurduğumdan bahsetmiştim. Onu anlatayım. 2021'in başlarında daha önceden kurduğum tasfiye halindeki Leg Distribution İthalat İhracat Sanayi Ticaret Limited Şirketi isimli ihracat firmasıyla takribi 115.000 poundluk bir ihracat yaptım. Londra'ya yapmıştım bunu ve aynı kaynağımla aylık ikişer konteynerlık bir sipariş anlaşması daha yapmıştık. Ancak o yılın kış aylarındaki mevsim normalleri üzerindeki soğuklar sebebiyle küresel konteyner krizi çıkmış ve ilk siparişimiz lojistik aksaklık nedeniyle teslimat teslimat noktasına planlanandan 45 gün geç ulaşmıştı. Londra'daki bağlantımı bu mücbir sebeple kaybetmiştim. İsterseniz bu konuyu açarım. Yani bu milyon poundluk anlaşma sadece soğuk hava yüzünden iptal olmadı elbette ama konumuzla ilgisi yok.
OMR Organizasyon Prodüksiyon Medya Reklam Limited Şirketi isimli firmamla iş yapmaya yoğunlaştım. Yukarıda bahsettiğim üzere bu şirket üzerinden prodüksiyon ve etkinlik işlemleri yapmaktaydım. Şirketi 2020 Eylül ayında 100.000 TL sermayeyle kurduğumu söylemiştim zaten. 2020 senesi sonuna kadar yaklaşık 400.000 TL ciro yaptım. Bu sürede özel sektörden küçük işler aldım. Amacım tanınırlığımı arttırmaktı. 2021 yılını yılında %94'ü özel sektör olmak üzere çeşitli firmalara ses sistemi, ışık sistemi, LED TV, panel, truss, karavan, jeneratör, çadır kiralama, reji sistemleri gibi çeşitli organizasyon işleri yaparak 23 milyona yakın ciro yaptım 2021 yılında. Aynı yılın ekim ayında ve kasım aylarını kapsayan Medya AŞ isimli firmaya, pardon Hemşire Günleri kapsamında ham video çekimi ve film yapımı, yani prodüksiyon ve post-prodüksiyon ihalesi kazandım bir nevi. Bu ihalenin öncesinde Medya AŞ ve Kültür AŞ ile iş yapmış firmalarla çalışmış olmam sayesinde tedarikçi listesine girerek haberdar oldum bu ihaleden.
2021 yılının sonuna doğru OMR isimli limited şirketimin sermayesini 2 milyon TL'ye çıkardım. 2022 yılının ocak ayında görüntü sistemleri ve gösteri ekipmanları ihalesi kazandım. Bu ilk ihaleydi galiba, evet. İstanbul'da 150-200'e yakın lokasyonda sahiller, meydanlar, etkinlik alanları, gösteri merkezleri vesaire 500'den fazla etkinliğe katkı sağladım. LED ekran temini, LED TV, görüntülü reji sistemleri, reji sistemleri, uplink-downlink aracı temini gibi temini gibi pardon, temini katkısında bulundum. 2022 yılının mart ayında envanterime LED panelleri de ekleyerek, hatta birkaç tane karavan almıştım, şirketimi güçlendirdim. Yine mart ayının sonuna doğru şirket sermayesini 9 milyon TL'ye çıkardım. İlk 6 aylık bu süreçte etkinlikleri ve organizasyonları sorunsuz bir şekilde bitirdiğim için eylül-ekim aylarında katıldığım yerlerden birkaçına en iyi teklif vermem de sebebiyle yine kazanmayı başardım. Organizasyon kapsamında sahne teknik sistemleri temini alım işi ihtivasında ses sistemi, ışık sistemi ve jeneratör temini ile benzer lokasyonlarda benzer etkinliklere katkı sağladım. 7 ihale kazandım. 2022 yılını özel sektör dâhil 112 milyon ciroyla kapattım. Bu 7 ihaleden ise idarenin çeşitli sebeplerle iptal ettiği etkinlikler doğrultusunda 33 milyon fatura edilmedi.
