Arif Gürkan AlpayAG

Arif Gürkan Alpay

Genel Sekreter Yardımcısı

Sanık ·Tutuklu
19 Mart 2025

Tutuklandı

35. Duruşma Günü · 11 Mayıs 2026

11:40
28 yıllık kamu personeliyim; tüm İstanbul'un sorumluluğunu taşıyorum. Adli kontrol altında bulunduğum dönemde dahi yurt dışına gitmedim — ilk gözaltı sürecinden sonra adli kontrolle serbest bırakılmıştım; ancak 25 gün sonra aynı gerekçelerle tekrar evimden alınarak tutuklandım. Hayatım boyunca derslerimden hiç kalmadım — "çift dikiş" yapmadım; ama 50 yaşımdan sonra 'çift dikiş' tutuklandım. Emniyette bana meslektaşım İBB Genel Sekreter Yardımcılarından Gürkan Akgün ile aramda 3 yılda geçen 11 bin 60 TL hesap hareketi soruldu; 'Bu 11 milyon 600 mü diye kendime sordum, ama benim hayatımda öyle bir para yok. Bir baktık, hakikaten 11 bin 60 lira bir para. Bunlar soruldu ama iddianameye bile eklenmedi.' Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın ile aramda pandemi yardım kolisi nedeniyle geçen 1.500 TL'lik transfer de soruldu. Tüm hesap hareketlerim incelendiğinde suç unsuru gibi sunulan toplam para 12.560 TL — 11.060 TL'si Akgün'le 'hak geçmesin' diye paylaşılan yemek/uçak bileti, 1.500 TL'si pandemi kolisi. Kamu görevlilerinin yargılanma usulü olan 4483 sayılı Kanun baypas edilerek doğrudan ağır cezalık suçlamalarla tutuklanmam 'adaletin sağlanamaması'dır; derdimi ancak bir yıl sonra, ilk kez heyet karşısında anlatabiliyorum — bu süreç bir 'dertleşme' oldu. Ben dahil birçok kişi polis operasyonu marifetiyle evimizden alındık. 'Şöyle bir argüman vardı bilirsiniz: "alın bunları derdinizi karakolda anlatırsınız" meselesi. Bu da "alın bunları derdinizi ağır ceza mahkemesine anlatırsınız" süreci oldu.'
11:45
Tekrarlamaktan dahi utanıyorum o kişi kartında yazanlar. O kelimelerin benim orada yazılmasını kabul edemiyorum. Bir deli gömleği giydirilmeye çalışılıyor. Böyle bir deli gömleğini reddediyorum.
Kişi kartı / deli gömleği
11:50
Devlet memuru tercihim bana ailemden miras Sayın Başkan. Babam, amcalarım dâhil benim ailemde soyadı Alpay kimse ticaretle uğraşmadı, herkes devlet memuru. Hesap veririm, cevap veririm; ama şimdi tutukluyken işlemediğim suçların bir taraftan peşine çekiliyorum. Herkesin 'tutuklu, acaba suç mu işledi' demesine kahroluyorum.
Aile devlet memuru / suç gelirleri reddi
12:00
Ben Fatih Keleş'i tanırım, 15 yıldır tanırım. Ama babamı tanımamışım. Ailece de tanışırız, babamı tanımamışım. Öyle olmuş. Belediyenin organizasyon şemasında yer alan genel sekreterlik ve belediye başkanı dışında kimseden talimat almam.
Fatih Keleş absürtlüğü + talimat zinciri
12:35
Fiyatlara ya da döküme müdahale etmem imkânsız. Bunu onaylayacak ya da reddedecek olan Belediye Meclisi seçilmişlerin olduğu; o dönem zaten farklı parti, Meclis'te de çoğunluk başka bir parti. Meclis'e ben nasıl etki edeceğim bu konuda? 'Bunun fiyatını yükselteceğiz, düşüreceğiz.' İlk soracakları husus 'Senin ne işin var?'
İBB Meclisi siyasi çoğunluk argümanı
12:45
Halkalı-Kirazlı Metro Hattı ihalesinin yapıldığı dönemde görevde değildim. Raylı Sistemler Daire Başkanlığı benim görev alanımda değil; ihaleyle ilgili bir dahlim yoktur. Bilirkişi raporunda da hiçbir şekilde benim makamım ya da ismim konuyla ilgili geçmemektedir.
13:00
Kendime yönelik etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Selim Özderya, 2011'den beri 92 adet İBB ihalesine katılmış. Özderya'nın 'Trabzon Havalimanı'nda karşılaştıklarında kendisine "dava sitemi" yapıldığı' iddiasına ise net yanıt verdim: 'Benim annem ve babam Trabzon'da yaşıyor. Yoğun çalışma tempomdan dolayı onlarla görüşemiyorum; bazı hafta sonları özellikle Trabzonspor sevdam nedeniyle maçları bahane ederek oraya giderim. Selim Bey'i göreceğim diyeceğim ki "dava mı açıyorsun?" Biz şampiyon olacağız evladım şampiyon. Benim böyle bir ortamda mahkeme gündemim olmaz.' Baz kayıtlarımın da iddia olarak ortaya konduğunu görüyorum; ancak bu baz kayıtları İBB'nin Kasımpaşa binası ya da ailemin evinin hemen yanında bulunan Trabzonspor Stadyumu gibi yerlerden tutulmuş. Selim Bey Koza Plaza'daysa, ben de E-6'tan geçiyorsam baz veriyor — günümün uzun bir kısmını yollarda geçiriyorum; ne zaman geçsem Selim Bey şirketindeyse buradan baz veriyoruz. Selim Bey evdeyse, iş yerindeyse herkes baz veriyor; bu sabah otobanı kullanıp buraya gelenler de evdeyse evden, iş yerindeyse iş yerinden baz veriyor. İddia edilen tarihlerde bir araya gelinmemiş, telefon kaydımız da yok — nasıl olacak bu şey?
