Eylem 106
İBB Medya İhalesine Fesat ve Alt İhalelerde Kamu Zararı
2025 yılı İBB medya hizmetleri ihalesi Medya A.Ş.'ye adrese teslim verilmiş; ardından Adplan, Doğuş ve İnova'ya usulsüz alt ihalelerle 204.050.000 TL kamu zararı oluştuğu; sürecin Murat Ongun liderliğinde yönetildiği iddia edilmektedir.
16 sanık · 13 savunma · 5 çapraz sorgu · 2 delil · 5/16 sanık savunma yaptı
-
Eylem 106 görev tanımı dışında Elif Güven
Bu ihale görev alanım dışında; yetkim yok
Medya A.Ş.'deki görevi teknik şartname takibi ve saha denetimiyle sınırlı; sözleşme imzalama veya ihale karar yetkisi yoktu. Eylem 106 hizmet alımı olduğu için görev tanımı dışında kalıyor; bu ihalede adı geçmiyor.
-
Alt ihale bölünmesi teknik gerek Fatoş Ayık
Parçalama teknik gereklilikten; limit kaçınma değil
Satın alma müdürü sıfatıyla ihalelere firmayı davet etme veya ihale kararı verme yetkisi bulunmadığını; alt ihalelerin yasal limitleri aşmamak için değil, teknik gereklilik nedeniyle bölündüğünü savundu. Signal yazışmaları suç içermiyordu.
-
Muhasebeci rolü temelsiz Güldem Şık
Bağdatlı'nın muhasebecisi değil, eski banka müşterisiyim
Bağdatlı ile 2008-2009'dan bankacı-müşteri bağı olduğunu, ihale süreçlerine dahli bulunmadığını; Medya A.Ş. üst yönetiminin kendisini huzurda tanımadığını söyledi. %500-600 şişirme iddiasını matematiksel olarak imkânsız buldu.
-
Tanık beyanları spekülasyon içeriyor Güldem Şık
İsimlendiren tanıklar 'zannediyorum' diyor
İsimlendiren tanıkların 'zannediyorum' kalıbını kullandığını, aynı ifadelerin farklı eylemlere delil yapıştırıldığını; bazılarının beyanlarından döndüğünü ve Gökhan Köseoğlu listesinde adının geçmediğini vurguladı.
-
İfade baskı altında alındı Elif Güven
Savcı etkin pişmanlığa zorladı, reddettim
Savcılık ifadelerinin baskı ve yönlendirme altında alındığını, etkin pişmanlıktan yararlanma talebi olmadığını; savcının 'istediğim gibi konuşmuyor, içeride kalsın' dediğini ve önceki avukatını bu nedenle azlettiğini açıkladı.
-
Kamu zararı ve bilirkişi itirazı Elif Güven
Bilirkişi raporu subjektif; Sayıştay bulgu çıkarmadı
Bilirkişi raporlarının subjektif kanaatlerle hazırlandığını; Sayıştay denetimlerinde herhangi bir usulsüzlük bulgusuna rastlanmadığını; gizli tanık (Çınar, İlke) beyanlarının dedikoduya dayandığını ileri sürdü.