“İddianameye göre, Demir İnşaat'ın sahibi Hamit Demir'in, Beylikdüzü'ndeki "Demir Country" adlı inşaat projesinin ruhsatını alabilmek için dönemin Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve yönetimine rüşvet verdiği iddia edilmektedir. Savcılığın iddiasına göre, ruhsat işlemlerinin yaklaşık bir yıl bekletilmesinin ardından Hamit Demir'den 8.000.000 TL talep edilmiştir. Bu talebin ardından Demir'in, örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen ve etkin pişmanlıkta bulunan Adem Soytekin'e ait ASOY İnşaat A.Ş.'ye rüşveti ödediği öne sürülmektedir. Ödemenin, Esenyurt'taki "Ay Işığı Butik" projesinden 8 daire, 1.000.000 TL değerinde çek ve 2.000.000 TL nakit para şeklinde yapıldığı iddia edilmektedir. İddianamede, Ekrem İmamoğlu'nun rüşveti talep eden ve sistemi yöneten kişi olduğu, Mehmet Murat Çalık'ın rüşvet alma suçuna katıldığı, Adem Soytekin'in ise rüşvetin tahsilatına aracılık ettiği öne sürülmektedir. Savcılık, bu iddialarını Hamit Demir'in beyanlarına, Adem Soytekin'in etkin pişmanlık kapsamındaki ifadelerine ve her ikisinin de dosyaya sunduğu çek, tapu, fatura gibi belgelere dayandırmaktadır. Eylemle ilgili olarak şüpheliler hakkında TCK 252 (Rüşvet) ve TCK 220 (Suç Örgütü) maddeleri uyarınca cezalandırma talep edilmiştir.”
- ·Çalık, Hamit Demir anlatısının ruhsat sürecindeki teknik ve idari gecikmeleri doğrudan rüşvet kalıbına soktuğunu savunuyor. Belediye süreçlerinde eksik belge, mevzuat incelemesi ve teknik kontrol gibi nedenlerle gecikme yaşanabileceğini; bunun tek başına suç delili sayılamayacağını söylüyor.
- ·Adem Soytekin'e yapıldığı iddia edilen ödemelerin kendi talimatıyla yapıldığını gösteren bağımsız ve somut bir delil bulunmadığını vurguluyor. Dosyada yine etkin pişmanlık beklentisi taşıyan ve birbirini tam doğrulamayan anlatımlar üzerinden kendisine bağ kurulmaya çalışıldığını ileri sürüyor.
- ·Hamit Demir'in 22 Nisan 2025 ve 8 Ekim 2025 tarihli her iki ifadesinde de kendisine yönelik herhangi bir rüşvet talebinde bulunulmadığını açıkça belirttiğini vurgulamaktadır. Hakkında yalnızca Adem Soytekin'in 'dairelerin görüşmelerini Çalık yürüttü ama ne amaçla alındığını bilmiyorum' dediği bir beyan bulunduğunu, bu belirsiz ifadenin suç unsurlarını karşılamaya yetmeyeceğini savunmaktadır.
- ·Proje alanının çok hissedarlı yapısı ve yıllarca süren tevhit-ifraz uyuşmazlıkları nedeniyle ruhsat süreçlerinin fiilen uzadığını belirtmektedir. İmar kadastro kayıtlarının incelenmesi halinde yasal prosedürlerin eksiksiz işletildiğinin görüleceğini ve söz konusu gecikmenin kasıtlı bir engellemenin değil, teknik ve hukuki süreçlerin ürünü olduğunu savunmaktadır.