2023 yılında Kültür AŞ'ye de girmiş olduğumuz 13 ihaleden 6'sını kazandık. Almış olduğumuz ihaleler kapsamında çadır temini, ses sistemi, ışık sistemi, gökyüzü tarayıcısı, sky, truss vesaire piroteknik malzeme temini gösteri yapılması, havai fişek temini vesaire gibi 250'ye yakın lokasyonda yine meydanlar, sahiller, spor salonları, konser alanları, toplantı alanları gibi 400-450 civarında etkinliğe katkı sağlamış bulunmaktayız. 2023 yılını özel sektör dâhil 177 milyon ciroyla sonlandırdım. Bu yıldan sonra ihalelere katılım sağladıysam da hiçbir ihale kazanamadım. Bu nedenle daha sonraki yıllarda işlerimin tamamına yakınını özel sektöre yaptım. 2024 yılını ise yaklaşık 50 milyon ciroyla kapattım. Bu ciromuzun %92'sini özel sektör oluşturmuştur. Özel sektöre çadır kiralama, organizasyon ve etkinlik hizmeti, hizmeti, karavan temini, araç temini, LED ekran temini vermiş olup etkinliklerde firmaların talepleri doğrultusunda hazır çözülebilir kahve seti, oyuncak, araba, bebek, metal USB bellek, kolonya kutulu, lokum, çikolata vesaire gibi promosyon ürünleri de satışı yapılmıştır.
Kamuda ise birkaç temel atma ve teslim törenine ufak katkılarda bulundum. OMR olarak kuruluşumuzdan itibaren 2024 sonu itibarıyla SGK hariç KDV, kurumlar vergisi, gelir vergisi, damga vergisi, MTV gibi vergilere yaklaşık 12 milyon vergi ödemesi gerçekleştirdik. OMR olarak 2024 yılı sonu itibarıyla hiçbir zaman vergi borcumuz olmamıştır. Genel çerçevede yapmış olduğum bu açıklamalar ardından ihale katılım sürecini ve yıllara göre aldığım ihaleleri anlatmak isterim. Yukarıda değindiğim üzere Kültür AŞ, Medya AŞ ve yine çeşitli firmaların tedarikçi listesine girdik. Tedarikçi listesine girmemiz yaptığımız işlerin beğenilmesi ve iş yapa yapa tanınırlığın artmasıyla olmuştur. Firmalar ihaleye çıkacağı zaman ilgili birimden tarafımıza telefon gelirdi. Daveti aldıktan sonra ilgili firmadan birim fiyat cetveli, ihale dokümanları gibi teknik şartnameyi alırız. Şartnameye göre fiyat teklifi düzenleyip kapalı zarf usulüne göre teklifi hazırlar ve ilgili kurum birimine teslim ederiz. Kazanırsak, diğer evrakları tamamlar ve ilgili kuruma gidip sözleşme imzalarız.
Sonrasında tedarikçilerle görüşüp, istenilen işlerin planlamalarını yapıp, işleri yerine getiririz. İhale alındıktan sonra sahadaki işlerin takvimine göre kurumun saha kontrol personelleri ile iş şirketlerin saha çalışanları irtibat halinde olarak organize ederler. İşlem yapıldıktan sonra, yapılan işlerle ilgili her ay kurum ile işlerin mutabakatı yapılır ve mutabık kalınır. İhale dosyamız içerisinde yer alan iş kalemlerine göre vermiş olduğumuz teklif fiyatları çerçevesinde yapılan iş miktarına göre kuruma fatura keseriz. Genelde aylık yapılıyordu bu akışlar. Bunun ardından hak edişlerin ödenmesi için kurumun gerek gördüğü evrakları hazırlar ve teslim ederiz. İşte borcu yoktur yazısı gibi.
2022-2023 yıllarında Kültür A.Ş.'den almış olduğumuz 13 ihalede süreç bu şekilde ilerlemiştir. Özetlemek gerekirse; 2021 yılında ilk olarak Medya A.Ş.'den hemşehri günleri kapsamında ham video çekimi ve film yapımı ihalesi kazandım. 2021 yılı cirom 24 milyon. Bunun %94'ü özel sektöre yapmış olduğum işler oluşturmaktadır. 2022 senesinde Kültür A.Ş.'den ilk kez ihale aldım. Davet usulü usulü ile davet edilmiş olduğum ihalelerden sadece yedisini kazanabildim. Bu ihalelerde yer alan işlerin tamamını piyasa marjlarının altında yaptım. Hiçbir usulsüzlük yapmadım, haksız bir kazanç sağlamadım. 2023 senesinde Kültür A.Ş.'den 6 adet ihale kazandım. Yine aynı şekilde bu ihaleler kapsamında almış olduğum işleri de usulüne uygun şekilde gerçekleştirdim. Haksız kazanç elde etmedim. 2024 senesinde Kültür A.Ş.'nin ihalelerine 8 kez teklif verdim ama hiçbirini kazanamadım ve 2024 yılında hiçbir şekilde Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. ile iş yapmadım. Bu ihalelerde almış olduğum işler, yaptığım işlere yönelik hangi tedarikçiler ile çalıştığım, yine bu kapsamda kalem kalem hangi işe ne fatura kestiğimiz gibi hususların tamamı savcılık sorgusu ile birlikte avukatlarım tarafından dosyaya sunulmuştur.
