Savunma

Arif Gürkan Alpay Müdafi Ahmet Kemal Kumkumoğlu Savunması

Müdafi savunması·Arif Gürkan Alpay·11 Mayıs 2026 · Kaynak

Şimdi savunmama başlamadan önce Savcı Bey'in sorularıyla ilgili birkaç yorumda bulunmam gerekir. Müdahale etmek istedim esasen ama siz görmediniz, önemi de yok. Müvekkil zaten bütün içtenliğiyle, soruları cevapladı. Öncelikle şunu düzeltmek istiyorum; Savcı Bey, kesinlikle Çevre Koruma ile yaptığı yazışmalardan Savcılık olarak gelen cevaplarda da göreceksiniz; Çevre Koruma da MAPEG, TEİAŞ, sonradan oluşan TEİAŞ bölgesine ilişkin konuyu farklı farklı adlandırıyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Hatta ÇED raporu olarak geçen Çevre Şehircilik raporunda da karışıklık, yani aynı konu birkaç farklı isimle adlandırılıyor. Yani burada aslında müvekkilin açıkladığı, gerçekte olan projenin yani İBB ile ilgili projenin adı Çevre Koruma ve Altyapı Yatırımları ve Onun Kontrolörlüğüne İlişkin. Dolayısıyla konuya ilişkin bir düzeltme yapmak isterim. Yani bu Genel Sekreter Yardımcılığı tarihini iletti. Fen İşleri'ne bağlandığına ilişkin Genel Sekreter Yardımcısı olduğu tarihte, o tarihten itibaren Fen İşleri Daire Başkanlığı ona bağlı. O daire başkanlığının ilgili Genel Sekreter Yardımcılığına bağlanma tarihi 2013.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi bir de uçaklara ilişkin çok ufak bir açıklama yapmak istiyorum. Şimdi Sayın Savcı'nın sorduğu Âdem Soytekin beyanında geçen uçuş... Müvekkil de anlattı ama tarihi belli değil, 2021 yılı. Siz dosya arasına aldınız. Yani neden bilmiyorum Sivil Havacılık'tan aldığınız cevaplarda 2023 sonrası uçuşlar var. 2023 öncesi uçuşlar yok. Bakarsanız görebilirsiniz. O da enteresan bir konu. Ben zaten siz sormasanız ben aynı soruyu müvekkile soracaktım bunu anlatabilmesi için ama siz sorunca nedense detaylar biraz heyecanla dinleniliyor. Şimdi 2021'deki uçuşta müvekkil maça gidiyor. Maçta belirttiği gibi olay neticelendiği için 'Ya işte erken çıkmanıza gerek yok, zaten bu uçak dönecek, onunla gelebilirsiniz.' O uçuşla dönüyor. Bakın, arada bu kadar yıl var; 2021, 2022, 23... 2024'ün sonunda bir daha yine bir Trabzonspor maçı için günübirlik gidip geliyor. Arada hiçbir şekilde böyle bir uçuş yok. Bu çok önemli çünkü müvekkil bir şey söyledi; 'Ben babamı tanımam.' Hassas bir konu. Kamu görevlisi kimliği bünyesinde erimiş onunla hemhal olmuş bir insan. Dolayısıyla bu konularda hassas. Kendisi 2023 tarihinde anlattığı üzere ilgili projenin geçici kabulü... Bakın ilgili proje de bu arada 'nun maden hafriyat vesaire o olaylarıyla ilgili değil esasen. İSFALT'ın kontrolü. Ama bu silsileyi bile gözeterek o süreçlerde kesinlikle böyle bir eylemi yok. 2024'e ilişkin de dediğim gibi tek bir gidiş geliş günübirlik uçuşu var.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ama işte bu maalesef birazdan da değineceğim, çok fazla önem atfediyorsunuz yani bu ilgili beyanlara. Yani etkin pişmanlık mı diyelim, itiraf mı diyelim, iftira mı? Çok fazla önem atfediyorsunuz. Şimdi o önemi atfetmeniz bazen çok trajik bazen de trajikomik şeylere neden olabiliyor. Yine sorduğunuz soruyla bağlantılı olarak ben şimdi iddianameyi açıyorum. O kadar güzel ki, ben şimdi birazdan değinecektim beyanımda ama burayı özellikle bu kadar iyi vurgulayamazdım sormasaydınız. Şöyle geliyor ifade; Âdem Soytekin uçuşta olanları sayıyor, siz de dediniz ya kim vardı diye... Müvekkil hatırlamıyor. Müvekkilin hatırladığına göre bu arada uçuşta değil mesela İSFALT Genel Müdürü, havalimanında gelmiş oluyor. Âdem Soytekin belki yanlış hatırlıyor ama bilemiyoruz. Onun da bir önemi yok zaten, konunun özüyle bir ilgisi yok. Esas bu beyanın da olaylarla ciddi bir bağlantısı yok.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bakın ifade şöyle geliyor Sayın Savcı, Sayın Heyet; 'Hatta işte bu uçuşta hafriyat konusu gündeme geldi. Hatta bu konularla ilgili , ile çok ilgilendi.' ile çok ilgilenmesinin sebebi 'ın İBB'deki görevinden kaynaklıydı. Şimdi öyle bir ifade alış biçimi ki, belli ki bir soru var sonrası... Ne demek ilgilendi? İşte görevinden kaynaklıydı. Şimdi bu anlatımda şey beklersiniz değil mi? Sonrasında şu konuşuldu, bu oldu, iş bağlandı... Yok! Sonrasında hiçbir şey yok.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bunu yine beraber Trabzonspor maçına gittiğimiz bir maçta aralarında geçmişlerinden kaynaklı yapmış oldukları tartışmaya şahit olduğumdan dolayı öğrendim. Bu cümlelerin bize karşı bir tarafı yok. Müvekkille alakası yok. Yani özetle ben bunları okuduğum zaman şu soruyu sormak isterdim: müvekkille ilgilenmiş mi? Espri yapıyorum ama gerçekten burada sorulabilecek tek soru bu. 'Çok ilgilendi.' 'Neden ilgilendi?' 'Görevinden dolayı ilgilendi.' E sonra ne oldu? Bir şey olmadı. Zaten sonrasında bir şey olmadı. Ta ki az önce belirttiğim gibi ilgili komisyonda kendisi görevlendirilene kadar. Bunu da vurgulamak isterim. Yani bu açıdan siz zaten gerekli yazışmaları yaparsınız orada, dosya arasına alırsınız.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi Sayın Başkan, Sayın Heyet, Sayın İddia Makamı; biz esasen müvekkil savunmaları çerçevesinde kalacağız bu beyanımızda. Burada bir esasa ilişkin savunma yapma niyetimiz yoktur. Maalesef bu dosya bizi biraz zorluyor, sizi de zorluyor. Ama sizin zorlanmanızın payı biraz da sizde yani iddianamede. İşte burada gerekli eleştirileri biz daha sonradan yapacağız zaten. Biz savunmamızda neye değineceğiz? Müvekkilin anlattıklarıyla ister istemez esasa ilişkin bazı beyanlarda bulunmamız gerekiyor ama açık söyleyeyim temel amacımız müvekkilin beyanlarıyla paralel gitmek ve bu sorguyu bu şekilde sonlandırmak. Ne yapacağız, ne anlatacağız? Bir; aşamalara ve sürece ilişkin genel bir değerlendirme yapacağız. İki; eylemlere ilişkin değerlendirmelerimiz olacak. Üç; örgüte ilişkin... En sonunda da genel müvekkilin genel durumuna ilişkin esaslı bir beyanımız olacak.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi Sayın Başkan, siz sözlü olarak tahliye talebi aldığınız zaman ben esasen bir giriş yapacağım. Müvekkil de özetle... Müvekkil burada oldukça detaylı anlattı. Şimdi o nedenle ben oradaki bütün detayları tekrar tekrar anlatıp sizi boğmak istemiyorum. Fakat işin çarpıcı tarafı yani bu iddianame kapsamında müvekkilin suçlanıyor olması gerçekten çok çarpıcı. Şimdi tekrar şunu hatırlayalım: Müvekkil dosyada sevk yazısını alınca gördü dedik. Sevk yazısını almadı, daha önce de açıklamıştım. Biz soruyoruz Sayın Hâkim'e çünkü bize verilmiyor. Ve Sayın Hâkim Sulh Ceza Hâkimi önündeki kâğıttan okudu. Müvekkilin belirttiği gibi görevi nedeniyle, Genel Sekreter Yardımcısı olması nedeniyle bu suçun işlendiğini ve milyarlarca TL kamu zararına neden olduğunu ifade ediyor. Sonra dedik ki 'Peki eylem? Eylem nedir, somut isnat nedir?' O da dedi ki 'İşte avukat bey okuyorum.' Ben de sordum, 'Somut yani özelde ne söyleniyor?' Yok, özel bir şey, genel. Gerçekten de bu çok çarpıcı. Yani hem bu dosyadaki durumunuza ilişkin hem de bu dosyanın aslında içeriğinde genel olarak tanık beyanlarında karşılaştığımız duruma ilişkin çok çarpıcı bir vakaydı.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Farklı bakış açısı getiriyor müvekkilim adına. Tabii genel bir savunma... Yani çünkü özelde söyleyebileceğim şu konu; burada gerçekten Cebeci Bey'in, Gürkan Bey'in müstakilce geldiği bir soru sorması falan... Yani danışmanlık raporu alacaktı kendisinden. Çünkü konu ancak bu kadar şey... Yani kendi uzmanlıkları çerçevesinde cevap verdi.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Az önce belirttiği kişiler —yani nezarethanede tanıştığı kişi var ya kardeşiyle vesaire— Yapı Merkezi'nin sahipleri. Onlar da konuyu... Aynı dalgada alınanlar. Ama burada da yine çok önemli bir husus daha var; 'milyarlarca TL zarar'. Ya bence gerçekten bu 'milyarlarca TL' bir daha kullanılmamalı. Yani hoş, kullanılmayınca da ne olduğunu Cebeci dosyasında gördük. Yine milyarlarca gelebilecek afaki... Sayılar havalarda uçuşuyor, en az onun kadar garip.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Fakat şimdi gelinen noktada bu eylemden sanık değiliz. İnsan şunu düşünmeden edemiyor; iki defa gözaltına alınmış. İlk eylemde iki farklı konu sorulmuş kendisine. Sonra bir sonraki dalgada dört farklı ihale sorulmuş; bir tanesinden tutuklanmış. Acaba şunu söyleyebilir miyiz; savunma şansı verilseydi bu eylemler olmayabilir miydi? Bilmiyorum. İnanın bilmiyorum. Çünkü savunma açısından biz bu anlamda, özellikle de gizlilik kararı varken çok çaresiz kaldık. Sonrasında da burada sizin sürecinizin uzaması nedeniyle başka bir çaresizlik yaşadık. Ama inanın bilmiyorum; çünkü İddianame'yi tanzim eden savcılık da bu anlamda... Kararını son dakikaya kadar eylemler bakımından ve müvekkil bakımından bir türlü verememiş, onu biz görüyoruz İddianame'de. Bir 'joker' aparat gibi kullanılmış kendisi.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi İddianame'ye ilişkin eleştirileri meslektaşlarım çok detaylı olarak yaptı. Ben de dediğim gibi burada olabildiğince az tekrara düşmek istiyorum. Bu nedenle şunu herhalde söylemeden geçemeyiz; gerçekten bu siyasi bir İddianame. Bunu da ben söylemiyorum, İddianame'nin kendisi söylüyor. Yani kullandığı ifadelerle, hedeflemesiyle... Gerçekten siyasete bu kadar temas eden ben açıkçası başka bir İddianame hiç hatırlamıyorum. Tabii ki siyasi yargılamalar olmuştur ama bu kadar siyasetin göbeğine oturan bir yargılamayı ilk defa bu davada görüyorum. Şimdi bir de şunu görüyoruz; bu soruşturma sürecinin ve İddianame'nin omurgasını etkin pişmanlıkçılar oluşturuyor. Onların beyanları oluşturuyor. Dolayısıyla ben az önce o yüzden söyledim Sayın Savcı'ya; bunlara bu kadar değer atfetmeyin. Bu savrulmaların nedeni o. Bazı savrulmalar da bu arada savcılık makamı açısından da olabilir. Etkin pişmanlıkçıları bu anlamda birçok beyan dinledik; sorularıyla yönlendiriyor da olabilirler. Ama sonunda vardığımız yer gerçekten hem hukuken hem vicdanen ve maddi gerçeklik bakımından çok bir şey ifade etmiyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Hele hele tutanaklar bu dosyada hiç tartışılmamış. Dosyaya zaten olanlar bile alınmamış; yani olduğu bilinen, tarafların sunduğu deliller bile dosya içerisinde değil. Bunu bir kenara koymak isterim. Burada bizim müvekkil bakımından önemli olan başka bir husus daha var İddianame'de; o da şu: Burada gerçekten kişiler fiile gidiyor. Yani normalde bir fiil olur, oradan kişiye gitmeye çalışırsınız. Burada tam tersi bir süreç söz konusu. O nedenle de zaten sürekli böyle bir tahkik var; 'Acaba Gürkan Alpay'ı hangi eyleme koyabiliriz?' Biz onu hissediyoruz. Yani zaten herhalde bu anlatımdan da başka bir şey hissetmemiz, algılamamız beklenemez diye düşünüyorum. Yani o anlamda kişiler önce belirleniyorsa —burada çok kıymetli meslektaşlarım da belirtti— yani ben bu alana öğrenci olarak dahi ilgi duymaya başladığım 2009 yılından itibaren... Bakın o tarihlerde İstanbul'da Uluslararası Ceza Hukuku Derneği'nin Genel Kongresi düzenlenmişti 2009'da. Türk Ceza Hukuku Derneği olarak biz ev sahipliği yapmıştık orada. Orada da düşman ceza hukukunun metni çok çetin şekilde tartışılmıştı. Neden? Çünkü 11 Eylül sonrası dünyada böyle bir hukuki tartışma başladı. Trend; yani biz toplumdaki bazı kişileri ayrı bir hedefe koyup onları toplumdan, normal vatandaştan ayrı değerlendirebilir miyiz ceza usulü içerisinde?

