Savunma

Ahmet Şahin Müdafi Bahar Topsakal Savunması

Müdafi savunması·Ahmet Şahin·12 Mayıs 2026 · Kaynak

Sayın Başkan, kıymetli üyeler, muhterem iddia makamı… Öncelikle savunmama müvekkilim beyanlarına iştirak ediyoruz klişesiyle başlayayım Sayın Başkan. Bence müvekkil kendini oldukça kısa, net, öz bir şekilde ifade etti. Biz de müdafaa ekibi olarak açıkçası aynı müvekkil gibi kıymetli vaktinizi almamak adına bir iş bölümü yaptık. Dolayısıyla olabildiğince kısa bir şekilde iş bölümümüz kapsamında savunmamızı ortaya koymak istiyoruz. Bu kapsamda ben daha önceki tahliye talebimde sayın mahkemeye devretmediğim bir muhakeme şartına yönelik usuli bir itirazımı sunacağım size. Akabinde yine sormuş olduğunuz soruya yönelik bir hukuk tekniği itirazımızı dermeyan edeceğim ve daha sonra esasa müessir savunmamızı ortaya koyacağım.

Ahmet Şahin Müdafii

Şimdi Sayın Başkan, öncelikle muhakeme şartından bahsedeyim. Çünkü Türk hukukunda usul esastan önce gelir, bunu oldukça önemsiyorum fakat şu aşamaya kadar çok da fazla gündeme getirilmediğini gördüm açıkçası. O yüzden öncelikle buna değinerek başlamak istiyorum. Şimdi Sayın Başkan, müvekkilin savunmasında izah ettiği esasta maalesef Başsavcılık makamı da isnat ediyor. Müvekkil, gözaltına alındığı ve hakkındaki soruşturmanın başladığı 5 Temmuz 2025 tarihinde Büyükçekmece Belediyesi'nde Başkan Vekilliği görevini ifa ediyor ve aynı zamanda da belediye meclis üyesi. Biliyorsunuz ama yine de tanım olarak ben geçeyim; biliyorsunuz belediye, belde sakinlerinin mahalli müşterek nitelikteki ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulur. Karar organı olan belediye meclisinin de seçimle iş başına geldiği bir kamu tüzel kişiliği, idari ve mali özerkliğe sahip bir kamu tüzel kişisi.

Ahmet Şahin Müdafii

Şimdi bir kamu tüzel kişisinde kamu görevini ifa eden yine belediye başkanı, bir belediye başkan vekili ya da bir belediye meclis üyesinin görevi sebebiyle işlediği iddia edilen bir suçtan dolayı hakkında soruşturma yapılabilmesi için biliyorsunuz ki öncelikle hakkında bir soruşturma izni alınması lazım. Tabii ki bunu ben söylemiyorum; bunu 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun söylüyor. Şimdi elbette bu kanunun bir istisnası var yani bazı kanuni istisnalar var ki diyor ki ya hayır bu bazı suçlar bakımından soruşturma izni almana gerek yok, memur ve diğer kamu görevlilerini elbette soruşturma izni almadan da yargılayabilirsin diyor. Peki bu suçlar neler? Bu suçlar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 161. maddesinin 8. fıkrasında sayılan, burada tek tek izah etmeyeyim ama örgüt üyeliği yok, ben ona geleceğim şimdi, suçlar. Bir de 3620 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu var. Onun 17. maddesindeki suçlar, burada da örgüt üyeliği yok.

Ahmet Şahin Müdafii

Şimdi Sayın Başkan, benim müvekkilim TCK madde 220 kapsamında örgüt üyeliğiyle suçlanıyor. Peki benim müvekkilimle ilgili herhangi bir istisna suçtan yargılanmayan müvekkilimle ilgili İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı neden soruşturma izni almadı? Bence cevabı yok. Peki niye siz bu aşamaya kadar bu soruşturma izninin tamamlanması için herhangi bir usulü işlem tatbik etmediniz? Bunun da cevabı yok. Türk hukukunda usul esastan önce gelir. Ben bu aşamada bu usulü eksikliğin tamamlanmasını, bir kamu görevi ifa eden kamu görevlisi mahiyetinde olan müvekkilimin hakkında soruşturma izni alınmasını talep ediyorum. Çünkü bu şu açıdan önemli sayın başkan; soruşturma izni alınmadan yapılan soruşturma işlemleri, kovuşturma işlemleri ve tabii ki 11 aydır var olan tutukluluk durumu şüphesiz ki hukuka aykırıdır. Dolayısıyla biz bu usulü işlemin tatbik edilmesini, bu eksikliğin giderilmesini talep ediyoruz.

