ifadesini değiştirdi, bu yüzden o kısmı açıklamayacağım ancak ifadesinde birtakım zaten çelişkiler var diye bahsetmiştiniz.
Metin Bal Çapraz Sorgusu
Bu çelişkilerden bahsediniz
Şöyle Sayın Başkanım; oradaki ilk ifadesindeki, bahsettiği "seçim çalışmalarıyla alakalı" diye başlayan bir cümle var 2020 yılı sonunda. Çelişkiyi ondan bahsettim. Ben, yapılmış olan seçimden 2 sene sonraki bu olaya nasıl müdahale olabilirim Sayın Başkanım? Çelişki olarak onu söylemek istemiştim.
Faturalara ilişkin görüşmeniz olmuş mu?
Hayır canım, öyle bir şey olamaz, olamaz, olamaz, öyle bir şey yok. Sayın Başkan, ben görev ve tanımla alakalı anlattım. Bizim yaptığımız işler tamamen işin gerçekleşmesi sırasındaki, işi tedarik sırasındaki görüşmelerdir. Onun dışında herhangi bir şey yok. Zaten, fatura ve diğer süreçler benim yaptığım işler, listeyi teslim ettikten sonraki işlemlerdir. Benimle alakalı değildir. Doğru değildir efendim zaten. Uzun uzadıya zaten bununla alakalı herhangi bir beyanım olmamıştı.
Tanımıyorsunuz ama bu emniyet aşamasındaki sorgunuzda önünüze HTS kayıtları çıkartılmış. ile... 7 irtibat sayısını ve 512 saniye görüşme yazar.
Şöyle; zaten çok az bir anladığım kadarıyla bir görüşme şeyim var. Ben Emrah Bey’i, Murat Bey’in arkadaşı olarak biliyorum. Ben, etkinlik ve alanlarda bulunduğumu bahsetmiştim yaptığımız işlemlerle alakalı. Bulunduğum bu etkinlik alanlarıyla oraya da girmek istemişti, onun için aramış olabilir mi bu süreçlerde? Çok uzun zaman geçti, çok hatırlamıyorum ama bununla alakalı bir görüşme olabilir. Onun dışında da zaten bir görüşmüşlüğüm, tanışıklığım yok ile.
Doğrudur Sayın Başkan. O da şöyle: Ben sadece ’la değil, anlattım bu işler sürecinde birçok firma tedarikçileriyle, danışmanlarıyla, temsilcileriyle çok daha uzun görüşmelerim vardır. Güldem Hanım’ınki oraya denk geldiği için o kadar yoğun gözükür. O da zannediyorum 5 yıllık bir süreç olması lazım. O da çok normaldir, işimizle alakalı çok yoğun görüşmeler yapmaktayız.
Metin Bey, öncelikle geçmiş olsun. Metin Bey, sorgunuz esnasında birim müdürü ifadesini kullandınız. Burada kastettiğiniz kişi mı?
Bir de ikinci sorum olacak. 118 numaralı eylemde işin yapılıp yapılmadığını sahada fiilen kontrol eden kişi kimdir Kültür A.Ş.'de?
Metin Bey geçmiş olsun. Umarım siz en kısa vadede özgürlüğünüze kavuşursunuz. Şimdi benim soracağım soruların cevabını aslında siz ifadeniz sırasında verdiniz ama kayıtlara geçmesi için ben birkaç şey soracağım. Metin Bey, ifadesinde, Kültür AŞ'de işe başlamadan öncesinde sizi tanıdığını ifade etmişti. Kültür AŞ'de işe başlamanız noktasında 'ın herhangi bir tercihi sonucunda işe başladığınızı dile getirebilir miyiz?
Şöyle, ben aslında buna da açıklama yapmak isterdim unuttum, iyi oldu sorduğunuz. Bey, sorular sırasında, "Ben 2 kişi Kültür AŞ'ye alımıyla alakalı onay verdim, olur verdim." demişti. Süreci anlatayım. Sayın Başkan, ben Temmuz ayında İBB'nin insan kaynaklarına CV'mi gönderdim. Bu süreç, belli bir süre sonra mülakata çağrıldım. 2 defa görüşme yapıldı, mülakat yapıldı. Sonrasında Kültür AŞ'ye yönlendirildim ve Kültür AŞ'nin insan kaynakları tarafından da mülakata girdim. Sonrasında da Bey'in onayıyla, olur ile Kültür AŞ'de işe başladım. Yani Serdal Bey'in oradaki hani ifadesi çok hızlı oldu. Yani "Metin yarın gel sabah işe başla" gibi bir gelişme olmadı. Bütün süreçlerden geçtim ve benim de işe giriş sürecim 3 ayı geçmişti Sayın Başkan. Bunu da bildirmek isterdim.
