Eylem 14
Örgüt Üyeliği ve Soruşturma Sürecinde Suç Delillerini Gizleme, Yok Etme ve Değiştirme Faaliyetleri
“İddianameye göre, örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla, örgütün hukuk işlerinden sorumlu olduğu öne sürülen avukat Mehmet Pehlivan'ın, 19/03/2025 tarihli operasyon öncesi ve sonrasında suç delillerini gizlemek, tanıkları etkilemek ve adli süreci yanıltmak için organize faaliyetler yürüttüğü iddia edilmektedir. İddiaya göre Mehmet Pehlivan, avukat Onur Büyükhhatipoğlu ile birlikte hareket ederek, "Para Kuleleri" olayını örtbas etmek için sahte bağış makbuzları düzenlemiş, rüşvet iddialarını gizlemek için geriye dönük sözleşmeler hazırlatmış ve örgüt üyeleriyle gizli toplantılar organize etmiştir. Bu toplantılarda, şüphelilere ifadelerinde ne söyleyecekleri konusunda talimatlar verildiği, tutuklananlara maddi destek ve siyasi makam vaat edildiği, işbirliği yapmamaları için baskı kurulduğu ve bazı üyelerin yurtdışına kaçışlarının organize edildiği öne sürülmektedir. İddianame, bu faaliyetlerin merkezinin Milletvekili Turan Taşkın Özer'e ait hukuk bürosu olduğunu ve HTS/BAZ kayıtlarının bu toplantıları doğruladığını belirtmektedir. Savcılık, şüphelilerin eylemlerinin maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engellemeye yönelik olduğunu ve örgüt yapısını korumayı amaçladığını iddia etmektedir. Bu eylemler nedeniyle Mehmet Pehlivan ve Onur Büyükhhatipoğlu hakkında TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 281 (Suç Delillerini Gizleme) maddelerinden cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılığın iddiaları büyük ölçüde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheli Adem Soytekin'in ve diğer şüpheli/tanıkların ifadelerine dayanmaktadır.”
- ·Soytekin'in 7 Mart toplantısı iddiası HTS baz kayıtlarıyla çürütülmüştür: savcılık bu kayıtlara baktığında Pehlivan'ın o gün orada olmadığını görmüş, buna rağmen iddiayı iddianameye taşımıştır. Bu durum savcılığın beyanları bilinçli olarak gerçekmiş gibi sunduğuna işaret etmektedir.
- ·Soytekin'in soruşturmayı Mart ayında Pehlivan'dan öğrendiğine dair ifadesi, dosyadaki tape kayıtlarıyla çakışmamaktadır; kayıtlar Soytekin'in olayı Şubat başında Mehmet Şahin aracılığıyla öğrendiğini ortaya koymaktadır. Soytekin'in ifade (Mart), tape (Şubat) ve gazete röportajı (Ocak) arasındaki üçlü çelişki, beyanın güvenilirliğini temelden sarsmaktadır.
- ·Bağış makbuzu iddiası, tutuklanma günü İlhan Akbay'ın 'Herhangi bir bağış makbuzu imzalamadım, Mehmet Pehlivan'a da makbuz vermedim' şeklindeki ifadesiyle doğrudan çürütülmüştür. Bu lehte delil iddianamede yer almamaktadır; oysa CMK 160/2 savcılığa hem lehte hem aleyhte delil toplama yükümlülüğü getirmektedir.
- ·Aynı savcılık, aynı parayla ilgili olarak İl Binası soruşturmasında 'bağış', bu dosyada ise 'rüşvet' nitelendirmesini kullanmaktadır. Tek bir suçlama makamının aynı delil üzerinde birbiriyle çelişen iki iddia üretmesi, iddianamenin güvenilirliğini ve tutarlılığını ortadan kaldırmaktadır.
- ·Avukat organizasyonu iddiası da fiilen çökmüştür: Pehlivan'ın Soytekin'e 'kendi ayarladığı' avukat olarak sunulan Onur Büyükhatipoğlu, aslında Soytekin'in 2014'ten bu yana kendi avukatıdır; bu tarihte Pehlivan henüz üniversite öğrencisiydi.
