Arif Gürkan Alpay
Genel Sekreter Yardımcısı
Sanık
·Tutuklu
19 Mart 2025
Tutuklandı
35. Duruşma Günü · 11 Mayıs 2026
11:40
28 yıllık kamu personeliyim; tüm İstanbul'un sorumluluğunu taşıyorum. Adli kontrol altında bulunduğum dönemde dahi yurt dışına gitmedim — ilk gözaltı sürecinden sonra adli kontrolle serbest bırakılmıştım; ancak 25 gün sonra aynı gerekçelerle tekrar evimden alınarak tutuklandım. Hayatım boyunca derslerimden hiç kalmadım — "çift dikiş" yapmadım; ama 50 yaşımdan sonra 'çift dikiş' tutuklandım. Emniyette bana meslektaşım İBB Genel Sekreter Yardımcılarından Gürkan Akgün ile aramda 3 yılda geçen 11 bin 60 TL hesap hareketi soruldu; 'Bu 11 milyon 600 mü diye kendime sordum, ama benim hayatımda öyle bir para yok. Bir baktık, hakikaten 11 bin 60 lira bir para. Bunlar soruldu ama iddianameye bile eklenmedi.' Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın ile aramda pandemi yardım kolisi nedeniyle geçen 1.500 TL'lik transfer de soruldu. Tüm hesap hareketlerim incelendiğinde suç unsuru gibi sunulan toplam para 12.560 TL — 11.060 TL'si Akgün'le 'hak geçmesin' diye paylaşılan yemek/uçak bileti, 1.500 TL'si pandemi kolisi. Kamu görevlilerinin yargılanma usulü olan 4483 sayılı Kanun baypas edilerek doğrudan ağır cezalık suçlamalarla tutuklanmam 'adaletin sağlanamaması'dır; derdimi ancak bir yıl sonra, ilk kez heyet karşısında anlatabiliyorum — bu süreç bir 'dertleşme' oldu. Ben dahil birçok kişi polis operasyonu marifetiyle evimizden alındık. 'Şöyle bir argüman vardı bilirsiniz: "alın bunları derdinizi karakolda anlatırsınız" meselesi. Bu da "alın bunları derdinizi ağır ceza mahkemesine anlatırsınız" süreci oldu.'
11:45
11:50
Devlet memuru tercihim bana ailemden miras Sayın Başkan. Babam, amcalarım dâhil benim ailemde soyadı Alpay kimse ticaretle uğraşmadı, herkes devlet memuru. Hesap veririm, cevap veririm; ama şimdi tutukluyken işlemediğim suçların bir taraftan peşine çekiliyorum. Herkesin 'tutuklu, acaba suç mu işledi' demesine kahroluyorum.
Aile devlet memuru / suç gelirleri reddi
12:00
12:35
Fiyatlara ya da döküme müdahale etmem imkânsız. Bunu onaylayacak ya da reddedecek olan Belediye Meclisi seçilmişlerin olduğu; o dönem zaten farklı parti, Meclis'te de çoğunluk başka bir parti. Meclis'e ben nasıl etki edeceğim bu konuda? 'Bunun fiyatını yükselteceğiz, düşüreceğiz.' İlk soracakları husus 'Senin ne işin var?'
İBB Meclisi siyasi çoğunluk argümanı
12:45
13:00
Kendime yönelik etkin pişmanlık ifadesi veren iş insanı Selim Özderya, 2011'den beri 92 adet İBB ihalesine katılmış. Özderya'nın 'Trabzon Havalimanı'nda karşılaştıklarında kendisine "dava sitemi" yapıldığı' iddiasına ise net yanıt verdim: 'Benim annem ve babam Trabzon'da yaşıyor. Yoğun çalışma tempomdan dolayı onlarla görüşemiyorum; bazı hafta sonları özellikle Trabzonspor sevdam nedeniyle maçları bahane ederek oraya giderim. Selim Bey'i göreceğim diyeceğim ki "dava mı açıyorsun?" Biz şampiyon olacağız evladım şampiyon. Benim böyle bir ortamda mahkeme gündemim olmaz.' Baz kayıtlarımın da iddia olarak ortaya konduğunu görüyorum; ancak bu baz kayıtları İBB'nin Kasımpaşa binası ya da ailemin evinin hemen yanında bulunan Trabzonspor Stadyumu gibi yerlerden tutulmuş. Selim Bey Koza Plaza'daysa, ben de E-6'tan geçiyorsam baz veriyor — günümün uzun bir kısmını yollarda geçiriyorum; ne zaman geçsem Selim Bey şirketindeyse buradan baz veriyoruz. Selim Bey evdeyse, iş yerindeyse herkes baz veriyor; bu sabah otobanı kullanıp buraya gelenler de evdeyse evden, iş yerindeyse iş yerinden baz veriyor. İddia edilen tarihlerde bir araya gelinmemiş, telefon kaydımız da yok — nasıl olacak bu şey?
