Bir karar verdiniz. O kararınız bakımından özellikle yazdıklarınızın tümü olana aykırı. SEGBİS çözümü yapıldığı zaman, eğer ki siz o SEGBİS çözümüne söylediklerinizi yazarsanız, hitaplarınızı yazarsanız söylediklerimin tümünü geri alıyorum. Ve ayrıca lütfen, heyet üç kişiden ibaret, karışmayınız. Çok kısa bir şey söyleyeyim. “Ben” dedi, buradayken, atmadan önce siz, duruşmadan önce “sorgu vereceğim”. “Ben” dedi, “savunma vereceğim.”
Av. Fikret İlkiz'in Mahkeme Heyetine Talebi
Avukat Bey çarpıtmayın. Ben kaydı içeride izledim.
Kaydı izledim ben. Savunma yapmayacağını açık açık söyledi. “Ben buraya savunma yapmaya gelmedim, savunma yapmayacağım” dedi. Kaydı izledim, dosyada. Alırsınız kaydı, incelersiniz tek tek görüntü kaydını. Biz burada olmayan hiçbir şeyi tutanağa yazmadık. Bugüne kadar bütün SEGBİS kayıtlarında benim söylediğim, ağzımdan çıkan her söz kayıtlara aynen geçirildi. Söylemediğim bir sözün yazıldığını düşünüyorsanız onun görüntü kaydını da gerektiği takdirde, arzu ederseniz izlersiniz.
Söylemediğiniz bir söz demedim. Söylenen her sözün geçirilmesi anlamındaki SEGBİS kayıtlarından bahsettim. O zaman sizin iyi niyetli olmayan tavır bakımından meslektaşlarınızı suçlamanız açısından özellikle söylüyorum. “Biraz da bu hale gelmesine sebep olan sizsiniz” dediniz zaten. Ama 'ndan bahsediyordum, birdenbire bu sözü kesmiş olmanız nedeniyle, savunmayı kestiğiniz için, bize söz verdiğiniz halde araya girdiğiniz için söylemek zorunda kalıyorum. Sadece şunu söylüyorum. Sözlerinizi lütfen SEGBİS’e söylediğiniz biçimiyle aynen geçmenizi talep ediyorum. Çünkü şimdi girmeyeyim, nasıl olsa biz savunma yaparken onu söyleyeceğiz, “Susma hakkınızı mı kullanıyorsunuz?”, “Hayır” dedi kendisi. Yani bizim müvekkilimiz “Hayır” dedi. Ve bu anlamda sorgudan önce, sizin deyiminizle “Savunmadan önce olması gereken bazı itirazlarım var, bunları anlatacağım” dedi. Yoksa sizin söylediğiniz gibi burada iyi niyetli olmayan sanık kim? Burada iyi niyetli olmayan avukat kim? Nasıl oldu da bu sonuçlara vardığınız konusunda, nasıl oldu da bizim 9 Temmuz'dan önce sizin programınızı aksattığımızla ilgili olmak üzere ve yaptığınız hesaba göre iki gün kaybetmenin bu anlamdaki faturasını bize çıkarıyorsunuz?
Sonuçta sanıklar sorgularını verdiler. Neye karşı? İddianameye karşı sorgularını verdiler. Biz ne yapmalıydık? Sorguya karşı bir diyeceğimiz var mı, yok mu? Aslında biz bunu anlatmalıydık, bunu söylemeliydik. Tam da dediğiniz gibi o zaman savunmaya döndü. O zaman herkes iddianamenin içine çektiği ve istinatlarla birlikte olup ve sonuç olarak da istinatlardan bahsetmek suretiyle bir savunma yapıp yapmamak ya da sorgu verip vermemek gibi bir konuya bizi hapsedemezsiniz. Onun için ileri sürülen, anlatılanlar talep olarak baktığımız zaman, hiçbir savunmadan kaçmıyoruz biz. hiçbir savunmadan kaçmıyor.
Evet, şu söz doğrudur. 10 Mart 2026 tarihinde ben de söyledim. Hiç ben demekten hoşlanmam ama ben de söyledim. Kim hakkında bir iddianame düzenlerseniz, kimi yargılamak için bir ceza davası açarsanız, yargıladıklarınız savunmalarıyla yargılar. Bu bir sözdür, bu bir tavırdır, bu bir yaklaşımdır. Bir de o anlamda sanığa uygun bir ortamı sağlamak önemlidir. Huzur içinde bir savunma yapmasını sağlamaktır. Çünkü sadece size sunuyorlar. Başka bir anlatımla, sizin karşınızda iddianameye karşı cevap veriyorlar. Ne var bunda? Siz iddianameleri yazıp hazırlayıp bizim önümüze getirdiğiniz zaman, biz bu iddianameler konusunda sizin söylediğiniz istinatların içine çekilmek suretiyle onlara cevap vermek mecburiyetinde miyiz?
Onun için sorgudan kaçmadı. sorguyu verir. Savunmasını da verir. Ha, biz size şimdi bütün bunları söylemiş olmakla ukalalık ediyoruz ya da yüksek perdeden konuşan avukatlar olarak gözünüze gözüküyorsak, evet öyleyiz. Söyleyeceklerim bunlardan ibaret.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.