Sayın mahkemenizin vaktini almak istememem ve cezaevindeki kısıtlı imkanlarım sebebiyle burada detaylara yer vermemekte olup, gereken eklerin avukatlarım tarafından ayrıca dosyaya tekrar sunulacağını belirtmek isterim. Ben bu ihalelere kimsenin yönlendirmesiyle girmedim. Haksız, usulsüz hiçbir iş yapmadım ve yaptığımız bütün işleri, önce bizim kendi kontrol ekibimiz kontroller, Kültür A.Ş.'ye gelir, Kültür A.Ş.'nin kontrolü gelir, fotoğraflar, daha sonra da onu daha sonradan öğrendim, İBB'nin kendisi gelip fotoğraflar, ondan sonra zaten hak ediş dosyasına girerdi. Yani yaptığımız bütün işlerin hepsinde fotoğrafları, kayıtları mevcuttur başkanım.
İddianamede tarafıma ve şirketime yöneltilen suçlamalar ve hakkındaki beyanlara ilişkin açıklamalarım… İddianamede gördüğüm kadarıyla OMR Organizasyon isimli firmanın her ne kadar resmiyetteki sahibi ben olsam da esasen bu firmanın örgüt üyesi olarak iddia edilen 'nın güdümünde olan bir şirket olduğu ve bu kişinin OMR Organizasyon isimli firmanın gayriresmi olarak ortağı olduğu, 'un talimatları doğrultusunda bu kişi güdümündeki şirket üzerinden ihalelere katılım sağlanarak gerçeği yansıtmayan faturalar keserek örgütün sisteme para aktarmasına ve amacına ulaşmasına yardım ettiği iddia edilmiştir. Bu kapsamda kamu zararına dolandırıcılık suçu kapsamında Eylem 82, 84, 86, 90, 91'den tarafıma isnatta bulunulmuştur.
Eylem 82. Bütün eylemleri yani hepsini tek tek anlatmayacağım aslında. Her eylemi anlatacağım. 31.12.2021 tarihli 2021/770636 ihale kayıt numaralı "İstanbul Genelinde Yapılacak Muhtelif Kültürel ve Sanatsal Etkinlikler, Muhtelif Kültürel Kültür ve Sanat Organizasyonları ve Bu Etkinlik ve Organizasyonların Tanıtım ve Duyuru Hizmetleri ile Muhtelif Baskılı Materyallerin Temini Hizmet Alımı İşi" isimli ihaleyi konu almaktadır. OMR Organizasyon Medya Reklam Limited Şirketi isimli firmadan organizasyon kapsamında "Görüntü Sistemleri ve Gösteri Ekipmanları Temini Hizmet Alımı İşi" kapsamında 7.506.250 TL tutarında ve organizasyon kapsamında "Sahne Teknik Sistemleri Teknik Temini Hizmeti Alımı İşi" kapsamında 14.882.500 TL olmak üzere 4734 sayılı yasanın 3G maddesi kapsamında istisnai yöntemle alım yapıldığı anlaşılmıştır denilmek suretiyle, alınan bu işlerde sisteme para çıkarmak amacıyla fazla fatura kesildiği iddiasıyla hakkımda dolandırıcılık suçlamasından cezalandırma istenmiştir.
Öncelikle şu hususu belirtmek isterim; bırakın sisteme fazla para çıkartmak gibi bir durumu, bazı tedarikçiler benden ödemelerini geç aldıkları için, çok zor durumda kaldı. Bazıları battı. Hatta, bir tanesi de burada, her yani eksik olmasın, her beyanında bana borcumu hatırlattı. Her aşağıda her gördüğü yerde "Borcunu ne zaman vereceksin kardeş?" deyip duruyor. Kendisi ve size de söylemişti burada beyanında... Neyse, devam ediyorum. Dosyaya sunulan tüm kayıtlardan görüleceği üzere tarafımızca hiçbir zarar oluşturulmamış, ihale bedeline uygun şekilde işler gerçekleştirilmiştir. Kültür A.Ş.'nin kamu zararına zararı oluşturduğundan bahsedilmiş ise de benim veya şirketimin ne şekilde ve ne tutarda zarar oluşturduğuna dair somut bir belirleme yapılmamıştır. Kaldı ki ben hiçbir şekilde zarara sebep olmadım.