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bu tartışmalar o gündür geçerliliğini kaybetmiş değil. Ama inanın biz bu anlamda gerçekten dünyanın gıpta ettiği bir örneğiz. Yani biz bu anlamda gerçekten pratikte onlara örnek oluyoruz; içtihatlarımızla, uygulamalarımızla gerçekten ayrı bir örnek olduğumuzu söyleyebilirim. Bu dava yargılaması da onun spesifik bir örneği. Şimdi müvekkil bakımından başka bir önemli husus var, kendisi de açıkladı sorgulama sırasında da; görev ve yetki sorumluluğu, görevlerine ilişkin süreler... Ya bunlara ilişkin hiçbir araştırma yapma gereği duyulmuyor. Yani çok somut deliller var, çok somut başka beyanlar var; bunlar hiç önemli değil. Önemli olan orada İddianame için gerekli malzeme neredeyse o. Ama böyle olmamalı. Zaten olduğu için anlatacağız. Şimdi biz bakıyoruz gerçekten bu İddianame'de 'ın hangi icrai hareketle, hangi tarihte, hangi yetki çerçevesinde, hangi sanıkla, hangi hukuki veya fiili bağ içinde hareket ettiği var mı? Yok! Yani 'in altında hareket ettiği söyleniyor; bunlar da beyanlardan ibaret, buna dair de bir delillendirme söz konusu değil. Ve çok kısıtlı, çok kısıtlı... Bu kadar iddialı iddialara bu kadar delillendirme gerçekten kesinlikle yeterli değil Sayın Heyet.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi burada bitiriyorum İddianame tarafını. Ama onunla bağlantılı olarak şunu da belirtmek lazım; buradayız, Silivri'deyiz. Silivri koşullarında yargılanıyoruz. Dolayısıyla bu anlamda da doğal bir süreç için... Bakın ben müvekkilime bir metre mesafede oturabiliyorum şu an. Şimdi belki yan salonda daha mı uzak olacağım? Ya bunlar zaten çok doğasında insan hakkı ihlali. Yani biz şöyle söyleyeyim; 'by design' yenildik deyim yerindeyse... Yani tasarımda zaten insan hakkı ihlali var. Yani savunmanın tasarımında yapılıyor. Ve bunu da kanıksadık. Kanıksamış olmamız lazım. Siz de kanıksamayın Sayın Heyet. Yani siz 44. Ağır Ceza Mahkemesi... Hani 2010'da Anayasa Mahkemesi'ne gitmiştik öğrencilikte. Biz de Anadolu'dan burs kazanmış çocuklarız Galatasaray Üniversitesi'nde. Büyük bir heyecanla gittik Anayasa Mahkemesi'ne ve o zaman gerçekten Danıştay'ı, Yargıtay'ı, Anayasa Mahkemesi'ni gezdik; hepsinden çok etkilendim. Ama en çok Anayasa Mahkemesi'nden etkilenmiştim yeni binasında ve gerçekten çok saygındı. Fakat bir taraftan da kafamızda soru işaretleri vardı. İki şeyden çok etkilendiğimi anımsıyorum; yüce divan salonu... Gerçekten Allah kimseyi oraya düşürmesin. Yani Allah katında yardımcıları olsun ve altında bir faninin yargılandığı... Biz giderek ona doğru gidiyoruz. Bence normal yargılama böyle olmalı. Dolayısıyla o günkü hatıraların her geçen gün canlanıyor. İkincisini anmasam da olur ama izi hepimizin... Ya da söyleyeyim, çok da şey değil. Bizim hepimizi oraya gülleyle atanan, Fethullah Gülen cemaatinden bir hakimin oraya gülleyle atanması ve bizi orada Başkanvekili olarak karşılaması inanılmaz demotive... Benim o gün Anayasa Mahkemesi'ne raportör olurum, üye olurum heyecanında olan arkadaşlarımın hiçbirinin 'Ya burada görev alamayız herhalde, biz devletle nasıl çalışacağız?' hissiyatıyla oradan ayrılmıştık. Onu da vurgulamış olayım.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi bu koşullarda doğal olmayan bir şey daha var o da Mahkemenizin teşekkülü. Onu da çok detaylı olarak meslektaşlarım ifade etti. Siz pek artık duyulmasını istemiyorsunuz; pek de yapacak bir şey yok. Bence anlamlı. Gerçekten bu kadar tesadüf olmaz yani İddianame kabulünden bir gün sonra sayın üyelerin atanmış olması... Bu görünüşte adil yargılanmayla kesinlikle bağdaşmayan bir durum ama buna ilişkin de zaten yeteri kadar tartışma yaptık.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi gelelim tutukluluğun devamı talebine. Burada da açıkçası bu süreç Sulh Ceza Hakimliği ile başlıyor fakat orada görünüşte bile bir yargılama yoktu. Yani siz en azından burada yargılamaya başladığınızdan beri, özellikle sanıklara, hem sanıklara sözleri sırasında —yani savunmaları sırasında— bize de onların sorgularına ilişkin sorular sormanız... Sadece onunla kısıtlı kalmak kaydıyla o kadar şey değilsiniz, cömert değilsiniz bu konuda ama en azından bu çerçevelerde yargılamaya dair bir hissiyatımız var. Fakat Sulh Ceza Hakimliği gerçekten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bir devamı gibi. Orada bir yargılama kesinlikle yoktu, orada hissetmek istesem de ben çoğu zaman giremiyordum zaten, içeri almıyorlardı müvekkilin sevkini. Yani iki üç sefer sadece salona girebilmek için —yani benim müvekkilim— birkaç defa dilekçe yazdıktan sonra girebildik esasen.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ama orada çok kritik bir anekdot var; izninizle Sayın Başkan, Sayın siz son Sulh Ceza Hakimliği'ndeki tutukluluk değerlendirmesine ilişkin anekdotu paylaşabilir misiniz hakimle yaşadığınız? Soru olarak...

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Sulh cezaların süreci şeyde geçiyor... Çok devam edince çok iyi olmuyor, moral bozucu oluyor. Avukatlarımıza 'Siz dışarı çıkın' dediler, bizi götürdüler sevk masasına, 5-6 tane ekran açıldı. Şöyle sağda solda 5-6 tane ekran açıldı. Sonrasında da diğer cezaevlerinde yine bu konuyla ilgili olan diğer kişiler de ekrana düşmeye başladılar. Kimini tanımıyorum, kimisi bizim personel arkadaşlar işte, merhabalaştık filan. Sonrasında da biraz bekledikten sonra da hatta buradaki arkadaşlardan birisi 'Dosya getirdim anlatacağım' diyor, 'Bir yanlışlık var hakikaten' diyor. Sonrasında ekranlar açıldı ve şeyi hiç görmedim, yakından görmemiş olsak da kim olduğunu ne olduğunu görmüyorum. Şöyle bir baktım, işte bir ortam görüyorum. Ve denildi ki; 'Anlatın.' Ben de daha önceki tecrübelerimle tabii, ilkinin sonuna doğru diyorum ki; 'Ben Genel Sekreter Yardımcısı diye tutuklandım o tarihte değildim ama daha önceki ifadelere katılıyorum, tamam' diyorum. Sonra diğer arkadaşa geldi, o dosyayı açtı böyle anlatıyor işte; 'Burada bir yanlışlık var, ben yanlışlıkla oldu filan falan' derken arkadan bir görüntü geldi. İşte o infaz korumalar da sırada bekleyenler var hani 'Sizi alacağız sonra başkası bırakılacak'. Tam o sırada bir ses duyduk şeyden, ekrandan: 'Hadi' dedi, 'İfadesini verenler tutukluluğun devamına diye çıkabilir, beklemeyin' dedi. O arkadaşımız da zaten onu gördü yani, kenardan dosyayı kapattı 'Ben de' dedi 'Bir şey demeyeyim' diye. Sonra Allah razı olsun o çıktı, bir önceki şey, , çıktı.

Genel Sekreter Yardımcısı

Peki son Sulh Ceza'daki tutukluluk incelemenizde neler olmuştu Gürkan Bey? Bu İddianame'nin hemen öncesindeki sorguda?

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bir sonrakinde de şöyle; Sayın Hakim açtı, dedim ya; 'Böyle bir Genel Sekreter Yardımcılığı şeyi var, ben herhalde böyle bir şeyden dolayı tutuklandım.' Dedi ki; 'Öyle mi?' Baktı, bir sayfaları çevirdi. 'Ya o tarihte yoktum' dedim ben, 'O tarihte görevde değilim bir de diğer birim de bana bağlı değil.' Baktı, biraz böyle bir ekran kapandı açıldı sonra dedi ki; 'Ya zaten' dedi '10-15 gününüz kaldı, İddianame çıkacak.' Hani 'Ben şimdi şey söylemeyeyim bu şekilde bir devam'.

Genel Sekreter Yardımcısı

Çok teşekkür ederim. Şimdi bizim içinden geçtiğimiz duruma ilişkin yaşanmışlıklarımızı burada anlatıyoruz Sayın Heyet. Biraz da müvekkilin dediği gibi, meslektaşımın daha önce belirttiği gibi; biraz da dertleşme çerçevesinde. Neden? Çünkü hissiyat çok önemli yargılamada.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Yine bu anı yaşamış olmasına rağmen, ben cezaevi görüşüne gittiğimde müvekkil gözlerinin içi parıldayarak bana bu anıyı anlattı biliyor musunuz? Yani dedi ki; 'Hakim de şaşırdı, dosyayı açtı, bir oraya baktı bir buraya baktı, belgeleri karıştırdı, sonra böyle bir karar verecek gibi oldu, sonra bana onu söyledi.' Dedim; 'Gürkan Bey, bu dosyaya nasıl yansımış biliyor musunuz? Öğrenmek ister misiniz?' 'Ha nasıl yansımış?' dedi. 'Aynı tutukluluğun devamı kararı. Hiçbir gerekçe.' Tabii ki olmayacak yani bu cevaptan sonra aslında beklemiyoruz ama yine de bunlar çok etkileyici. Bizi de etkiliyor müvekkili de etkiliyor. Başka bir şey daha etkiliyor Sayın Başkan, Değerli Heyet. Sizin sözlü tahliye taleplerini aldığınız sırada öyle çok aman aman detaylı beyanlarda bulunma şansımız yoktu. Müvekkilin de yaptığı savunmalarda gördünüz; bizim açımızdan çok önemli bir husus var ben de orada özellikle vurgulamaya çalıştım. Orada tabii siz üç günde 90 kişiyi dinlediniz, ne kadar tesir edebildik bilmiyorum ama ben en azından bizim açımızdan onu çok vurgulamaya çalıştım. O da şu; neden tutuklu olduğumuzu bilmiyoruz. Bizim tutukluluk kararımız Arafta. Her iki dünyada da değil. Dolayısıyla sizden şunu bekliyoruz; gerekçe. Yani eğer aksi yönde bir kararınız varsa, tutukluluğun devamı yönünde bir karar verecekseniz, gerekçe koymanızı bekliyoruz. Ama genelde gerekçe yok.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi Sayın Başkan, siz geçenlerde bu yine gerekçeye ilişkin olarak 'Ya nasıl böyle görüyorsunuz, çok merak ediyoruz' dediniz bir meslektaşa. Yani öyle biraz alındınız onun söyledikleriyle. Gerçekten biraz bu gerekçesizlik ve bu uzun süren süreçler böyle görülmesine neden oluyor. Yani siz buradaki en ufak bir usuli talebe ilişkin bile olağanüstü bir reaksiyon gösteriyorsunuz. Yeri gelmişken onu söyleyeyim; ben gerçekten anlamakta zorlanıyorum, bu kadar esaslı bir yargılamada en azından günün yarım saatini, 15 dakikasını, 20 dakikasını usuli tartışmalara ayırmamak bence anlaşılabilir değil Sayın Başkan.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Siz diyorsunuz ki; 'Yazılı sunun değerlendirelim.' Sanki kendimi Sulh Hukuk Mahkemesi'nde gibi hissediyorum ya da Asliye Hukuk Mahkemesi'nde. Burada yargılama sözlü yapılır Sayın Başkan. Ceza Muhakemesi bize bunu böyle söylüyor. 'Yazılı olarak değerlendirelim' dediğiniz konulardan en alası nedir? Ben tutukluluğa ilişkin olarak tahliye talebinde bulundum, yazılı defalarca sundum; değerlendirmiyorsunuz. Bundan daha ala yazılı talep mi olur? Sözlü de dedim, yine değerlendirmediniz gerekçesiz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi gelinen noktada şöyle oluyor; siz yine başta değindiğim gibi bilmiyoruz sizin iç dünyanızı, bunu hukuken yansıtmadığınız için... Bu yargılamada bu kadar kalabalık, bu kadar dosya... E tamam işte 'Bizim o yazdığımız genel gerekçe ile idare edeceksiniz'. Ama bu bir gerekçe değil. Bu bir susturulmuşluk. Bu bir boşluk. Yani bu dosyanın fiili durumu yargıca susma hakkı vermiş. Susma hakkından siz faydalanırsanız o zaman bizi tutuklarsınız. Biz gerçekten bunu anlamıyoruz Sayın Heyet ve bu konuda çok mağduruz. Dolayısıyla gerçekten bir gerekçe istiyoruz. Şimdi dolayısıyla biz sizin kararınızdan henüz aydınlanmış değiliz. Ama çok enteresandır; 44. Ağır Ceza'ya gidiyoruz, onlar sizin kararınıza itiraz ettiğimizde verdikleri kararda diyorlar ki —müvekkil bakımından— 'Tutukluluğun devamında şu suçlardan tutukluluğu devam etmektedir' diyorlar. 'Kamu kurum ve kuruluşları ihalesine fesat karıştırma, rüşvet alma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma'. Ne diyeyim? Ne diyeyim yani siz de diyemezsiniz ben de diyemem; gerçekten trajikomik. Ama tekrar ediyorum; bir sonraki değerlendirmeniz için —bir sonraki değerlendirmeniz için bunu tekrar etmek zorundayım— şu anda örgüt kabul edilmiş bir örgüt yok. Dolayısıyla sadece örgüte üye olmaktan tutukluk kararı veremezsiniz. Bir eylemle bağdaşlaştırmanız lazım; şu anda öyle bir eylem yok.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Sayın ikinci dalgada gözaltına alındığında adli kontrol kararıyla serbest bırakıldığında bugünkü 117. eylem kapsamında adli kontrolle serbest bırakılmıştı.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

