Mehmet Murat ÇalıkMM

Mehmet Murat Çalık

Beylikdüzü Belediye Başkanı

Sanık ·Tutuklu

19 Kasım 1972, Trabzon Maçka doğumlu. İTÜ Mimarlık Fakültesi şehir planlama mezunu; İstanbul'un ilk şehir plancısı belediye başkanı olarak bilinir. 2019–2025 arası CHP'den Beylikdüzü Belediye Başkanı olarak görev yaptı, İçişleri Bakanlığı kararıyla görevden uzaklaştırıldı.

19 Mart 2025

Tutuklandı

İBB davası kapsamında tutuklama

10. Duruşma Günü · 25 Mart 2026

14:02
Belediye Başkanı olmadığım dönemdeki faaliyetlerim suç olarak değerlendirilmiş. Soruşturmada irtikap ile suçlanmışken iddianamede bundan vazgeçilmiş, rüşvet suçlaması yer almıştır. Belediyelerin örgüt olarak gösterilmesi çok yanlış.
14:04
Kanunla kurulmuş, meşru ve denetime açık kamu kurumları olan belediyelerin 'suç örgütü' gibi gösterilmesi son derece ağır ve kabul edilemez bir nitelendirmedir. Ortada suç örgütü yoktur. Somut bir menfaatten bahsedilememiştir.
14:07
4 bin sayfalık iddianamede tarafımla ilgili tek bir telefon kaydı yok, teknik takip yok, gizli tanık beyanı yok. Elde ettiğim söylenen somut bir menfaatten dahi bahsedilememiş olması örgütlü suç isnadının temelsiz olduğunu göstermektedir. Geriye ne kalmıştır? Sürekli ifade değiştiren, beyanları birbiriyle çelişen sanık ifadeleri. Bu kişiler örgütün varlığından haberdar değiller, örgütün varlığını reddediyorlar ama örgütlü suçlarla ilgili etkin pişmanlıktan yararlanıyorlar.
14:08
Rüşvet suçu yalnızca kamu görevlileri tarafından işlenebilen bir suçtur. İddia edilen dönemde ben kamu görevlisi değildim, belediye başkan danışmanıydım. Dolayısıyla rüşvet suçunun faili olmam teknik olarak mümkün değildir. Tarafıma yöneltilen beyanları iftira niteliğinde görmekteyim.
14:11
Belediye bünyesinde kamu yararına gerçekleştirilen tüm hayır işlerini sonuna kadar sahiplendiğimi belirtmek isterim. Çünkü bunlar belediyecilik anlayışımızın en önemli onur göstergeleridir. Allah'ın izniyle alnımın akıyla sürecin içinden çıkacağıma inanıyorum, arkadaşlarım için de aynı şeyleri temenni ediyorum.
14:16
29 yıllık meslek hayatımın 28 yılını Beylikdüzü'ne adadm. 1998-2014 arası dört farklı belediye başkanıyla, üç farklı siyasi partiden gelen yöneticilerle çalıştım. 2014-2019 arası İmamoğlu'nun başkan danışmanlığını yaptım, 2019-2025 arası belediye başkanlığı görevini yürüttüm. Benim için makam hiçbir zaman amaç olmadı. Makamlar geçicidir, kalıcı olan devlettir, hukuk düzenidir. Hayalimi kurduğum şehir yaşamına doğru Beylikdüzü'nü ilerletmeye çalışırken bu sürecin kesintiye uğraması beni üzmüştür ama vardır bunda bir hayır diyorum.
14:20
Bizim anlayışımızda belediyelerin siyasi partisi olmaz. Belediye başkanı seçildikten sonra rozet çıkarılır, yakaya Türk bayrağı takılır ve o bayrağa hizmet edilir. Kendi planladığı kenti yöneten biri var mıdır bilmiyorum ama ben bunu yapacaktım.
14:22
İmamoğlu ile 2005 yılında tanıştık. Beylikdüzü'nde bir arsa için planlama ve danışmanlık hizmeti verdik. 2009'da CHP'den belediye başkan aday adayı olduğunda çok sevinmiştim. Aday olamayınca yaklaşık iki ay sonra ilçe başkanı olarak görevlendirildi.
14:25
Bir şehir plancısına 'Hayaliniz nedir?' diye sorsanız emin olun bir kenti yönetmeyi arzu eder. Tabii bu mahkemelerden sonra aynı şeyi söylerler mi, ondan tam emin olamıyorum.
Salon gülüştü. Çalık, meslektaşı Şahan'a da gönderme yaptı.
14:25
2024 yerel seçimlerinde en yakın rakibime 42 bin oy fark atarak ikinci kez Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildim. Bir belediye başkanı, kentin ihtiyaçlarını doğru analiz eden, çözüm üretmekten kaçmayan, laf değil iş üreten bir kamu aktörü olmak zorundadır.