Ahmet Şahin Müdafii

İkinci olarak Sayın Başkan, şimdi siz bir müvekkile soru sordunuz, soru yönelttiniz. Tabii açık söyleyeyim; biz müdafaa ekibi olarak bu soruyu bekliyorduk fakat hukuk tekniği bakımından bir itirazımız var. Şimdi tabii ki şu konuda haklısınız; biz daha önce soruşturma aşamasında hem kollukta hem savcılıkta hem sulh cezada sizin sormuş olduğunuz sorulara muhatap kaldık, doğru. Fakat İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 11 Kasım 2025 tarihli iddianamede dönüp dedi ki; 3135. sayfada Sayın Başkan, dikkatinizi çekti mi bilmiyorum; "Ben müvekkil 'e daha doğrusu 'e, sanık 'e sormuş olduğum soruları eylemselleştirmiyorum" dedi, "bunları bir eylem konusu yapmıyorum" dedi. Şimdi 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu 225. maddesi açık. Diyor ki: "Hüküm, iddianamede unsurları gösterilen fiil ve fail hakkında verilir." Benim müvekkilime unsurları gösterilen fiil kesinlikle sizin sormuş olduğunuz meselesi değil. Yani başsavcılık makamının ifadesiyle söylüyorum; eylemselleştirilmemiş bir hususu sordunuz. Bu kapsamda bir hukuk tekniği bakımından böyle bir itirazımızı dermeyan etmiş olalım. Başkaca açıklamaları kıymetli meslektaşım Taylan Bey yapacaktır.

Ahmet Şahin Müdafii

Şimdi üçüncü olarak Sayın Başkan, kişi kartı. Müvekkil de kapsamlı bir şekilde izah etti. Ben daha önce tahliye taleplerimde izah etmiştim. Siz de bence dinlediniz, çok teşekkür ediyorum. Şimdi biz kişi kartıyla alakalı meseleyi daha önce hiç kollukta açıkçası süreçte yani soruşturma aşamasında böyle bir soruya maruz kalmadık, böyle bir isnada maruz kalmadık. İlk defa kendimizi bu anlamda savunuyoruz. Oradaki totalde ana aksta üç iddia var: Bir, belediye meclis üyesi olarak yerleştirilme; başkan vekili olarak görevlendirilme ve şöyle bir ifade geçiyor aynen 3307. sayfada: "Büyükçekmece Belediyesi'nde sistem adına para toplanması." Şimdi ben örgüt üyesi olarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın iddianamesinde hiçbir eyleme katılmayan bir örgüt üyesinin varlığının mümkün olabileceğini düşünmüyorum. Fakat ben bunu tabii oturdum kendi kendime düşünmüyorum; Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin müstakar içtihatları doğrultusunda düşünüyorum. Şimdi niye derseniz? İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın tasvir ettiği örgüt iddiası esasında bizim Türk hukuk pratiğinde çokça gördüğümüz konvansiyonel ya da bir mafyatik ya da bir terör örgütü gibi bir örgüt yapısı değil. Esasında legal ve meşru zeminde hareket eden belediye gibi, işte 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na göre sermaye şirketi gibi şirketlerde, yani kanuni hiyerarşiye sahip kişiler arasındaki ilişkiler maalesef örgüt konusu yapılmış.