O zaman başka bir eğilim yok. Sonra örgütlü olma da o kapsamda ve sonra 140'tan tutuklandı ama 140 şu an iddianamede yok, yargılanmıyor. Geri ihaleler de yok, zaten onlardan tutuklanmadı ama onlar da yok. İzin verdiğiniz yeni bir karar da yok 59'a göre verdiğiniz. Bakın aynalar olacak yani kasımdan bugüne altı aydır biz neyden tutukluyuz belli değil. Altı ay dile kolay, ama yaşayana zor. Etkin pişmanlık ifadelerine ilişkin bir sonraki başlık, yine meslektaşlarımız çok ciddi açıklamalar yaptı. Bu dosyanın ana akslarından biri maalesef ve daha çok tartışacağız, biliyoruz. Siz de tartışacağısınız muhtemelen kararlarınızda. Hem meslektaşlarım bu hususa ilişkin hem tarihsel hem hukuki arka planını anlatarak müthiş açıklamalarda bulundular, genel açıklamalarına ben de imza atıyorum. Ama sadece ekleyeceğim şu; gerçekten bir baskı mekanizması var burada yani ve bu sorular bir yasak sorgu, bunda ben şahsen şüphe duymuyorum.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ama sizin sorduğunuz bir soru var, ben sadece onu açmak istiyorum. Siz usulen Yargıtay kararlarına da belki oradaki bir usuli boşluğu da doldurmak adına herkese husumetle ilgili soru sordunuz. Müvekkilim için çok iyi açıkladı. Belki de o yüzden inandınız yani ilgili kısmı o kadar iyi açıkladı ki belki 'la ilgili de sormadınız belki bilmiyorum. Ama sonuç olarak kendisi o süreçleri ve o yaşanmışlığı çok iyi anlattı belki o yüzden sormadınız.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ama bu husumet sorusu bence doğru bir soru, hakkaniyetli bir soru bir dosyada. Yani husumet deyince insanların aklına şu geliyor; normalde husumet iki taraflı bir anlamda, halk nezdinde karşılıklı bir husumet. Hani iki taraf da birbirine husumet besleyebilir bir şey ama bu böyle olmayabilir. Nitekim Yargıtay kararlarında, sizin de atıf yapmayı planladığınız veya en azından sorunuza kaynaklık eden kararlarda bu tek yönlü olabilir. Yani bir kişi birine iftira attığında, onun hakkında kötü bir beyanda bulunduğunda illaki karşılıklı bir ilişkiden kaynaklanmıyor olabilir. Tek taraflı bir kıskançlık olabilir, başka bir şey, yanlış anlaşılma her şey olabilir, tek taraflı olabilir.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Dolayısıyla tek yönlü olabilir o husumet. Fakat burada tek yönlü husumet var ama tek değil iki tane, iki tane tek yönlü husumet. Bir tanesi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'yla müvekkilim arasında. Diğeri de yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'yla bu beyanlarda bulunanlar arasında ve burada yapılan şu; o kişi bu husumeti alıyor yine müvekkilime yönlendiriyor. Nasıl yönlendiriyor? Burada sorulacak soru husumet değil, hukuki menfaati var mı? Bizce bu çerçevede asıl sorulması gereken soru hukuki menfaati bal gibi var. Canı, malı, özgürlüğü daha ne? Dolayısıyla bu çerçevede değerlendirilmesi gerekiyor. Yani bu tekil bir olay olsa tabii ki böyle değerlendirilmez Avukat Bey yani abartıyorsunuz falan dersiniz. Ben de gerçekten o zaman samimiyetle söyleyen ama yargılama başlayalı iki ay oldu, biz her gün öyle kötü örnekler işitiyoruz ki bizim bile duyduğumuz. Dolayısıyla bu çerçevede değerlendirmemizde fayda var diye düşünüyorum. Ve dahası şu da var; çok kullanışlı bir dolgu malzemesi gibi yani nereye gerekirse oraya sıkıyorsunuz, ne zaman gerekirse o zaman sıkıyorsunuz. Boşluk mu var? Kimi sıkmanız gerekiyorsa oraya onu sıkabilirsiniz yani o boşluk eylemsel olabilir, örgüt şemasında istediğiniz bir kişi olabilir. Kişiyi defalarca ifadeye de alıyorsunuz tekrar tekrar tekrar tekrar inanılmaz şeyler. Sorular yok, usul yok. Yani biz gerçekten nezarethanede polisin yaptığı mülakatla ilgili Anayasa Mahkemesi kararlarını, Yargıtay kararlarını tartışalım falan diye bekliyoruz ceza mahkemelerinde, şu an savcılığın bu uygulamaları gerçekten bunu arşa çıkarmış durumda.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Dolayısıyla bizim özelimizde de şu var maalesef; şöyle yapılmış; aynı az önce belirttiğim gibi süpürüyor, hiç önü arkası yok, bakın bağlamı yok. Böyle bu ifade bu geçen ifadeler toplamda herhalde 5-6 tane var bu dosyada hadi olsun 10 tane. Bakın neredeyse tamamında var, o beyanları zaten burada tartışıyoruz. Şöyle geçiyor; 'Tanırım Genel Sekreter Yardımcısıydı buraya başkan olmuştu, işte çok iyi bilirdi.' Tabii bunlar önü arkası yok bunların, hiçbir somut ispatı yok. Böyle de değil bu arada. Bunun üzerinden deniyor ki o işte yargılamanın bu noktaya gelir maalesef. Öyle çok iddialı cümleler kullanmaya gerek yok yani gayet somut. Yani 'ı unutmayalım cümleleri var ifadelerin sonunda. Ya o onu bir yere koyalım, iyi saklayalım yeter. Zaten amaca hizmet ediyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi eylemlere geçmeden önce kısa bir konuya daha değineceğim Sayın Başkan. Burada HTS baz, ona ilişkin ilk günlerde çok detaylı açıklamalar yapıldı. Açıkçası biz meslektaşlar olarak buradaki HTS baz kullanımına da hayretler içerisinde kaldık ilk başından beri, soruşturma aşamasından beri. Benim de özel ilgi alanım, normalde bu tarz şeyleri söylemeyi pek sevmem Sayın Başkan. Ben Adalet Bakanlığının ileri seviye siber suçlar ve elektronik deliller eğitimini Türk hukukuna adapte eden kişiyim yani şu anda bilişim suçları savcılarımızın ve hâkimlerimizin aldığı Avrupa Konseyi tarafından hazırlanan Adalet Akademisinin çatısı altında bulunan eğitim, eğitimin içerisinde yer aldım, akademisyenlerle beraber son halini verdik. Dolayısıyla hâkimlerimiz, savcılarımız o eğitimi alıyor benden. Orada da dijital delillerin delil olarak hukuka aktarılması, nasıl değerlendirilmesi gerektiği özellikle şeffaflık, hesap verilebilirlik bakımından nelere dikkat edilmesi gerektiği çok detaylı olarak hem ulusal hem uluslararası yargı kararlarıyla detaylı olarak inceledik. Biz bu değerlendirmelerin hiçbirisinin bu zamana kadar soruşturma makamı, iddia makamı tarafından gözetilmediğini gördüm maalesef. Dilerim siz bu delillerin değerlendirmesiyle aynı hataya düşmezsiniz. Şu anda en azından ona ilişkin bir karar vermiş değilsiniz ama özellikle bu bakımdan ölçülülüğü, müdahaleyi ve diğer delillerle bağlam kurulmasını sizden bekliyoruz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Burada çok önemli bir husus daha var yani baz meselesi zaten yeteri kadar karikatürize edildi, gerçekten de karikatürize şekilde kullanıldığı için edildi. Oraya da çok girmeyeceğim yoksa tabii ki yani burada kişilerin kaç metrekare içerisinde, kaç metre mesafede oldukları bilimsel olarak bunlar açıklanabilir hususlar değil. Somut olarak da bir şeye bağlanması gerekiyor o delilin ama bunların hepsini geçiyorum. HTS baz olarak tekrar girmeyeceğim. Normalde de bu arada dediğim gibi biz beraber meslektaşlar olarak bunu entelektüel anlamda sivil toplum kuruluşlarında da çok değerlendirdik enteresan bir uygulama olduğu için özellikle son bir yıldır. Fakat dediğim gibi şu an derdim o değil, ben bugüne kadar konuşulmayan tek bir konuyu açacağım. Onun öncesinde şunu tekrarlayayım; sizden rica ediyorum, bilmiyorum şu anda geçen haftadan bu yana alındı mı ama dosya o anlamda tekemmül etmedi mi bilmiyorum yani biz işte o martın sonuna kadar dosyada hala bu dijital delilleri göremiyoruz yani varlar mı yoklar mı biz bakıyoruz mesela aldığımız kısmi Excel'ler var müvekkilimle ilgili, 5 yıllık bütün telefon konuşmaları var ama oradan mesela biz o raporlardaki sonuçlara ulaşmıyoruz. Dolayısıyla denetleyemiyoruz orayı. Zaten denetlenememesi de çok önemli bir delil, ben uzman değilim.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Efendim biz de aslında meslektaşımın sayın savcılıkta farklı açılardan, o zaten işin esasında bir bölümünü almış. Olaya ilişkin anlatmak istiyorum ama yapamıyorum çünkü elimdeki veri bunu sağlamıyor, tam da değil, mutlu değilim, cevap alamıyoruz sizden. Dolayısıyla bunun, yani şunu bence artık bu aşamada tamamlanması lazım; savcılık tüm belgeleri size iletmeli. Siz dosyanın gerçek sahibi olmalısınız. Meslektaşımın az önce belirttiği emanetteki belgeler var. Yani burada dosyanın esasını ilgilendiren deliller emanette durmamalı. Onların hepsini dosyanın içerisine alın ki biz de erişebilelim, müvekkillerimiz de adalete erişebilsin.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Buna paralel bir husus daha var. Geçen bunu usule ilişkin söz alıp söyleyecektim ama o gün gergindiniz, işte bunun yine usule ilişkin söz almalar nedeniyle söyleyemedim. Şöyle bir durum var, siz de belirttiniz. Bazı deliller dosyada var ama biz görmüyoruz. Siz de diyorsunuz ki ama biz görüyoruz. Bunu biz soruşturma, yani bu dava üzerinde söylemiyorum, biz bunu soruşturma süreçlerinde de yaşıyoruz. Bilmiyorum o sürece hâkim misiniz ama UYAP'ta şöyle bir durum var; soruşturma dosyaları üzerinde savcı veya hâkim biz inceleme talebi gönderiyoruz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Savcılık makamı şunu yapabiliyor, siz de bilmiyorum, yani onların ekranında iki farklı dosya çıkıyor. Bir; tamamını açabiliyor. Öyle olunca bizim o talebimizden sonra dosyaya giren her delili görüyoruz. Ya da o ana kadarki deliller ve belgelerle sınırlı kabul ediyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi ben bunu bilmiyorum. Bir gün bir savcı beyin dosyasında biz her hafta tekrar tekrar atıyoruz. O da ilk seçenekle kabul etmiş. Yeni dosya girdi, yani yeni bir belge girse ben aslında görebileceğim ama ben bunun farkında değilim. Ben dosyaya hiçbir şey girmediği için dosya benim erişimime açılmadı zannediyorum. Ofisi aradık, polisi aradık. Avukat bey bizi niye böyle rahatsız ediyorsunuz diyor polisi aradık. Ben de kendisini ziyaret ettim savcı beyin dosyasına. Ayıp oldu. Sonra evet avukat bey haklıymışsınız ama biz de böyle bir şey bilmiyoruz dediler. Yani bu teknolojiyi yönetenler, burada bizim için UYAP çok kıymetli bir teknoloji ama teknolojiyi yönetenler bazen sizden bizden daha kanun koyucular. Sizin bizim hareketlerimizi kısıtlayabiliyorlar, siz de bilmeyebiliyorsunuz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Dolayısıyla şuna getireceğim; bu soruşturma bakımından da şöyle bir şey oluyor olabilir, biz öyle hissediyoruz. İki tane sıkıntımız var. Çok kabarık dosya olduğu için UYAP'a her girdiğinizde bir dosyanın içerisindeki alt klasörler her seferinde değişiyor. Dolayısıyla dosyayı takip edebilmek çok kolay olmuyor işin açıkçası. Kalemdeki memurlar da bunu onaylıyorlar. Bunu bir şekilde iyileştirmemiz lazım. En az dışarıdan gelecek yenilikler kadar önemli. Dolayısıyla bunu, yani bunu bilgi işlemle mi konuşursunuz? Bilmiyorum yani şu anda cevabı varsa...

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bu hususu daha önce de dile getirdik. Biz bilgi işlemle de görüştük. Onlar birtakım veriler sundu ama bizim beklediğimiz, arzuladığımız hıza henüz tam olarak ulaşamadık. Çözemedik yani tam olarak.