- ·Pehlivan, Güllüce Tarım meselesinde Eylem 14'ün 'geriye dönük usulsüz sözleşme' iddiasının delil yokluğundan kaynaklandığını somut olarak göstermiştir: iddianame Ali Nuhoğlu ifadesine dayanarak 'ek sözleşme' yazarken, savcılık soruşturma aşamasında şahıstan bu ek sözleşmeyi hiçbir zaman talep etmemiş, ek sözleşme ortaya çıkamayınca iddia 'geriye dönük usulsüz sözleşme'ye dönüştürülmüştür. Mevcut yazılı sözleşmenin özgür iradeyle imzalandığı ve buna itiraz edilmediği kayıtta sabittir; Pehlivan'ın bu süreçteki tek müdahalesi resmi arabuluculuk olup kayıtlardadır.
- ·7 Mart 2025 toplantısına katıldığı iddiasını Pehlivan, dosyada mübrez olan HTS kayıtlarının o toplantıda kendisinin bulunmadığını açıkça gösterdiğini belirterek reddetmiştir. Adem Soytekin müdafii Onur Büyükatipoğlu'nun da soruşturma makamlarına yazılı olarak Pehlivan'ın toplantıda olmadığını bildirdiğini vurgulamıştır; buna karşın bu HTS kayıtları tutukluluğa gerekçe gösterilmiştir.
- ·Adem Soytekin ifadelerinin yasak sorgu yoluyla elde edildiğini şerh düşerek yanıtlayan Pehlivan, Soytekin'in 1 Haziran'da verilen Ali Nuhoğlu ifadesini basından öğrenip 27 Haziran'da 'uyum baskısı altında genişletilmiş itiraf' ürettiğini göstermiştir (Makedonya/Hırvatistan ve 670 bin Euro/380 bin Euro tutarsızlıkları). Fatura düzenletme yetkisinin bir avukatta hukuken bulunmadığını da açıkça ifade etmiştir.
- ·HTS kayıtlarının bu dosyada delil olarak kullanılış biçiminin sistematik bir manipülasyon içerdiğini somut örneklerle ortaya koymuştur: şahıslar 2023'te görüştüklerini söylerken HTS 2021'i gösteriyor, iddianame tarih farkını tersine çeviriyor; Beylikdüzü 11 Mart baz eşleşmesi ise spesifik bir toplantı nitelendirmesi içermiyor. Bunun, HTS verilerini yanlış kullanarak elde edilemeyen deliller yerine ikame etme yöntemi olduğunu savunmuştur.
- ·Soytekin, 7 Mart tarihli toplantıda bulunduğunu doğrulamakta ve Ekrem İmamoğlu'nun kendisine 'operasyona hazırlıklı ol, her şeyine el koyabilirler' dediğini beyan etmektedir. Avukat Mehmet Pehlivan'ın da toplantıda bulunduğunu teyit etmektedir.
- ·Tutuklanmasından önceki süreçte Fatih Keleş'in parayı sakladığı ve cezaevinde çeşitli aktörlerden baskı aldığı yönündeki beyanlarını doğrulayarak, Ekrem İmamoğlu'nun el yazısıyla gönderilen 'dik dur bizi satma' notunu bizzat aldığını açıklamaktadır.
- ·Keleş, Adem Soytekin'in anlattığı 7 Mart 2025 tarihli YTT Hukuk Bürosu toplantısında Hüseyin Köksal'ın bulunmadığını; toplantıda kendisi, Adem Soytekin, Tuncay Yılmaz ile CHP'li vekil ve idarecilerin olduğunu söylemiştir.
- ·Mehmet Pehlivan'ın da o görüşmede olmadığını, dolayısıyla Soytekin'in Pehlivan'a atfettiği Emrah Bağdatlı'nın yurt dışına kaçırılması yönündeki konuşmaların yaşanmadığını beyan etmiştir.
- ·Torunler, avukat Mehmet Yıldırım'ın aleyhine ifade vermesini istediğini bizzat aktarmış ve bu teklifi reddettiğini beyan etmiştir. seqNo 41'de sanık İmamoğlu'nun Torunler'i bu tutum için 'onurlu davranış' diyerek tebrik etmesi, tanık yönlendirme girişiminin duruşma kaydına somut biçimde geçmesini sağlamıştır.
- ·SEGBİS değerlendirmesi sırasında Cem Çelik'in kendisine yaklaşarak 'Çok acele ettin, niye Mehmet Yıldırım'ı şikayet ettin? Sabırlı olsaydın biz beraberce çıkmış olacaktık' dediğini ve gardiyanlardan özel görüşme izni istediğini aktaran Torunler; bu teklifi reddettiğini de açıkça ifade etmiştir. Bu ifade, eylem-014 kapsamındaki koordineli tanık etkileme iddiasını birinci ağızdan doğrular niteliktedir.