Savunma

Ali Rıza Akyüz Müdafii Av. Murat Akyüzoğlu Savunması

Müdafi savunması·Ali Rıza Akyüz·20 Nisan 2026 · Kaynak

Bugün benim için belki Ali Rıza Abi kadar, kıymetli müvekkilim Al Rıza Abi kadar heyecanlı ve anlamlı bir gün. Ben bugün burada sadece sanık müdafi olarak bulunmuyorum. 54 yaşındayım. Çocukluğumdan beri, hemen hemen 3-4 yaşımdan bugüne kadar yaşadığım hayatımın tüm detaylarını hatırlıyorum; yani yarım asır. Yarım asırdır hani herkesin bu hayatta örnek aldığı, ideal gördüğü, idol gördüğü bir figür vardır ya; işte , bunlardan biri. Benim hayatımda, bugün bulunduğum hem mesleki hem sosyal konumumda örnek aldığım; ahlakı, karakteri, disiplini, hayata bakış açısı, hayat felsefesi ile bana ışık tutan kıymetli hem amcamın oğlu hem teyzemin oğlu kendisi. Ben bunu söylediğimde nasıl yani hem amcamın oğlu hem teyzemin oğlu; ya annelerimiz de kardeş babalarımız da akraba olduğu için ziyadesiyle, yani annelerimiz ve babalarımız birbirleriyle akraba. Benim için çok önemli bir gün.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Bunu belirttikten sonra efendim, biz müdafiler için en zor savunma şeklidir, suç işlememiş müvekkili savunmak zorunda kalmak. Mesela mahkeme salonlarında yıllardır sanık müdafiliği yapıyoruz. İşte suç işlemiştir, suça karışmıştır bir türlü. Biz onları savunurken suça etki eden unsurlar, hafifletici sebepler, varsa meşru müdafaa, varsa psikolojik durumlar; bunların hepsini alt alta koyarız, cezalandırılmaması ya da az cezalandırılması yönünde savunmalarda bulunuruz. Sayın Başkanım, bir yıldır bu savunmalar üzerine düşünüyoruz, stratejiler üretiyoruz, yazıyoruz çiziyoruz. Ya işlenmemiş, teşebbüs edilmemiş, hayal bile edilmemiş, bir olmayan bir suç için burada yüzlerce meslektaşımız, yüzlerce sanık savunma yapmak zorunda kalıyor. Ceza hukuku derslerine başladığımız zaman, dünya çapında, yani modern dünyada, modern ceza yargılamalarında var olan iki olgu vardı, iki unsur. Bu "isnat eden, ispatla yükümlüdür" evrensel ceza hukuku kaidesiyle "şüpheden sanık yararlanır" maddesi.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Sayın Savcım, Sayın Başkanım; biz, iddia makamına gittiğimiz zaman müracaat savcılarına; işte hakaret, rüşvet ya da bunun gibi bir suçlar için suç duyurusunda bulunacağımız zaman savcımız bize der ki: "Avukat Bey, dilekçenizi aldım, delillerinizi verin." "Ya delilim yok, işte benden rüşvet istedi ya da bana hakaret etti bana küfretti." "Ya delil getir ki ben bunu kaale alayım, yoksa ben bunu kovuşturmaya yer yok kararı veririm." Son iki yıla kadar bu işler böyleydi ve doğrusu buydu zaten. Bugün baktığımızda 4000 sayfalık iddianame, işte şimdi olmuştur belki 40 bin sayfalık bir dosya. Ya elle tutulur, burada böyle bağıra bağıra savunma yapacağımız, çürüteceğimiz somut deliller olmayan, sadece beyanlarla; işte söyledi, etti, yaptı, buydu, kanaatindeyim, düşüncesindeyim. Biz de o düşüncelerin doğru olmadığını, ya düşünceleri çürütmeye çalışıyoruz biz burada. Yani somut kanıtlarla suçlanan müvekkilimi ben savunmuyorum. Hayal kuran, bir senaryo kuran, menfaatleri zedelendiği için müvekkilime ya da diğer sanıklara suç isnat eden kişilerin tezlerini çürütmeye çalışıyoruz.