Tamam, yani ben şöyle söyleyeyim; yargılamanın sonuna kadar size yetecek kadar, sonuna kadar bakılacak kadar verilere ulaşamadık. Yani olabildiğince erken olursa hepimiz seviniriz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Eylemlere geçmeden önce bu HTS konusuyla ilgili vurgulamak istediğim bir nokta daha var. Onu atlamak istemem çünkü buna daha önce değinilmedi. Teknik tarafta bazı açıklamalar yaptım ama iddia makamı da dikkat ederse bu yargılamanın devamında diğer dosyalarda bence önemli bir konu Sayın Savcı. Şöyle bir sonuçta da sürekli gördüğümüz ifade var: İrtibat bu örgüte mi ilişkin? Şimdi teknik olarak bizim ilgili kanunla olan mevzuatımızda da veya biz soruşturma aşamasında özellikle emniyet sorumlularından biliyorsunuz bazı tutanaklar var. Yani o öncül bilirkişi raporu gibi polisin tuttuğu tutanaklar bu HTS verilerinden elde edilen... Orada kişilere 'Şununla şu tarihler arasında şu kadar irtibatın var, şununla şu tarihler arasında bu telefonuyla bu kadar saniye irtibatın var' deniliyor. Siz de belki dikkat etmişsinizdir, 0 saniye olanlar var. Yani düşünün, 3 irtibat sayıyor; 0 saniye. Ne demek bu? Bu irtibatların gerçekten hiçbir karşılığı olmaması demek. Çünkü bunlar cevapsız arama olabilir, sizin karşı tarafı aradığınız cevapsız arama olabilir, size gelen cevapsız arama olabilir, size gelen SMS olabilir, sizden giden SMS olabilir.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Dolayısıyla böyle bir form halinde önümüze yığılıyor bu sayılar. Soruşturmada zaten sürekli sayıları hafif bir zıplatma refleksi var. Burada da bu irtibatın öyle kilit bir rolü var. Ama bunu kişiye sanki o kişiyle ciddi bir iletişimi varmış, bir bağları varmış gibi bir intiba yaratarak sunuyorlar. O kişi bile kendinden şüphe ediyor, diyor ki: 'Ya ben şüphe yaşıyorum.' Mesela örnek vereyim müvekkil açısından; 'Ya' diyor, 'bu bizim tedarikçilerden biri ama ben bu adamla hayatımda telefonla konuşmadım, nasıl bu sayı çıkabilir?' 3 de olsa 2 de olsa böyle çıkıyor ama bu genel bir baskı yaratıyor. Bunun bir karşılığı yok, kendi başına bir değeri yok ama kullanılıyor bu şekilde. Buna da yeri gelmişken değinmek istedim.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi eylemlere geçelim. Müvekkilimin izlediği sırayla gideceğim ben de. Önce 139. eylemden başlayacağım. Şimdi orada bu ekinde zaten ifadeleri belirtti; işte 'Gürkan Alpay, benden gıda kartı istedi. Ben her ne kadar bu şahıstan benden talep ettiği maddi menfaatleri kabul etmek istemesem de 2022 yılında 750.000 TL, 2023 yılında 1.200.000 TL, 2024 yılında 1.500.000 liralık gıda kartını İBB Genel Sekreter Yardımcısı benden dağıtmak için talep etmiş. Ben de hayır işi olacağı düşüncesiyle, zekat olarak bu kartları verdim.' Miktarları da tam emin olmamakla beraber söylüyor ve bu kartın nereden geldiğini hatırlamadığını belirtiyor. Bunu da sonra sunuyor ama bunu sadece dekontla sunuyor. Yani ilgili şirkete dekont göndermiş ve diyor ki: 'A101'e ben bu parayı gönderdim. Dolayısıyla ben A101'e bu parayı gönderdiysem, A101'den aldığım bu kartları İBB'ye vermişimdir.' Bu kartları istemiştir, bu kartları takip etmiştir, bu kartlar teslim edilmiştir ve bu kartlar da örgüt tarafından kullanılmıştır. Bu bütün silsileyi sadece dekontlarla sağlıyorsun; başka bir şey yok. Onun öncesindeki hususu da zaten müvekkil yeteri kadar detaylı açıkladı diye düşünüyorum.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Burada tabii şöyle bir sıkıntı olmuş: Şimdi biliyorsunuz de bu dosyada insanüstü bir varlık, yani birden fazla insanı temsil ediyor, birden fazla varlığı temsil ediyor. Aynı zamanda omnipotent, bütün güçlere sahip falan. O yüzden o, Düşman Ceza Hukukunun ana öğelerinden biri olduğu için bu eylem de ona göre dizayn edilmiş, HTS'ler de ona göre dizayn edilmiş, yani ifade ona göre verilmiş. Dizayn ederken 'nın ifadeleri, HTS tarihleri vesaire hep ve yeğeni ile denk getirmek üzere kurulmuş. O yüzden şimdi müvekkilin de bu eyleme katılıp katılmayacağı konusunda emin değiller. Zaten görüyorsunuz, katılmamış. Yani müvekkil kaldıktan sonra ifadeleri veriyor ama o aşamada yok. Bakın bu eylemde de, Sayın Heyet, eylem 7 diye geçiyor tezkerelerde. İki ayrı tezkerenin versiyonu var, ikisi de müvekkili sonradan eklemiş. Dolayısıyla son ana kadar emin olmadıkları için önem atfetmiyorlar; neticede söylenen tarihler çıkıyor. Yani "bu kartlar istendi" vesaire deniyor ya; zaten o TEM'den geçilen, Kasımpaşa'da olanların hiçbiri bu tarihlerde yok. Yani Ramazan'dan önce vesaire, bu tarihlerden önce öyle bir şey yok.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi teknik açıdan sadece şunu belirteceğim. Burada rüşvet nasıl oluyor? Yani oraya nasıl geliyoruz? Diyelim ki müvekkil bu gerçekten bu eylemi gerçekleştirmiş olsun yani gıda kartı isteme vesaire rüşvete dair hadi geri kalan anlatıyı nasıl tamamlayacağız bu eylem bakımından? Yok. Eylemin geri kalanında bu menfaat hangi göreviyle ilişkin hususu gerçekleştirmesi için istenmiş oluyor? Bu rüşveti yani bizim maddi unsur bakımından nasıl yerleştireceğiz buraya? Biz buna ilişkin hiçbir şey görmüyoruz dosyada. Zaten müvekkil o kadar güzel anlattı üç ayrı hukuki durum var. Birinde ilgili kişi davasını kaybediyor süreci devam ettiremiyor. Birinde davasını kazanıyor -bu arada bu davalar İBB'ye karşı değil, müvekkile karşı değil- hepsi çeşitli hukuki süreçlerden farklı farklı usullerle. Ve işlerini yapıyor. Yaptığı işler de gayet güzel. İşlerini yapmaya da devam ediyor bu arada daha yani yanlış bilmiyorsam kısa bir süre önce 2.8 milyar TL'lik karayollarından yeni ihale almış. Helali hoş olsun.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Dolayısıyla burada öyle bir sorun yok Sayın Başkanım. Biz bunları nasıl oturtacağız dosyada? Dosyada göreceğiz ki buna dair bir savunma yapacağız. Şimdi ben neyin savunmasını yapacağım? Adam diyor ki ben... velev ki verdiğini varsayalım "ben zekat olarak verdim" herhangi bir baskı da yok. Sen baskıyla vermişsin deniyor... Bu arada hadi onu şey yapalım niteleyelim hadi onu kabul edelim... yani "ha baskı vardı da o yüzden verdi"yi kabul edelim o iddianame tarafından da kabul edilmiyor. İş biraz daha irtikaba doğru yanlayarak verilmiş ama iddianame diyor ki hayır "bu rüşvettir". Şimdi o zaman dolayısıyla öyle bir zorlama vesaire de yok. Zaten dediğim gibi dosya kapsamında müvekkilin göreviyle, görev süresiyle alakalı da bir husus yok. Ona ilişkin bir çaba da yok yani bunları denk getirme çabası da yok. Önemli olan Alpay'ın adı geçiyor mu? Bir beyan var mı? Galiba bizim yeterli veri olarak saydığımız şey şu anda bu. En azından davanın bu aşamasında. Şimdi dolayısıyla böyle bir somut yani kamu işiyle karşılıklılık ilişkisi içerisinde bulunan bir menfaatten söz etmek mümkün değildir. Bu nedenle hem diğer delillerin belirsiz olması böyle bir anlatımın da bulunmaması bu dosyada bu suçun oluşmadığını bizce ortaya koyuyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

112. eyleme gelelim şimdi. 112. eylem gerçekten de ben "torba eylem" olarak ifade etmiştim müvekkil çok daha çarpıcı örnekler verdi. Ama bakın dosyanın başından beri yani ikinci dalgadan beri devam eden bir eylemden bahsediyoruz bir kere o anlatım içerisinde "Gürkan Alpay şunu yapmıştır" denmedi. Biz oradan çıkarsama yapıyoruz diyoruz ki; herhalde bizimle ilgili reklam alanlarıyla ilgili bu konu vardır diyoruz. Birkaç tane de çünkü yine bizim hanım vesaire beyanından da herhalde bu kastediyorlar. Ona ilişkin savunma yapmaya çalışıyoruz. Orada da şöyle bir sorumuz var. Savcılık makamı bu açıdan şeyin farkında değilmiş sonuçta... Burada bence kovuşturma aşamasında bu husus önemli. Kamusal alanlarla özel alanların farkını anlatıyor. O süreçte fark edilmemiş. Dolayısıyla mesela bu şeyin geri çekilmesi; müvekkil de kendi savunmasında bahsetti ya, bazı başvuruların geri çekilmesi vesaire... Mesela o iddialar da aslında müvekkilin özel reklam alanlarına ilişkin değil. Yani o iddia bile ona ilişkin... Yani Bakanlığın üzerine almış bir durum. Yani anlatırken ister istemez herhalde ama söyledim. Peki; iddia halinde anlatımında da değil, ikili işlerin anlatımında da değil. Dolayısıyla burada başkaca bir iddia da yok.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Mesela hatırlar mısınız, bilmiyorum; yine o tahliye talebinde ben girmiştim. Bu bir tane bilirkişi raporu hazırlama iddiası, bilirkişi tanım var. Ben size de çalışayım diyeceğim, o da çalışmak istiyor. Yani onun öyle sorgusuna bir bakıyorum; işte şimdi değil, Kentsel Tasarım Müdürlüğü de bu başvuruyu yaptı da onları reddettirdiler, önüne engel oldukları da... Sonra eğitimsi... Hiç böyle bir iddia yok. Dolayısıyla müvekkil teknik tarafını anlattı. Yani zaten bu da çok onun prosedürün en sonunda olduğu bir idari işlem sistemi... Altında farklı farklı idari yetkililerden oluşan bir komisyon var. Onlar karar veriyor. O olur merkezi. Yani onun verimliliği ne oluyor? Siz haklısınız, siz de idaredesiniz, kamudasınız; o ilgili komisyon kararları belli bir yüzde ile vermiş ve emsaliyetini zaten kabul ediyorlar. Kabul etmedikleri tek detay var bunların, Sayın Başkanım, değerli heyet. Giderseniz bakın dediğim gibi şu anda her yerde böyle maalesef ama bu eylem bakımından siz belki sonuçlarını, işlemlerine devam etmek durumunda kalacaksınız. Bu da bunlardan biri. İsterseniz İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nden, şehircilik itibarıyla istediğimiz daha isabetli olduğu kanaatindeyiz. Yani yönetim değiştikten sonra, 2017'de yönetimde bir aşağı yukarı yapmışız; 77 kurgulama sistemi var. Özellikle yönetimin son versiyonundan sonra alırsanız en azından o örnekleri de görürüz. Biz baktığımızda açıkçası yine sonradan gelmiş parantez gördüğümüz, 2 yılı aşanların çoğu da şöyle: Dolayısıyla bunu bir sonraki yılın sonuna kadar vermişler. Zaten 'şöyle olmaz' diyor. Eğer yönetim 2 yıl, 3 yıl zorunlu kılıyor olsaydı önceki dönemde de zaten o takdir yetkisi vermezse... Nasıl gerçekten şunu diyebiliriz? O takdir yetkisi kökten kullanılmamış. Yani bir teamül var, devam etmiş. Belge, bilgiler orada. Dolayısıyla bunları almanızı talep ediyoruz biz. Hani daha isabetli bir değerlendirme açısından size de bize de katkı sağlayacaktır.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Orada bir başka husus daha var. Şu ve müvekkil şunu yapmış olsa o zaman da bunu bilgece yapar; yani üretken yapıyor, işte o onun yaptığı kapasitesi çerçevesinde söylüyorum. Bu birimler hep bir yıl, bir yıl vermiş de bazılarına 3 yıl vermiş, bazılarına 2 yıl vermiş. Üstelik dosyaları da eksiktir. Bu böyle bir iddia da yok. Aslında bunu konuşturmamız gerekmez mi? Yani bazen böyle bu dosyada gerçekten kulağı tersten gösteriyoruz gibi hissediyorum. Yani ben yine bir atıf yapmak durumunda kalacağım kolektif bir yargılama içerisinde. Yani ben 'ün savunmasını dinlerken, bir işte Emrah Resul Şah'ın dinlerken... Ya bu adamlar bunları yapmasaydı, ondan yargılanmayacaktı; bir deprem olduğunda güvenlik bi sorun olduğunda. Yani benim kafamın arkasında hep bu böyle devam ediyor bu film. Sizin de kafanızın arkasındaki sorulara hep devam ediyordur diye düşünüyorum Sayın Başkanım.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Özetle burada bir torba anlatım var. Ama bir idari rejim ve üstelik teamüli, yerleşik uygulaması olan bir izin rejimi; tek başına bir hileli harekete monte etme çabası var. Onu da anlamıyoruz iddianamede. Çünkü biliyorsunuz iddia "nitelikli" bir dolandırıcılık. O da çok önemli. Şimdi hileli hareket olması lazım suçun oluşması için, menfaat lazım. E hileli hareket tam nasıl? Şimdi hileli hareketin tamamı bu mu? Bölgedeki hileli hareketler silsilesi de var; bu onun bir parçasını... Bunlar nasıl oluyor? Biz bunu iddianameden anlamıyoruz. Yetki bakımından da bunları gösterir başka bir husus yok. Yani müvekkil, tekrar ediyorum bu o gerçek 2 defa söylenmiş olabilir ama bu eylem bakımından önemli bir husus. Müvekkilin listelere ilişkin bir yetkisi yok. Saha denetimine ilişkin bir yetkisi yok. Bunlara ilişkin yetkililer de kendi savunmalarını zaten yapacaklar.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Dolayısıyla burada böyle müvekkile yönelen ayrıca bir iddia da yok, bir talimat, bir ihmal, bir kasıt. 59. eylemde yazılan her şey buraya gelen herkes için hesap sorulabilir. Ama böyle bir görev olamaz. Yani bir görev alıyorsunuz mazbatayı alıyorsunuz yanınızda da iddianame kabulü ile beraber 40 sayfa. Böyle bir çalışma hayatında böyle bir görev görmedim. Dolayısıyla öyle olmuş olabilir organizasyon içinde olabilir, görevli ifadelerden yola çıktık buraya kadar geldik şu anda müvekkilin karşınızda sanık olarak yargılanmaya devam ediyor. Ve şöyle yani bu böyle bir saf inkar falan şeklinde değil. Bakın görevini son 72 sayfada hukuki çerçevede bizce yapmamız gereken buradaki maddi ve hukuki değerlendirmeyi isabetli bir şekilde yaptırabilmek. Muhtemelen de bu konuda yeni bir bilirkişi raporu almak çünkü o aşamada alınan raporlar zaten çok rapor değil.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Yeri gelmişken onunla da temas etmekte fayda var yani kesinlikle bir şey herkes taraf çoğunluk. Yani bu dosyanın katmanları, katman adayları, yan katmanları yani o bilirkişi raporunun hiçbir şekilde tarafsızlığı bağımsızlığı yok. Nitelik, liyakat onları dosya özelinde daha doğrusu rapor özelinde ilgili belge üzerinde zaten herkes tartışıyor. Biz tartışmaya dikkatlice devam edeceğiz. Sebebi gerekçeleri belli mi? Bilirkişilerin isabet olarak çoğu zaman bilirkişi olmadığını bir kez daha vurgulamak gerekiyor. Burada da öyle bir durum var dolayısıyla en azından bir bilirkişi raporu almanız gerekecek. Ve biz bu çerçevede müvekkilin maddi ve manevi unsurları oluşmayan bu suçtan beraat edeceği kanaatindeyiz. Tabii yargılama devam edecek bu eyleme ilişkin diğer savunmalar yapılacak dediğim gibi tevsii tahkikat taleplerini siz değerlendireceksiniz. Aşamalardan sonra biz tekrar hem usule ilişkin söz hakkımızı hem işlemlere ilişkin hem de esasa ilişkin savunmamızı yaparız.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi gelelim 59. Eyleme. Cebeci'ye. Şimdi burada belki fark etmişsinizdir Gürkan Bey, teknik bir kişi ve o kimliğiyle de yaşıyor. Yani sadece kamu görevlisi değil aynı zamanda teknik bir insan gerçekliği var. Anlatırken hakim olduğu konularda ne kadar heyecanlı ve aynı zamanda motive olduğunu görüyorsunuz. Cebeci'de onu göremiyoruz. Sizin içiniz geçecek yani çok da doğal çünkü öğrendiğini anlatırken insan dosyadan öğrendiğini anlatırken hakim olduğu konu kadar anlatamıyor. Yani şeyde de da hakim olduğu konu işte o kesitler vesaire onları anlatırken zaten çok motive. Böyle iddialar olsaydı da onları böyle motive motive anlatabilseydik yani şu anda gaz ve toz bulutuna karşı savunma yapıyoruz ama en azından bu eylemler arasındaki farkı da siz görebiliyorsunuz ben en azından müvekkilimde onu gördüm anlatırken. Şimdi 59. eylem bakımından şöyle bir husus daha var; siz 13. eylem başlayacağız ama şöyle bir şey söylediniz biz bu eylemi anlamakta zorluk çekiyoruz dediniz bakın anlamıyoruz demediniz hatta anlamıyoruz şeklinde referanslar geldi siz onu laf arasında düzelttiniz. Ama anlamakta zorluk çekiyoruz dediniz gerçekten de teknik tarafı bol iddianamede de anlatımı yine muğlak bir iddia.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Fakat hani hukuki arka planına bakacak olursak belki de 59. eylemi o kadar bile bilmiyoruz. Bu benim teorim yani bir haftadır dinliyoruz yani iddianamedekinden çok daha farklı bir tabloyla karşı karşıyayız. Çünkü yani buraya baktım, ben buraya baktım ama bu mor sandalyeyi de görmüyorum, bu mikrofonu da görmüyorum. Şu köşeyi görmek istiyorum onu anlatıyorum size bu gerçeklik olabilir mi. Ama böyle bir inşa var. Niye böyle bir inşa var? Şimdi az önce de belirttim etkin pişmanlıkçılar beyanlarının üzerine inşa edilen bir iddianame anlatısı olduğu için bu konuda da çok ısrar. Ben anlamakta zorluk çekiyorum kendi yani bir iç sarmal yaratıyor iddianame bu bakımdan. Bakın bu dosyada bu eylem tam öyle. Neden? Şimdi bir şeyler söylüyor onun üzerine gerçekliği inşa etmeye çalışıyorsunuz. Veya . Onun üzerine gerçekliği inşa etmeye çalışıyorsunuz ama o hesapçılık bir yazı geçmemiş sevklerle ilgili.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ya 5 tane şey söyledim, ben bunun 3'üne ilişkin başka bir beyan daha buldum birine ilişkin delil buldum aa bak burada olmadı. Böyle bir şey yok. Bakın tam zıttını gösteren daha güçlü bir delil iniyor hayır sanki o içindeymiş gibi davranıyoruz kazmaya devam ediyoruz. Nereye gitmeye çalışıyoruz? Gömüye ulaşmaya çalışıyoruz İBB'ye ulaşmaya çalışıyoruz böyle bir şey olamaz. Yani İBB'nin o kadar altı boş kalmış ki en son müvekkili oraya yerleştirme ihtiyacı duymuşlar sayın savcılar. Şimdi teşbihte hata olmaz böyle dediğim gibi biraz bağlamda kalarak bu itirafçıların beyanları onları kazıyoruz gömü gibi. Bu Gökhan Bey'in anlattığı Cebeci'deki maden sahası anlatısı gözünüzün önüne gelmiştir böyle dikine maden çukurları oluşuyor kazılar yapıldıkça. Sonra oraların doldurulması gerekir. Şimdi o kazayı yapıyorsunuz orası boş. Bir şey çıkmadı. Burada bu eylem bakımından dört beş tane delili, bizim müvekkille doldurmaya çalışmışlar. Kaçak hafriyat gibi adam bulmuşlar. Böyle bir şey olabilir mi?