14:28
İddianamede belirtildiği gibi teknik başkan yardımcısı ya da başkan yardımcısı değildim. Belediyede her yıl yenilenen sözleşmelerle, sözleşmeli personel olarak görev yaptım. İnsanlar size 'başkanım' diye hitap edebilir ama bu resmi sıfatı değiştirmez.
14:32
Esenyurt'u bilirsiniz, 'Kent Suçları Açık Hava Müzesi' gibidir. Beylikdüzü ise insanların huzurla yaşadığı bir kente dönüşmüştür. Ne yaptıysak çocuklar, gençler ve kadınlar için yaptık. Söz verdiğimizden fazlasını hayata geçirdik. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün ifade ettiği gibi 'Dinlenmemek üzere yola çıkanlar asla yorulmazlar.' Biz de yorulmadan yolumuza devam edeceğiz.
14:35
Uzatıyorum ama eylemlere de yanıt vereceğim. Başkan buralarda bir şey anlatıyor ama eylemlerde susacak diye düşünmeyin. Eylemlere de tek tek yanıt vereceğim.
Gülerek söyledi.
14:38
Adaletin yalnızca mahkeme salonlarında değil; bir kentin parklarında, sokaklarında, meydanlarında ve kamusal alanlarında yaşatılması gerektiğine inanan bir meslek grubundan geliyorum. Biz Beylikdüzü'ne rant üretmeye değil, kamusal alan üretmeye geldik.
14:40
2014'ten bugüne toplam 1 milyon 150 bin metrekare kamusal alan ürettik. Belediyeye kazandırdığımız ekonomik değer 57,2 milyar TL. Bir belediye başkanının en büyük hesabı yalnızca mahkemelere değil, halka ve kendi vicdanına verdiği hesaptır. Benim vicdanım çok rahattır.
14:40
Pandemi döneminde belediye başkanlarıyla toplantı yaptığımızda, aralarında AK Partili başkanlar da vardı, pandemi oldu, yangınlar oldu, deprem oldu, bir göktaşı düşmedi diyorduk. O da bu dönem bize düştü.
14:43
En büyük projem Beslenme Saati projesi. 5 yıldır ihtiyaç sahibi ailelerin çocuklarına gıda paketleri gönderiyoruz. 800 bin paket ulaştırdık. Bu paketlerin hiçbir yerinde Mehmet Murat Çalık yazmaz, Beylikdüzü Belediyesi'nin B'si de olmaz. Veren el alan eli görmeyecek. Bir çocuğun kaderi yoksulluk olamaz, açlık hiç olamaz. Belediye bütçesinin tek kuruşunu harcamadık, hayrseverlerle yaptık. Yasalarımız belediye başkanına bağış alma yetkisi veriyor.
14:55
Milletin kayıtsız şartsız egemenliğine inanıyorum. 'Yargılanmayayım' asla demiyorum. Ancak halkın oyuyla göreve gelmiş bir belediye başkanının güçlü ve somut gerekçeler olmaksızın tutuklu yargılanması, milletin iradesine müdahale anlamına gelmektedir. Tutukluluk cezaya dönüştürülmemelidir. 600 kilometre uzaklıktan yaklaşık 20 gün önce getirildim. Tutuksuz yargılanarak görevime devam etmek, Beylikdüzü halkına verdiğim sözleri yerine getirmek istiyorum.
14:56
İddianamede Beylikdüzü dönemine ilişkin yedi ayrı eylemden sorumlu tutuluyorum ama sadece 2 tanesinin soruşturma aşamasında bana sorulduğunu belirtmek isterim. Görüşmeler, vatandaş başvuruları, mesai arkadaşlarımızla yürüttüğümüz çalışmalar somut dayanağı olmayan bir kurguyla örgütsel ilişki gibi sunulmaktadır.
14:58
Bu yargılamayı gören insanlardan sonra dışarıda hiç hayırsever insan kalamayacağını düşünüyorum.
14:59
Kamu yöneticisinde üç temel özellik olmalı: vicdan, adalet ve ahlak. Ben buna 'kamu orucu' diyorum. Kamu orucu; makamı, yetkiyi, kamu malını kişisel çıkar için kullanmamaktır. Kamu orucunu bozan şey; başkasının hakkını yemek, kamu malını kötüye kullanmak ve kul hakkına girmektir. Burada polemik yapmak için değil, gerçeğin ortaya çıkması için bulunuyorum.
15:01
Örgüt üyesi olduğu iddia edilen birçok arkadaşla mahkeme huzuruna gelmeden önce aşağıda sosyalleşiyoruz. Daha önce hiçbir arkadaşımızla tokalaşmamıştık; ilk kez 9 Mart'tan itibaren arkadaşlarımızı aşağıda tanımaya başladım.
15:10
Pandemi döneminde Sağlık Bakanı Fahrettin Koca belediyelere dönerek 'Her belediye 30 aracı ilçe sağlık müdürlüklerine teslim etsin, bölgenizde müteahhitler var, gidin durumu anlatın' dedi. Biz de gittik, 30 aracı kiraladık, 30 şoförü kaymakamlık bünyesinde görevlendirdik.