2022 taksim 16255 İKALE numaralı 7.506.250 tutarlı ihale kapsamında 3.506... 3.368.900 TL iş eksilişine gidilmiş olunup 4.102.150 TL fatura kesilmiştir. Yani şurayı şöyle özetleyeceğim, 7,5 milyonluk ihale almışız bunun 4 milyonunu fatura etmişiz. Yani iş 3 milyonluk iş eksilişine gidilmiş, neredeyse %45 oranında. Yine 2022 16819 İKALE numaralı 14.882.500 TL tutarlı ihale kapsamında ise bu sefer 1.882.000... 387.050 TL iş artışına gidilmiş, bu sefer de 15.577.772 lira fatura edilmiş. Yani bu sefer de 15 milyonluk ihale almışız 1.200.000'lük iş artışı olmuş ama 1,5 1.600.000 falan fatura kesmişiz. Görüleceği üzere tarafımca işler gereğince yapılmış olunup değil zarar oluşturmak aksine şirketin henüz tahsil edemediği tutarlar nedeniyle zarardadır. Yine iddianamede sürekli olarak fazla tutarda faturalar kesildiği iddia edilmiş ise de iş eksilişine gidildiği, piyasa marjlarının altında işler yapıldığı gözetildiğinde tarafımca böyle bir durumun söz konusu olmadığı görülmektedir. Eylem 84, 86, 90 ve 91 için de aynı açıklamaların geçerlidir. Avukatlarım tarafından bu ihalelerde yapmış olduğumuz işlere ilişkin tek tek tüm kayıtlar dosyaya sunulmuştur ve yine sunulacaktır. Bu ihalelerde hangi alt taşeronlar ile çalışmış olduğumuz da yine sunulacaktır, hatta sunulmuştur. Ben bu savunmayı ocak ayında yazmıştım.
Beyanlara ilişkin olarak ’in, -gerçi kendisi geri aldı ifadesini ama- “OMR isimli firma resmiyette olmasa da ve 'nın güdümünde olan şirketlerdir. Bu şirketler benim gibi alt taşeron firmalara çok düşük bedelle iş yaptırır ancak bu faturaları kullanmazlar. Kendileri yüksek bedelle fatura düzenleyip bunları fatura ederek haksız kazanç sağlarlar. Bu firmalar zaten içi boş tabir edilen şirketler oldukları ve organizasyonları yapacak kapasiteleri yoktur” şeklindeki beyanlarını asla kabul etmiyorum. 'i VESA isimli şirketin sahibi olması ile birkaç kez iş yapmamız nedeniyle tanırım, birkaç kezden çok yapmıştır da. Kendisi, mahkemenizde, yakın zamanda bu beyanlarını yönlendirme ile oluşturulduğunu ifade etti. Bu beyanların aleyhime değerlendirilmemesini hiçbir şekilde kabul etmiyorum. Yine de izah etmek isterim ki şirketimin içi boş şirket olmayıp, yıllardır yapmış olduğu sermaye artırımları ile birlikte şirketin faaliyetlerini ve kabiliyetini güçlendirmek için taşınmaz, araç, karavan ve organizasyonlarda kullanılacak led vesaire gibi alımlar yapılmıştır. Kendisinin duyuma dayalı olarak bu ifadelerini verdiğini düşünüyorum. Mahkemenizde bu beyanlarını kabul etmediğini söylemiştir. Yine şirketimle ilgili olarak duyuma dayalı bu şekilde beyanda bulunduğunu söylemiştir. Benim bu düşüncemi de kendi beyanlarıyla desteklemektedir. Benim hakkımda söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Şirketimin resmi kayıtlarına bakıldığı bakıldığında bu hususların gerçeği yansıtmadığı ortadadır. Şirketimin kuruluşundan bu yana tek yetkilisi ve ortağı benim, bir başkasının yönlendirilmesinde olması mümkün değildir.