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi 140. eylemde az önce belirttiğim milyarlarca TL zarar vardı. Şimdi adamı milyarlarca TL'den tutukladık, yeni bir milyarlarca TL koyalım ki en azından şimdi o ağır tutukluluk durumunu biraz daha meşru gösterelim. Buradan da milyarlarca TL'lik bir eylemi de koymuş olduk o da bitti. Burada sayın heyetiniz, iddia makamı farkındadır. Hiç kimse soru sormadı bu eylemle ilgili. Yani çok az kişi soru sormuş. Biz de kimseye soru sorma ihtiyacı hissetmedik Cebeci eylemi hakkında. Kimseyi tanımıyoruz. Meslektaşlar diyor ki "Siz ne anlatacaksınız?" Şimdi şöyle, Gürkan Bey Cebeci'ye ilişkin kendi durumunu anlattı, kendi ilişkisini anlattı fakat suçlamayla ilgili kısım hayal ürünü. Orayla ilgili anlatabileceği hiçbir şey yok. Biz o hiçbir şeyi anlatmaya çalışıyoruz size. Şimdi meslektaşlarım kovuşturmanın genişletilmesi taleplerini sundular. Biz de onlara iştirak ediyoruz ama çok kısaca müvekkile ilişkin durumu şu andaki eldeki delillerle kısaca değerlendirmek istiyorum.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

İfadeler çok çarpıcı, müvekkile ilişkin ifadeler çok iddialı. Görevinden kaynaklı iddiayı geçiyorum. Diyor ki "Bu suçları , , , hepsi buraları kapatmışlar hafriyat işini. İSTAÇ'ı da devre dışı bırakmışlar. İBB bünyesindeki organizasyonların tamamı da örgüt üyesi tarafından yürütülmüş." Sonra deliller, müvekkile ilişkin cezalandırma talebinde deliller var sayın heyetim. Akabinde de şöyle söyleniyor: "Cebeci maden sahasına yapılan dökümün herhangi bir izne dayanmadığının tespit edildiği, şu kadar ton kaçak, izinsiz döküm yapıldığı, şu kadar zarar oluştuğu ve şüphelinin İBB Genel Sekreter Yardımcısı olduğu, örgüt yöneticisi olduğu, örgüt yöneticisi talimatıyla yürütülen resmi gazeteyle maden işletme ruhsatı düzenlenen Güney Cebeci ve Kuzey Cebeci alanlarına döküm yapılması için gerekli resmi işleri uhdesinde bulunan birimler marifetiyle organize ettiği." İnanılmaz ifadeler. Bu kadar iddialı ifadeler için biraz altını doldurmak gerekmez mi? En azından şunu yapmak gerekmez miydi?

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bu eski bir dosyanın başından beri olan bir eylem. 'ın ifadesi de orada duruyor. Fezleke yok müvekkilin. Bakın fezleke yine versiyon değiştiriyor, ekleniyor. Savcı Bey de sordu konuyu anlamak için ne oldu orada, ne demek kafa gitti gibi. Biz de soracağımızı düşünmüştük çünkü anlaşılmıyor gerçekten ifade. Fakat ondan sonra diyor Gürkan Bey "Ne zaman eklendi?" Eylül ayının sonunda yazışmalar yapılıyor, Çevre Koruma Daire Başkanlığına yazı gidiyor onlardan detaylı cevap geliyor. O arada bu Çevre Şehircilik yazısı geliyor ben yazı diyorum rapor demeyeceğim kesinlikle. O yazı geliyor orada da işte birtakım tespitler var ama orada da müvekkile ilişkin tespit yok. Sonra hatta savcılığın yazışmaları devam ediyor, MAPEG yazıyor MAPEG ilgili daireleri topu birbirine atıyor. Ya o biliyor olabilir, Agrega dairesi diyor, hayır o dairesine sor, o biliyor olabilir. Kimse cevap vermiyor onlara konu açıkta kalıyor. E ne yapıyoruz? Biz o zaman joker kartımızı kullanıyoruz. Nasıl olsa 'i eskiden beri tanıyor, pozisyon da fena değil genel sekreter yardımcısı. Uhdesindeki birimler yani. Uhdesinde az buz da birim yok bu arada beş daire başkanlığı bağlanmış konuyla alakalı ama olsun. Böyle yazınca tatmin olmuş olduk.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Yargılanıyor şu anda benim müvekkilim bu eylemden ve bu kadar şeyi anlatmak zorunda kalıyoruz. Ama burada da bitmiyor Sayın Başkan. Bakın devam ediyor: "Kaçak hafriyat dökümü yaptırılarak maden sahalarına ve orman alanlarına zarar verilmesi." Orman alanları da. "Örgüt liderinin talimatıyla -Sayın İmamoğlu kastediliyor- belediye meclis kararlarıyla döküm fiyatlarının fahiş şekilde arttırıldığı..." Yine burada bakın zararlar… 2018'den alınıyor 2021'den alınıyor meclis kararları 2020'den itibaren. Hangi tarihi alacağız? Kimi alacağız? Cansu Hanım ifade etti gerçek de oymuş zaten kendi beraber iş yaptığı kişi İBB'de diğer siyasi partinin grubunun başında o zaman mecliste çoğunlukla kararlar onlar da iştirak etmiş oy birliğiyle geçmiş bu kararlar. Bu geçen meclis kararlarında da müvekkil akışta siz görmemişsinizdir belki detayları ama dosyada var işte şu anda yani çevre korumanın cevabında da var. Meclis kararları da usulüne uygun alınmış yani usulünce arttırılmış her yıl. Orada da bir usulsüzlük yok ama ne yapmamız lazım? Şöyle bir anlatımız var: "Diğer fiyatlar çok pahalı kaldı, bu fiyatlar çok az kaldı o yüzden buraya yönelindi." Bu hikâyeyi tanımlamak için diyoruz ki "Meclis kararları da böyle alındı." Alınmamış o kadar genel cevap da ortada. Hayır, biz o cevabı öyle görmeyeceğiz. E tamam görmeyelim… Nereye kadar... Yani Kaptan Bey, ilk savunmalardan birinde söylemişti, "Biz gerçekten delillerle işkence çekiyoruz." Artık insan hakları, kötü muamele falan geçtim; bıkıyoruz. Bu kadar olmaz. Bu kadar açık bir mesele, bu kadar açık bir konu hala buraya bu şekilde nasıl yazılabilir bilmiyorum. Maden sahasında kaçak konutlarla kuşatılmış demek ki.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Volkan Bey'in ifadesinden sonra, Volkan Bey'in savunmasından sonra kendisi de içermedi, hiç mülkiyetten bahsetmedi ama okunmuş. Üstelik İBB'deki uhdesindeki birimler marifetiyle... Şimdi bunda bir hikaye var ama altını doldurmak mümkün değil Sayın Başkanım. Şimdi meslektaşlarım, özellikle Nergis Hanım ve Metin Bey ifade ettiler ve detaylı olarak da belgelerini sundular ama ben de çok kısaca tekrara düşmeden olabildiğince bilgi belgelerin üzerinden geçmek istiyorum. Çünkü anlıyorum ki belki siz iyice anladınız ama Savcı Bey'in sorduğu sorudan onun bazı tereddütleri olduğunu da anladım, o hususları da netleştirmek üzerinden geçmek iyi olur kanaatindeyim. Şimdi öncelikle eklerde bir 0 var. İBB, ISFALT… Bunu bir açabilir miyiz? Yukarıya çıkarabilir miyiz? Şimdi bu biraz yaklaşabilir misin, başlığa yaklaşsak birazcık. Evet. Şimdi bakın bu İBB ile yani sonraki MAPEG arasındaki protokol. Bu işte az önce bahsettiğim çevre koruma ve altyapı yatırımlarının kontrolörlüğüne ilişkin protokol. Şimdi müvekkil az önce görseli gösterdi, birazdan ben tekrar açacağım. O kapsamda peki burada kimi kontrol edecek İBB? İSFALT'ı edecek.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bakın, Cansu Hanım neredeyse kusursuza yakın bir savunma yaptı. Tek hatası vardı; "İBB İSFALT'a ihale verdi" dedi. İşte müvekkilim orada iki hatada bulunabilir o ihale vermeme konusunda, ihalenin kazanılması konusunda o konuda hassas ama asıl hata buydu sanırsam Cansu Hanım'ın ifadesinde. Sadece görevi icabı dedi. Çünkü ihaleyi yapan İBB değil, MAPEG. Zaten bu hikaye bu yönetim döneminde de başlamamış, bir önceki İstanbul'u yöneten siyasi parti döneminde hem projelendirilmiş ve gerçekten de herkesin desteğini alarak ilerlemiş bir proje. İhale de o zaman yapılıyor. Bakın bu protokol de 2018'in sonunda yanlış bilmiyorsam imzalanıyor. Hemen akabinde de bir İBB ile İSFALT arasında, yani bunun devam protokolü. Savcılığın çevre korumadan gelen yazılar içerisinde fen işlerini müvekkilin üzerine atmasının nedeni bu tahminimce. Yani o bütün hengamede "Aaa evet bak kontrol İBB fen işleri, tamam Gürkan Alpay'ı koyabiliriz şimdi." denmiş olabilir ama yani o çizgiler o maden alanı değil Sayın Savcım, değil. Kim birazdan tekrar göreceğiz. Oradaki kontrolörlüğü şeyi bu. Bir aşağı inebilirsek burada bir tanım var. Diğer protokoller de gösterilebilir ama bu dosyada aynı. Pardon, biraz yukarı. Şey, projenin tanımı olacak yukarıda. Bakın evet burada. Biraz yaklaşabilir miyiz "çevre koruma ve altyapı yatırımları"? Bakın ne diyor, biraz daha yaklaşalım.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bu protokol ekindeki projeye uygun olarak yüklenici protokol çerçevesinde, yüklenici protokol de işte yapılıyor. Bu bölgedeki ocakların bulunduğu alandaki kanalizasyon, su, elektrik tesisatı gibi altyapıların deplasesi ve bunların yeniden yapılması, iki derenin ıslahı, bu alanın etrafına yapay tepe, sütre yapımı -sizin sütre belki buradan da aklınızda kalmış olabilir- iç ve dış ulaşım yolu inşası ve yapay tepenin ağaçlandırılması yatırımları. Bu. Şimdi biz hukukçuyuz. Bu bilirkişi olmayan teknik kişiler bir müdürlüğün yazısında bu bütün hukuki yorumları muazzam yapmışlar ve hepsinin bir İBB sorumluluğu olduğuna karar vermişler, hiçbir sonuca ulaşmayan çıkarımları dahiyane çıkarımları sonucunda. Ya şimdi bu, buna bakınca o çıkıyor mu? Bu, bu arada ilk proje. Yani burada gördüğünüz hususlarla az önce süreci anlattı müvekkilim ama zaten siz de dinliyorsunuz birkaç gündür. Diğer meslektaşlar da anlattılar. Şey yapamıyor, bu projeyi zamanında gerçekleştiremiyor İBB ve diğer taraflar. Çünkü o kadar düzensiz madencilik faaliyeti var ki!