15:13
Uğur Güngör'ün 200'den aşağı UYAP kaydı yoksa ben bütün suçlamaları kabul edeceğim. Güngör aynı olayı farklı şekillerde anlatıyor: İlk ifadesinde rüşvet tutarı 13 daire, iki ay sonra 2 daire parası + 13 daire, 43 ay sonra 15 daire, 50 ay sonra 15 milyon lira, son olarak yeniden 13 daire + 2 daire parası. Aynı kişi aynı olayı bu denli farklı anlatmaktadır.
15:25
Eylem 1'den başlıyorum. Hakkımda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından takipsizlik kararı verilmiştir. Bakırköy Sulh Ceza Mahkemesi itirazı reddederek kararı kesinleştirmiştir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi yalnızca ifademe başvurulması yönünde bozmuş, soruşturmanın genişletilmemesini belirtmiştir. Dosya uzun süre bekletilmiş, sonra yetkisizlik kararıyla İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmiş ve İBB dosyasıyla birleştirilmiştir.
Çalık: 'Bugünü ben kapatacağım gibi geliyor, 10-11-12'ye kadar giderim, ara vermeseniz de önemli değil' dedi, salonda gülüşmeler oldu.
15:26
Takipsizlik kararı rüşvet suçuyla ilgiliydi. İstanbul Başsavcılığı soruşturmayı irtikap üzerinden devam ettirdi. Tutuklama kararı 'örgüt üyeliği' ve 'irtikap'tan verildi. Ancak iddianamede suç vasfı değişmiş, 'rüşvet' olarak nitelendirilmiştir. Uğur Güngör dosyaya ihbarcı olarak girdi, iddianamede sanık olarak çıktı.
15:28
Uğur Güngör, konut olan yerlerin dükkâna çevrilmesi için 15 milyon rüşvet talep ettiğimi iddia ediyor. Reddetmesi üzerine 'buradan çıkarsan bir daha giremezsin' dediğimi söylüyor. Sonra ısrarım üzerine senet vermeyi kabul ettiğini söylüyor. Neredeyse yumruk yumuğa kavga edeceğimiz adama, kendi ifadesine göre ben mi kefil oluyorum?
Güngör'e göre olay sırasında İmamoğlu karşı odadan çıkarak 'ne oluyor burada?' demiş. Çalık bu anlatımın çelişkisine dikkat çekiyor.
15:36
Kolluk aşamasındaki sorgu sırasında tanığın kimliği bana açıklanmamıştı, Uğur Güngör olduğunu bilmiyordum. İlk ifadesinde 13 daire diyor, 2 ay sonra 2 daire parası + 13 daire, 43 ay sonra 15 daire, 50 ay sonra 15 milyon TL, 60 ay sonra tekrar 13 daire + 2 daire parasına dönüyor. Aynı kişi tarafından bu kadar farklı anlatılmasını ve iddia makamının dikkate almadığı bu çelişkileri mahkeme heyetinizin dikkatine sunuyorum.
15:41
İddia makamı 'duymuştum' gibi ifadeleri araştırma gereği duymamış ama ben onların yerine araştırdım.
15:46
Velittin Küçük'ün ismini bir kenara not edin, birazdan anlatacağım. Gürpınar'da dolaşın, 'piyasanın kötü olduğu, belediyenin ihtiyaçları bulunduğu' ifadesini okuyun dolaştığınız kişilere. Yüz kişiden bir kişi Mehmet Murat Çalık böyle bir cümle kurar derse ben bu iddiaların hepsini kabul edeceğim. Belde belediyeleri İstanbul'un kara delikleriydi. Madem 6 daire istemişiz, 4 daire teklif edilmiş, sonra 13 daire verilmiş. Velittin Küçük'ün söylediğine göre.
Eski Gürpınar Belediye Başkanı Velittin Küçük'ün tanık beyanlarına yanıt veriyor. 6 daire istendiği, 4 teklif edildiği, 13 verildiği iddiasındaki çelişkiye dikkat çekiyor.
15:55
Asıl mesele ifadelerdeki çelişki değil, iddiayı ortaya koyan kişinin güvenilir olup olmadığıdır. Benim T.C. kimlik numaramı sistemden girseniz, UYAP kaydıma baksanız sadece bu dosya çıkar. Eğer Uğur Güngör'ün UYAP kaydına baktığınızda iki yüzden az kaydı varsa, ben huzurunuzda bütün iddiaları kabul edeceğim. Bu kadar iddialı söylüyorum.
