Hasan Tahsin Sönmez
Sanık
·Tutuklu
19 Mart 2025
Tutuklandı
32. Duruşma Günü · 5 Mayıs 2026
18:12
Cezaevindeki şartlarımız diğer mahkumlara göre daha ağırdı; örgüt üyesi olarak suçlandığımız için telefon hakkımız, görüntülü görüşme hakkımız yoktu. İddianamede tarafıma isnat edilen suçların bu tür kısıtlamaları gerektirecek nitelikte olmaması nedeniyle, sizin cezaevine yazdığınız yazı sonucunda bu haklarımız iade edildi. Bu nedenle teşekkür ederim.
18:12
Telefon hakkım geri verildiğinde kızımı aradım. 'Bundan sonra seni her gün arayacağım kızım' dedim. 10 aydır kızımı hiç görmedim; onu cezaevine getirmedim, burayı görmesini istemedim. Kızım bu habere çok sevindi: 'Her gün arayacak mısın baba?' diye sordu. 'Evet, arayacağım kızım' dedim, ona söz verdim.
18:12
Ancak daha sonra cezaevine döndüğümüzde telefon hakkımız tekrar kaldırıldı. İlk başta bir yanlışlık olduğunu düşündük, düzeltilmesini bekledik; fakat bu durum devam etti. Sonradan öğrendim ki kızım her gece, benim onu aramamı bekleyerek elinde telefonla uyuyormuş. Sayın Başkan, bir babanın kızına verdiği sözü tutamamasının ne anlama geldiğini kelimelerle ifade etmem mümkün değildir. Bu yaşadığım durum beni derinden yaralamıştır. Cezaevinde geçirdiğim 10 ayı bir şekilde telafi edebilirim; ancak bu son yaşadığım olayın etkisini tarif etmek gerçekten çok zor. Düşmanım bile bu durumu yaşamasın.
18:13
Sultangazi Cebeci Köyü'nde köklü ve yaklaşık 100 yıllık bir ailenin ferdiyim. 15 yaşından bu yana ticaretle uğraşıyorum, kendime ait 3 şirketim var. Burada bulunma sebebim 59. eylem kapsamında Şükrü Kaynak isimli kişinin hakkımda verdiği beyandır; bu şahsı tanımam. Ortada psikolojisi bozuk bir adam var. Ben diyorum ki psikoloğa götürelim, iddia makamı diyor ki hacı hocaya gönderelim. Durum bundan ibarettir.
18:13
Olmayan bir suçu elimden geldiğince anlattım. Kendime ait olmayan bir şirketten, işlemediğim bir suçtan 10 aydır tutukluyum; kendimi bu iddiaya dair savunmaktan utanıyorum. Bir şirketin denetim raporu yazılmadan, bırakın beni, şirketin sahibini bile tutuklayamazsınız. Şirket hakkında Vergi Usul Kanunu'na aykırılıktan düzenlenmiş bir belge mevcut değildir. Bize bunları neden yaşatıyorsunuz? Tahliyemi talep ediyorum. Benim yattığım 10 ay umrumda değil ama en son yaşadığım olayın aynısını bana yaşatanlara Allah yaşatmasın.
Savunma kapanışı
18:21
Hakkımdaki iddia şudur: Şükrü Kaynak'ın beyanına göre Murat Gülibrahimoğlu sahte fatura işi yapmış, bunun Sönmez Su İnşaat isimli firmayla bağlantılı olduğu ve bu firmanın bana ait olduğu ileri sürülmüştür. Bu iddialar tamamen gerçek dışıdır. Sönmez Su İnşaat firması bana ait değil; kuzenime ait tüzel bir şirkettir, ben bu şirketin ne sahibiyim ne de temsilcisiyim. Bu yöndeki beyanlar açıkça yanlıştır.
18:21
Şükrü Kaynak isimli şahsı tanımıyorum; kendisinin de beni tanıdığı kanaatinde değilim, zira adımı dahi yanlış ifade etmiştir. Etkin pişmanlık kapsamında ifade veren şahıs da üçüncü ifadesinde benim adımı zikretmiştir; ancak bu ifadenin de Şükrü Kaynak'ın beyanlarından kopyala-yapıştır yöntemiyle oluşturulduğunu düşünüyorum, çünkü o da adımı yanlış söylemiştir.
18:21
'Sahte fatura düzenlemeye yardım etme' gibi ağır ve temelsiz bir suçlamayla karşı karşıyayım. Ortada somut delil yok; sadece iki kişinin çelişkili ve hatalı beyanlarıyla bu noktaya gelinmiş. Eğer yalnızca bu tür beyanlarla insanlar tutuklanacaksa, vergi dairelerine, vergi müfettişlerine, uzmanlara neden ihtiyaç duyulmaktadır? Bir şirketin Vergi Usul Kanunu'na muhalefet edip etmediği ancak vergi müfettişlerinin yapacağı incelemelerle ortaya çıkar. Söz konusu şirket hakkında 2022'de başlatılan inceleme hâlen devam etmektedir ve bugüne kadar herhangi bir olumsuz tespit yapılmamıştır.