Teşekkür ederim. , mahkemedeki ifadesinde, 'ı tarif ederken "Genel müdür sonuçta en son imzayı atan kişidir. Bey'i tanıyanlar bilir dominant bir karakterdir, her şeyden haberinin olmasını ister ve yapar" şeklinde bir ifadede bulunmuştu. Siz, Kültür AŞ'deki çalışma süreniz kapsamında edindiğiniz bilgiler ve tecrübeler doğrultusunda Onur Bey'in bu beyanına katılır mısınız?
Katılırım ama ben Bey'i çok bir işimiz gereği de tanımam. O zaten bahsederdi, işlerle alakalı birçok kez Bey'in ne kadar titiz, ne bileyim artık dominant bir karakterde olduğunu söylerlerdi. Hatta şunu örnek vermek isterim, ben ihale komisyonunda işlerimizin yoğunluğundan dolayı bazen "Benim değil de başka birinin ismi yazılsın" dediğim zaman bana derlerdi ki "Olur mu, Bey genel müdür onayladı, nasıl ismi değiştiririz?" diye de söylerlerdi.
Anladım. Çok teşekkür ederim. Metin Bey, Kültür AŞ'deki görev süreniz içerisinde 'dan herhangi bir ihale, eylem, iş veya diğer herhangi bir konuda doğrudan, dolaylı, telefon aracılığıyla emir veya talimat aldınız mı?
Kesinlikle hayır, almadım. Bey benim yöneticim değil. Benim yöneticim Kültür AŞ'nin, olduğunu, görevli olduğum yöneticilerim var. Ben emir talimatları da ondan alırım, görev ve sorumluluk alanındaki işler için. Onun dışında ben Bey'den herhangi bir emir ve talimat almadım.
Çok teşekkür ediyorum. Peki, şunu da sorayım. Yani 'la böyle sosyal hayatınızda herhangi bir münasebetiniz var mı? Ne bileyim, kendisiyle oturup bir çay kahve içmişliğiniz vesaire falan var mıdır?
Yok maalesef. Şunu söyleyeyim, ben Bey'i tanımam. Bey'i bilmiyorum, tabii bu süreçte beni daha çok gördüğü için artık aşinadır, biliyordur diye düşünüyorum. Bey'i ben tanırım, bilirim ama o beni tabii tanımaz. Herhangi bir oturmuşluğumuz, çay içmişliğimiz, görüşmüşlüğümüz bulunmamaktadır. Yok, HTS kaydım da yok zaten Murat Bey ile telefonda.
Öncelikle arkadaş sorduğu için oraya girmeyeceğim ama Sayın Başkan, sayın üyeler, sayın savcım, ben bugün Denizli Barosu’na yapılan, avukatlara karşı yapılan eylemleri şiddetle kınıyorum. Bu bir saray baskısıdır. Bunun üstünde durmak isterim. Şimdi size şunu sormak istiyorum. Bir sefer meşhur bu dosyanın içinde var. Kapıdağ’ın dilekçesini okudum. Buradan da bir tevzi tahkikat taleplerim olacaktı Sayın Başkan. İlk hepsini birleştireyim. Çünkü yarın gelip gelmeyeceğim belli değil. ’ın dilekçesinde benim müvekkilim Serdal, sadece 7. sayfada isim olarak geçiyor ama sizin hiçbir isminiz yok. Siz bu adamı duydunuz mu? Kim bu ? Duymadıysanız "Duymadım" deyin.
Ben hayır, Kültür AŞ’deyken duymadım tabii ki. İşin aslı... Çok özür dilerim.
Benim müvekkilim de tek bir ismi 7. sayfada öylesine geçmiş.
... kolluktaki ifadede ilk defa ben ’ın diye biri olduğunu öğrendim. Onun dışında duymadım.
Sayın Başkan, sayın savcım; titiz sorular soruyorsunuz, onun için ben memnunum. Şimdi ben buradan girmemin nedeni tevsi tahkikata geleceğim biraz sonra. Şimdi bu ’ın yazması, dilekçesinde zaten 1. sayfasını okuduğum zaman bugünkü Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına gelecekleri o zaman söylemiş. Meslektaşımız o avukat Hatice Hanım dilekçesini verdiği zaman sizin mahkemeye, işte Cumhuriyet Halk Partisi’ne çökecekler, işte paralar bilmem neler, hepsi burada yazılı, yalan yer... Yani o zamandan çizilmiş bir plan. Şimdi benim dikkatimi çeken, tevsii tahkikat olarak da size sormak, söylemek istediğim konu şu: Öncelikle size sorayım tamam? Sayıştay sizi hep denetler mi?