13:02
Tutuklanmama neden olan 140 numaralı eylem (Raylı Sistemler ihaleleri) iddianame çıktığında bu eylemde şüpheli olarak dahi yer almıyor; konu dava dışı kalmış. 59 numaralı eylemle ilgili sanık yapılmama rağmen 300 sayfalık dosya eklerini, polis fezlekesini ve iddianameyi defalarca taramama rağmen kendi ismime veya kendime yönelik somut bir fiile rastlamadım. 139 numaralı eylemle de bir kişinin soyut beyanları dışında hiçbir delille suçlanmadan karşınızdayım. Belediyenin resmi yönetim şeması, iddianamede bir 'suç örgütü şeması' gibi yansıtılmış. Ben niye tutukluyum — sadece 'Genel Sekreter Yardımcısı' unvanına sahip olduğum için mi?
13:05
13:08
Bir şey söyleyeyim, ilk kez burada söylüyorum: iddianamenin 3230. sayfasında 'Şüphelilerin alınan ifadelerinde üzerine atılı suçları kabul etmedikleri anlaşılmaktadır' denilmektedir. Evet suçu kabul etmiyorum, ama bunu hiç sorma — öyle bir şey yok. İhalelerle ilgili olarak da şunu söyleyeyim: ihaleyi kimse kimseye vermez ya da almaz; hukuken böyle devam eder, bu terimler bile çok şey. Mesela Unkapanı Köprüsü; işin bedelinin yüzde 80'i yer altı. Böyle bir ihaleyi devam ettiremezsiniz, normal teknik olarak. Dolayısıyla bunun da iptali başkanım teknik. Kanunların sınırının dışında benim hiçbir ilişkim olmamıştır; bu nedenle herhangi bir kişinin ya da firmanın benimle ve kurumla ilişkisi de kanunlar çerçevesinde kalmıştır.
15:10
Ben bu 59 numaralı eyleme, yani Cebeci'ye nasıl dahil olduğumu henüz çok fazla anlamış değilim. 139. eylemde olduğu gibi burada da soruşturma aşamasında tarafıma yöneltilen hiçbir iddia olmadı. Dile kolay 8 gün gözaltı ve 5 buçuk aylık tutukluluk süresince, iddia makamı tarafından bu kadar önem atfedildiği anlaşılan bir olaya ilişkin ifademe başvurulmadı, savunmam alınmadı. Soruşturmada kolluk tarafından hazırlanan fezleke 100 sayfayı aşmaktadır; 59 A, B, C diye açıp bakıyorum, burada da bir şey yok — ne var ki iddianame şüphelisi haline geliyorum. Aslında garip olan ifademin alınmamasından ziyade eyleme eklenme biçimim. Cebeci maden bölgesinde valilik, Bakanlık ve Sultangazi Belediyesi süreci yakından takip etmiş; MAPEG ile İsfalt arasında iş yüklenici idari sözleşmesi yapılmış, İBB de daha önce MAPEG'le imzaladığı projenin müellifi olmuş. Ancak burada maden bölgesinin İBB'ye teslim edilmesi gibi bir durum yok; valilik, Bakanlık ve diğer kurumlar zaten bu işin içindeydi. Bölge madenciliği kontrolsüz, can ve mal güvenliği açısından sorunların hat safhaya geldiği bir alana — tam bir gecekondu alanına — dönüşmüştü; 10 dakika gösterilen mesafeden ben 2 saatte çıkamıyorum, yollar çok kötü, kamyonlar sürekli çalışıyor. İBB'nin proje müellifliğine dair imzalanan protokolle Cebeci maden bölgesinin yerleşim alanlarıyla ilişkisi kesildi; yerleşim alanlarının ulaşımı artık bölge içinden değil, yeni yapılan direkt bağlantı yollarıyla sağlanıyor. Ben bu eyleme sanki paraşütle inmişim. Komisyondan bilgi, varsa talimat alırım; toplantılar Vali'nin başkanlığında yapılır.