16:15
Projenin ilk ruhsatı bizim dönemimizde alınmıyor. 21 Nisan 2006'da Velittin Küçük'ün Belediye Başkanı olduğu Gürpınar Belediyesi tarafından verilmiştir. Arsa sahibi Velittin Küçük'ün çocukları ve hissedarları, müteahhit Uğur Güngör'ün şirketi Nusra İnşaat'tır. Beş yılda bitirilemeyen inşaatın ruhsatı 10 Ekim 2010'da AK Partili Yusuf Uzun'un döneminde yenilenmiş, bu sefer müteahhit Velittin Küçük'ün şirketi Beylikkent İnşaat olmuş. İkinci beş yılda da bitmeyince 22 Ekim 2015'te İmamoğlu döneminde biz yeniledik. Bu sefer arsa sahibi değişmiş, Nusra İnşaat yani Uğur Güngör olmuş. Velittin Küçük ise 'komisyoncu' haline gelmiş. Ruhsat yenilenmesi keyfi bir uygulama değil, yasal bir zorunluluktur.
16:18
Ruhsat 22 Ekim 2015'te verilmiş, daire devri 24 Temmuz 2017'de yapılmış yani yaklaşık 2 yıl sonra. 2018'de inşaat bitmiş ve oturum başlamış. Buna rağmen 2020 yılında 'mühürlenecekti' iddiası ileri sürülmektedir. Belediye tarafından müteahhite herhangi bir menfaat sağlanmamıştır. Aksine ruhsat alanı 1.078 metrekare azaltılmıştır. Rüşvet alınan bir projede alan azaltılması hayatın olağan akışına uygun değildir. İddialara göre 13 daire verilmiş, sonra 4 dairesi geri iade edilmiş. Rüşvet alıp 'fazla oldu' diye geri veren bir sistem olabilir mi?
16:19
Aynı olay defalarca incelenmiştir: 2023'te soruşturma izni verilmedi, 2025'te yine verilmedi. Aynı dosya her seferinde temiz çıkmıştır. Tanık beyanları da birbiriyle çelişmektedir: Zafer Gül 6 milyon, 7 milyon, 13 daire diyor. Davut Akay önce bilmiyor sonra biliyor. Şoför hiçbir şey bilmiyor. 'Senet' iddiası tamamen sonradan ortaya çıkmıştır, ilk ifadelerde yoktur. Bu bir rüşvet dosyası değil, ticari bir uyuşmazlığın ceza dosyasına taşınmış halidir.
16:20
İddianamede yer alan 'yapılacak inşaatın usule aykırı şekilde dükkân niteliğine dönüştürülmesinin amaçlandığı' değerlendirmesi baştan sona hatalıdır. Ruhsat ve onay süreçleri yürürlükteki imar planına, plan notlarına ve mevzuata uygun işlem tesisiyle olur. Konut alanlarının zemin katlarının dükkâna dönüştürülmesi talebi, plan notlarına aykırı bir hüküm içermediği sürece ne suçtur ne de hukuka aykırı bir işlemdir. Tadilat projesinin varlık nedeni tam olarak budur; aksi kabul edilirse tadilat mantığı tamamen ortadan kalkar.
16:25
İnşaatın rahat ilerleyip ilerlemediğini benim beyanıma göre mi anlarsınız, devletin resmi kurumlarındaki kayıtlara göre mi? İş Seviye Tutanaklarına bakalım: Bizim dönemimiz öncesindeki 9 yıl 6 ayda inşaatın ilerleme seviyesi sadece %10. Bizim dönemimizde ise 22 Ekim 2015'ten sonra sadece 1 yıl 2 ayda %90 seviyesine ulaşmıştır. 9 yıl 6 ayda %10 ilerleyen inşaat, o 'zulmettiğimiz' dönemde 1 yıl 2 ayda %90'a gelmiş. Bu resmi rakamlar bile anlatılanların bir uydurmadan ibaret olduğunu gözler önüne sermektedir.
17:34
Eylem 2'ye geçiyorum, Kubist adlı proje. İddia makamı teknik konuları incelemeden, 'Murat Çalık ile görüştük ancak iskân konusunda yardımcı olmadı' şeklindeki beyanlardan yola çıkarak suç isnadı oluşturmaya çalışmıştır. Oysa iskân ve ruhsat süreçleri tamamen teknik konulardır, mevzuata bağlı olarak yürütülür ve belirli teknik birimlerin sorumluluğundadır. Ben iddianamede ileri sürüldüğü gibi imar ve ruhsat süreçlerinden sorumlu teknik başkan yardımcısı değildim. İsnat edilen fiilin görev tanımımla örtüşmediğini belirtmek isterim.
17:39
13 Mart 2014'te Yusuf Uzun döneminde iş bitirme belgesi veriliyor. 14 Ocak 2015'te resmi iskân başvurusu yapılmış, 23 Mart 2015'te iskân belgesi düzenlenmiştir. Metin Gül 'Yusuf Uzun döneminde bir türlü iskanımızı alamadık' diyor. İş bitirme belgesi seçimden 18 gün önce alınmış, Yusuf Bey seçimi kaybetmiş, Ekrem Bey başkan olmuş. İskan süreçleri belediye başkanıyla görüşerek değil, teknik birimlere yapılan başvurularla, harçların yatırılmasıyla, SGK ve vergi dairesi ilişiksizlik yazılarıyla yürütülen bir işlemdir. Bu yükümlülüklerin tamamı müteahhit firmaya aittir.
