35. Duruşma Günü · 11 Mayıs 2026
← Duruşmada gör
11:40

“28 yıllık kamu personeliyim; tüm İstanbul'un sorumluluğunu taşıyorum. Adli kontrol altında bulunduğum dönemde dahi yurt dışına gitmedim — ilk gözaltı sürecinden sonra adli kontrolle serbest bırakılmıştım; ancak 25 gün sonra aynı gerekçelerle tekrar evimden alınarak tutuklandım. Hayatım boyunca derslerimden hiç kalmadım — "çift dikiş" yapmadım; ama 50 yaşımdan sonra 'çift dikiş' tutuklandım. Emniyette bana meslektaşım İBB Genel Sekreter Yardımcılarından Gürkan Akgün ile aramda 3 yılda geçen 11 bin 60 TL hesap hareketi soruldu; 'Bu 11 milyon 600 mü diye kendime sordum, ama benim hayatımda öyle bir para yok. Bir baktık, hakikaten 11 bin 60 lira bir para. Bunlar soruldu ama iddianameye bile eklenmedi.' Kültür AŞ Genel Müdürü Serdal Taşkın ile aramda pandemi yardım kolisi nedeniyle geçen 1.500 TL'lik transfer de soruldu. Tüm hesap hareketlerim incelendiğinde suç unsuru gibi sunulan toplam para 12.560 TL — 11.060 TL'si Akgün'le 'hak geçmesin' diye paylaşılan yemek/uçak bileti, 1.500 TL'si pandemi kolisi. Kamu görevlilerinin yargılanma usulü olan 4483 sayılı Kanun baypas edilerek doğrudan ağır cezalık suçlamalarla tutuklanmam 'adaletin sağlanamaması'dır; derdimi ancak bir yıl sonra, ilk kez heyet karşısında anlatabiliyorum — bu süreç bir 'dertleşme' oldu. Ben dahil birçok kişi polis operasyonu marifetiyle evimizden alındık. 'Şöyle bir argüman vardı bilirsiniz: "alın bunları derdinizi karakolda anlatırsınız" meselesi. Bu da "alın bunları derdinizi ağır ceza mahkemesine anlatırsınız" süreci oldu.'”

Duruşmanın tamamını gör →