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Zaten yani İBB karar vermiyor ona, Sayın Hocam Atiye Tuğrul diyor ki; 'Yapamayız, bu artık yürüyemez, bunun değişmesi lazım.' Çünkü gerçekliğini kaybediyor. Ayrıca biraz da hızlı hazırlanmış proje, bazı şeyleri o süreçte görememişler. Şu görseli açabilir miyiz eklerden? Şimdi bakın; bu kırmızı olan alanlar —bunu tekrar göstermek şart, şu an anlaşılması açısından— bu kırmızı alanlar artı siyah alanlar; projenin ilk hali. Yani koca maden bölgesinde İBB'nin, İSFALT'IN yapacağı imalatlar bu alanın üzerinde. Bakın bu alanda madencilik faaliyeti yapmıyor İSFALT. Burada ne yapıyor? Çevre düzenlemesi yapıyor, yol yapıyor. İlk başta sütre de yapacaktı. Sütre ne? İşte binek araçların gittiği yolla, bu özellikle hafriyat kamyonlarının gittiği yolları ayırabilmek için yapay tepeler. Fakat çok masraflı olacak ve özellikle mesela işte burada şeyler var; antik kalıntılar var. İnanılmaz bir kamulaştırma maliyeti çıkıyor, çok ciddi bir gecikmeye neden olacak projede. Revizesine hep beraber karar verilmiş; işte biliyorsunuz Vali Sayın Başkan'ın katıldığı bir koordinasyon toplantısı var. Yani iki defa gördünüz onu artık tekrar açmayacağım o belgeyi, belki sadece bir noktaya değinebilirim. Ama onu orada buna karar veriliyor zaten; 2019'un Eylül'ünde. Yani daha 2019'un Eylül'ünde deniyor ki; 'Proje revize edilmeli.' Temel olarak da belli değişiklikler yapılıyor. Bunlardan biri işte sütrelerin kaldırılması.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bu alanların —mesela bakın bu sağ bölgedeki alanların— neredeyse tamamı proje dışına çıkmış. Yani ama buna kim karar veriyor? Buna Atiye Hoca bakıyor diyor ki; 'Bu Genel Vali'nin o bahsedilen o ilkelerine uygun sürdürülebilir, çevreyle barışık hale gelebilmesi için bu altyapılar da yeterli olacaktır' deniyor. Bakın şunlar yeterli olacaktır deniyor. Böylece ne olacak? Köy kurtulacak, bu bölgedeki altyapılar çökecek ve madencilik de şehir yaşamından ve köy yaşamından ve o keşmekeşten ayrılabilecek. Yani bu projenin amacı bu. Bu projenin amacı hafriyat dökme, dolgu yapmak değil. Bu projeyi de İBB yapmıyor, İBB'nin iştiraki İSFALT, MAPEG'den kazanmış. Denetlesin diye, imalatları denetlesin diye Sayın Savcım. İmalatları, imalatları... Yani 'Bu imalat doğru olmuş mu projedekine?' ona bakıyor. Yoksa burada bu bölgede böyle bir şey birliği, kontrol birimi kurup gezmiyor İBB'nin personeli. Zaten dosyada da, sizin elinizdeki dosyaya aldığınız belgelerde de, diğer kurumlardan isteyeceğiniz belgelerde de göreceksiniz; müfettişlerin neredeyse tamamını MAPEG yapmış, Atiye Hoca yapmış, Sultangazi kolluğu yapmış, zabıtası yapmış. Ve bildirmişler tespit ettiklerini. Yani İBB'ye de onlar haber vermiş. Çünkü...

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Hatta bir adım hatta şu an açabiliriz onu. Bir açabilir misiniz? Bu da dosyada şu ana kadar hiç tartışılmayan bir delil, belki gözden kaçtı. Enteresan... Gözden kaçması değil, kalabalıkta gözden kaçabilir de enteresan bir belge. Şeyi söylüyorum; 6 numara, Ferhat Sayın. Bu Ferhat Bey'in ifadesinin ekinde Atiye Hoca'nın kendisine yazdığı bir cevap var. Ferhat Sayın, yanlış bilmiyorsam Kuzey Cebeci'nin olabilir, ortaklarından biri. Bir ifade veriyor, onun ekinde de Atiye Hoca ile bir yazışmalarını sunuyor. Aşağı iner misiniz? Atiye Hoca kendisine diyor ki; 'Sayın Ferhat Sayın' diye başlayan bir mesajı var. Biraz aşağı iner misiniz? Ha bunlar... Bakın 'Sayın Ferhat Sayın'. Biraz yaklaşabilir miyiz? Burada diyor ki özetle: 'Bakın' diyor 'siz döküm yaparken Çevre Koruma ve Altyapı projesinin alanına girecek şekilde, o projeye zarar verebilecek şekilde hareket ediyorsunuz. Ben tabii ki bunu İBB'ye ve ilgili birimlere iletirim'. Bu bugüne kadar hiç şey yapılmadı, konuşulmadı belki ama çok net. Bakın 'Raporumuzda Çevre Koruma ve Altyapı Yatırımları projesinin koordinatları dışında kalan alanlarda madencilik faaliyetlerini proje raporuna uygun olarak tarif ettik'. Onu da söylüyor hoca burada. 'Bu projenin koordinatları dışında kalan alanlarda madencilik faaliyetleri... Ama ben' diyor 'bu alana empoze eden madencilik faaliyetleri varsa hukuka aykırı, e ben bu alanın hem danışmanıyım hem kontrolörüyüm değil mi? Bunu tabii ki MAPEG'e, Valiliğe, bu yatırım izleme birimine, bunu tabii ki ileteceklim' diyor hoca.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi bu koordinasyon toplantısında bir husus çok önemli, sadece onu açalım: 4. belge. Yani yukarıdakilerin hazırlığını zaten ezberledik, aşağı inebiliriz. Bir alt sayfada en alt satıra, sadece onu okuyacağım; yakınlaştırabilirsek. Biraz daha yukarı... Yok yok, 1. paragrafın sonuymuş, çok pardon. Biraz yaklaşabiliriz. "Alınan kararlar" değil, evet. Bakın ne diyor? "Saha bu projeyi revizesinin yaptırılması ve revizyon bedelinin İBB tarafından karşılanması, sahada sürekli mühendisler tarafından kontrol gerekliliği nedeniyle Profesör Doktor Atiye Tuğrul koordinatörlüğünde müşavirlik bütçesi İstanbul Valiliği Yatırım İzleme tarafından karşılanması." Bu şekilde mühür kimde? Biz kime yardım ediyoruz? Ben kesinlikle bu arada şunu himaye etmiyorum. Ben dediğim gibi samimiyetle şu inancındayım: O kadar biz inanmak istiyoruz ki, etkin pişmanlıkçıları ve onların söylediklerini bizim sözümüş gibi muamele ediyoruz. Yapmasın. İddia makamı, bu sizin sözünüz değil. Bazen sizin istediğiniz gibi konuşuyor olabilirler, sizin yarattığınız ortamdan dolayı öyle konuşuyor olabilirler ama sizin sözünüz haline gelmemeli. Doğru söylemiyor olabilirler. Doğruyu görmediğimizde kabul etmek bizim yükümlülüğümüz değil mi? Biz maddi gerçeği aramıyoruz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Burada bu gerçek ortada dururken nasıl diyeceğiz ki "İBB maden sahasını kontrol ediyor"? Şu da var; bu kadar belge arasında ben bir tane belge görmedim ki Valilik; "Sayın İmamoğlu gelin, vallahi inanılmaz hizmetleriniz var, biz bu maden bölgesini size veriyoruz, siz işletin, bir anlaşma da yapalım, biz de şöyle alalım" desin. İstese yapamaz. Bakın, bugün iktidar değilse bile vali, Cumhuriyet Halk Partisi'nden olsa yine yapamaz. Kanun, yönetmelik böyle bir yetki vermiyor ona. Malum, o çerçevede hareket ediyor. Dolayısıyla istese de yapamayacağı bir işi biz niye ona yapıyormuş gibi davranıyoruz? Burada proje revizyonunda müvekkilin bir hatalı beyanı oldu, onu da düzelteyim. Kamulaştırma azaltılmadı Gürkan Bey, kamulaştırma tamamen kaldırıldı. Yani ilk projede kamulaştırma yaklaşık 1.100.000 metrekareydi; şimdi hiç kalmıyor. Yani 12.000.000.000 TL'lik bir durum var. Şimdi burada tartışmalı bir alan, teyit aşaması var. Savcı Bey'in az önce sorduğu o "süt ve dolgu projesi" dediği yer... O, onun adı da olmadığı için yazışmalarda da sürekli değişiyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ben de okurken inanın anlamadım, kaç defa sordum. Kaç defa sorulduğunu bilmiyorum müvekkilin. Orada talimat geliyor, MAPEG'den yazı geliyor ki bunların hepsi sizin dosyanızda ya vardır ya da alabilirsiniz. Olmayanların çoğunu Cansu Hanım sundu, bir kısmını da Nermin Hanım sundu. Metin Bey de farklı müvekkilden farklı belgeler sunmuştu. Bu alanda az önceki görseli açabilir miyiz? Neresi olduğunu anlamak önemli, ben de ancak anlayarak anlatabiliyorum. Bakın, burası TEİAŞ'ın yeri. Ambarda burası az önce müvekkilin bahsettiği, yani ilk bu şeyi kendi dünyasında bir veçheyle tanıştırıyor. TEİAŞ alanı da şu: Bakın, etrafında da yol projesi var, 3 tarafından çeviriyor. Galiba hatta bu ürünlerden yol geçiyor. Mesela şuradan geçiyor mu? Geçiyor, değil mi? Tamam. 4 tarafından da yol geçiyor. Yani proje kapsamında bunların hepsinin imalatını ve ıslahını yapmalı. TEİAŞ'ın "Kayıoğlu" dediği yer burası. Şu kırmızı bölge de değil mesela; bu, ilk projede olan bir bölgeymiş. Buraya da belli imalatlar yapılacak, teknik şeyini bilmiyorum ama bunlar kaldırılmış. Şu bölgede yaklaşık benim anladığım şöyle bir alan var: Burada deniyor ki; "Toprak kayıyor, çok hızlı bir şekilde, ileri derecede burada önlem almamız lazım." TEİAŞ bu yazıyı MAPEG'e yazıyor. MAPEG alelacele yazı yazıyor ve İBB'ye diyor ki: "Bak, senin burada projen var, yakındasın. Hemen burada gerekli güvenlik önlemlerini al, burası kayıyor." Burada da elektrik tellerim, büyük altyapım varmış.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Hatta Cansu Hanım'ın sunduğu belgelerde, mesela ben öyle bir belgenin varlığından haberdar değildim, imzalı bir yazı var Sayın Başkanım. TEİAŞ'a yazıyor, "Bakın biz doldurduk, nasıl, iyi mi?" diyor. Onlar diyorlar ki: "Biz de kendi ekibimizle inceledik, evet böyle devam edin." Bakın bütün yazışmalardan ayrı bir şeyden bahsediyoruz; yani MAPEG'in, Atiye Hoca'nın takipleri vesaire... TEİAŞ da böyle ekip olarak orada, çünkü zaten onların bölgesi. Ama diyor ki: "Bakın şu direkler var ya, onlara şu metreye kadar yaklaşmayın, başka riskler doğabilir." Dolayısıyla "Onlara yaklaşmadığınız sürece buna devam edebilirsiniz" diyor. Bu da bildiğim kadarıyla sunulan belgelerin içerisinde var. Şimdi özetle, ha son onu da göstereyim ondan sonra geçeyim, bir tane daha şey var. Şu 11 nolu anlaşılmıyor projenin imalat süreci altında, şimdi onun 24. sayfasını açıyoruz, 24. sayfasını. Şimdi bu evet, bunu biliyoruz. Bu MAPEG'in o ilgili 12 adalara dair yazısı. Ama bunun öncesinde Atiye Hoca'nın bir raporu var, ara rapor. Bir ilerletebilir miyiz sayfa sayfa? Bir sayfa öncesi sadece, 1 Aralık 2022.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bakın şu ikinci şekli gösteriyor hoca, diyor ki; bunlar projeye dahil değil ama proje kapsamı, yani projenin içerisinde bunlar da, bunlar da böyle projenin yanında yapılsa iyi olur diyor. Revizyona da eklenebilir eklenmeli mi, onlar konuşuluyor. Ama diyor ki bakın şekil 2, bir arka sayfaya gelin. Zaten diyor bakın sap sarı altı, alt sayfa. Evet, biraz yakınlaştırabilir miyiz, biraz yakınlaştırabilir miyiz? Evet. Bakın ne diyor, yazıya konu olan şekil 2'de belirtilen alanda çalışmalar büyük ölçüde tamamlanmış. Ne zaman? Aralık 2022'de. Ve bu alan kontrol edilmiş sayın savcım. Yani burası dolmuş, o heyelan riski. Ve ne diyor bakın; TEİAŞ şans güvenliği için yapılan ıslah çalışmasının sürşarjını yazıyor. Ve sonra diyor ki; sahada yapılıp devam etmekte olan ve büyük oranda tamamlanmış olan imalatların Cebeci maden bölgesinde güvenli çevre ile barışık sürdürülebilir kullanımda büyük ölçüde yeterli olduğu görünmektedir. Şimdi ne diyelim? Ne diyelim? Bunun hiçbir yerinde yok İBB.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi TEİAŞ alanında bence anlatabildim diye düşünüyorum. Yayla yolu da fantastik. Yani iddianamenin fantastik öğeleri var onlardan biri. Yani inatla bütün kurumlar diyor ki hayır hayır bu bölgede değil projede değil; yok yok yayla yolu da buradadır oraya da dökmüşsünüzdür deniyor. Ve şimdi böyle deninince, o bir kere girdi mi zehir gibi bu ifadeler dosyaya, onu yazma gereği hissediyoruz. Ve kim yazıyor tabii şimdi; o bakanlık yazısı yazıyor. Burada da diyor ki yayla yolu da doldurulmuş ama ya yayla yoluyla ilgili birazdan göreceğiz ilgili belediyenin kaymakamlığın yazısı var. Burayı lütfen yapalım hazır çevre korumaları yapıyoruz yolları yapıyoruz buraya da bir el atın gözünüzü seveyim. Buraya niye uzatmadınız bu yolu? Bu proje dahilinde değil ama bunu da yapsak çok güzel olmaz mı bakın biz de belediye olarak yapalım. Şimdi böyle yazılar var ama İBB oraya da dolgu döküm yapmış. Yani inanılmaz ama bakın hiçbir delil yok, hiçbir şey yok. Nasıl varıyoruz buraya anlamak mümkün değil.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Orman alanı deseniz orman alanıyla ilgili de o da fantastik bir süreç çünkü ormana değebilecek noktaları zaten projeden çıkarmışlar. Yani bugün orman alanına gitmek istese İBB kontrol etmek için dahi, sen ne diyorsun kardeşim burada der senin işin yok burada. Burası şu an orman alanı veya maden alanı, hadi çekil. İmalat da yok orada, neyini kontrol edecek? Yani bu çöp kutusu oraya yapılmış mı yapılmamış mı bakamaz görevi değil. Ve orman alanına da yani o anlamda bir dokunmak yok. Ama müvekkil orman kanununda da yargılanıyor. Bunları gerçekten anlamakta zorlanıyoruz sayın heyet. Şimdi şu böyle gizemli bir şeymiş gibi bahsediyoruz, sanki gizli bir tarikat gibi. Gizli falan değil komisyon. Dediğim gibi kanunen yönetmelik çerçevesinde kurulan bir komisyon. Komisyonun varlığından herhalde iddia makamı haberdardır ama müvekkilin aslında temelde elçi de olsa var olduğu yer orası Cebeci'ye ilişkin. Ama işte orada var olmak da Cebeci'nin teknik kısmını dökümü hafriyatı bilmeyi gerektirmiyor, yani bilmiyor da. Ama en azından orada güvenlik, kendisi ulaşım tecrübesi olduğu için oradaki özellikle bu proje çerçevesinde değilse bile genel olarak da o bölgeye ilişkin ulaşımda güvenlikte vesaire İBB'yi temsilen orada ama rolü yönetmeliği, şimdi kararı göreceksiniz ilk kararı onu açabilir miyiz?

