Eylem 127
Ağaç A.Ş. Tedarikçisi Aleaddin Vardar'dan (Çağlayan Tarım) Rüşvet Alınması İddiası
“İddianameye göre, İBB iştiraki Ağaç A.Ş.'nin tedarikçisi olan Çağlayan Tarım Ürünleri firmasının sahibi şüpheli Aleaddin Vardar'dan, birikmiş alacaklarının ödenmesi karşılığında ve daha fazla iş alabilmesi amacıyla rüşvet alınmıştır. Şüpheli Aleaddin Vardar'ın rüşvet veren, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun ise rüşvet alan olduğu iddia edilmektedir. Şüpheliler Ali Sukas (Ağaç A.Ş. Genel Müdürü) ve Ümit Polat'ın (Ağaç A.Ş. Satın Alma Müdürü) rüşveti talep edip teslim alarak, şüpheliler Ertan Yıldız ve Fatih Keleş'in ise örgüt yöneticisi sıfatıyla suça iştirak ettikleri iddia edilmektedir. İddiaya göre Ali Sukas, birikmiş alacağı olan Vardar'dan 2024 yerel seçimlerine destek için para talep etmiş, Vardar'ın nakit ödeme şartı sonrası hesabına ödemeler yapılmıştır. Bunun üzerine Vardar'ın, Ümit Polat'a 30.000 USD ve Ali Sukas'a 10.000 USD olmak üzere toplam 40.000 USD nakit rüşvet verdiği öne sürülmektedir. Ayrıca, çeşitli tarihlerde Boyner, Lacoste ve A101'den alınan toplam 1.322.000 TL değerinde hediye çekinin de rüşvet olarak verildiği iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemin TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri kapsamına girdiğini belirtmektedir. İddialar, şüpheli Aleaddin Vardar'ın etkin pişmanlık kapsamındaki ikrar içeren beyanlarına, MASAK raporlarına, HTS-Baz kayıtlarına, diğer şüpheli ve tanık ifadelerine dayandırılmaktadır.”
- ·93,7 milyon TL birikmiş alacak iddiasının şirket kayıtlarıyla çeliştiğini göstermektedir: 31.12.2023 itibarıyla Çağlayan Tarım'a borcun 34,9 milyon TL olduğunu ve bunun 25,1 milyonunun 20.12.2023 tarihli faturaya dayandığını; 20.12.2023'te 35 milyon, 04.01.2024'te 30 milyon TL'lik ödemelerin bütçe disiplini içinde yapılmış rutin işlemler olduğunu anlatmaktadır.
- ·Vade mukayesesiyle imtiyaz iddiasını çürütmektedir: Vardar'ın ortalama vadesinin 2014-2019'da 57 gün iken kendi döneminde 68 güne çıktığını, yani daha geç ödeme yapıldığını; alım hacminin de İBB Park Bahçeler Daire Başkanlığı'nın talepleriyle belirlendiğini ifade etmektedir.
- ·Polat'a verildiği söylenen 39.000 USD'den bilgisi olmadığını, Polat'ı oraya göndermediğini; tutuklanmadan önce Vardar'a bizzat 'sizden bir şey talep eden var mı' diye sorduğunda 'kesinlikle yok' cevabı aldığını, tutuklama sonrası beyan değişikliğinin baskı ürünü olduğunu ileri sürmektedir.
- ·İhale sayılarının iddiayı yalanladığını belirtmektedir: Çağlayan Tarım'ın 2014-2019'da 54, kendi döneminde 45 ihale aldığını; ayrıca Polat'ın Vardar'la 20-25 yıllık yakın tanışıklığına karşın firmayı kendisinin işaret ettiği iddiasının dayanaksız olduğunu; Murat Or'un dahi 29.09.2025 tarihli ifadesinde Vardar'ı 'erken ödeme alanlar' dışında saydığını vurgulamaktadır.
- ·Ali Sukas, Alaattin Vardar'ın işlerini sorgulama gerekçesinin, kendisinden önce de şirket hakkında var olan spekülasyon ve dedikodular olduğunu savunmuş; bunun rekabetten mi yoksa başka bir nedenden mi kaynaklandığını araştırmak istediğini belirtmiştir.
- ·Bu sorgulamayı kişisel çıkar ya da rüşvet talebiyle değil, şirket içi şeffaflık kaygısıyla yaptığını ima etmiştir.
- ·Polat, Vardar'ın anlatısındaki iç çelişkilere dikkat çekmektedir: Vardar, parayı hazırlayıp beklettiğini söylemekte; ancak bir kısım parayı telefonla arandıktan sonra ertesi gün teslim ettiğini aktarmaktadır. Oysa Polat, Ali Sukas'ın ofisteki tüm görüşmelerde telefonları toplatmasıyla bilinen biri olduğunu vurgulayarak bu türden telefonla talimat verme iddiasının temelsiz olduğunu göstermektedir.
- ·Polat, Vardar'ın tüm para müzakerelerinde Ali Sukas ile bizzat görüştüğünü — Vardar'ın kendi ifadesiyle sabit — belirterek, Vardar ile kendi arasındaki tek bağlantının bir saat süren genel bir konuşma olduğunu ve herhangi bir para talebinin söz konusu olmadığını aktarmaktadır.
- ·Polat, Vardar'ın ödeme yapıldıktan beş ay sonra hak ediş aldığını belirttiğini; oysa Vardar'ın kendi ifadesine göre Polat'ın yardım edeceğini söylediğini ortaya koymaktadır. Bu kronolojik tutarsızlık, ödeme ve hizmet arasındaki iddia edilen karşılıklılığı zayıflatmaktadır.
- ·Alaattin Vardar'ın avukatının müvekkile yaklaşarak 'Bize bir isim ver, seni çıkartalım' teklifinde bulunduğu aktarılmış ve müvekkilin bu teklifi reddederek 'Ben bildiğim her şeyi anlattım, isim vermem' dediği belirtilmiştir; bu durum, müvekkilin etkin pişmanlık yolunu seçmediğini ve verdiği beyanların baskıya dayanmadığını göstermektedir.
- ·Murat Or'un beyanında Aleaddin Vardar, ödemelerini doğrudan Ali Sukas ile görüşerek almak için bizzat Ali Sukas'ın odasına giden ve hakedişleri önceliklendirilen firmalar arasında sayılmaktadır; dolayısıyla paraların Ümit Polat'a değil Ali Sukas'a gittiği bu beyanla desteklenmektedir.
- ·Polat, Alaattin Vardarlı'yı 25-30 yıldır tanıdığını, sektörün 'baba' figürü olarak saygı duyduğu bu kişiyle olan ilişkisini 'abi-kardeş' bağlamında tanımladığını ve onun kendisine karşı beyanda bulunmasından derin hayal kırıklığı yaşadığını ifade etti.
- ·Polat, Vardarlı'nın oğlunun firması Royal Plant'tan 17 milyon tonluk mal alımı yapıldığını ancak bu alımın kendi görevden ayrılmasından sonra gerçekleştiğini vurguladı; görevden alındıktan sonra yapılan tüm alımları şüpheli bulan listeler sunduğunu belirtti.
- ·Polat, avukatının Alaattin Vardarlı'nın oğluna gittiğini ve oğlunun eşine 'Biz Ümit için böyle bir ifade vermezdik ama zorla vermek zorunda kaldık' dediğini aktardı; bu beyanın ifadelerin baskı altında alındığını gösterdiğini öne sürdü.