İddianame Bölümü
İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütünün Yapılanması ve Özellikleri
İddianamenin birinci bölümü, savcılığın "İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü" olarak tanımladığı yapının kuruluşunu, amacını ve işleyişini ortaya koymayı hedeflemektedir. Savcılığa göre, şüpheli Ekrem İmamoğlu liderliğinde kurulan bu örgüt, silahlı olmamakla birlikte maddi menfaate dayalı ve çıkar amaçlıdır. İddianame, örgütün temel amacının mali nitelikli suçlar işleyerek sermaye biriktirmek ve bu sermayeyi örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun siyasi hedefleri için kullanmak olduğunu öne sürmektedir. Bu hedefler, iddiaya göre, önce mensubu olduğu Cumhuriyet Halk Partisi'nin ele geçirilmesi, ardından da Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde aday gösterilmesi için fon oluşturulmasıdır. Örgütün, kamunun sağladığı gücü kullanarak faaliyet gösterdiği ve hem örgüt mensuplarının hem de örgüte para aktaran şahısların çıkarlarının paralel olduğu, mağdurların ise örgütün kamusal gücünden korktukları iddia edilmektedir.
Savcılık, bu bölümde Türk Ceza Kanunu'nun 220. maddesinde düzenlenen "suç işlemek amacıyla örgüt kurma" suçunun unsurlarını ele alarak, bu unsurların soruşturma konusu yapılanma için geçerli olduğunu savunmaktadır. Örgütün üçten fazla kişiden oluştuğu, üyeler arasında gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişki bulunduğu, suç işlemek amacıyla fiili bir birleşme olduğu ve eylemlerin devamlılık arz ettiği iddia edilmektedir. İddianameye göre, örgütün hiyerarşik yapısının başında lider olarak Ekrem İmamoğlu bulunmaktadır. Yönetici kadrosunda ise Murat Ongun, Ertan Yıldız, Fatih Keleş, Adem Soytekin, Murat Gülibrahimoğlu ve Hüseyin Gün gibi isimlerin yer aldığı ileri sürülmektedir. Ayrıca, Tuncay Yılmaz, Mehmet Murat Çalık, Resul Emrah Şahan gibi bazı üyelerin doğrudan lidere bağlı hareket ettiği ve "Özel Vasfa Haiz Üye Kadrosu" olarak nitelendirilen bir grubun da mevcut olduğu belirtilmektedir. Savcılık, bu hiyerarşik yapının, şüphelilerin kamudaki resmi görevlerinden bağımsız olarak işlediğini, kamuda görevli olmayan bir örgüt üyesinin bir kamu görevlisine emir verebildiğini ve bunun kurum içinde harici bir "sistem" oluştuğunu gösterdiğini iddia etmektedir.
Bölümde örgütün "gizlilik" prensibiyle hareket ettiğine dair iddialara geniş yer verilmektedir. Örgüt mensuplarının deşifre olmamak için özel ve stratejik görüşmelerde internete bağlı olmayan eski tip telefonlar kullandığı, örgütsel dokümanları internete hiç bağlanmamış bilgisayarlarda sakladığı iddia edilmektedir. Örnek olarak, şüpheli Necati Özkan'ın telefonunda bulunduğu iddia edilen ve yapılacak bir yolsuzluk operasyonuna karşı alınması gereken tedbirleri içeren bir belgeye atıf yapılmaktadır. Ayrıca, örgütün önemli toplantılarını Le Meridien Otel gibi yerlerde gerçekleştirdiği, bu toplantılar sırasında kameraların bantlanarak görüntü alınmasının engellendiği ve sinyal kesici cihazlar (jammer) kullanılarak iletişimin kesildiği öne sürülmektedir. Şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun ikametindeki kamera kayıt cihazlarının sökülerek tahrip edilmesi de suç delillerini gizleme ve yok etme çabasının bir parçası olarak sunulmaktadır. Savcılığa göre bu eylemler, örgütün illegal faaliyetlerini gizleme ve "sistemin" işleyişini koruma amacını taşıyan örgütsel davranışlardır.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.