'nun şimdi beyanını okuyacağım: “Alt faturaların temini esnasında OMR, Ed Grade, Creative isimli firmaların satış danışmanlığını yapan ile tanıştım. ile yaptığım görüşmelerde, 'nın OMR ve isimli firmaların koordine ettiğini ve yönettiğini anladım. Bu şirketler fiiliyatta 'nındır ve muhasebecisi de 'tır” şeklindeki beyanlarını kabul etmemekteyim. 'nu Kültür AŞ'de hak ediş süreçlerinden tanımaktayım. Ancak hiçbir samimiyetim yoktur. Kendisi çıkarımlarda bulunduğunu ifadesinde de söylemektedir. Hatta öyle ki bu çıkarımını bir defterde şirketimin ismini görmesine dayandırdığını mahkemeniz huzurunda ifade etmiştir. “, OMR yüksek bedelli ihale almak için kurulan şirketlerdendir, OMR ve isimli firmalar yüksek bedelli ihale almak için kurulan şirketlerdendir. Alt taşeronlardan fatura toplayıp %500-600 civarında afaki miktarda kar ekleyip İBB ve iştiraklerine fatura keser” -ben İBB'ye hiç fatura kesedim bu arada- beyanını kabul etmemekteyim. Tabii ki bu sektöre girerken kazanç elde etmek için girdim ve şirket kurdum, bu hayatın olağanıdır. Ancak asla fahiş faturalar kesmedim, kendisiyle hiçbir araya gelmedim, tanışıklığım yoktur. Kendisinin çıkarımlarla bu şekilde beyanda bulunduğunu düşünmekteyim.
Kamil Taşçı'yı tanımaktayım. Kendisi beyanında, başka bir beyana geçtim şu an, kendisi beyanında İBB'nin işlerinin hemen hemen tamamını alan şirketlerden olduğunu söylemiştir. Ancak ifade ettiğimiz üzere 40 ihaleye katılmış olmama rağmen yalnızca 13 tanesini kazanabilmişimdir. Sadece 2022 ve 2023 yılında Kültür AŞ'den ihale alabildim, bu ifadenin doğru olmadığı bu denli açıktır.
Mete Maden. Mete Maden'i 45 Tasarım isimli firmadan tanıyorum. Kendisinin firması ile iş yaptığım doğru. Ancak kendisinin Pangram'ın sahibi olup olmadığını bilmiyordum. Kendisinin yapmadığı hiçbir işe fatura kesmedik, yaptığı işler üzerine asılsız fatura düzenlememiz söz konusu olmamıştır. Yapılan incelemelerde böyle bir hususun olmadığı görülmektedir. Kendisiyle 2021 yılının yılında 6 milyonluk sözleşme imzaladık. Bu sözleşme kapsamında pek çok organizasyon işi gerçekleştirdik ancak hiçbir şekilde piyasa marjından farklı şekilde bedellerde iş yapmadık.
isimli şahsı hiçbir şekilde tanımıyorum. Kendisini hiç görmedim. O da beni görmedi doğal olarak, yani görmemiştir uzaktan görmediyse. Şahsın ifadesine bakıldığında beni tanımadığı da görülmektedir. Yusuf Yüce'nin Akasya AVM'deki ofisi şeklinde beyanda bulunmuştur. Telefon kayıtlarıma bakıldığında da bu husus görülebilecektir. Kendisiyle hiç görüşmem olmamıştır. Bahsettiği paraları bilmiyorum. Başkanım 110 milyon, 120 milyon para verdiğini iddia ediyor bana. Benim ofisim anlattığım gibi Akasya AVM'nin üzerindeki kulede ve A1 girişi, tam KidZania'nın yanı, orası böyle Zincirlikuyu metrobüs durağı kadar kalabalık bir yer. Şimdi bana bu 110 milyon parayı kamyonla mı getirdi bu adam, forkliftle mi getirdi? Hadi çok sefer, diyelim ki 20 seferde getirdi. Her seferinde 5 milyon getirmiş olması lazım. O zaman her seferinde bir bavul, büyük, şöyle bir bavul yapar 5 milyon TL. Böyle bir kayıt olması lazım, yani bunun illa bir izi olurdu. Nasıl böyle bu kadar büyük atabiliyor, yani sallayabiliyor anlayamıyorum.
Ama izahat, yine kendisi 2024, bu arada bahsettiği paraları bilmiyorum, yine kendisi bu arada 2024 yılı ve sonrası için beyanlarda bulunduğunu söyledi. Zaten ben 2024 yılında ihale almadım, böyle bir ihale dosyam yok hiçbir yerde. Benim 2024 yılındaki cirom 50 milyon, bana 110 milyon para yollamış beyefendi. Hani, lütfen biri bu paranın nerede olduğunu söylesin, bana, paraya da ihtiyacımız var günün sonunda. Ama izah ettiğim üzere ben 2023 yılından sonra Kültür AŞ ve Medya AŞ'den hiçbir şekilde ihale almadım, beyanları tamamen gerçek dışıdır. Bu arada kendisinin kimi temsil ettiğini de bilmiyorum, hangi şirketin temsilcisi, sahibi, çalışanı.