18:21
Dosyada yer alan kayyım raporlarına göre şirketin yüz milyonlarca lira değerinde iş makineleri, ekipmanları ve aktif varlıkları bulunmaktadır. Bu büyüklükte ve somut varlıkları olan bir şirketin sırf sahte fatura düzenlemek amacıyla kurulmuş olması hayatın olağan akışına aykırıdır. Ben noter huzuruna gidip bu şirket adına işlem yapmak istesem, bana ilk sorulacak şey: 'Şu şirketin sahibi misin, yetkilisi misin, imza hakkın var mı?' olacaktır. Hiçbirine 'evet' diyemem. Buna rağmen yalnızca bir kişinin beyanı esas alınarak hakkımda iddianame düzenlenmiş, tutuklama kararı verilmiş ve tutukluluğumun devamına karar verilmiştir.
Eylem 59
Cebeci Maden Sahalarının Kaçak Hafriyat Döküm Alanı Olarak Kullanılarak Kamu Zararına Neden Olunması ve Suç Gelirlerinin Aklanması İddiası
İddia
İddianameye göre, Ekrem İmamoğlu liderliğindeki suç örgütü, İstanbul'daki hafriyat döküm alanlarını sistematik olarak kontrol altına alarak kamu gelirlerini "SİSTEM" adını verdikleri özel bir yapıya aktarmıştır. İddiaya göre, örgüt yöneticileri Fatih Keleş ve Murat Gülibrahimoğlu'nun koordinesinde, İBB iştirakleri İSTAÇ ve İSFALT paravan olarak kullanılmış, fiili operasyonlar ve gelirler Murat Gülibrahimoğlu'nun şirketleri tarafından yönetilmiştir. Şemaya göre, Cebeci Maden Sahası gibi ruhsatsız alanlara kaçak döküm yapılmış ve bu faaliyetlerden elde edilen milyarlarca liralık gelir, İBB'nin kasasına girmek yerine örgüte aktarılmıştır. Soruşturma kapsamında, sadece Cebeci bölgesindeki kaçak dökümden yaklaşık 30 milyar TL'nin üzerinde suç geliri elde edildiği ve Murat Gülibrahimoğlu'nun hesaplarına kaynağı belirsiz 4 milyar TL'den fazla para girdiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, toplam 185.877.621 ton kaçak döküm yapılarak yaklaşık 31 milyar TL'lik kamu geliri kaybına ve 80 milyar TL'lik maden rezervi zararına yol açılmıştır. Bu eylemlerle şüpheliler, Kamu Kurumu Zararına Dolandırıcılık (TCK 158), Çevrenin Kasten Kirletilmesi (TCK 181), Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama (TCK 282) gibi suçlarla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanan Yakup Öner, Ertan Yıldız, Adem Başer ve Cem Çelik gibi şüphelilerin ifadeleri ile BDDK, ÇŞİDB ve Vergi Denetim Kurulu raporlarına dayandırmaktadır.
Atıfta Bulunulan Deliller
Eylem 59 Kapsamındaki Tanık ve Şüpheli İfadeleriVergi Denetim Kurulu Raporu (06/05/2025)
Kendi Savunması
- ·Sönmez Su İnşaat firması sanığa değil, kuzeni Turgay Tokdemir'e aittir; kuzen bu sahipliği bizzat kabul etmekte olup şirketin ticaret sicili ve resmi kayıtları da bunu doğrulamaktadır. Sanığın şirkette herhangi bir müdür, temsilci ya da imza yetkilisi sıfatı bulunmamaktadır; bu nedenle noter dahil hiçbir mercii kendisini şirket adına işlem yapmaya yetkili kabul etmezdi.
- ·Suçlamaya dayanak oluşturan Şükrü Kaynar ve Cem Çelik ifadeleri güvenilirlikten yoksundur; zira her iki şahıs da sanığı tanımamakta, adını 'Hasan Sönmez' olarak yanlış söylemektedir. Sanığın adı Hasan Tahsin Sönmez'dir; bu temel hatanın tanıklığa konu kişiyle gerçekte hiç karşılaşılmadığının somut göstergesi olduğu ileri sürülmektedir. Bunun yanı sıra Cem Çelik'in ifadesinin Şükrü Kaynar'ın ifadesinden kopyalanmış olabileceği de vurgulanmaktadır.
- ·Bir firmanın sahte fatura düzenlediği ancak vergi memurlarının incelemesi sonucu hukuken tespit edilebilir; oysa Sönmez Su hakkında 2022'den bu yana süren incelemede henüz olumsuz bir tespit yapılmamıştır. Sanık, vergi denetim raporu tamamlanmadan şirket sahibinin dahi tutuklanamayacağını savunmakta; iddia makamının bu yasal eşiği atlamak için sıradan tanık beyanına dayandığını eleştirmektedir.
