Kıymetli Başkan, ben çok kısa savunmada bulunmak istiyorum. Zira meslektaşlarım uzun bir savunma yaptı. Uzatmayacağım.
Ali Rıza Akyüz Müdafii Av. Turgut Hökenek Savunması
3 müdafii ile sınırlandırmamız var genelde,
Kimseye bu inisiyatif tanımadık.
Birkaç cümleyle özetleyin.
Şimdi iddia makamının görevi, Sayın Savcımızın görevi, bir soruşturma ve kovuşturma aşamasında, özellikle soruşturma aşamasında bütün delilleri toplamaktır. Yani şüphenin lehine ve aleyhine olan bütün delilleri toplamaktır. Mevcut dosyaya baktığımızda sadece müvekkilimiz Sayın ’ün aleyhine olan deliller dosyaya girmiş ve bir iddianame oluştu. Yani lehine tanıklık yapacak veya lehine ifade verecek olan hiçbir kimsenin dosyada adı bile geçmemektedir. Nitekim bu adil yargılanma ilkesinin gereğine aykırıdır. Biz özellikle adil bir yargılanma yapılması yönünde taleplerimizi tekrardan yenilemek istiyoruz.
Sayın Başkan, yine şunu da dile getirmek istiyorum: Müvekkilimizin üzerine isnat edilen suçlamalarla alakalı olarak dosyada var olan verilere baktığımızda basit bir beyanın ötesine hiçbir şey bulunmamaktadır. Zira sadece beyanlarla yola çıkarak bir kişinin mahkûmiyetine ve cezalandırılmasına hükmetmek, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında mümkün değildir. Beyan, ayrıca diğer tedbirlerle desteklenmediği sürece itibar edilmeyecek, ceza hükmüne esas bir değer değildir. Nitekim müvekkilimiz rüşvet ile suçlanıyor da böyle bir şey yoktur. Ne bir baz kaydı, ne bir ses kaydı, ne bir görüntü, ne bir kamera kaydı yoktur. Kendisi rüşvet ve irtikapla yargılanmakta ama bu bahsetmiş olduğum temel deliller dosyanın hiçbir yerinde bulunmamaktadır. Zira mahkûmiyete esas hiçbir delil ortada yoktur.
Kaldı ki kendisine suç isnadında bulunan müştekiler, açıkça her görüşmede birden fazla kişinin olduğunu ve bu görüşmelerde kendisinden belli bir talepte bulunduğunu iddia etmişler. Nitekim dosyada adı geçen denen kişiyle bir ses kaydı olduğu, Sayın Savcılık makamı tarafından dosyanın içerisine ilave edilmiş ve buradan müvekkilimize bir atıfta bulunulmuştur. Ancak halihazırda böyle telefondan ses kaydı almaya meyilli olan kişi, takdir edersiniz ki, aynı delili oluşturmak için müvekkilimizle yaptığı görüşmelerde bir ses kaydı alması beklenirdi. Nitekim böyle bir şey nedense olmamıştır. Kaldı ki 1. meslektaşımız sordu kendisine: "Yapılan görüşmelerde telefonsuz bir görüşme mi yapıldı, yani telefonları mı topluyordunuz?" diye bir soru sordu kendisine. "Hayır, öyle bir şey de yok" denildi. Yani isteseydi gayet de ses kaydı alınabilecekti. Neden olmadı konusu; çünkü tamamen söylenen, kullanılan beyanlar, dosyadaki bütün aleyhe beyanlar tamamen bir iftiradan ibarettir. Başka hiçbir açıklaması yoktur.
Nitekim halihazırda dosyada bu denli suç işlediği yönünde hiçbir delil yokken, müvekkilimiz yaklaşık 1 senedir tutuklu yargılanmaktadır. Suçun alt ve üst sınırı göz önünde bulundurulduğunda dahi bu uzun süre tutuklama çok ağırdır. Zira 1 gün bile içeride haksız yatan bir kişinin, devletin kasasından, maliyesinden tazminat ödeme durumunda kaldığını göz önünde bulundurursak, burada hem maliyemiz için hem de adaletimiz için bir zarar söz konusudur.
Sayın Başkanım, şunun altını özellikle çizmek istiyorum ve istirham ediyorum: Burada yapılan yargılamalar, yaklaşık 10 sene sonra bu kararlar kesinleştiğinde, bizim açımızdan evlatlarımıza bırakacağımız en büyük değer olacaktır. Sizler bu arada yapmış olduğunuz yargılamayla ne kadar adil bir yargılama yaptığınızı ortaya koyarsanız koyun, bu sizin evlatlarınıza bırakacağınız birer miras olacaktır ve bu yargılamalar sosyal medyalarda incelenecektir. O nedenle sizden istirham ediyorum: Burada yargılama yaparken, lehine veya aleyhine olsun, bütün delilleri toplayıp bu şekilde bir yargılama yapalım ve bu şekilde bir ceza işlemine gidelim. Aksi takdirde yargılama maksadını aşıp sadece bir siyasi yargılama şeklinde kalacaktır. Bunun da altını çizmek istiyorum.
Bu sebepten ötürü de tutuklamanın en son başvurulacak bir adli kontrol tedbiri olduğunu, en ağır tedbir olduğunu; dolayısıyla 1 senedir tutuklu olan müvekkilimin yaklaşık 60 senedir aynı yerde ikamet ettiğini, Bakırköy'de ikametgâh sahibi olduğunu, adli sicilinin temiz olduğunu; zira Sayın Savcımızın dosyayı ve bütün delilleri toplayıp iddianameyi hazırladığını; ekleyecek başka da bir delil olmadığı için delil karartma şüphesinin de olmadığını göz önünde bulundurarak, bu aşamada ilk önce tahliyesini, akabinde de suçun oluşmadığı kanaatiyle beraatini talep ediyoruz.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.