“Burada kazılan tarlaları, içi aranan kuyuları biz tutuklu kaldığımız yaklaşık 17 aylık süreçte yaşadık. Bunu yapan, televizyonlarda bunu konuşan meczupların hakkında bulunduğumuz hiçbir suç duyurusu, hiçbir dava karşılık bulmamıştır; yüzlerce başvurumuzdan bir tanesi dahi karşılık bulmadı, aynı savcıya düşürülüp 'Kovuşturmaya gerek yoktur' diye karşılık buldu. Bu noktada Türkiye'nin tepeden tırnağa herkesi uyarıyorum; İddia makamını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nı uyarıyorum. Bu mesele çok mühimdir, gerekli kurumların harekete geçmeye mecburiyeti olduğunu düşünüyorum. İnsanların can tehdidini işkenceden cinayete varacak kadar ileriye götürecek zihniyete sahip insanları harekete geçiren iftiracıların, dünkü arkadaşımızın ifadesiyle 'pişmancıkların' veya bunların aparatları ile ilgili gerekenin yapılmasını istiyorum. Buradan ilan ediyorum: Ortada bir şey yoktur. Bizim ne ayakkabı kutularımız vardır, ne gizli kasalarımız, ne de açıklanmayan tapularımız vardır. Lütfen bütün kurumlar, insanların annesi babası, ama Erzincan'da ama İstanbul'da ama başka bir yerde, korku ve tehdit altında olduğu bu iklime son verici tedbirler alsınlar.”
11:23