- ·Kayyum yönetiminde tespit edilen 150-200 milyon TL'lik ekipman ve 455 milyon TL'lik aktif bağlılık, şirketin gerçek bir ticari faaliyetle kurulduğunu ortaya koymaktadır. Bu ölçekte maddi varlığa sahip bir yapının yalnızca sahte fatura düzenlemek amacıyla oluşturulmuş bir paravan şirket olamayacağı savunulmaktadır.
Atıfta Bulunulan Deliller
Sönmez Su İnşaat'ın ticari sicil ve ruhsat kayıtları (şirketin Turgay Tokdemir'e ait olduğunu gösterir)Kayyum yönetimince hazırlanan envanter raporu (150-200 milyon TL'lik iş makinesi, kamyon ve ekipman; 455 milyon TL aktif değer)Süregelen Vergi Denetim Kurulu incelemesi (olumsuz tespit bulunmadığına dair)Kuzeni Turgay Tokdemir'in şirket sahipliğini kabul eden beyanı
Müdafi Savunması · Av. Serhat Aydoğan
- ·Savcılık, müvekkili önce örgüt üyesi olarak 10 ay tutuklu bırakmış; ardından bu nitelendirmenin yanlış olduğunu anlayarak davayı 'örgüte yardım' suçuna çevirmiştir. Bu tutarsızlık, suçlamanın somut bir temelden yoksun olduğunu ortaya koymaktadır.
- ·Örgüte yardım suçunun zorunlu unsurlarından biri 'bilme'dir; yani failin örgütün varlığından haberdar olması gerekir. Müvekkil, Enerji Bakanlığı, Valilik ve İBB gibi devlet kurumlarıyla muhatap olmuştur; bu kurumlardan oluşan bir yapı söz konusuysa, bu yapı Türkiye Cumhuriyeti'nin kendisidir — bu nitelikte bir yapıya yardım etmek suç kastı taşımaz.
- ·Müvekkilin ilgili şirketlerle hiçbir hukuki bağı bulunmamaktadır: vekaletname ilişkisi yok, imza ilişkisi yok. İddianın tamamı tek bir iftira beyanına dayanmakta; dosyada bunun dışında herhangi bir delil mevcut değildir.
Çapraz Sorgu · Gün 32
- ·Hasan Tahsin Sönmez, Murat Gülibrahimoğlu ile yakın dostluk veya özel hayat ilişkisi bulunduğu izlenimini açık biçimde reddediyor. Tanışıklığın yalnızca ailesinin tapulu arazileri ile maden sahası arasındaki uyuşmazlıktan doğduğunu, aralarındaki temasın sosyal değil araziye ilişkin çıkar çatışması zeminiyle sınırlı kaldığını anlatıyor.
- ·Tanık, Murat Gülibrahimoğlu'nun insanları tehdit ederek veya zor kullanarak çıkardığı yönündeki anlatımı kendi gözlemleriyle karşılıyor. Onlarca kez gördüğünü, yanında koruma ordusu görmediğini, kimsenin zorla çıkarıldığına tanık olmadığını ve sahadaki ayrılmaların para verme, yer değiştirme ve uzlaşma yoluyla gerçekleştiğini söylüyor.
- ·Belge, Cebeci sahasındaki düzensizlik ve kaçak dökümün Murat Gülibrahimoğlu'ndan önce de mevcut olduğunu vurguluyor. Hasan Tahsin Sönmez, bölgede onlarca yıldır döküm yapıldığını, eski taş ocakları döneminde çevre kirliliği, kavga, iş kazası ve kontrolsüz kamyon trafiğinin yaşandığını; Murat Gülibrahimoğlu işletmeyi aldıktan sonra ise en azından bir denetim ve toparlama görüntüsü oluştuğunu ifade ediyor.
- ·Tanık ayrıca maden sahası ilanı ve tapular üzerindeki şerhin Murat Gülibrahimoğlu ortaya çıkmadan önce bulunduğunu belirtiyor. Bu çerçevede sahadaki faaliyetin kendisine gizli bir ilişki veya kişisel nüfuz ağı olarak değil, devlet projesi ve ruhsat sahası söylemi içinde sunulduğunu aktararak iddia edilen gayrimeşru kuruluş hikayesine karşı farklı bir bağlam kuruyor.
Atıfta Bulunulan Deliller
20 Mayıs 2025 tarihli savcılık tanık ifadesiMAPEG şerhi ve maden sahası ilanına ilişkin anlatımHasan Tahsin Sönmez'in Cebeci sahasındaki kişisel gözlemleriAdem Başer'in ifadesine atıf
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.