Doğuş Berkşan Kardeşler, Avrupa Yakası'ndaki işlerimiz için 'nın ofisini arada sırada kullandığı doğrudur. Kendisinin evinin oraya yakın olması ve bizim de Avrupa Yakası'ndaki işlerimizi rahat kontrol edebilmesi için orayı arada sırada kullanırdı, başka ofisleri de kullanıyordu böyle ama dosyada adı geçen insanlar olmadığı için belirtmiyorum. Reklam alanında iş yapmamız nedeniyle de 'yi sektörden tanıyordum. Kendisinden bunu rica etmiştim, o da kırmamıştı. Benim de istemimle Berkşan'ın evrak getirdiği doğrudur, ondan çok daha fazla kez yapmıştır bunu. İfadesinde şöyle diyor Berkşan, en çok 10 kere götürmüşümdür. En az 100 kere götürmüştür. Yani bundan doğal da bir şey olamaz, benim çalışanım benim için benim özel istemlerimi de yerine getirecek, benim özel bir şeyimi de bir yere götürebilir. Zaten genelde hakediş evraklarını da Kültür AŞ'ye o götürüyordu. Yani en az 100 kere götürmüştür. Şimdi o belki orada korktuğu için ifadesinde en çok 10 kez demiş ama. Bunların hiçbirinde en ufak suç unsuru bulunmamaktadır. İfadesi iddianamede iddia olunan hiçbir şeyi desteklememektedir. Kendisi çalışanım olduğu için şirket evraklarını veyahut benim bazı istemlerimi yerine getirmesi kadar kendisinin doğal bir şey yoktur.
isimli şahıs için, yükleniciler ve alt yüklenicileri buluşturan bir ticari danışman olarak biliyorum ben 'ı. Bu minvalde kendisinden yeni tedarikçi irtibatı kimi zaman bu tedarikçilerin tekliflerini alıyordum. Keza kendisi de benden elindeki operasyonel uygunluk ve yoğunluk kapsamında teklifler alırdı. Bana tedarikçi dayatması söz konusu olamaz. Ödeme koşulları sevk ve idaredeki çeşitlilikler bağlamında hangi tedarikçiyle çalışacağıma elbette ki ben karar veriyordum. Kendisi ile olan irtibatlarım kamu ya da özel sektör fark etmeksizin yaptığım, yapacağım veya yapmayı planladığım işlere yönelik tedarikçi temini ve fiyat teklif alıp vermek üzerine gerçekleşmiştir. Bunun dışında tedarikçilerle yapmış olduğu görüşmelerde söylediği şeyler hakkında benim bilgim yoktur. Yani belki teklif alırken bu bunun şirketi, aman ona göre teklif ver, bu bununla ilgilidir falan dediyse bilemiyorum. Benim onunla böyle bir iletişimim de yoktur. Yani benim öyle bir istemim yoktur.
İddianamede çok sayıda HTS ve baz çakışmamız olduğundan bahsedilmiş ise de Akasya AVM'de aynı yerde ofislerimizin olması sebebiyle çok olağandır. Kendisinin de o kulede ofisi var Akasya'da. Bu arada o kulede bakan bürokratları da var, milletvekili danışmanları da var. Yani orası bayağı insanlar için popüler olan bir yer. Yani herkesin kullanabileceği ulaşım açısından çok avantajlı olduğu için.
Yine emniyetteki ifademde tarafıma sorulan şirketime ait olduğu söylenen kaşe ve birkaç evrakın 'ın ofisinde çıkması konusunda ise bir dahlim yoktur. Muhasebecim Yusuf Yüce ve uzun süre aynı iş yerinde çalışmışlar. Çok uzun süredir arkadaşlarmış. Yusuf Yüce yani Yusuf abi çok sigara içerdi. Ben de sigara kullanmıyordum. Sigaraya Metris'te başladım tabii de… O dönem sigara kullanmıyordum. Çok sigara içiyordu o da, Yusuf abi de. Bazen daha rahat çalışmak için onun yanına çıkardı. Yusuf Yüce bundan rahatsız olduğunu bildiği için zaman zaman 'ın ofisine çıkıp orada çalışırdı. Kendisinin muhasebeci olması, 'ın finansal danışman olması ve önceki arkadaşlıkları sebebiyle bu şekilde birlikte çalışmalarının normal olduğunu düşünüyordum. Ben de buna bir şey demezdim. Yusuf abinin orada çalıştığı zaman götürdüğü evraklar ve kaşenin orada kaldığını düşünmekteyim. Ancak kaşeyi ve evrakları görmedim. O yüzden tarafımıza ait olup olmadığını da bilmiyorum.
