Delil
Eylem 59 Kapsamındaki Tanık ve Şüpheli İfadeleri
Tanık ifadesi
- Kategori
- Tanık ifadesi
- Sayfa Atıfları
- 610 (610), 611 (611), 612 (612), 613 (613), 614 (614), 615 (615), 616 (616), 617 (617), 618 (618), 619 (619), 620 (620), 651 (651), 652 (652), 653 (653), 654 (654), 655 (655), 656 (656), 657 (657), 658 (658), 659 (659), 660 (660), 661 (661), 662 (662), 665 (665), 666 (666), 667 (667), 668 (668), 669 (669), 670 (670), 671 (671), 682 (682), 683 (683), 684 (684), 685 (685), 686 (686), 687 (687), 688 (688), 689 (689), 690 (690)
- İlgili Eylemler
- Cebeci Maden Sahalarının Kaçak Hafriyat Döküm Alanı Olarak Kullanılarak Kamu Zararına Neden Olunması ve Suç Gelirlerinin Aklanması İddiası
İddianame, Eylem 59'a ilişkin anlatısını büyük ölçüde etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan şüpheliler Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer, Cem Çelik ve tanıklar Sarp Yalçınkaya ile Servet Yıldırım'ın ifadelerine dayandırmaktadır. İddiaya göre bu ifadeler, Ekrem İmamoğlu'nun örgüt lideri olarak hafriyat operasyonuna doğrudan talimat verdiğini, Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun yönetici olarak sahayı ve finansı kontrol ettiğini ortaya koymaktadır. Beyanlarda, kamu gelirlerinin nasıl özel şirketlere aktarıldığı, naylon fatura sistemi, paraların nakit olarak taşınması ve örgütün siyasi hedefleri için nasıl kullanıldığı detaylandırılmaktadır.
Soruşturma dosyasındaki tanık ve şüpheli ifadeleri, iddianamenin temelini oluşturmaktadır. İddiaya göre, etkin pişmanlıktan yararlanan örgüt yöneticisi Ertan Yıldız, Cebeci hafriyat alanının örgütün en büyük gelir kapısı olduğunu, yıllık 150-200 milyon dolar ciro yapıldığını ve bu paranın İSTAÇ yerine Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerine aktarıldığını beyan etmiştir. Yıldız, Ekrem İmamoğlu'nun bu işin "gayriresmi eşit ortağı" olduğunu ve paranın yarısının İmamoğlu'na gittiğini iddia etmiştir.
Etkin pişmanlıktan yararlanan bir diğer şüpheli Yakup Öner ise, Murat Gülibrahimoğlu'nun hafriyat işini İbrahim Bülbüllü ve Fatih Keleş ile birlikte yürüttüğünü belirtmiştir. Şüpheli Cem Çelik, Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinin mali müşaviri olarak, kaçak dökümden elde edilen 3.8 milyar TL'lik gelirin hiçbir kamu kurumuna paylaştırılmadığını ve Fatih Keleş'in şirketi Dörter Mermer'e muvazaalı işlemlerle para aktarıldığını anlatmıştır. Şüpheli Adem Başer de Gülibrahimoğlu'nun finans sorumlusu olarak, naylon fatura sistemini ve örgüt yöneticilerine yapılan raporlamaları detaylandırmıştır.
Tanık Sarp Yalçınkaya'nın ifadelerinde ise, toplanan paraların CHP'nin ele geçirilmesi ve Ekrem İmamoğlu'nun cumhurbaşkanlığı adaylığı için oluşturulan bir fona aktarıldığı iddiaları yer almaktadır. Yalçınkaya, Fatih Keleş'in kendisine "1 milyon dolar ve üzerinde para alacağımız her işi üstlenelim, kazandığımız paraların yarısını Cumhurbaşkanlığı fonuna, yarısını da cebimize koyalım" dediğini öne sürmüştür. Bu ifadeler, savcılık tarafından örgütün sadece ekonomik çıkar değil, aynı zamanda siyasi hedefler güttüğünün delili olarak sunulmaktadır.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.