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Sayın Heyet, Sayın Başkanım; size bir teşekkür etmek isterim. Deminki sorularınız ve Sayın Savcım da Ali Rıza Bey'in, geçen hafta Perşembe günü ve bugün -ki hatta bir yıldır tutukludur- tutukluluğunun değerlendirilmesi beyanlarında da çok açık bir şekilde anlattı ama siz konuya o kadar iyi vakıf olmuşsunuz ki, daha da aydınlatıcı ve açıklayıcı sorular sordunuz. Bu yüzden ben, meslektaşım Şahingöz’ün en baştan itibaren çok güzel açıkladığı kısımlara tekrar girmeyeceğim efendim. Ben ana başlıklar halinde kısa kısa bazı beyanlarda bulunacağım. Fakat unutmadan söylemeliyim efendim; Capacity'nin detayına tam girmiyorum, sadece şunu söylüyorum: 192 tane deprem perdesi yapılmayan, otoparkından yola doğru, yani alttan bir şekilde uzamış, büyümüş, şekilsiz, tabii biz bunları yukarıdan göremiyoruz, aşağıya indiğimizde de hayal edemiyoruz; otopark nereye gidiyor, orası nereye bağlanıyor? Sadece gidiyoruz, alışveriş yapıyoruz ve eve dönüyoruz. Müvekkilim, belki de yüksek mühendis oluşu dolayısıyla bu durumu ortaya çıkartıp, büyük bir katliamı engellemek için bir adım attı. Benim sizden isteğim Sayın Heyet, Sayın Savcım, Sayın Başkanım; Ali Rıza Bey'in bu beyanlarının bir ihbar olarak kabul edilmesidir. Artık suç duyurusunda mı bulunursunuz, bir teknik heyet mi gönderirsiniz takdir sizindir. Olası bir İstanbul depreminde, belki de Bakırköy için o AVM'de yaşanacak bir katliamı sizin önderliğinizle önlemiş oluruz.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Ben, Ali Rıza Abiyle bir yıl boyunca konuşurken; 'Ali Rıza Abi, sen niye tutukluluğa itiraz beyanlarında bulunurken doğrudan tahliye talep etmiyorsun? Ya da niye bu kadar çok teknik detaylara giriyoruz?' diye sordum. Zira bilirsiniz, hakimler ve savcılar avukatların teknik detaylara boğulmasını pek sevmez; '8 metreye 30 santim' falan, biz bilmeyiz bunları. O ise bana; 'Murat, mahkemeye bunları anlatmazsan, bu olayın vahametini bu bilimsel verilerle, detaylarıyla ortaya koymazsan olayın ciddiyeti anlaşılmaz. Benim tahliye kaygım yok, nasıl olsa beraat edeceğim; ama oradaki olası bir katliamı engellemeliyim' şeklinde cevaplar veriyor. Bugün kendisini daha iyi anlıyorum. İnsan hayatı, yaşamak ve ölmek arasındaki o ince çizgi altındayken; 'Sesimi duyan var mı?' bunlar gerçekler. İstirham ediyorum; tahliye talebinde bulunmayacağım derken, zaten takdir sizindir. Ama müvekkilimin bu beyanlarını ve bir yıldır size yolladığı belgeleri lütfen dikkate alın; gerekeni yapacağınıza inanıyorum. Capacity olayını bu şekilde geçiyorum.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Bizim bu mahkemeden beklediğimiz birkaç unsur var; o da uluslararası evrensel hukuk kaidelerinin bizlere uygulanmasıdır. Tutukluluk sürelerinin makul olması çok önemlidir; zira ceza alsa bile tutuklu kaldığı süreden daha az ceza alacak kişiler var. 'Şüpheden sanık yararlanır' ilkesi. Bir şüphe varsa ama somut bir delil yoksa, müvekkil bundan faydalanmalıdır. Asıl olan özgürlüktür, tutuklama ise sadece bir istisnadır. Cümleme başlarken de dediğim gibi; , hayat felsefesini, çalışkanlığını, ahlakını ve dürüstlüğünü kendime ilke edindiğim biridir. Biz avukatlar müvekkillerimizle sırdaşızdır; suç işlemiş olsalar biz bunu biliriz. Ama 'ün hayatında bırakın bu suçları, en ufak bir kara leke olma ihtimali olsaydı; ben 54 yaşında bir adam olarak onu kendime örnek almazdım. Kendisini örnek alıyorum ve kendisiyle gurur duyuyorum.