MK

Murat Keleş

Fatih Keleş'ın yeğeni

Sanık

İBB Spor Kulübü Başkanı Fatih Keleş'in yeğeni. İBB İSPER A.Ş. çalışanı ve İngilizce İşletme mezunu. İBB davası kapsamında rüşvet suçlamasıyla tutuklu yargılanmaktadır.

19 Mart 2025

Tutuklandı

İBB davası kapsamında tutuklama

11. Duruşma Günü · 26 Mart 2026

14:54
Öncelikle ailem başta olmak üzere, sürecin başından beri bizi yalnız bırakmayan herkese çok teşekkür ederim. 23 Mart 2025'te amcam Fatih Keleş, 20 Mayıs'ta babam Zafer Keleş, 19-20 Haziran'da kuzenim Mustafa Keleş ile ben tutuklandık. Aynı aileden dört kişi tutuklu. 19 Haziran'da ifade vermek üzere telefonla aranarak Mali Şube'ye davet edildim. Kuzenim Mustafa'nın da gelmesiyle şaşkınlık yaşadım. Polis arkadaşlar savcılığın talimatını değiştirdiğini söyleyerek gözaltına alındığımızı bildirdiler. Geceyi, yabancı uyruklu ve cinayet zanlısı bir şahısla aynı hücrede geçirdim.
14:56
Savcılık aşamasında ifadem boyunca soruların odağında özellikle amcam Fatih Keleş vardı. Şahsımla ilgili somut bir suçlama yöneltilemediği gibi, sanki amcam aleyhine tanıklık yapmam için çağrılmışım gibi bir hava vardı. Sayın Savcının 'ifadeni oku, senin bir suçun yok, belli ki bir şeyden haberin yok' demesi üzerine, gözaltına alınma sebebimin sadece amcam hakkında bir şeyler söylemem istenmesi olduğunu anladım. Tutuklayan hakimin kararının gerekçesi 'kaçma ve delil karartma şüphesi' olarak yazıldı. Buna oldukça şaşırdım. Amcam 19 Mart'ta gözaltına alındı, ben 19 Mart'ta işe gittim. Amcam 23 Mart'ta tutuklandı, ben 24 Mart'ta yine işe gittim. Babam 20 Mayıs'ta tutuklandı, ben ertesi gün yine işimin başındaydım.
15:04
Ailemizden 4 kişi tutuklu. Babamın babam olması, amcamın amcam olması suç olmuş. Amcamla bir kafede oturmuşluğum bile yoktur. İddianamede aile bağlarımız kasıtlı olarak örgütsel bir şema gibi sunulmaktadır. Babamın 'Zafer'in oğlu', amcamın 'Fatih'in yeğeni' olarak tanımlanması ve rutin telefon görüşmelerimizin suç delili sayılması kabul edilemez. Bir insanın babasını veya amcasını araması suç olabilir mi? Mesai saatleri içindeki 1-2 dakikalık telefon görüşmeleri, kurumsal ihtiyaçlar ve ailevi hal hatır sormalardan ibarettir.
15:20
Hakkımdaki en somut gibi görünen ancak tamamen asılsız olan iddia, Ahmet Sarı adlı şahsın beyanlarıdır. Bu şahıs, rüşvet paralarını 'Fatih'in yeğeni Murat'a teslim ettiğini iddia etmiştir. Bu külliyen yalandır. İlk ifadesinde ne ismim geçer ne de rüşvet iddiası vardır. Tutuklandıktan 5 gün sonra etkin pişmanlıktan yararlanıp tahliye olabilmek için bu iftirayı atmıştır. Soyadımı bilmez, görevimi bilmez, parayı tam olarak nerede verdiğini söyleyemez. 'Hatırladığım kadarıyla' diyerek muğlak ifadelerle hayatımdan 10 ayın çalınmasına sebep olmuştur. Benim bu şahısla hiçbir fiziksel temasım, telefon trafiğim, para transferim veya teknik takibe takılmış bir görüntüm yoktur. Sosyal medyada bu iddiaları gördüğümde bile 'korkacak bir şeyim yok' diyerek işime gitmeye devam ettim.
15:22
İddianamede kendimi 'Fatih Keleş'in danışmanı' olarak tanıttığım öne sürülmüş. Bu tamamen gerçek dışıdır. Ben işine motosikletiyle gidip gelen, kendi aracını kendi yıkayan sıradan bir belediye personeliyim. Hangi danışman her işini kendi görür, motosikletle gidip gelir? Ayrıca 'çok gizli' çalıştığımız iddia edilmiş; motosikletiyle, kaskıyla, herkesin gözü önünde işe gidip gelen birinin ne gibi bir gizliliği olabilir? Bir suç bulunamayınca 'çok gizli çalışıyorlar' diyerek niyet okuması yapılması nedeniyle 10 aydır tutukluyum.
