Suçlama Konusu
Cebeci Maden Sahalarının Kaçak Hafriyat Döküm Alanı Olarak Kullanılarak Kamu Zararına Neden Olunması ve Suç Gelirlerinin Aklanması İddiası
Eylem 59
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul'daki hafriyat döküm alanlarını sistematik olarak kontrol altına alarak kamu gelirlerini "SİSTEM" adını verdikleri özel bir yapıya aktarmıştır. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun koordinesinde, İBB iştirakleri İSTAÇ ve İSFALT paravan olarak kullanılmış, fiili operasyonlar ve gelirler Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri tarafından yönetilmiştir. Şemaya göre, Cebeci Maden Sahası gibi ruhsatsız alanlara kaçak döküm yapılmış ve bu faaliyetlerden elde edilen milyarlarca liralık gelir, İBB'nin kasasına girmek yerine örgüte aktarılmıştır. Soruşturma kapsamında, sadece Cebeci bölgesindeki kaçak dökümden yaklaşık 30 milyar TL'nin üzerinde suç geliri elde edildiği ve Murat Gülibrahimoğlu'nun hesaplarına kaynağı belirsiz 4 milyar TL'den fazla para girdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, toplam 185.877.621 ton kaçak döküm yapılarak yaklaşık 31 milyar TL'lik kamu geliri kaybına ve 80 milyar TL'lik maden rezervi zararına yol açılmıştır. Bu eylemlerle şüpheliler, Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık (TCK 158), Çevrenin Kasten Kirletilmesi (TCK 181), Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK 282) gibi suçlarla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer ve Cem Çelik gibi şüphelilerin ifadeleri ile BDDK, ÇŞİDB ve Vergi Denetim Kurulu raporlarına dayandırmaktadır.
İddianame Metni
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul'un en büyük gelir kaynaklarından biri olan hafriyat döküm alanlarını, yasal mevzuatın dışına çıkarak sistematik bir şekilde kontrol altına almıştır. Bu yapılanma aracılığıyla, kamu gelirlerinin özel menfaat çevrelerine aktarıldığı ve belediye teşkilatının suç işleme aracı haline getirildiği iddia edilmektedir. İddiaya göre, İBB iştirakleri olan İSTAÇ ve İSFALT görünürde işletmeci olarak gösterilirken, Cebeci, Göktürk, Kemerburgaz gibi bölgelerdeki döküm sahaları fiilen örgüt yöneticisi Murat Gülibrahimoğlu ve kontrolündeki şirketler tarafından idare edilmiştir. Bu sahalara yapılan kaçak dökümlerden elde edilen milyarlarca liralık gelirin, İBB hesapları yerine örgüt içinde oluşturulan ve "SİSTEM" olarak adlandırılan bir yapıya aktarıldığı öne sürülmektedir.
Eylemin şüphelileri arasında örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu bulunmaktadır. İddianameye göre, İbrahim Bülbüllü örgüt adına maden sahalarının toplanması ve parasal kontrolü sağlarken, Fatih Keleş İBB iştiraklerindeki ihale süreçlerini yönetmiştir. Murat Gülibrahimoğlu'nun ise sahada tekel oluşturarak kaçak döküm operasyonunu yürüttüğü, suç gelirlerini akladığı ve örgütün finansmanını sağladığı iddia edilmektedir. Diğer şüpheliler arasında, İBB Genel Sekreter Yardımcısı Arif Gürkan Alpay, İSFALT Genel Müdürü Burak Korzay, Gülibrahimoğlu'nun şirketlerinde yönetici olan Yağmur Cansu Yeşilyurt ve Adem Başer, hem Keleş hem de Gülibrahimoğlu'nun mali müşavirliğini yapan Cem Çelik, para kuryeliği yaptığı iddia edilen Yener Torunler ve Fatih Keleş'in oğlu Mustafa Keleş gibi isimler yer almaktadır.