Olsun. Yani bakın 2019’da girdim dediniz, doğrudur. 2020, 2021, 2022... Sayın Başkan, tevdi raporunda bir tek Sayıştay raporu yazılı değil. Tevdi raporunu, sayın savcıma da söylüyorum, tevdi raporunu A’dan Z’ye okudum. Ve tevdi raporunun sonuç bölümüne geldiği zaman, özetler yazıldığı zaman bir şey daha söyleyeceğim: Benim müvekkilim dahil olmak üzere, beyefendi de dahil olmak üzere, bazıları dahil olmak üzere, onların hiçbir ismi geçmiyor sonuç kısmında. Yani delilleri zaten karartamazlar da... Bu tevdi raporunda Kültür AŞ’yle olsun, her şeyle olsun bir tek satır Danıştay’ın raporu yok! Yani ben o zaman tevsii tahkikat olarak şunu söylemek istiyorum: Kişiler, esarette bulunan kişiler dahil olmak üzere, biz olmak üzere avukatlar, hiçbir şekilde eee delilleri karartamayız. Siz, 2014’ten beri İstanbul Belediyesi ve bütün çevre belediyeleri ile ilgili Sayıştay raporlarını resmi olarak isteyin! Gelsin. Bakınız burada neler var? Efendim Kültür AŞ Müdürlüğü’nin yazısı, Krop Medya’nın yazısı, Fabrika’nın yazısı, müfettiş yazısı, eh bir Hizmetler yazısı, müfettiş yazısı, Şişli Emniyet Müdürü yazısı... Ben bunların hiçbirini görmedim iade dosyanın içinde. İstanbul Hizmetleri Mali Hizmetler 2022’den yapılmış ama 2014’ten günümüze kadar hiçbir şey gelmemiş ve başlangıç tarihi de hep 2022. 2022... Burada o kadar şeyler var ki o ekte. Zaten savunmamda da söylemiştim. Önemli olan isim meselesidir. "Ben de bir zamanlar isim meselesini önemsemezdim" der İtalyan profesör, Nuvolone’nin kitabında da bize bu öğretildi girdiğimiz günden beri. 64’te girdim, 69’da çıktım, işte öğretildi. Şimdi burada isim meselesi... Niçin burada devletin Sayıştay raporları yok? Neden devletin Sayıştay tevdi raporu bile sonuç kısmında o kadar enteresan geçmiş ki. Sevgili eh bu işlerden uğraşan Aynur’a da sordum. Evet, sonuç bölümünde diyor ki savcıya bir nasihat vererek sanki: "Siz" diyor, "işte HTS raporları HTS inceleyin, gizli tanıkları dinleyin, banka hareketlerine bakın." Burada hiçbir kişinin banka hareketleri 2014’ten bugüne kadar incelememiş. De ihale dedikleri zamanda ihale yapılmadı. Çünkü neyle suçlanıyorsunuz? Örgüt liderini, Trabzon’un en önde gelen insanını, sanki örgütten para kazanmış gibi gösteriliyor, çıkar amaçlı örgüt diyorsunuz. Onun tek amacı var; Türkiye. Türkiye’den başka bir amacı yok. Şimdi burada da örgüt üyesi dediğimiz kişilerin de örgütten nemalanması lazım. O zaman inceleyin. Neyi var, neyi yok inceleyin. O zaman ben de diyorum ki buradaki, yani tevsii tahkikat olarak söylüyorum, bu raporda Sayıştay raporu yoksa, bu raporun içinde çünkü sonuç bölümünde diyor ki Sayın Mehmet Şef, neydi o? Evet, Mehmet Demiral: "Siz" diyor, "gidin" diyor, "bunların hesaplarını, kitaplarını hepsini çıkarın" diyor. Şey, ne yapmış o zaman soruşturma savcısı? Alelacele bu davayı açmış, alelacele açmış size yüklemiş bunu. Size yüklemiş. Siz de tutukluluk incelemesine geldiği zaman ne diyeceksiniz? "Henüz deliller toplanmadığından..." Bakınız heyete de üzüldüm, bugün bir şey, dilekçe gönderdim size. "Ayın 18’inde tutuklamanın kaldırılması için iş bu dilekçemi gönderiyorum" dedim, arkasından bir dilekçe daha gönderdim. Ama sistem, atmış sistem şeye.
Karar yolları kaldırıldı zaten.
Hayır hayır, ama şey, sistemde. Şimdi ben de arkadaşlara diyorum, "Dilekçe..." Ben itiraz etmedim ki yani. İtiraz, itiraz ettim. Şimdi...
Başka sorunuz var mı?
Benim sorum yok, sadece bu tevsii tahkikat talebi mahiyetinde...
Kayda geçti zaten, değerlendiririz.
Evet. Tahliye ile ilgili tek kelime etmiyorum, onun değerlendirmesi size aittir, Sayın Savcıya aittir artık neyse. Düşünür bilmem. Saygılar sunarım, sağ olun.