17:43
İskân 23 Mart 2015'te alınmış, aradan yaklaşık bir buçuk yıl geçtikten sonra 9 Eylül 2016'da daire devirleri yapılmış. İskân verilmiş, işlemler tamamlanmış, dosya kapanmış; aradan bir buçuk yıl geçtikten sonra yapılan bir daire devrinin rüşvet olarak nitelendirilmesi mümkün değildir.
17:45
İddianamede Metin Gül'ün Adem Soytekin ve Fatih Keleş'e benim tarafımdan yönlendirildiği iddia edilmektedir. Ancak bu iddia sanık ifadelerinde dahi yer almamaktadır. Metin Gül ile Adem Soytekin birbirlerini zaten tanıyan kişilerdir ve benden daha önce tanımaktadırlar. Beyanlar da birbiriyle çelişmektedir: Metin Gül 'iki gün sonra' derken, Adem Soytekin 'birkaç saat sonra' demektedir.
17:50
Savcılık sormuş mu? İskan için gerekli olan tüm evrakları tamamlamış mıydın? İtfaiye raporunu almış mıydın? Harçları yatırmış mıydın? Bunları bırakın Metin Gül'e sorulmasını, tarafıma da sorulmamıştır. Somut evraklar da incelenmemiştir. İddia makamı bunu araştırmalıdır ama tarafımıza sorulmadığı gibi evraklar da belediyemizden talep edilmedi.
17:53
Metin Gül başvuru tarihinden sonra evrakların tamamlandığı iki buçuk aylık süreyi 'İskânı vermediler, yardımcı olmadılar, süreci uzattılar' diye anlatıyor. Ama iskân alındıktan bir buçuk yıl sonraki daire devrini anlatırken 'iskânı getirdikten sonra hem daireyi hem parayı verdim' diyerek sanki çok kısa bir zaman dilimiymiş gibi ifade ediyor. Kübist projesine ilişkin süreç İBB müfettişlerince incelenmiş, yapının ruhsat ve projeye göre inşa edildiği tespit edilmiştir. İstanbul Valiliği 23.06.2015 tarihli makam oluruyla kapsamlı ön inceleme raporu hazırlanmış, imar mevzuatına aykırılık tespit edilmemiştir.
18:08
Metin Gül daire ve parayı iskan için verdiğini söylerken, Adem Soytekin bu dairelerin tamamen ticari ilişkiden kaynaklandığını ifadelerinde belirtmektedir. Bu iki beyan bırakın birbirini doğrulamayı, birbirini çürütmektedir.
18:09
Eylem 6'ya geçiyorum — Westside Projesi. Cemal Şahin'e okul yapılmasını istediğim ve Adem Soytekin tarafından yapılmasını şart koştuğum iddia ediliyor. Ayrıca İhsan Ünal ve Yüksel Hamzaoğlu'ndan Adem Soytekin aracılığıyla 3 milyon talep ettiğim ve Hasan İmamoğlu'na daire devredilmesini istediğim iddia ediliyor. Konuyla ilgili çok sayıda kişinin beyanı bulunmaktadır ve bu beyanlar birbiriyle ciddi şekilde çelişmektedir.
18:10
Muzaffer Beyaz iskan için Soytekin'e 7 dükkân 5 daire verdiklerini söylüyor. Sevim Beyaz ise Veysel Erçelik'in '100 bin lira verirseniz bir günde hallederiz' dediğini ifade ediyor, 10 milyon karşılığında 7 dükkân, 5 daire ve 3,5 milyonluk çek verdiklerini söylüyor. Furkan ve Yüksel Hamzaoğlu toplam 30 milyonluk karşılık verildiğini, 6 dükkân ve 5 daire devredildiğini söylüyor. Erhan Ünal bu kişileri tanımadığını söylüyor, 'paranın gönderilip elden geri alındığı' gibi soyut ifadeler kullanıyor. Herkes farklı rakamlar ve farklı senaryolar anlatıyor.
18:19
Müteahhit firmaların tamamı şunu biliyordu: Belediyenin bir taraftan müfettişlere evrak yetiştirirken bir taraftan da iskân süreçlerini yürüttüğünü. Buna rağmen 'İskânımız uzadı, vermiyorlardı' şeklindeki beyanlar gerçeği yansıtmaz. Projenin hacmi dikkate alındığında makul süreler içerisinde iskânın düzenlendiği görülecektir. Gerçek, yapılan işin hacminde ve gereken makul sürede saklıdır. Beyanları değiştirerek gerçeği değiştiremezsiniz. 250 bin metrekarelik bir projeye bir aydan daha kısa sürede ruhsat verebilecek bir belediye varsa, çok iddialı konuşuyorum, daha belediye başkanlığı yapmayacağım.