Eylem 59
Cebeci Maden Sahalarının Kaçak Hafriyat Döküm Alanı Olarak Kullanılarak Kamu Zararına Neden Olunması ve Suç Gelirlerinin Aklanması İddiası
İddia
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul'daki hafriyat döküm alanlarını sistematik olarak kontrol altına alarak kamu gelirlerini "SİSTEM" adını verdikleri özel bir yapıya aktarmıştır. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun koordinesinde, İBB iştirakleri İSTAÇ ve İSFALT paravan olarak kullanılmış, fiili operasyonlar ve gelirler Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri tarafından yönetilmiştir. Şemaya göre, Cebeci Maden Sahası gibi ruhsatsız alanlara kaçak döküm yapılmış ve bu faaliyetlerden elde edilen milyarlarca liralık gelir, İBB'nin kasasına girmek yerine örgüte aktarılmıştır. Soruşturma kapsamında, sadece Cebeci bölgesindeki kaçak dökümden yaklaşık 30 milyar TL'nin üzerinde suç geliri elde edildiği ve Murat Gülibrahimoğlu'nun hesaplarına kaynağı belirsiz 4 milyar TL'den fazla para girdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, toplam 185.877.621 ton kaçak döküm yapılarak yaklaşık 31 milyar TL'lik kamu geliri kaybına ve 80 milyar TL'lik maden rezervi zararına yol açılmıştır. Bu eylemlerle şüpheliler, Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık (TCK 158), Çevrenin Kasten Kirletilmesi (TCK 181), Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK 282) gibi suçlarla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer ve Cem Çelik gibi şüphelilerin ifadeleri ile BDDK, ÇŞİDB ve Vergi Denetim Kurulu raporlarına dayandırmaktadır.
Atıfta Bulunulan Deliller
Eylem 59 Kapsamındaki Tanık ve Şüpheli İfadeleriVergi Denetim Kurulu Raporu (06/05/2025)
Kendi Savunması
- ·2018 tarihli İBB-MAPEG protokolü kapsamı sadece altyapı, yol ve dere ıslahı hizmetleri için imzalanmıştır; madencilik faaliyetleri Fen İşleri'nin görev alanı dışındadır ve protokol metninde 'İBB'ye verildi' şeklinde bir ibare bulunmamaktadır.
- ·Cebeci projesi 2017'de hazırlanıp 2019'da TEİAŞ, Kuzey Marmara Otoyolu, orman alanları, Kırkçeşme su yolları ve Cebeci Antik Mağarası gibi engeller nedeniyle Prof. Dr. Atiye Tuğrul koordinatörlüğünde revize edilmiş; 2023'te geçici kabulü yapılmıştır, kararname dışı bir faaliyet söz konusu değildir.
- ·Maden Komisyonu üyeliği yalnızca bilgi alma ve talimat aktarma amaçlıdır; icra yetkisi taşımaz ve Yatırım İzleme Komisyonu kanalıyla denetim İBB Başkan Yardımcılığı'na bağlı yürütülmüştür.
Atıfta Bulunulan Deliller
2018 İBB-MAPEG ProtokolüProf. Dr. Atiye Tuğrul koordinatörlüğündeki 2019 revizyon raporu2023 geçici kabul tutanağıBilirkişi raporu (protokol içeriğine ilişkin)
Müdafi Savunması · Arif Gürkan Alpay
- ·İBB'nin Cebeci'deki rolü kaçak hafriyat dökümü değil; MAPEG'le 2018 sonunda imzalanan 'Çevre Koruma ve Altyapı Yatırımları Kontrolörlüğü' protokolü çerçevesinde İSFALT'ın yaptığı altyapı, yol, sütre ve ağaçlandırma imalatlarının kontrolüdür; ihaleyi yapan ve maden sahasını işleten İBB değil MAPEG'dir.
- ·Sahanın denetimi büyük ölçüde MAPEG, TEİAŞ, Sultangazi Kaymakamlığı/Belediyesi ve Prof. Dr. Atiye Tuğrul koordinatörlüğündeki müşavirlik tarafından yürütülmüş; Atiye Tuğrul'un Aralık 2022 ara raporu TEİAŞ alanındaki ıslahın 'güvenli, çevre ile barışık, sürdürülebilir kullanımda büyük ölçüde yeterli' olduğunu tespit etmiş, üstelik Ferhat Sayın'a yazdığı yazıda madencilik faaliyetlerinin proje koordinatları dışında kaldığını bildirmiştir.