13:02
Tutuklanmama neden olan 140 numaralı eylem (Raylı Sistemler ihaleleri) iddianame çıktığında bu eylemde şüpheli olarak dahi yer almıyor; konu dava dışı kalmış. 59 numaralı eylemle ilgili sanık yapılmama rağmen 300 sayfalık dosya eklerini, polis fezlekesini ve iddianameyi defalarca taramama rağmen kendi ismime veya kendime yönelik somut bir fiile rastlamadım. 139 numaralı eylemle de bir kişinin soyut beyanları dışında hiçbir delille suçlanmadan karşınızdayım. Belediyenin resmi yönetim şeması, iddianamede bir 'suç örgütü şeması' gibi yansıtılmış. Ben niye tutukluyum — sadece 'Genel Sekreter Yardımcısı' unvanına sahip olduğum için mi?
13:05
117'nci eylemde de ecrimisil raporu istenmesi suçlama olarak ele alınmış; ancak bu bir tercih değil zorunluluktur. Olası zararların önüne böyle geçilir.
13:08
Bir şey söyleyeyim, ilk kez burada söylüyorum: iddianamenin 3230. sayfasında 'Şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerine atılı suçları kabul etmedikleri anlaşılmaktadır' denilmektedir. Evet suçu kabul etmiyorum, ama bunu hiç sorma — öyle bir şey yok. İhalelerle ilgili olarak da şunu söyleyeyim: ihaleyi kimse kimseye vermez ya da almaz; hukuken böyle devam eder, bu terimler bile çok şey. Mesela Unkapanı Köprüsü; işin bedelinin yüzde 80'i yer altı. Böyle bir ihaleyi devam ettiremezsiniz, normal teknik olarak. Dolayısıyla bunun da iptali başkanım teknik. Kanunların sınırının dışında benim hiçbir ilişkim olmamıştır; bu nedenle herhangi bir kişinin ya da firmanın benimle ve kurumla ilişkisi de kanunlar çerçevesinde kalmıştır.
15:10
Ben bu 59 numaralı eyleme, yani Cebeci'ye nasıl dahil olduğumu henüz çok fazla anlamış değilim. 139. eylemde olduğu gibi burada da soruşturma aşamasında tarafıma yöneltilen hiçbir iddia olmadı. Dile kolay 8 gün gözaltı ve 5 buçuk aylık tutukluluk süresince, iddia makamı tarafından bu kadar önem atfedildiği anlaşılan bir olaya ilişkin ifademe başvurulmadı, savunmam alınmadı. Soruşturmada kolluk tarafından hazırlanan fezleke 100 sayfayı aşmaktadır; 59 A, B, C diye açıp bakıyorum, burada da bir şey yok — ne var ki iddianame şüphelisi haline geliyorum. Aslında garip olan ifademin alınmamasından ziyade eyleme eklenme biçimim. Cebeci maden bölgesinde valilik, Bakanlık ve Sultangazi Belediyesi süreci yakından takip etmiş; MAPEG ile İsfalt arasında iş yüklenici idari sözleşmesi yapılmış, İBB de daha önce MAPEG'le imzaladığı projenin müellifi olmuş. Ancak burada maden bölgesinin İBB'ye teslim edilmesi gibi bir durum yok; valilik, Bakanlık ve diğer kurumlar zaten bu işin içindeydi. Bölge madenciliği kontrolsüz, can ve mal güvenliği açısından sorunların hat safhaya geldiği bir alana — tam bir gecekondu alanına — dönüşmüştü; 10 dakika gösterilen mesafeden ben 2 saatte çıkamıyorum, yollar çok kötü, kamyonlar sürekli çalışıyor. İBB'nin proje müellifliğine dair imzalanan protokolle Cebeci maden bölgesinin yerleşim alanlarıyla ilişkisi kesildi; yerleşim alanlarının ulaşımı artık bölge içinden değil, yeni yapılan direkt bağlantı yollarıyla sağlanıyor. Ben bu eyleme sanki paraşütle inmişim. Komisyondan bilgi, varsa talimat alırım; toplantılar Vali'nin başkanlığında yapılır.
15:35
İBB'de çalıştığım dönem boyunca tamamladığımız projelerden çeşitli örnekler veriyorum: bunları ben değil, biz yaptık. Ben tutuklandığım zaman elimden alınan Türkiye Cumhuriyeti kimlik kartını geri istiyorum.
Savunma kapanışı