İddiaya göre, örgüt, öncelikle Cebeci'deki maden ruhsatı sahiplerine baskı ve gerçeğe aykırı vaatlerle ruhsatlarını Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketlerine devrettirmiştir. Ardından, İBB'nin resmi döküm sahaları olan İSTAÇ sahaları, Fatih Keleş'in talimatıyla kullandırılmayarak devre dışı bırakılmıştır. Bunun yerine, ruhsatsız olan ve içinde orman ve hazine arazileri de bulunan Cebeci Maden Sahası, kaçak döküm alanı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Bu alana İSFALT bayrakları asılarak kamu kurumu tarafından işletildiği izlenimi verilmiş ve İBB tarafından bu kaçak sahaya "Atık Taşıma ve Kabul Belgeleri" düzenlenmiştir. Elde edilen gelirler, naylon faturalar, sahte sözleşmeler, nakit kuryeler ve yurtdışı transferleri gibi yöntemlerle aklanarak örgütün siyasi ve kişisel finansmanında kullanılmıştır.
Soruşturma dosyasında yer alan bilirkişi raporlarına göre, Cebeci Maden Sahası'na toplam 185.877.621 ton kaçak hafriyat dökümü yapılmıştır. Bu dökümün 2025 yılı fiyatlarıyla KDV hariç değerinin 31.227.440.328 TL olduğu ve bu miktarın kamu zararı oluşturduğu iddia edilmektedir. Ayrıca, yapılan kontrolsüz dökümlerin, bölgedeki yaklaşık 260 milyon tonluk agrega rezervini 15-20 milyon tona düşürerek yaklaşık 80 milyar TL'lik ek bir kamu zararına (maden kaybı) yol açtığı belirtilmektedir. İddianamede, Murat Gülibrahimoğlu'nun hesaplarına 4.4 milyar TL'nin üzerinde kaynağı belirsiz para girdiği ve bu paraların örgütün diğer suç eylemlerinden elde edilen gelirler olduğu öne sürülmektedir.
İddianameye göre, kaçak döküm faaliyetleri Alibeyköy Havza Koruma Kuşağı içerisinde gerçekleştirilmiş, bu durum insan ve çevre sağlığı açısından ciddi riskler oluşturmuştur. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı raporunda, alana sadece hafriyat toprağı değil, beton atığı, dip tarama çamuru ve endüstriyel atık gibi tehlikeli malzemelerin de döküldüğü, bunun yeraltı kaynakları ve maden rezervleri için olumsuz sonuçlar doğuracağı belirtilmiştir. Orman Kanunu ve Maden Kanunu'na aykırı olarak, faal maden sahalarının ve orman arazilerinin tahrip edildiği, bu suretle hem çevre kirliliği suçunun işlendiği hem de ulusal servet olan madenlerin yok edildiği iddia edilmektedir.
Savcılık, iddialarını şüpheliler Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer ve Cem Çelik'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine, tanıklar Sarp Yalçınkaya ve Servet Yıldırım'ın beyanlarına dayandırmaktadır. Dosyada ayrıca BDDK, MASAK, Vergi Denetim Kurulu, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, Orman Bölge Müdürlüğü, Maden ve Petrol İşleri Genel Müdürlüğü (MAPEG) ve İBB'den alınan raporlar, yazışmalar, ihale bilirkişi raporları, HTS-Baz analizleri ve Google Earth görüntüleri gibi çok sayıda delil bulunduğu belirtilmektedir.
Şüpheliler hakkında, eylemlerine uyan TCK 158/1-d-e (Nitelikli dolandırıcılık), TCK 181/1 (Çevrenin kasten kirletilmesi), TCK 282/1-3-4 (Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama), 3213 sayılı Maden Kanunu'na muhalefet, 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet ve Vergi Usul Kanunu 359-b (Vergi kaçakçılığı) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Ayrıca, suç örgütü üyeliği ve yöneticiliği (TCK 220) ile suça iştirak (TCK 37) hükümleri de uygulanmaktadır.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.