- ·Maden Bölgesi Komisyonu gizli bir yapı değil, ilgili yönetmelik çerçevesinde Valilik, belediye ve ruhsat sahibi temsilcilerinden oluşan dört kişilik bir kurul olup müvekkil komisyona 9 Ağustos 2021'de Vali tarafından görevlendirilmiştir; saha gezileri Vali, Vali Yardımcısı ve Kaymakam katılımıyla Valilik Instagram hesabından dahi paylaşılmıştır.
- ·Meclis kararlarıyla döküm fiyatlarının fahiş arttırıldığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır; ilgili kararlar 2018-2021 arasında muhalefet grubunun da iştirakiyle oybirliğiyle alınmış olup Çevre Koruma Daire Başkanlığı yazısında da usulüne uygunluğu teyit edilmektedir.
- ·Müvekkilin yayla yolu, orman alanı veya BDDK/MASAK raporlarıyla hiçbir bağı yoktur; 'milyarlarca TL kamu zararı' ve '80-110 milyar TL maden zararı' rakamları en yüksek değer üzerinden manipülatif şekilde üretilmiş, hileli hareket ve karşılıklı menfaat ilişkisi somutlaştırılmamıştır.
Atıfta Bulunulan Deliller
İBB-MAPEG Çevre Koruma ve Altyapı Yatırımları Kontrolörlüğü Protokolü (2018)Prof. Dr. Atiye Tuğrul'un 01.12.2022 tarihli ara raporu (TEİAŞ alanı imalatlarının yeterliliği)Atiye Tuğrul'un Ferhat Sayın'a yazdığı yazı (madenciliğin proje koordinatları dışında kaldığı tespiti)Maden Bölgesi Komisyonu kararları (04.01.2019 teşkil kararı, 06.06.2023 ve 12.12.2023 toplantı tutanakları)Vali, Vali Yardımcısı Mehmet Süheyl Üçer, Kaymakam ve Murat Gülibrahimoğlu'nun katıldığı saha gezisi görselleri (Valilik Instagram)Murat Gülibrahimoğlu imzalı TEİAŞ'a yazı ve TEİAŞ'ın olumlu cevabıÇevre Koruma Daire Başkanlığı'nın meclis kararlarına ilişkin cevap yazısıSultangazi Kaymakamlığı ve Belediyesi'nin yol yapımı toplantı tutanağı (25.07.2024 CİMER şikayetleri tutanağı dahil)Cansu, Nergis ve Metin Bey'in (diğer müdafiler) sundukları belgeler
Çürütülen Deliller
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu (16.08.2024)
Eylem 117
İBB Reklam Alanlarının Ecrimisil Yöntemiyle Usulsüz Tahsisi ve Kamu Zararına Neden Olunması İddiası
İddia
İddianameye göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne (İBB) ait veya üçüncü kişilere ait açık hava reklam mecralarını ihalesiz bir şekilde ve yönetmeliklere aykırı olarak yandaş şirketlere tahsis etmiştir. Savcılık, bu usulsüz kullanımın, normalde yapılması gereken ihaleler yerine, çok daha düşük bedelli "ecrimisil" (işgal tazminatı) tahsilatı ile gizlendiğini ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığını iddia etmektedir. Şüpheli Murat Ongun'un organizasyonuyla yürütüldüğü iddia edilen sistemde, İBB iştirakleri olan Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'nin, reklam şirketlerinden "tasarım bedeli" gibi gerçek dışı hizmetler için muvazaalı sözleşmelerle para topladığı ve bu paraların bir kısmının Genç Popülist Medya gibi şirketlere aktarılarak örgüte fon sağlandığı öne sürülmektedir. İddianame, İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından hazırlanan 16.08.2024 tarihli ve 166-2 sayılı Tevdi Raporu'na atıfta bulunarak, bu yöntemle toplam 260.755.555,00 TL + KDV kamu zararı oluştuğunu belirtmektedir. Eylem kapsamında Ekrem İmamoğlu, Murat Ongun, Can Akın Çağlar, Buğra Gökçe gibi çok sayıda üst düzey İBB yöneticisi ile aralarında Kaan Ketenci, Rauf Cem Istranca ve Eyüp Subaşı'nın da bulunduğu şirket yetkilileri şüpheli olarak yer almaktadır. Savcılık, iddialarını Mülkiye Teftiş Kurulu raporu, itiraf niteliğindeki şüpheli ifadeleri ve tanık beyanlarına dayandırmaktadır. Şüpheliler hakkında TCK 158/1-e (Nitelikli Dolandırıcılık) ve örgüt lideri/yöneticileri için TCK 220 (Suç Örgütü) maddelerinden cezalandırılmaları talep edilmektedir.