İddia olunduğu şekilde ile suç oluşturur hiçbir eylemim olmamıştır. Tanışıklığımız da bundan ibarettir. Tarafıma sorulan diğer isimlere ilişkin nereden ne şekilde tanındığıma dair soruları cevapladım, emniyetteki ifademde beyan etmiştim. İfadelerim geçerlidir. Son olarak Gürkan Coşkun isimli kişiyi de tanımıyorum. Benim OMR'nin sahibi olduğumu ve belediyeye şişirilmiş faturalar kestiğimi beyan etmiş. Kendisini hiç görmedim. Şahsın ifadesine bakıldığında doğru olan tek bilgi OMR firmasının sahibi olduğumu söylemesidir. Bunun dışındaki söylemlerine katılmıyorum ve doğru olmadığını belirtiyorum.
Son bölüme geldim. Ben son olarak belirtmek isterim ki, ben kamuyu dolandırmadım. Şirketlerimin verileri açık, defter ve kayıtları ortadır. Yapılan aramalarda, bilirkişi raporlarında hiçbir usulsüzlük tespit edilmemiş ve hiçbir suç unsuru bulunmamıştır. Ben sadece yasal şekilde iş yaptım, iş yapmaya çalıştım. Bu zamana kadar aldığım işlerin büyük çoğunluğu özel sektörden oluşmuştur. Firmam ile elde ettiğim kârlar piyasa marjlarının altındadır. Çoğu işi çok az kâr ile yaptım. Bu sayede hem sürdürülebilirlik sağlamayı hem de iş kaybetmemeyi hem de tedarikçiler ile uyum içinde çalışmayı hedefledim. 19 Mart günü gözaltına alındıktan sonra rüşvet vermek iddiasıyla İstanbul 7. Sulh Ceza Hakimliği'ne çıkarıldım. Adli kontrol şartı ile serbest bırakıldım.
Burada o şunu da düzelteyim; beni bırakan hakimin hani özür diledi gibi bir şey çıkmış, internette de yayınlanmış. Öyle değil. Yani beni bırakan hakim orada benden özür dilemedi. Yani şey dedi, evlat... Biraz yaşlı bir beyefendiydi. Hani benim halime üzüldü biraz. Yani "Tutuklandığın için üzgünüm." gibi bir ifade kullanmıştı yani. Durumuma üzüldü aslında. Hani onu da bir düzeltmiş olayım. Adli kontrolle serbest bırakıldım. Savcılığın itiraz... Savcılığın itirazı üzerine hakkımda tutuklamaya yönelik yakalama kararı çıkartılmış. Bu kararı öğrendikten sonra adli kontrolüm kapsamında imza atmak için karakola gittim ve polislerce adliyeye götürüldüm. Götürüldüğüm mahkemede ifadem dahi alınmadan tutuklandım. Önce Metris'e götürüldüm, oradan Silivri'ye götürüldüm, oradan Bandırma'ya getirildim. Başkanım bir de şimdi şunu, mağduriyet yarıştırmak istemiyorum ama burada ilk çıkan arkadaşlardan biri şey demişti: "Üç tane koğuş değiştirdim, psikolojim çok bozuldu." diye bir beyanı varmış, vermişti. Polat'tı galiba soyadı. Ben bu süreçte dördüncü cezaevindeyim. Kaç tane koğuş gezdiğimi sayan, yani artık hatırlamıyorum. Yani bunu da bir belirteyim, not düşülsün istiyorum. Bunun 10 ayından fazlasını Bandırma'da ailemden uzakta, ikametimden uzakta ve tutuklu olarak geçirdim, geçirdim.
Eğer ki Kültür A.Ş. tarafından ana ihalelerin alımı alımında bir usulsüzlük veya zarar var ise bunu bilmemekteyim, bilmem de mümkün değildir. Çünkü, eylemlerin hep başında o kısım var. Hani İBB'nin yaptığı ihaleyi Kültür A.Ş. almış vesaire gibi. Bununla benim bir dahlim yok. Ben serbest piyasa koşullarında ticari hayatını devam ettirmeye çalışan bir iş iş insanıyım. Bu işlerimde yalnızca ailemden destek alarak kurdum ve bir noktaya getirdim. Ben asla ama asla en ufak bir dolandırıcılık yapmadım. Kimin ne şekilde aldattığı ve nasıl bir hile yaptığına ilişkin tek bir tespit yoktur, olamaz. Soyut beyanların da hiçbirini kabul etmemekteyim. Aksine olan evraklar avukatımca dosyaya dahil, daha ilk aşamada sunulmuştur. Savcılıkta da sunulmuştu orada, evet hatırlıyorum şimdi. Emniyette tarafıma MASAK raporuna dayandığı iddia olunan bazı hesap hareketleri sorulmuştur. Başkanım bu hesap hareketleri evlere şenlik. Onları görseniz... Yani ben şirketi 2020'de kurdum, bana diyor ki mesela: "2012 ile 2017 arasında 17 milyon transfer yapmışsın." 2020'de kurduğum şirketle ilgili 2012 ile 17 arasındaki para transferlerini soruyor.
