“Sayın Başkan, sayın heyet; bu soruyu soruyorum çünkü sonuçta bu iddianamenin ana omurgası 'örgüt'. Yani bir suç örgütü iddiası ortaya atılıyor ve benim çalışma arkadaşlarımı da bir yanıyla da kendimi eleştiriyorum, açıkçası buradaki ifadelerinde daha iyi tanıma fırsatı buluyorum. Fatoş Hanım da şu anda onlardan birisi ve kendi ifadesinde de öğrendiğim kadarıyla örgüt üyesi olarak suçlanıyor ve bunu burada öğreniyorum. Tabii ki İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin çalışma şeması ya da teşkilat yapısı içerisinde olan kısmıyla bu tanımda bir sorun yok ama burada bir suç örgütü kurulu olduğu, tanımadığım örgüt yöneticileri ve üyelerinin de olduğu söyleniyor. Keşke daha önce daha uzun vakit geçirebilseydik; ama 100.000'e yakın çalışanı ve 1000'in üzerinde yöneticisi olan bir kurumda sizinle yüz yüze gelmenin, bazen el sıkışmanın ya da belki 1-2 toplantının dışında, kurumsal çalışmanın dışında bir irtibatımız oldu mu Fatoş Hanım?”
“Hayır Başkanım, olmadı. Yani etkinliklerde karşılaşmak dışında olmadı. Karşılaşma da değil; ben sizi görüyorum, siz beni görmüyorsunuz.”