Kendi Savunması
- ·Etüt ve Projeler/Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nün yetki alanı yalnızca özel mülkiyetteki alanlardır; kamuya ait alanlarda yapılan ecrimisil tahsisi ve denetimi bu müdürlüğün ve dolayısıyla kendisinin sorumluluğunda değildir.
- ·Reklam alanlarına 1 yıl süreyle izin verilmesi uygulaması 2005'ten beri süregelen kurumsal bir teamüldür; yönetmelikteki 2 yıllık üst sınırın altında kalan bu pratik usulsüzlük değil olağan idari tercih oluşturur.
- ·Mülkiye Müfettişliği tevdi raporundaki spesifik 10 maddelik somut eylem listesi tek tek çürütülmüş olup, iddianamenin bu eylemde isnat ettiği genel sorumluluk şemasıyla örtüşmemektedir.
Atıfta Bulunulan Deliller
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu (16.08.2024)2005 tarihli reklam mecraları yönetmeliği ve teamül belgeleriEtüt ve Projeler Müdürlüğü görev tanımı belgeleri
Müdafi Savunması · Arif Gürkan Alpay
- ·İddianamede müvekkilin reklam alanlarıyla ilgili 'Gürkan Alpay şunu yapmıştır' biçiminde somut bir icrai hareketi yer almamakta; suçlama sadece eşinin beyanı ve özel reklam alanlarına ilişkin olmayan bir Bakanlık başvurusu üzerinden çıkarsama yoluyla kurulmaktadır.
- ·Reklam izinleri, müvekkilin tek başına karar almadığı, farklı idari yetkililerden oluşan bir komisyonun emsale ve teamüle dayalı olarak verdiği kararlardır; izin sürelerine ilişkin yüzde dağılımı önceki yönetim dönemiyle karşılaştırıldığında bir kasıt veya hileli hareket görülmemektedir.
- ·Listelere ve saha denetimine ilişkin müvekkilin yetkisi bulunmamakta, bu yetki kademeli olarak başka birim amirlerine aittir; nitelikli dolandırıcılık için aranan 'hileli hareketin tamamı' iddianamede tanımlanmamış, müvekkile yönelen ayrıca bir talimat, ihmal veya kasıt iddiası gösterilememiştir.
Atıfta Bulunulan Deliller
İBB Kentsel Tasarım Müdürlüğü reklam izin komisyonu kararları ve emsaliyet kayıtlarıÖnceki yönetim döneminin (2017 öncesi) izin süresi karşılaştırma verileriMüvekkilin görev tanımı ve yetki çerçevesine ilişkin İBB iç yazışmaları
Çürütülen Deliller
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu (16.08.2024)
Eylem 139
Müteahhit Selim Özderya'dan İBB'deki Alacaklarının Ödenmesi Karşılığında Rüşvet Alınması İddiası
İddia
İddianameye göre, müteahhit Selim Özderya'nın İBB'deki alacaklarının ödenmesi ve işlerinin devamlılığının sağlanması karşılığında, İMAMOĞLU suç örgütü yöneticileri ve üyeleri tarafından kendisinden rüşvet alındığı iddia edilmektedir. İddiaya göre, şüpheli Fatih Keleş rüşvet talebini ilk dile getiren kişi olmuş, kardeşi Zafer Keleş paraların tahsilatını ve naklini organize etmiştir. İBB Genel Sekreter Yardımcıları Cemal Ufuk Karakaya ve Arif Gürkan Alpay'ın da farklı zamanlarda, deprem yardımı ve gıda kartı talepleriyle rüşvet mekanizmasına dahil oldukları iddia edilmektedir. Savcılık, bu eylemlerin örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun bilgisi ve talimatı doğrultusunda gerçekleştiğini öne sürmektedir. İddianameye göre Özderya'nın, İBB'deki alacaklarını tahsil edebilmek için bu taleplere boyun eğerek 2022-2024 yılları arasında Kayabaşı'ndaki şantiyesinde ve Florya'daki İBB Başkanlık Konutu'nda Zafer Keleş'e peyderpey toplam 25.000.000 TL nakit rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Ayrıca, Arif Gürkan Alpay'ın talebiyle yaklaşık 3.450.000 TL değerinde gıda kartı temin ettiği de öne sürülmektedir. Savcılık, Selim Özderya'nın paraları zorla verdiği yönündeki beyanlarına itibar etmeyerek, eylemin karşılıklı anlaşmaya dayalı bir rüşvet suçu olduğunu ve bu yolla kamunun zarara uğratıldığını, İMAMOĞLU suç örgütüne finansman sağlandığını iddia etmektedir. Şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet), TCK 220 (Suç Örgütü) ve TCK 43 (Zincirleme Suç) maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Savcılık iddialarını temel olarak şüpheli Selim Özderya'nın itiraf niteliğindeki beyanlarına, bu beyanları desteklediği öne sürülen HTS ve baz istasyonu kayıtlarına, banka dekontlarına ve kolluk araştırma tutanaklarına dayandırmaktadır.