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Cebeci Komisyon kararları 9 numara. Evet, en üste çıkabilir miyiz? Bunların hepsine tabii ki bakmayacağız, uzun bayagı. Şimdi buraya evet, biraz yaklaşabiliriz. Bakın, evet İstanbul Valiliği'nin Valilik makamına ilk kararı. Biraz daha yaklaşalım. Ne yazıyor? Maden Bölgesi Komisyon Teşkili, 4 Ocak 2019. Nasıl kurulmuş? Bakın yönetmelik çerçevesinde kurulmuş. Ne diyor? Şu kişiler: Valilik, ilgili belediyeden birer kişi, ruhsat sahibi şirketi temsilen şirketin valiliğe bildirmiş olduğu iki kişi olmak üzere toplam dört kişiden oluşur. Maden Bölgesi Komisyonu üyeleri ve başkanı, valilik tarafından görevlendirilir. Görevlendirilmiş. Böylece çalışmaya başlamış komisyon. Komisyon ne yapar diyeceksiniz? Bunlar gizli tarikat değil. Maden bölgesine ilişkin kararların alındığı, oradaki genelde de şunlar yapılmak istenmiş başkan, siz de incelersiniz. Çok uzun değil bu arada, yani 58 sayfa falan ama komisyon kararları elle yazıldığı için yani A4 bakımından öyle bir uzunluğu yok yazıların. Zaten biliyorsunuz tutanaklar öyle çok uzun alınmaz. Bunların ben sayabildiğim kadarıyla herhalde beşte üçünde veya üçte ikisinde zaten toplantı şöyle başlıyor: İşte o maden ruhsat sahiplerinin durumları, o mesela onlar diyorlar ki bizim sahiplik durumumuz şöyle değişti böyle oldu vesaire. İşte güvenlik sorunları varsa bunları konuşuyorlar vesaire. Komisyon kararları genelde bu çerçevede.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi onlara ilişkin müvekkil 9 Ağustos 2021'de katılıyor ve bakın da 13 Ekim 2022'de katılmış. 14 ay sonra şey olarak katılıyor, onu da yine Vali atıyor o şirketleri temsilen. Şimdi burada 06.06.2023 tarihli bir komisyon kararı var. Sayfa 34'e inebilir miyiz? Geçti mi PDF'te? Doğru. Bakın burada TEİAŞ bölgesine ilişkin bilgilendirme yapılıyor. Aşağıda, aşağı inelim. Evet, bakın maden bölgesi ilanından önce yapılan madencilik faaliyetleri nedeniyle TEİAŞ trafosunda kayma olmuştur. Burası düzeltilmiştir. Ne zaman? 2023. Hatırlarsanız 2022'nin sonunda neredeyse tamamlanmış demişlerdi o cihazda. Burası çok güzel olmuştur falan yazıyor. Aşağı iner misiniz? Evet. Bakın uygun olmuştur, artık buralar güvenli madenciliğe hazırdır diyor. Çünkü orası biliyorsunuz aynı zamanda Güney Cebeci maden sahasının da bir parçasıdır. Sonra 12.12.2023 tarihinde bir toplantı var. Ona da gelebilir miyiz? Toplantının tutanağının çok bir detayı yok. Bakın orada da Vali Yardımcısı Sayın Süheyl Üçer, Mehmet Süheyl Üçer ve mı katılmış? Bunun öncesinde saha gezisi yapılmış. Bir geri gelebilir miyiz belgeye? Şimdi video izletemiyoruz ama geriye de gidelim. Yani bilmiyorum video izletebiliyor muyuz? Oynamıyor. Birkaç versiyonda ben oynattım ama yine de oynatmadı. O zaman sadece görsellerden uçuşabiliriz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Evet, slayt var orada bilgilendirme slaytları var. Aynen Cebeci sahası, doğru. Onu açalım. Bakın burada Sayın Vali var, yanında Kaymakam var, Emniyet Genel Müdürü var, var, Vali Yardımcısı var. Beraber sahayı geziyorlar toplantıda. Bunun oynayan versiyonunda Murat Bey Vali'ye direkt açıklıyor. Biz bunu nereden aldık? Bakın Valilik Instagram sayfasından. Kimlerin katıldığını da Vali Bey zaten açıklamış. Diyorum ya gizli toplantı değil bunlar. Bunlar gururla anlatılan işler. Atiye Hoca üç defa övgü almış böyle bir proje nedeniyle ülkede. Devam edebilir miyiz? Fotoğraflar... Çok da bir detayı yok. Kampa gidiyorlar, şeye gidiyorlar, oradaki toplantılara da katılıyorlar. Kaymakamlıktan, emniyet genel müdürlüğünden katılıyorlar. Belediye de katılıyor. Hatta belediye başkan yardımcısı olabilir, emin değilim. Aşağı. İşte makamda toplantı... Bu video akıyor bu arada, bu zaten toplamda bir dakika falan. Devam edelim, öyle çok uzun uzun da değil. Bak, burada da hatıra fotoğrafı. Kuzey Cebeci Madencilik yani orayı geziyorlar. Bunda da yine Vali Bey, Murat Bey, yanındaki yardımcısı... Yani durum bu. Bundan biz 110 milyar dolarlar, hikâyeler üretmeye çalışıyoruz.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Devam edelim. Sadece makam ziyareti yapıp çay içmiyorlar, bakın pikaplara atlıyorlar sahayı yerinde görüyorlar. Şimdi burada böyle saha gezileri periyodik yapılmış. Yani Vali Bey hepsine katılmamıştır ama yerelde anladığımız kadarıyla çünkü tutanaklardan da görüyoruz toplantılara katılıyor, saha gezilerine periyodik olarak katılıyorlar ya vali ya vali yardımcısı. MAPEG yetkilileri zaten işin içinde. Dolayısıyla bunlar rutin işler ve bahsettiğimiz süreçte 5 yıl boyunca böyle işler olacak ve bu kişiler hiç görmeyecek, duymayacak. Mümkün değil, mümkün değil. Son ben toplantı tutanaklarına dönmeyeyim, vaktimiz de geçiyor. Ben son iki tutanakta ben söyleyeyim. Bir tanesi Sultangazi Kaymakamlığı ve Belediyesi'nin toplantısı, 43. sayfasında o tutanağın, diyorlar ki işte "bu yolu yapalım, bu yol lazım, çevre düzenleme projesi kapsamında bu yolları yapmadık, bu yolu da yapalım, bu yolu da yaptırın bir şekilde bir yolunu bulalım". Biz de belediye olarak buna katkı sunmaya hazırız. Kaymakamlık diyor ki "bu bizim ilçemiz için, güvenliğimiz için gereklidir". Ve komisyonda ne diyor biliyor musunuz? "İlgili mevzuat çerçevesinde değerlendirmesi, projelendirmesi, biz gereğini yaparız." Yani verilen cevap da bu komisyonda. Yine yanlış hatırlamıyorsam komisyon üyeleri de işte bildiğiniz üyeler.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ve CİMER şikayetleri var. Bir tane tutanakta o da 25 Temmuz 2024 tarihli, orada da diyorlar ki bu kaçak dökümlere ilişkin CİMER şikayetleri var. Ey MAPEG, bunu yerinde bir gezin, inceleyin, bakın bakalım alanda kimler bunları yapıyor. Yani hiç kimsenin aklına gelmiyor ki işte İBB'yi çağıralım, İBB baksın, İBB yetkilisi olsun. Ben şu aşamada çok kısa Gürkan Bey'e bir soru sormak istiyorum komisyona ilişkin. Gürkan Bey gelir misiniz? Çok kısa iki soru. Gürkan Bey siz hiç komisyonda alınan herhangi bir bilgiyi veya talimatı İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ndeki yetkililere iletmediğiniz oldu mu? Bir belge sakladınız mı? Burada işleyiş nasıl ilerliyordu, davettir, belge iletimidir vesaire siz mi yapıyordunuz bunun sekreteryasını? Sekreterya'yı Valilik mi yapıyordu? Peki benim anlattığıma sizin ekleyeceğiniz bir şey var mı komisyon bakımından? Eksiğim var mı?

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Yok, yani o yolla ilgili karar geldiği zaman da biz zaten komisyon kararında dedik bu yol işte ruhsatsız izinler vesaire neresi olduğunu bilmediğimiz için bir çevre tarafı o tarafta yazışmalar yapılsın ondan sonra olsun. Valilik de zaten yazışma yapılmasına dair bu komisyonda ya yolun yapılmasına yönelik talep var, bununla ilgili yazışmaların yapılması hani nereye yapılacak, ne tür yol yapılacak onlara dair kararlar çıktı.

Genel Sekreter Yardımcısı

Çok teşekkür ederim. Yazışmalar da yapılmaya başlanmış yani o süreç nasıl devam ediyor biz o kadar hakim değiliz ama... Evet biz işimiz değil ama dosyada birkaç yazışma var bu minvalde. Şimdi özetle burada deliller bakımından biz BDDK'nın MASAK raporunda zaten hiç yokuz, bu eylemde yokuz. Son dakika bir teşebbüs imkanı. Atiye Hoca'nın batimetrik raporu var, bu sahada yapılan bir ölçümler yapmış ve o maden bölgesi ile ilgilendiren bir konu, İBB ile hiç alakası yok. Dolayısıyla onunla ilgili bir şey söylemeye de gerek yok zaten. Şimdi dediğim gibi çevre korumanın yazılarından sonra eklenmiş orada belki şey yanlış anlaşılma şeyden kaynaklıdır. Yani protokolün mesâla bir tane yazıda protokol tarafı İBB değil de İBB'nin bir işleri diye yazılmış hatalı.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi bu rapor değil, bir ne diyelim ne demeyelim yazısı. Ne diyelim yani İBB demek lazım artık dosyanın geldiği bu aşamada diye o kadar zorlanmışlar ki yani hiçbir bilimsel temeli gerçekten yok. Yani onu bir detaylı değerlendirip yani bence sadece bunun için bir delil değerlendirmesi için ayrı bir oturum bile yapabiliriz Sayın Başkan. Hatta şunu söyleyeyim, alalım teknik ekipleri, uzmanlarımızı da alalım, uygulamalı keşif yapalım. Bu kadar büyük bir olay. Ben işe yarayabileceğini düşünüyorum. Yani dağ fare doğuracak ama madem bu iddia burada yapılabilir. Ceza yargılaması severiz keşifleri ve böyle bir alanda bu yapılabilir. Şimdi bu kamu zararı meselesi burada çok önemli son değineceğim birkaç hususdan biri o olacak. Yani biz uluslararası hukukta şeyle karşılaşmıştık spor kanununda menajerlik sözleşmelerine ilişkin bir barem getirilmişti...