Ahmet Şahin Müdafii

Şimdi Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016'ya 7017 esas sayılı kararı diyor ki sayın başkan: "Eğer böyle bir legal yapı varsa ortada, eğer böyle bir iddia varsa ortada; örgüt üyeliğinden bahsedebilmek için bu legal ve meşru yapının zemini dışına nasıl çıktı sözde örgüt üyesi? Bunu araştır. Nasıl bir çeşitlilik, nasıl bir süreklilik, nasıl bir yoğunluk gösterdi, hangi eylemlere katıldı bunu araştır" diyor. Ben bu kararı sayın mahkemeye de ibraz edeceğim, oradan da yararlanmanızı talep ederim. Bu kapsamda salt örgüt üyeliğiyle suçlanan bir failin varlığını ben bu iddianamenin örgüt tasviri kapsamında hukuken kabul edilemez mahiyette görüyorum. Bunun dışında; görevlendirilme ve yerleştirilme meseleleriyle ilgili tekrara düşmek istemiyorum. Demokratik süreçlerin bir suç örgütü iddiasına konu edilmiş olmasını bir hukukçu olarak kabul edemiyorum. 5393 sayılı Belediye Kanunu'nun 45. maddesi ve 2972 sayılı Mahalli İdareler Kanunu çok açıktır. Belediye meclis üyeliğinin ve başkan vekilliğinin hangi demokratik süreçlerin sonucunda gündeme geldiği bellidir. Bunlarla ilgili mükerrer bir savunma yapmayacağım.

Ahmet Şahin Müdafii

Sayın Başkan, bir kronolojiden bahsetmek istiyorum. Müvekkilim de değindi: 31 Mayıs 2025 tarihinde Hasan Akgün başka bir soruşturma kapsamında gözaltına alınıyor, 3 Haziran'da tutuklanıyor. 11 Haziran'da müvekkilim başkan vekili seçiliyor ve nihayetinde 5 Temmuz tarihinde müvekkilim gözaltına alınıyor. Başkan vekili olduğu için biz bu operasyonun kendisine yöneltildiğini düşünüyoruz; kendisi de bunu açıkça ifade etti. Ben bunu siyasi bir yerden söylemiyorum, siyasetle ilgilenmiyorum; en çok ilgilendiğim şey mesleğimdir. Bunu tamamen hukuk tekniği bakımından söylüyorum Sayın Başkan. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 18. maddesi 'yetki saptırması' ve 'amaç suistimali' kavramlarından bahseder. Der ki: 'Kişi hak ve hürriyetlerini sadece meşru zeminde ve görünürdeki gerekçelerle kısıtla; arka planda başka amaçlar olmasın.' Bu 'başka amaçlar' içtihatlara göre siyasi bir baskı veya meşru bir amacın perdelenmesi olabilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ihlal kararları verirken zamanlamaların çok önemli olduğunu vurguluyor. Şimdi ben şu soruyu sormadan edemiyorum: Müvekkilim hakikaten başkan vekili olmasaydı bu süreç başımıza gelecek miydi? Bunu AİHS kapsamında söylüyorum ve sizi de Anayasa'nın 90. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, bir hukukçu olarak bu durumu değerlendirmeye davet ediyorum.

Ahmet Şahin Müdafii

Toparlıyorum; özetle Sayın Başkan, müvekkile isnat edilen örgüt üyeliği bakımından savunmamızı yapmış bulunuyoruz. Örgüt üyeliğinin, eldeki dosyada hiçbir eyleme katılmadan gerçekleşmeyeceği kanaatindeyiz. İddialar bakımından CMK 170. madde uyarınca ortaya konmuş soyut iddialar dışında hiçbir somut delil yoktur. Hal böyleyken, biz müvekkilin elbette beraat etmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu beraati CMK 223/2-b maddesi uyarınca talep ediyoruz; yani müvekkilin isnat edilen fiilleri işlemediğinin sabit oluşu gerekçesiyle beraatini istiyoruz. Yargıtay 16. Ceza Dairesi kararlarına atıf yaparak bitireyim: Yargıtay diyor ki; 'Örgüt dosyalarında bağlantıyı dar yorumlayın, aksi halde makul sürede yargılanma ve adil yargılanma hakkı ihlal ediliyor.' Müvekkilin sorgusunu bugün yaptınız. Belki atipik bir talep olacak ama bugün müvekkilimle ilgili bir tutukluluk incelemesi yapmanızı talep ediyorum. CMK 102. madde uyarınca azami tutukluluk süresi dolmuştur; yaklaşık 11 aydır tutukluyuz. Tahliye durumu bakımından hem soruşturma izni meselesinin hem de CMK 102. maddenin dikkate alınmasını talep ediyorum. Söz verdiğiniz için teşekkür ederim.

Ahmet Şahin Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.