İfade
Oktay Tan İfadesi
Oktay Tan
Oktay Tan
Oktay Tan, 2019 yılından beri açık hava direk reklam işiyle uğraştığını, şirketinin adının Direk Reklam A.Ş. olduğunu, firmalarının genelde reklam mecrası kiralama alanında faaliyet gösterdiğini ve 2013'ten beri İstanbul Büyükşehir Belediyesi ile iştirak şirketlerinin ihalelerine katıldıklarını anlatmıştır. Belediyeye reklam vergisi ödediklerini, kazandıkları ihalelere ilişkin izinleri eskiden İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kentsel Tasarım Müdürlüğü'nden aldıklarını, ancak 2019 belediye seçimlerinden sonra bu izinlerin ve ihalelerin Kültür A.Ş., Reklam A.Ş. ve Medya A.Ş.'ye devredildiğini söylemiştir. Kendi firmasıyla ilgili bazı bilgi ve belgeleri, muhasebecisinden ulaşabilirse savcılığa getireceğini; Direk Reklam A.Ş.'nin Küçükyalı Vergi Dairesi'ne tabi olduğunu ve ilgili faturaların vergi dairesi ya da Medya Pano A.Ş.'den temin edilebileceğini belirtmiştir.
Tan, hatırladığı kadarıyla İstanbul Anadolu Yakası'ndaki direklerin reklam kiralama ihalesini AYEDAŞ'tan 8.000.000 TL bedele aldıklarını, ardından Kültür A.Ş. başkanı Serdal TAŞKIN'ın bununla bağlantılı olarak 8.000.000 TL istediğini, görsel uygunluk izni alamama baskısı nedeniyle nihayet 4.000.000 TL üzerinden anlaştıklarını iddia etmiştir. Bu gayriresmi bedel için Kültür A.Ş.'nin firmalarına tasarım bedeli, aparat kiralama bedeli gibi farazi açıklamalı faturalar kestiğini ve böylece haksız paraya resmiyet kazandırıldığını söylemiştir. Ayrıca Samandıra'da bulunan amcasının arsasının altından geçen metro hattı inşaatı nedeniyle kazı izni verilmesinin zorunlu hale geldiğini, bu nedenle aldıkları ihalelere ilişkin bazı izinlerin Murat ONGUN vasıtasıyla verildiğini ileri sürmüştür. 2019 öncesinde izinlerin rahat verildiğini ve ücret istenmediğini, Ekrem İMAMOĞLU döneminde ise izinlerin para karşılığı verildiğini ve 2019 sonrasında işlerinde sürekli zorluk çıkarıldığını ifade etmiştir.
11/04/2025 tarihli ek ifadesinde, reklam mecralarıyla ilgili köprüler, gaintboardlar ve lightboxlar alanında BVA Şirketi'nin AYEDAŞ'ın yaptığı "Elektrik Direklerinin Reklam Amaçlı Kullanımı" ihalesine yeterlilik sağlamak için sahte belgelerle iş bitirmesini şişirdiğini ve bu sayede hakkı olmayan bir ihaleye katıldığını iddia etmiştir. Kendisinin bu hususu, babası ve amcası adına olan Direk Reklam A.Ş. ile aynı ihaleye katıldıkları için bildiğini, vekaletname, danışmanlık sözleşmesi ve ihale evraklarını savcılığa sunduğunu beyan etmiştir. BVA Şirketi'nin Lightboxların Medyapano üzerindeki yasal sözleşmesini iptal ettirip bu mecraları hukuksuz yöntemlerle kendi üzerine aldığını, daha sonra bunları 2-3 misli fiyatla yeniden Medyapano'ya satarak şirketi mağdur ettiğini söylemiştir. Ayrıca geçmişten bugüne reklam asılması yasak olan cadde ve arter listesine rağmen Ekrem İMAMOĞLU seçimi kazandıktan sonra BVA danışmanlık ve URBAN MEDYA şirketlerine bu yasak mecralardan yer verildiğini ve bu yolla rant elde edildiğini ileri sürmüştür.
Tan, Ekrem İMAMOĞLU'nun 2019'da ilk seçime girdiğinde BVA'nın sahipleri olduğunu söylediği Hüseyin Köksal ve Murat Kapki'ye Olay TV'yi satın aldırttığını, kanal kapanınca milyonlarca dolarlık reklam mecralarının bu şirketlere peşkeş çekildiğini iddia etmiştir. Bu şirketlerden gelen haksız kazancın bir kısmının Murat Kapki'nin ABD'de bulunan FETÖ'cü olarak nitelediği ağabeyine gönderildiğini duyduğunu ve bu nedenle FETÖ'ye finans desteği sağlandığını ileri sürmüştür. BVA'nın yeni kurulmuş bir firma olmasına rağmen Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş.'ye kestiğini söylediği sahte faturalarla iş bitirme yeterliliği sağlamış gibi gösterildiğini, ayrıca Ekrem İMAMOĞLU ve Murat ONGUN'un talimatlarıyla ENERJİSA ve AYEDAŞ nezdinde baskı kurularak ihalelerde aranan en az 5 yıllık faaliyette bulunma şartının kaldırıldığını iddia etmiştir. 2021'de AYEDAŞ tarafından yapılan "Aydınlatma Direklerinin Reklam Amaçlı Kullanımı" ihalesinden iki gün önce Murat Kapki'nin ihaleye girmemeleri karşılığında 20.000.000,00 TL teklif ettiğini, teklifi kabul etmediklerini, daha sonra BVA'nın ihaleyi 58.000.000,00 TL seviyesine kadar çıkardıktan sonra değerlendirme aşamasında sahte ya da eksik evraktan elendiğini anlatmıştır. Son olarak Murat ONGUN'un kendisini tanımadığı yönündeki açıklamasının aksine Haliç'te bulunan DDM'de çadırda görüştüklerini, HTS kayıtlarının bunu göstereceğini düşündüğünü, ilk ifadesi basında yer aldıktan sonra e-devlet ve sosyal medya hesaplarına saldırılar olduğunu, kendisi ve ailesinin tehdit aldığını ve can-mal güvenliği bulunmadığını söylemiştir.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.