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Orada şöyle bir durum söz konusu: 'Siz' diyor 'bu oranda eylemden menajerlik komisyonu kazanırsınız' diyor. Mesela o komisyonu kazanacak menajer 40.000 TL, 60.000 TL; noter, sözleşmenin harcıyla 2 milyon üzerinden değerlendirme yapıyor. Ortada bakıyorsunuz; sözleşme üzerinde 2 milyon yok. Rakamın altında nasıl bir değerlendirme yapabilir devletin kasasından para alacak dahi olsa? Ben harcı belirlerken evraktaki en üst değeri seçmem lazım. Şimdi iddianame de ekseriyette böyle oluşturulmuş. Onu bir kısmını fazlasıyla ayırıyorum. Burada bir refleks var; 'En yüksek sayıyı nasıl yakalayabiliriz? Belgede gözüken en yüksek sayıya nasıl ulaşabiliriz? Hatta işte gelen giden paraları nasıl toplarsak nasıl rakamlar daha büyüyebilir?' gibi bir silsile var. Yani burada böyle olmak zorunda değil, böyle bir hesap yapılmak zorunda değiliz; gerçekten değiliz. Ben teknik açıklamasını yapmakla uğraşmıyorum, çok komik açıklamalar var bu konuda. Bir kısmını zaten meslektaşlarım açıkladı, sanıklar da açıkladı.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Ama şunu yapmak gerekmez mi? Yani bu kadar fantastik sayılara gerek yok; bir kuşunuz varsa hesabını sorun. Bir kuş! 80 milyar TL olmasına gerek yok, 110 milyar TL olmasına gerek yok. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bir seçim propagandası yapmıyor ki; 'Ben daha önceden bu kadar milyar TL var etmiştim seçmenlerime, iddianamenin sonunda bunu gösteriyorum.' Hayır, böyle bir şey yok yani. Öyle düşünmüşsünüzdür ama öyle değildir gerçek. Kim ne var olduğunu düşünüyorsanız onun üzerinden yargılamaya devam edin; varsa... Yoksa da ciddi bir yargılama yapma olanağımız kalmıyor. Herhalde bunlardan sonra bilmiyorum, Sorgu Savcısı'nın o uçuşlara ilişkin savunmalarında da çok fazla bir şey söylemeyeceğim. O bahsettiğim altında 5 tane galiba başkanlığın... Etüt Proje, Park Bahçeler, Satın Alma, Yol Yapım bakım... Ne ukdesindekilerden hiçbirini buraya kadar sokmuyorum buraya. Fakat suçlama çok ağır ve çok büyük bir suçlama. Dediğim gibi de kantarla derler ya... Bizim için sanık bazlı olduğundan herhalde daha detayına girmemize bu saatte gerek yok diye düşünüyorum.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Özetle şu olmuş: Yani müvekkilin bu eyleme eklenmesi bence biraz bir çaresizlik. O son dakikada yani bir şekilde dedim ya; bu anlatımdaki o anlatı böyle olmasa, bu anlatıyı mutlak doğru kabul etmek zorunda hissetmesek Gürkan Alpay hiçbir işe sokulmayabilir. Ama onu doldurmamız gerekiyor ya; 'ın söylediğine dönmemiz gerekiyor gibi hissediyorum. E mesela arada o kadar çok kişi geçmiş, o kadar çok bilirkişi... Hiçbiri bahsetmiyor Gürkan Bey'den. Bu kadar insan geçmiş, hiçbirinin anlatımında yok. Çünkü yok! Yok, hala soruyorlar 'Burada senin ne işin var?' diye. Aman buraya ekleyeceğiz, onun bizi hizaladığı yöne gideceğiz... Olmaz! Olmaz! Ona gidemedikleri için Gürkan Alpay eklenmiş olabilir diyorum. Ve böyle bir az önce söylediğim gibi belki yazışmalardan böyle bir şey olabileceğini düşünmüşler. 'Tamam o işler böyleymiş' diye düşünmüşlerdir ama değil, onu da göstermiş oldum. Veya daha kötüsü; hem birinci formül hem ikinci form... Şey, üçüncü formül... Yani geçici bir ara formül bulunmuş. 'İşte burası olmaz, bu kadar milyarlarca TL zarar ve 117. eylem...' Bir geçici ara formül; bir süre daha tutalım.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi bu bana şunu hatırlattı; ben hukuk derslerinde çok başarılı bir öğrenci değildim Sayın Başkan. Herkes gibi değil de böyle kamu dersleri kadar parlak değil... Borçlar Hukuku Özel Hükümler dersinde Murat Hoca'nın vize sınavında ben satış sözleşmesinden çaktım. Şimdi satış sözleşmesi de biliyorsunuz bu işlerin temelidir. Orada öğrendiğiniz hususlar üzerine gider sürekli, katlanarak gider. Vizede de satış artı kiradan sorular geldi. Murat Hoca yanıma geldi, dedi ki; 'Hukuk nasıl gidiyor?' Dedim; 'Hoca gitmiyor.' Bir sayfa, bir sayfa, bir sayfa yazmıştım. Hatta bir iki sayfa... Evet, bir sayfa. Böyle A4 önü nakış gibi işlemişim, dört paragraf... Soruya muazzam bir cevap verdiğimi düşünüyorum. Tam o sırada bir tereddüt geldi duruma. Soruya tekrar dönüp baktım; soruya vermem gereken cevap yazdığımın 180 derecesi. Ya ne yaptım biliyor musunuz Sayın Başkan? Kıyamadım o bir sayfaya. Arka sayfayı çevirdim; 'Dolayısıyla' diye devam ettim. Savcı da öyle demiş; bu kadar emek var kıyamamış, dolayısıyla demiş devam etmiş.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Şimdi gelinen noktada, yani biz Gürkan Bey'in bu eylemdeki rolünü anlattık, suçları anlattık. Buradaki hileli dolandırıcılık faaliyetinden, o hileli zarar ve infaz... Bence hiçbirisini müvekkil şu aşamalardan tartışmayacak. Çevreyi kirletme; az önce dediğim gibi ne öyle bir eylem var ne öyle bir ihmal söz konusu değil. Suç gelirlerini aklama vesaire... Oralarda zaten müvekkile ilişkin herhangi bir iddia da yok, oralardaki belgelerde de adı geçmiş bir şeyin geçmiyor. Orman Maden Mevzuatı... Aman aman... Vergi Usul Kanunu... Yani bunlara ilişkin detaylı savunma yapmayacağız şu aşamada. Bunların hepsini geçiyorum. Bu ambalajın içerisinde, bu şeye benziyor; içinde bulunduğumuz alanı düşünün. Silivri yerleşkesi içerisindeyiz. Burada her şey iç içe. Aynı Cebeci bölgesi. Bakın biz burada bir yargılama yapıyoruz 40 Ağır Ceza olarak. Sizin başka bir heyetiniz var, başka bir yerde yargılama yapılıyor. Yan odada başka bir yargılama yapılıyor. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı kontrolüyle yeni bir duruşma salonu inşa ediyor. Hemen az ötede de Ceza Tevkif Evleri Genel Müdürlüğü, Adalet Bakanlığı ve aynı zamanda Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı cezaevini kontrol ediyor. Bunların hepsi aynı anda yürüyor.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Burası Cebeci işte. Ve burada, bu dosyada sayın savcının bir görevi var. Burada sizin yaptığınız yargılamada, bu kovuşturmada duruşma savcısı olarak dosyayı takip etmek ve kurumsal sürekliliği sağlamak. Benim müvekkilimin bu hikaye içerisindeki rolü, sayın savcının buradaki rolünden pek farklı değil. Şimdi yan tarafta bir iş kazası olsa ve görürse sayın savcı beyi de; yan odadan oraya gidelim, burada bir koordinasyon gerekiyor. Ara ara böyle toplantılar olduğunu da görüyoruz gayet doğal. Çünkü aynı anda yürüyen birçok şey var. Siz de katılıyorsunuzdur veya bizleri bilgilendiriyorsunuzdur değil mi? Belli güvenlik önlemleri alıyorsunuz, hatta diyorsunuz ki bu salonun dışını ben Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığına bırakıyorum. Hatta burada bile bazen bıraktığınız veya inisiyatif tanıdığınız olur. Bunların hepsi iç içe ama şey olabilir; cezaevlerinin tedarik zincirinde bir sıkıntı oldu, biri zehirlendi veya oradaki ihalede bir sıkıntı oldu. Burada da sizden veya savcı beyden bir şey sorabilirler. Herhangi biriniz koordinasyon toplantısı olarak bu bahsettiğim bütün birimlerin toplamıyla beraber bilgi alma toplantılarına katılsanız bu süreci değiştirir mi? Bence bu kadar. Şimdi son örgüt; örgüte de meslektaşım fazlasıyla değindi, onu da çok detaylandırmayacağım ama müvekkil dedi ki ben dört tane sonucuyla açıkladım dedi ama aslında bir tane daha var, o herhalde o alt tarafta.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

İddianamede Kültür Medya bölümünde "Amaç ve İnfazlar" başlığı altında şöyle bir ifade var: İBB tarafından yapılan ana ihaleye fesat karıştırma eylemleriyle Kültür AŞ ve Medya AŞ'nin uhdesinde bırakılmasını organize eden örgüt üyeleri , örgüt yöneticileri ve , şüpheliler … Sayıyor sayıyor sayıyor , sayıyor sayıyor sayıyor ve Buğra Gökçe diye bitiriyor. Unutmuşlar mı? Unutmuşlar Gürkan Bey kusura bakmayın; hatta adı dahi geçmiyor, unuttuk mu adını diye bakıyorum; . Bu da kişi kartı anlatısıyla çok benzersiz bir başka yer. Başta buraya mı girer acaba diye düşünülmüş, unutulmuş, kalmış o. Çıkaramamışız. Bir tane daha Gürkan Alpay var yani onu da müvekkil şimdi öğrendi tekrar.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Özetle böyle bir yapı olamaz, böyle bir suçun hiçbir unsuru yok. İdari yapıda böyle bir görev örgütte rol oluşturur böyle bir şeyi kabul etmek mümkün değil. Burada bir talimat vesaire herhangi bir ilişki anlatılmıyor, hiçbir delillendirme yok; bunların hiçbirini kabul etmiyoruz yani. Müvekkil bir kamu yöneticisi, devlet düşmanı gibi bir muameleyi kesinlikle hak etmiyor. Yani böyle bir görevden suç yaratıyoruz, hiçbir şahsileştirme yapmıyoruz; şahsileştirme konusu sanki başka bir alanın konusu. Biz şeye mi verdik; siyaset biliminde mi verdik, kamu maliyesine mi verdik bilmiyorum oralarda işler mi ama ceza hukukunda sanki şahsileştirme kalmadı gibi. Bizde kalmadı yani önceki jenerasyonlar o şanslı bir dönemmiş, onlar kullanmışlar bize yetmemiş gibi hissediyorum. Biz nasıl yapacağız yani hiçbir şahsileştirme yokken nasıl yargılama yapacağız, ben nasıl savunma yapacağım? Ancak böyle olabiliyor. Ve bu örgüt üyesi sayın , o kadar menfaat elde etmiş ki; eşinin üzerine kayıtlı bir ev bir arabası var. Bu kadar yıldır ikisi de kamu görevlisi. Gürkan Bey, az önce bahsetti ya "ben yollarda yaşıyorum" diye. Gerçekten şu benzinliklerle ilgili en yüksek hassasiyete sahip insanlardan biri olabilir. Hayatı benzinliklerde geçiyor. Orada yani ben bütün hikayelerini bildiğim için aylardır, oradan oraya oradan oraya koşturmada hayatı benzinliklerden, sandviççilerle geçiyor onun ve ekibinin. Böyle bir insan ve biz ona diyoruz ki; yani adli kontrole çıktığı gecenin sabahında Maslak'ta çöken yola koşan adama, diyoruz bu adam örgüt üyesi. Onun görevleri ve yetkileri küçümsenmesin, zamanı küçümsenmesin.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Burada dönüp dönüp cezaevinde tabii ki acı acı güleceğiz. Hiçbir somut veri yok, iddiaların aksini gösterecek hiçbir belge yok. Daha fazla teknik savunma yapmayı isterdik ama maalesef buna yetecek bir suçlama yok. Ben açıkçası kişiden fiile giderken rehberimiz iftiracılar ve baskı altında yalan söylemek zorunda kalanlar olunca işte maalesef böyle yolda kayboluveriyorsunuz. Yani ben artık hicap duyuyorum bir kaçmış şüphesini bir delil karartmış şüphesini anlatmaya. Biz sağduyulu, yok sayıldığı mahkeme huzuruna çevredeki tüm itirazlarımızı içeren dosyayı sunduk. Sayın Başkanım, sizden ricamız değil talebimizdir: Artık daha fazla tutukluluğun cezaya dönüşmesini, iade-i özgürlüğün derhal garanti altına alınması, derhal tahliyesine bir an önce tahliyesine karar verilmesini talep ediyorum. Ve dediğim gibi soruşturmanın genişletilmesi taleplerini de meslektaşlarımın dile getirdiği çerçevede arz ediyorum, teşekkür ediyorum.

Arif Gürkan Alpay Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.