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Sayın Başkanım, çok önemli bir suçlamamız var: Örgüt üyeliği. Efendim, dediğim gibi meslektaşlarım gereken savunmaları zaten yaptılar; ben daha farklı bir boyuttan savunma yapacağım. Bizim dedemiz, yani Ali Rıza Bey'in babasıyla benim babamın babası, Kurtuluş Savaşı gazisi ve bronz madalya sahibi Yakup Akif’tir; ikimiz de onun torunuyuz. Ailemiz bu topraklara, bu vatana ve bayrağına bağlı bir ailedir. Hiçbir şekilde —mutlaka hepimizin hataları vardır ama— başımızı öne eğdirecek kişiler değiliz. Örnek aldığım kişi hakkında konuştuğum için biraz duygulu konuşuyorum efendim. Ali Rıza Bey'in mensubu olduğu "örgütler"; birincisi üyesi olduğu Mimarlar ve Mühendisler Odası, ikincisi ise yasal faaliyetlerde bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi'dir. Bir de efendim, asıl örgüt sayarsak; Ali Rıza Abimizin, benim, Sayın Başkan İmamoğlu'nun, buradaki herkesin ve hatta sizlerin de üyesi olduğu, sembolü kırmızı zemin üzerine ay yıldızlı Türk bayrağı olan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığıdır. Bizim başka bir örgüt üyeliğimiz olamaz, olması da imkansızdır. Ali Rıza Bey'in herhangi bir çıkar amaçlı suç örgütüyle yan yana getirilmesi mümkün değildir. Bu yüzden örgüt üyeliği konusunda daha fazla cümle kurmayı müvekkilime hakaret sayıyor ve bu konuyu burada kapatıyorum.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Sayın Başkanım; bizler burada sanıklar, sanık yakınları, gazeteciler ve izleyiciler olarak Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli davalarından birinin içinde yer alıyoruz. Tarih bizleri sayfalarına mutlaka yazacaktır. Bugün birtakım müfterilerin çeşitli sebeplerle iftiralar atarak insanların tutuklanmalarına, ailelerinden uzak kalmalarına sebep olduğu bu süreçte; sanıklar beyaz sayfalarda, bu iftiraları atan kişiler kara sayfalarda, bütün bu haksızlıklara karşı duranlar ise birinci sayfalarda yer alacaktır. Sayın Başkanım, değerli üyeler; ben , Ali Rıza Bey'in avukatı olarak, sizden tarihe "bu iftiraya uğrayan sanıkları özgürlüğe kavuşturan kahraman heyet" olarak geçmenizi istirham ediyor ve diliyorum. Müvekkilimin yaşı ve konumu bellidir; hayatı boyunca seyahatleri hariç Bakırköy’den bir yere ayrılmamıştır. İçeride kaldığı 1 yılın, ömründen çalınmış ve gasp edilmiş bir yıl olduğunu düşünüyorum. 65 yaşındaki bir insan için bu çok önemlidir. Tabii ki 19 yaşındaki bir insan için de 1 yıl değerlidir ama yaş ilerledikçe, kalan ömür yaşanandan daha az olduğu için zaman daha da kıymetli hale geliyor. Bir gün bile içeride kalmasının kendisine yapılacak bir zulüm olduğu kanaatindeyim. Tabii ki diğer sanıklar için de aynı şeyi diliyorum, hiçbirine haksızlık etmek istemem. Özgürlük çok kıymetli; hepsi çocuklarından, annelerinden ve eşlerinden ayrı. Başta müvekkilim olmak üzere bu tutukluluğun bir an önce sonlandırılmasını diliyorum.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Sözlerimi fazla uzatmak istemiyorum çünkü ne kadar hızlı bitirirsem diğer sanık müdafileri de o kadar çabuk savunma yapacaktır. Son olarak toparlayacak olursam; Bakırköy halkının ve özellikle Bakırköy gençlerinin gözünde "Bakırköy'ün Ali Rıza Abisi" sıfatı vardır. Sizlerden, Bakırköy'ün Ali Rıza abisini bir an önce halkına ve sevenlerine kavuşturmanızı rica ediyorum. Teşekkür ederim efendim.

Ali Rıza Akyüz Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.