Sonra şirketimin içindeki OMR'den OMR'ye para transferlerini soruyor. Yani bir mal, yani... 1 milyonluk parayı repoya yatırıyorsunuz. Onu bir ay günlük repoya yatırırsanız, bir ay sonra 59 milyonluk hesap hareketi olur. Ama 1 milyon var parada, hesapta aslında. Yani bunları falan sordular. Eee, dediğim gibi hiç ortağı olmadığım, yetkimim olmadığı firmaların hesap hareketlerini sordular. O yüzden zaten sorgu esnasında biraz çok garibime gittiği için bu durum ciddiyetimi kaybetmiştim. Oradaki memur arkadaş da beni ciddiyete davet etmişti sert bir şekilde. Onu da hatırlıyorum. En ufak bir dolandırıcılık yapmadım. Kimin, ne şekilde aldatıldığına, nasıl bir hile yaptığıma ilişkin tek bir tespit yoktur, olamaz. Soyut beyanların hiçbirini kabul etmemekteyim. Aksi olan, tam burayı okumuşum. Emniyet tarafından MASAK raporuna dayanan iddialar, bu hesap hareketlerinin doğru olması mümkün değildir.
Tamam buraları da geçtim. Bunlar da doğruyu yansıtmamaktadır. Mertan Açıl isimli kişiye yapmış olduğumuz 450 bin TL'lik hesap hareketini emniyette hatırlayamamıştım. O zaman ben yani bunu reddetmiştim. Böyle bir şey yok demiştim, hatırlıyorum onu. Ama sonra baktığımda araba satımı yapmışız. Araç alımı yapmışız, pardon. Ben asla, suç asla suç oluşturacak şüpheli bir eylem yapmadım, yaptırmadım. İddianamede kapalı devre bir sistem üzerinden ihaleler ile aynı firmaların ihale aldığından bahsedilmiştir. Bu benim açımdan doğru değildir. 2021 yılında Medya AŞ'den 1, 2022 yılında Kültür AŞ'den 7, 2023 yılında ise Kültür AŞ'den 6 ihale alabilmişimdir. Sonraki seneler girdiğim ihaleleri kazanamadığım resmi kayıtlar ile ortadadır. Katıldığım 40 ihalenin yalnızca 14 tanesini kazanabildiğim açıktır. Yine yaptığım işlerin çok büyük kısmını hep özel sektöre yapıldığı da sabittir. İddia olunduğu şekilde bir sistemde yer almadığım, bir parçası olmadığım, talimat almadığım ve talimat vermediğim, şirketimin kimsenin güdümünde olmadığı açıktır. Benim 'la bir araya gelmediğim, kendisini görmediğim ortadadır. Kendisiyle tek bir telefon konuşmamız bile yok.
'yla sosyal ve sektörel anlamda iletişimim vardır. Ben de fanatik Galatasaraylıyım, o da Galatasaraylı. Galatasaray maçlarında ve maçlardan önce yemek yediğimiz restoranlarda, statta vesaire çok karşılaşırız. Beraber gideriz bazen ya da ortak arkadaşlıklarımız vardır sosyal hayatımızda. Beraber bir arada orada oluruz maçlarda. Telefon kayıtları da bunlara ilişkindir. Şirketin gerçek sahibi olduğu iddiası tümüyle mesnetsiz bir iddiadır ve gerçek dışıdır. Ben hiçbir örgüte üye değilim. Asla ama asla kimseyi dolandırmadım, kimsenin zararına işlem yapmadım. 4 bin sayfalık iddianamede aleyhime somut tek bir husus yoktur. Sayın heyet, sayın heyet, adaletinize ve vicdanınıza sığınıyorum. Nasıl ki mart ayında Sulh Ceza Hakimliğince serbest bırakıldığımda kaçmadıysam, yakalama kararı çıkarıldığını öğrenince kaçmayıp aksine teslim olmak için karakola gittiysem şimdi de bir an için kaçma şüphem yoktur. Suçsuzum. Öncelikle bir yılı aşkın süredir devam eden tutukluluğumu, 15. aydayım ben onu da söyleyeyim, tutukluluk halimin sonlandırılmasını, sonra ise beraatime karar verilmesini saygılarımla talep ederim.
İlgili Eylemler
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.