Metin Bey, geçmiş olsun. Siz, 'la beraber daha çok sahada yapılan işleri veyahut da yapılmakta olan işleri kontrolde bulunuyorsunuz. Daha çok sahada fiziken bulunuyorsunuz 'la beraber. O yüzden buna istinaden soracağım. İddianame kapsamında da bazı işlerin yapılmadığından veya da olması gerektiği gibi yapılmadığından bahsedilmekte. Siz hiçbir şekilde ya da herhangi bir şekilde yapılmayan bir işin veyahut da şartnameye uygun şekilde yapılmayan bir işin 'ın veyahut da başka birisinin talimatıyla bu iş şartnameye uygun bir şekilde yapılmıştır diye bir talimatına, bir zorlamasına maruz kaldınız mı? Bu şekilde bir hak ediş şeklini bir dosya gönderdiniz mi?
Kalmadım. Herhangi bir bununla alakalı yönlendirme de olmadı. Zaten olması da imkansız. Bu işi sadece biz kontrol etmiyoruz, zaten bizim kontrolümüzün dışında, benden önce savunmasını yapanlar da İBB İlgili Birimi' de, işin asıl sahibi, zaten anlattı. Yani böyle bir durum olmuş olsa olmadığını yine tekrar ediyorum, olmuş olsa zaten onlar da kabul görmez.
Anladım. Bunlara dair Sayıştay'ın mesela herhangi bir tespiti oldu mu?
müdafiisiyim. Tekrardan geçmiş olsun. Aynı minvalde aslında benim de sorum. Müvekkilim 'in, öncelikle göreve geldikten sonra herhangi bir, önceki müstekar uygulamalara aykırı bir uygulama önerisi, teklifi, talimatı oldu mu?
Kesinlikle olmadı. Benim bağlı bulunduğum, görev ve sorumluluk içinde de böyle bir durumla karşı karşıya gelmedim. Oradan herhangi bir olumsuz beyan almadım.
Herhangi bir hukuka aykırı, usule aykırı herhangi bir talimatı oldu mu?
Metin Bey, 'ı Kültür A.Ş.'nin ana binasında hiç gördünüz mü?
Genelde etkinlik alanlarında, Plan ve Organizasyon Müdürlüğümüzün de bulunduğu, İletişim Koordinatörlüğü’nün de olduğu birim içinde, diğer alt yüklenici firmaların, hem şirketlerin danışmanlarının da olmuş olduğu işimizle alakalı görüşmeler esnasında orada gördüm.
Aslında iyi oldu bu soru. Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’nün bulunduğu yapı, Beyoğlu, Sütlüce'de bulunan İBB'nin birçok tesisinin olduğu… Burada birkaç tane de görsel gösterilmişti, harita gösterilmişti, orada İBB'nin en çok bilinen Miniatürk vardır, o alanda İspark var, Beltur var, İstanbul Kitapçısı var, hatta İstanbul Dijital Deneyim Müzesi var. Hemen onun yanındaki bir, İletişim Koordinatörlüğü olarak da geçen Plan ve Organizasyon Müdürlüğü’nün olduğu bir prefabrik yapı var. O binanın içindedir. O yapının içi de buradan benden önceki savunmasını yapanlar da anlatmıştı. O yapı ,çoklu alanların kullanımı için oluşturulmuş bir yapıdır. Oradaki birçok toplantı odası var. Birçok ortak çalışma alanlarının olduğu odalar bulunmaktadır. Burayı birçok İBB'nin birimi kullanmaktadır zaten. İşimizin, kurumsal faaliyetlerimizin bir bütünlüğü için burayı hep beraber kullanırlar. İBB'nin ilgili birimleri, iştirakleri, müdürlükleri bunun için kullanırlar. Güldem Hanım'ı da bu işlerin bütünlüğünde diğer tedarikçilerin, firma temsilcilerinin olduğu gibi burada gördüm.
Peki Güldem Hanım'ın orada ayrı özel bir odası var mıydı?
Güldem Hanım'ın orada özel bir odası yok. Biraz önce de belirttiğim gibi çoklu kullanım alanları var orada. Çoklu kullanım için odalar bulunmakta, toplantı odaları bulunmakta ve bir şeyi hatırlatayım, bu bölmeler ve odalar tamamen kapılar da dahil olmak üzere cam ve şeffaftır. Yani herhangi bir bina içindeki odalar gibi değildir bu bölmeler. Tamamen cam ve şeffaftır, onu da belirtmek istiyorum. Güldem Hanım'ın orada kendisine ait bir odası yok ama diğer yine, tekrar ediyorum, diğer tedarikçilerin, diğer firma temsilcilerinin işlerimiz gereği yapmış olduğu bu görüşmeler bu alanda çoklu kullanım alanlarında yapılan görüşmelerdir. Güldem Hanım da burayı diğer firmaların temsilcileri gibi kullandı.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.