Kendi Savunması
- ·İddianın temeli Makro firmasının A101 ile arasındaki ticari ilişkiye dayanıyor; Alpay'ın bu ticari işlemle herhangi bir kişisel veya kurumsal bağı kanıtlanamamış, gıda kartı dekontları talep zinciriyle ilişkilendirilememiştir.
- ·Selim Özderya 24.06.2025 tarihli ifadesinde 2020-2021 yağmur suyu ve baca ızgara ihalesinde yasaklı firmanın kaldırılması argümanına dayanıyor; ancak bu ihale Danıştay 13. Daire kararları ve 2018 Selimpaşa Kavşak iptal silsilesi ışığında zaten hukuki sürece girmiş, kişisel müdahale söz konusu olamayacak bir dosyadır.
- ·Dosyadaki 62-65 baz kaydı 5-6 yıllık süreçte Koza Plaza (Özderya'nın şirket adresi) ve Bahçeşehir gişeleri (Alpay'ın ev güzergâhı) etrafında yoğunlaşmaktadır; bu lokasyonel örtüşme E-6 üzerinden günlük geçişlerden kaynaklanan rutin baz teması olup görüşme delili değildir.
Atıfta Bulunulan Deliller
Selim Özderya'nın 24.06.2025 tarihli ifadesi (tutarsızlık vurgusu)HTS-Baz analiz raporları (62-65 kayıt)Danıştay 13. Daire kararları (Selimpaşa Kavşak ve 2020-2021 ihale silsilesi)Gıda kartı dekontları (talep zinciriyle ilişkisizliği)
Müdafi Savunması · Arif Gürkan Alpay
- ·Özderya'nın beyanı kendi içinde rüşveti değil 'zekât / hayır işi' olarak nitelendirdiği bir teslimi anlatmakta, üstelik kartların müvekkile teslim edildiğine veya örgüt tarafından kullanıldığına dair tek delil A101'e gönderilen dekontlardır; teslim, kullanım ve göreve ilişkin karşılıklılık zinciri yalnızca dekontlarla varsayım yoluyla kurulmaktadır.
- ·Eylem 7 olarak geçen iki ayrı tezkere versiyonunda müvekkil sonradan eklenmiş olup HTS, baz ve tarih analizleri Fatih Keleş ve yeğeniyle örtüştürülmek üzere kurgulanmıştır; iddia edilen Ramazan öncesi TEM/Kasımpaşa teslimlerine ilişkin müvekkilin tarihlerinde herhangi bir HTS kaydı bulunmamaktadır.
- ·Rüşvet suçunun maddi unsuru olan 'karşılıklılık ilişkisi içindeki göreve ilişkin menfaat' kurulmamıştır; Özderya'nın üç ayrı hukuki süreci bağımsız mahkemelerce sonuçlanmış, müvekkile karşı açılmış bir dava bulunmamış ve müteahhit kısa süre önce 2,8 milyar TL'lik yeni karayolu ihalesi almıştır; iddianame baskı/irtikap yorumunu dahi reddederek rüşvet olarak nitelendirmektedir.
Atıfta Bulunulan Deliller
Selim Özderya'nın savcılık ifadesi ve A101'e gönderilen banka dekontlarıMüvekkile ilişkin iki ayrı tezkere versiyonu (müvekkilin sonradan eklendiğini gösteren)Özderya'nın hukuki süreçlerinin İBB ve müvekkil dışındaki mahkeme kararlarıÖzderya firmasının güncel karayolları ihalesi kazanımına ilişkin kamuya açık veriler
Çürütülen Deliller
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği Tevdi Raporu (16.08.2024)
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.