18:33
Çarpıtan ve çelişkili ifadeler veren sanık beyanlarında gerçeği ve hakikati arayan iddia makamının yanlış bir yolda olduğunu ifade etmek isterim.
18:35
Adem Soytekin'e devredilen gayrimenkuller konusunda bir çelişki var. 7 dükkân + 5 daire = 12, değil mi? İddia makamı bunu iddianameye koymuş. Ama tapu kayıt sistemine baktığımızda devredilen gayrimenkul sayısı 10. 12 daire olması gerekirken kayıtlarda 10 daireyle karşılaşıyoruz. Bu 2 daire hayali olarak mı devredilmiştir? Yoksa bizim bilmediğimiz başka bir tapu kayıt sistemi mi vardır?
18:37
Hasan İmamoğlu'na daire devri yönünde tarafımdan herhangi bir talimat veya yönlendirme söz konusu değildir. Taşınmazlar 'ön ödemeli gayrimenkul satış sözleşmesi' kapsamında satılmış, ödemeler banka havalesiyleyapılmıştır, teslim tutanakları mevcuttur. Birçok ifade 'Adem Soytekin'e devredilen dairelerin Hasan İmamoğlu'na geçtiğini duyduk' şeklindedir ama tapu kayıtları incelendiğinde herhangi bir devir gerçekleşmediği görülecektir.
18:38
İskan için 3 milyon TL çek verildiği iddia ediliyor. Ancak ruhsat aşamasında mevzuat gereği terk edilmesi gereken alanlar kamuya devredilmeden ruhsat düzenlenmesi mümkün değildir. Bu projede de gerekli terk işlemleri yapılmış, belediyenin karşısındaki çamlık alan belediyemize devredilmiştir. İnşaat sürecinde bozulan yolların giderilmesi amacıyla müteahhit firmaya çalışma yaptırılmıştır. Adem Soytekin de beyanında 3 milyon TL'ık ödemenin yol yapımına karşılık verildiğini açıkça ifade etmiştir.
18:46
Eylem 8'e geçiyorum — Kalekent Projesi. Elektrikli araçlar projesi ve kavşak yapımı için Metin Gül ve Muzaffer Beyaz tarafından rüşvet verildiği iddia ediliyor. İddia makamı, tanık beyanlarında açıkça yer almayan bir şekilde, kişileri Adem Soytekin ve Fatih Keleş'e yönlendirdiğime dair değerlendirme yapmaktadır. Ancak hangi somut belgeye dayandığı ortaya konulmamıştır.
18:48
İddia edilen rüşvetin iskân karşılığı mı, tadilat projelerinin onaylanması karşılığı mı, sosyal tesisin satış ofisi olarak kullanılması karşılığı mı, terk işlemi karşılığı mı, kavşak yapımı karşılığı mı olduğu belirsizdir. Metin Gül benim 'harita mühendisi' olduğumu söylüyor, herkes benim şehir plancısı olduğumu biliyor. İddia edilen 'örgütsel yapı' olsaydı, birinin 'terk edin' dediği diğerinin 'kurtarabiliriz' dediği bir yapıdan bahsetmek kendi içinde çelişkilidir. Ayrıca terk işlemi bizim dönemimizden önce, 16.04.2013 tarihli encümen kararıyla yapılmıştır.
18:55
17 adet çek karşılığında yapılan 3.540.000 TL'lik ödeme, iddia edildiği gibi iskân aşaması için verilen bir rüşvet değildir; yol, altyapı ve çevre düzenlemesiyle ilgili imalatların bedelidir. Bunu teyit eden fatura ve muhasebe kayıtları dosyada somut olarak bulunmaktadır.
19:01
Bu saatten sonra takdir mahkeme heyetinindir, sizin vicdanınızdayız. Adil davranacağınıza yürekten inanıyorum. Ben hayatım boyunca sadece onurum için yaşadım. 1 senedir tutukluyum. Bu arkadaşlar para kazanacaklar, biz de belediye olarak yardım edeceğiz... Belli ki bu 'adi ortaklık' ismine yakışır şekilde kurulmuş. Bu ortaklığı kuran firmalar kendi aralarında birbirlerine yalan, yanıltıcı beyanlarda bulunacaklar, bizi de buraya meze edecekler. Olmaz böyle bir şey.
19:02
Bana bu konuda herhangi bir soru yöneltilmemiştir. Ne kollukta, ne savcılıkta, ne de sonrasında bu hususta bir soruyla karşılaşmadım. Yaklaşık bir yıldır tutukluyum. 12 metrekarelik bir odada yaşıyorum. Yatağım, dolabım, televizyonum hepsi aynı yerde. Varsa bir kusurumuz elbette yargılanalım ama sadece Metin Gül'ün suç teşkil ettiği anlaşılmayan soyut ifadesine dayanılarak hakkımda ceza verilmesi mümkün değildir. Eylem 8 bakımından üzerime atılı suçlamaları kabul etmiyorum.