15:25
Ahmet Sarı toplamda 169 milyon lira gibi devasa bir parayı hangi tarihte, ne miktarda verdiğini söyleyen birisi, kime nerede verdiğini söylemiyor; o kısımları savcılık kendi tahminleriyle dolduruyor. 'Hatırladığı kadarıyla iletilmek üzere para verdiğini' iddia ettiği için benim rüşvete aracılık ettiğim ileri sürülüyor. Kendisinden bırakın parayı; herhangi bir hediye, bir çikolata, bir kalem, bir iğne dahi almışlığım var mıdır? Kendisinden hiçbir şey almadım. Belki tek temasım tokalaşmak olmuştur.
15:26
Okul çağına gelen kızımın yanında maalesef olamadım. Doğduğundan beri ona sürekli masal okuyarak, her daim yanında olmaya çalışan bir baba olmaya gayret gösterdim. Kızım beni yüksek güvenlikli bir inşaat alanında çalışıyor olarak biliyor. Sırrı arkadaşım — 'polis okulu'. Biz de böyle bir yalan söyledik. Ziyaretime geldiğinde tuhaf sorular soruyor. 5 yaşında ama 'babasız çocuk olur mu?', 'bizi artık sevmiyor musun?' gibi duygusal olarak cevaplanması zor sorular soruyor. Neyse ki cezaevinin yanındaki inşaat başladı da oraya bakarak gün sayıyor. Görüşme geldiğinde kepçe görüyor, 'inşaat bitiyor mu?' diyor. Duruşma salonunun duvarları kapanıyor, 'çatısı kapanmış, baba geliyor musun? İnşaat bitti' diyor.
15:29
Kızım ziyaretime geldiğinde 'babasız çocuk olur mu, beni artık sevmiyor musun?' diye soruyor.
Gözyaşlarıyla ifadesini tamamladı
15:30
Şu an kaldığım koğuş kapasitesinin çok üzerinde. 2,5 x 5 metre boyutlarında, tek kişilik tasarlanmış bir bölmede 9 kişi kalıyoruz. Birçok arkadaşımızın ranzada yeri bile yok; yerlere atılmış yataklarda, dolapsız ve nefes dahi alınamayacak kadar dar bir alanda yaşam mücadelesi veriyoruz. Astım hastalığım koğuşun fiziki şartları nedeniyle öksürük krizlerim ve nefes darlığım ciddi oranda artmıştır. Cezaevindeyken şiddetli ağrılarla baygınlık geçirdim. Tekerlekli sandalyeyle, kelepçeli şekilde hastane hastane gezdirildim. Böbreklerimde ciddi bir sorun tespit edildi ve ameliyat olmam gerekiyor. Ancak cezaevi-hastane arasındaki bürokra tik engeller ve tutuklu sevkiyatındaki zorluklar nedeniyle aylardır ameliyat sırası bekliyorum. Dışarıda bir günde çözülebilecek basit bir müdahale, burada aylardır süren bir azaba dönüşmüştür.
15:31
Örgüt üyeliği iddiası nedeniyle anayasal bir hak olan aileyle iletişim hakkım kısıtlanmaktadır. Hükümlüler haftada 60-90 dakika görüntülü konuşurken, ben sadece 10 dakika sesli konuşabiliyorum. Bu durum ailemle olan bağımı kopma noktasına getirmektedir. Ayrıca tutukluğum nedeniyle gelirim kesilmiş, eşim ve çocuğum maddi olarak da zor durumda bırakılmıştır. Hakkımda tek bir somut delil, bir para transferi kaydı veya teknik takip görüntüsü yoktur. Tüm bu süreç, sadece etkin pişmanlıktan yararlanmak isteyen bir şahsın, adımı tam olarak bile telaffuz edemeden ortaya attığı 'Fatih'in yeğeni Murat' ifadesine dayanmaktadır. Benim için bu süreç artık bir yargılamadan ziyade, sağlığımı ve ailemi kaybettiğim bir yıkıma dönüşmüştür. Dosyadaki boşluklar, sağlık durumumun vahameti ve kızımın babasız büyümemesi adına tahliyemi talep ediyorum. Adaletinize güveniyorum.
30 Nisan 2026

Tahliye Edildi

Mahkeme heyeti oy birliğiyle tahliyesine karar verdi.

Duruşmaya Git →