19:08
Kaba inşaatın Adem Soytekin'e verilmesi konusunda ben hiçbir yerde yokum. Seyfi Beyaz bunu gizli ortaklık ve işin düzgün yapılacağı düşüncesiyle açıklıyor. Muzaffer Beyaz, Oktay Hamzaoğlu'nu kıramadıklarını söylüyor. Hamzaoğlu ise daha önce Soytekin'le çalışmış olmalarına dayandırıyor. Ticari bir tercih olduğu çok net. İsa Ünal 'baskı yapıldı' diyor ama diğer ortakların anlatımıyla örtüşmüyor. İsa ve Erhan Ünal 'inşaat işlerinden anlamayız, işi Beyaz ve Mutlu İnşaat yürüttü' diyorlar. Diğer ortaklar Soytekin'e yaptırmak istemiş ama bunu Ünal'lara anlatmak için bizim ismimizi kullanmışlar.
19:14
Bunu söylemezsem eşim alınır. Okuma yazma bilmeyen kadınlara kurs veriyoruz. Yakuplu Meydan Projesi'nde 21.000 metrekare inşaat yaptık, belediye mülkiyetinin büyük kısmına oturttuk. Meydana yer kalmadı. Peki meydanı nereden sağladık? Mülk sahibini ikna ettik, adam kendi mülkiyetinin 2.900 metrekaresini meydan olarak kullandırdı bize. Duvar çevirmedi, tapuya geçiş hakkı şerhi düştük.
19:24
Kübist projesi İBB müfettişleri, Mülkiye Başmüfettişleri ve teknik bilirkişilerce incelenmiş, yapının projesine uygun olduğu tespit edilmiştir. 2015 yılındaki incelemeler sonucu imar mevzuatına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle soruşturma izni verilmemiştir. Teknik raporlara göre beton değerleri C40-C45 olup deprem yönetmeliği ve TSE standartlarının üzerindedir.
19:30
Belediyenin resmi kayıtları: 1. parsel yapı ruhsatı 190.702 m² — 22 gün. 2. parsel 67.880 m² — 28 gün. Toplam 250.000 m² iskan süreci 7 ve 37 gün. İsa Ünal, 2019 seçimlerinden sonra İmamoğlu'nun kendisini 'Belediye Başkan Yardımcısı Mehmet Murat Çalık'a' yönlendirdiğini iddia ediyor. O tarihte ben artık başkan yardımcısı değil, Beylikdüzü Belediye Başkanı'yım. Bu kadar temel bir gerçeği ıskalayan bir anlatımın ciddiye alınması mümkün değildir.
19:46
Eylem 10: Hamit Demir'in ruhsat alabileceği tarih 30 Haziran 2017'dir. 'Randevu istedim, bir yıl vermediler, ruhsatı geciktirdiler' iddiası dile getiriliyor. Oysa 2017'de Hamit Demir ruhsat almaya hak kazanmış, belediyenin hissesini de satın almıştır. 75.000 metrekarelik proje 28 Temmuz 2017'de, 1 aydan kısa sürede ruhsatını almıştır. Bu evraklar incelenseydi, iddia makamı muhtemelen takipsizlik kararı verecekti.
19:47
Eylem 11: İbrahim Babacan'ın ifadesinde sosyal donatı alanı yapılması talebinin anlatılması, iddianamede aleyhime yorumlanmıştır. Nakit para akışı sağlamak veya örgütle bağlantılı kişilere iş yaratarak menfaat temin etmek gibi bir durum kesinlikle söz konusu değildir. İddianamenin gerçekler üzerine inşa edilmesi gerekirken, büyük ölçüde gerçeği yansıtmayan bir değerlendirme yapılmıştır.
19:48
Hakikatin en önemli özelliği, asla bükülememesidir.
20:04
Hipokrat yemini etmiş doktorlarımız başımızın üstünde ama İzmir Şehir Hastanesi'nde bir iki doktora hakkımı helal etme durumumu bir kenara bırakıyorum. Şehir Hastanelerine bakışım değişti. Hasta garantili hastaneler olduğunu biliyordum ama rapor garantili hastaneler olduğunu bilmiyordum. Adli Tıp'a hiç rapor yollamamış.
20:05
Yalancının mumu yatsıya kadar yanar. Günün sonunda hakikatin güneşi doğar ve o güneş doğduğunda hiçbir karanlık ayakta kalamaz. Tek talebim hakikatin ortaya çıkmasıdır.
Çalık 5 saat süren savunmasının sonuna geldi. İzmir Buca'da 600 km uzakta tutuklu olduğunu, yaklaşık bir yıldır özgürlüğunden mahrum olduğunu ancak inancını kaybetmediğini belirtti.
20:08
2000 yılında lösemi tedavisi gördüm, 2008'de lenfoma nedeniyle iki kez ameliyat oldum. Bunları ajitasyon amacıyla paylaşmıyorum. Yoğun bakım sürecinde dahi aileme moral veren bendim. Tutuklandığım ilk gün sağlık durumumun gündeme getirilmesini istemedim. 18 gün yattım, doktor 'tüm değerlerinizi göndereceğiz' dedi, son 3 günü göndermiş çünkü son 3 günde bazı değerlerim yukarı çıkmıştı.
20:09
Bir yalan başka bir yalanı yalanlıyor, bir çelişki diğer bir çelişkiyi ortaya çıkarıyor. Somut ve kesin delillerle desteklenmeyen iddialarla mahkûmiyet hükmü kurulamaz. Yalanlar tel tel dökülecek, gerçekler birer birer açığa çıkacaktır. Vicdanımın kabul etmediği hiçbir belgenin altına imza atmadım. Doğruluğu kendime pusula edindim.
20:15
Görüş zamanını sınırlasalar da, Hak etmediklerini yaşatsalar da, Önüne zorluklar koysalar da, Çaresizlik değildi yaşadıklarım. Bileklerine kelepçeler taksalar da, Gecenin içinde saklasalar da, Duygularını serbest bıraksalar da, Yalnızlık değildi yaşadıklarım. Demir kapıları kapatsalar da, Günleri sana saydırsalar da, İçinde yangınlar çıkartsalar da, Umutsuzluk değildi yaşadıklarım. Özgürlük sadece 3 hece, ama ne çok şey ifade ediyor kaybedince...
Çalık 5 saatlik savunmasını tahliye talep ederek ve cezaevinde yazdığı şiirle bitirdi. İki kitap çıkaracak kadar şiir yazdığını belirtti. Duruşma ilk kez bu kadar geç bitti.

11. Duruşma Günü · 26 Mart 2026

10:34
Adem Soytekin'i 2014'te belediyede danışman olduğum dönemde tanıdım. 2014'te bir toplantıda tanıştım. Beylikdüzü'nde 2014'ten beri tanıdığım bir iş insanıdır. Trabzonlu olması — ben hemşehricilik yapan bir insan değilim — bana ağabey diye hitap ederdi. Hiçbir zaman 'Başkanım' demedi. Trabzonspor ortak kesişim noktamız, maçlara beraber gitmişliğimiz, yemek yemişliğimiz var. Tanımadığım bir insan değil. O bölgede birçok müteahhitin taşeronluğunu yapmıştır. İşini de iyi yapar. Bölgede kaba inşaatını yapmadığı proje yoktur. Eylemler bazında 11. Mahalle özelinde 2020 tarihinden itibaren hukuki sürecin içindeyiz. O süreçte Adem Soytekin, Ali Gül ve Zafer Gül var. Sadece 11. Mahalle özelinde konuştuk. Kendisini yakınen tanırım. Ama Adem Soytekin'e 'şunu verin bunu verin' dememişimdir.
10:46
Böyle bir zorlama olmadı. Ama belediye başkanı olmam konusunda zorlamanız oldu.
10:48
Meclis listesine gelince; herhangi bir arkadaşın 'şunu listeye koy' ya da 'bunu çıkar' şeklinde bir öneriniz olmadı. Zaten meclis üyesi arkadaşların büyük bir kısmını tanıyordum. Kimlerle yol yürüyebileceğimizi biliyordum. Sizin döneminizde görev almış ama benim dönemimde birlikte çalışamayacağımı düşündüğüm bazı isimleri, sizin sevmenize rağmen liste dışında bırakmış olabilirim. Ama siz de dönüp bana 'neden onu listeye koymadın' diye bir müdahalede bulunmadınız.
10:52
Sayın İmamoğlu 2019'da Büyükşehir Belediye Başkanı olduğunda, birlikte çalıştığım bürokrat arkadaşlarımın neredeyse tamamı Büyükşehir'de görev alma arzusu içindeydi. Temizlik biriminden insanlar dahil. Hepsinin motivasyonunu artırmakla uğraştım. Siz 2014–2019 arasında insanlarla o kadar güçlü, sıcak bir diyalog kurdunuz ki, ben zaman zaman 'herhalde Sayın İmamoğlu'yla ben değil, hep onlar çalıştı' diye düşündüm. Herkes gelip bana ondan bahsediyordu.
İmamoğlu ilk defa duyacak diyerek anlattı
10:54
Yok Başkanım.
11:00
Yok Başkanım öyle bir şey. 2024'te de olmadı Sayın Başkanım.
11:02
Kesinlikle olmamıştır. Sizin bana herhangi bir müdür, şef, başkan yardımcısı öneriniz olmadığı gibi, ben bir de böyle bir zorluğu yaşadım. Herkes, inanın çöpte çalışan, sokak süpürgecisi olan arkadaşım bile 'Büyükşehirde ben bir şef olurum' duygusuyla hareket ediyordu.
11:06
İfade edildiği gibi herhangi bir masada bulunmadım. Böyle bir şahitliğim de olmadı Sayın Başkan.