Şimdi Sayın Hâkim, Sayın Heyet ve Sayın Savcı; ben öncelikle size ne iş yaptığımı, mesleğimi anlatmak istiyorum. Çünkü iddianameden gördüğüm kadarıyla iddianameyi hazırlayan savcılar tarafından benim tam olarak ne iş yaptığım anlaşılamamış. Benim mesleğim, etkinlik organizasyonu yönetimi. Yaklaşık 25 yıldır bu işi yapıyorum. Çok uzun yıllar özel sektörde etkinlik ve organizasyon firmalarında çalıştım ve kurumsal firmalara hizmet verdim. Ne demek kurumsal şirketler? Coca-Cola, işte Akbank, Aytemiz, Yıldız Holding ve benzeri kurumsal firmaların yıllık etkinlikleri ve organizasyonlarıyla ilgileniyordum. Hangi yıllarda nerelerde çalıştığıma dair dökümleri şu ana kadar avukatımın dosyaya vermiş olduğu itirazların ekindeki SGK dökümünde görebilirsiniz; hangi yıllarda nerede çalışmışım, ne görev yapmışım. “Etkinlik organizasyonu nedir” diye sorarsanız, kısaca bir tanımlamak isterim. Şirketlerin ya da kurumların gerçekleştirmek istedikleri yıl içindeki lansmanlar, bayi toplantıları, açılışlar, ödül törenleri, özel gün ve gece etkinliklerinin, onların vermiş olduğu brief çerçevesinde planlanması ve sahada sağlıklı bir şekilde yönetimidir. Pandemi dönemine kadar özel sektörde çalışmaya devam ettim ama pandemi döneminde özel sektör tamamen durma noktasına geldiği için birçok yere başvuruda bulundum. Bunlardan bir tanesi de Medya A.Ş.'ydi. İnsan kaynaklarından yapılan dönüşe istinaden 2021 yılı Ocak ayında Medya A.Ş.'de işe başladım. Medya A.Ş.'de de gene aynı görevi yaptım; etkinlik, saha yönetimi. İBB bünyesinde de birçok çeşitli etkinlikler yapılıyor, siz de burada dinlediniz; farklı farklı birimler farklı farklı etkinlikler yapıyor, görsellerle de anlatıldı. Ben de bu etkinliklerden Sayın 'nun katılacağı resmi, özel günler, açılışlar, temel atma törenleri gibi etkinliklerin planlanması ve sahadaki hatasız bir şekilde akışının yönetilmesinden sorumluydum. Sahadaki etkinlik ekibinde çalışıyordum. Bunun dışında Medya A.Ş.'de çalıştığım dönemde, yani etkinlik ve saha yönetimi dışında, benim sorumluluk alanımda hiçbir şekilde mali ve satın alma işleri olmadı. Yani ben ihaleler ne zaman yapılır, hangi tarihte yapılır, ihalelere kimler girer, bütçe, fatura takibi, ödeme takibi gibi mali konular benim sorumluluğumda hiçbir zaman olmadı. 2023 yılı Mayıs ayına kadar Medya A.Ş. bünyesinde aynı görevimi yapmaya devam ettim. 2023 yılı Mayıs ayında da EYT'den emeklilik hakkımı kazandım ve Medya A.Ş.'den emekliliğimi alabilmem için ayrılmak durumunda kaldım, ajans tarafına geçtim, yine İBB ile çalışan ajanslardan birine geçtim ve proje bazlı olarak da İBB ile çalışmaya devam ettim. Ajans tarafında da yine aynı şekilde benim profesyonel alanımda zaten mali işler olmadığı için, orada da ihalelerin hangi tarihte yapılacağı, nasıl yapılacağı, nasıl evrak hazırlanacağı ya da yaptığımız etkinliklerin faturalarını tedarikçinin kime keseceği, ödemesini kimden takip edeceği, bunlar benim görev ve sorumluluk alanımda değildi. Şimdi sorumluluk alanımı bir tık daha net anlayabilmeniz için bir örnek vereceğim. Kusura bakmayın, çok örnekleyerek açıklıyorum, detaylı açıklıyorum; çünkü 15 senedir ne iş yaptığımı anlatıyorum ama iddianame geldiğinde gördüm ki hâlâ anlaşılamamış. Şimdi size çok birebir örtüşmese de ama benzeşen, bu salondan bir örnek vermek istiyorum. Şimdi bu salonun da bir operasyonel akışı var, şurada 3-4 aydır gördüğüm kadarıyla. Bu arada, burası çok sıcak. Saygısızlık addedilmezse şunu çıkarabilir miyim? Şimdi bu salonun da gördüğüm kadarıyla, 3-4 aydır burada oturuyorum, siz de görüyorsunuz, bir operasyonel akışı var. Gördüğüm kadarıyla buralarda, bilmiyorum, Ercan Bey de o operasyonel akıştan, herhalde o operasyonel akışın sorumlusu. Nedir o, atıyorum işte; klimada bir şey oluyor, ona söyleniyor. Avukatların bir ihtiyacı oluyor, ona söyleniyor. Sizin bir ihtiyacınız oluyor, ona söyleniyor. Mikrofon ihtiyacı oluyor, ona söyleniyor. O ve ekibi buradaki operasyonel akışı yürütüyorlar. Ve dava başladığında, sanıklar da savunmalarını yapmaya başladığında, Mehmet Bey de oraya çıktığında boyundan dolayı mikrofonla ilgili bir sıkıntı yaşandı burada. Beyefendi hemen hızlıca ayarlı ayakları koydu, herhâlde ayakları yükseltti. 2-3 gün içinde de bu kaideyi yaptırdı.
Ceyda Kıryak Savunması
Şimdi ben eminim ki Ercan Bey, bu kaideyi bu binadaki bütün marangozluk işlerini yapan anlaşmalı firmaya yaptırmıştır. Ama onun görev ve sorumluluk alanında bunun metrekare fiyatı, bunun faturasını nereye keseceği, ödemesini nereden alacağı gibi konular onun takibinde değil. Çünkü onun tamamen sorumluluğu buradaki operasyonel akışı yönetmek. Benim de aslında etkinlik yönetiminin alt açılımı birebir bu. Yapılacak etkinlikler planlandıktan, netleştikten ve programlara girdiğinde, atıyorum işte X bir yerde bir temel atma töreni yapılacaksa onun sahadaki planlanması, sahnesinin akışı ve onun yönetiminden, hatasız ve sağlıklı bir şekilde yönetiminden sorumluyum ben. Ben bir etkinlik yöneticisiyim. Sanırım herhâlde artık tam olarak ne iş yaptığım anlaşılmıştır diye düşünüyorum. Yani benim işim ihalelere hazırlanmak, ödemeleri takip etmek, çalışacak şirketleri belirlemek, mali ya da satın alma konuları değil. Bununla ilgili zaten İBB bünyesinde ekipler var. Bir kısmını dinlediniz, bir kısmını da muhtemelen dinleyeceksiniz. Yıllardır ben profesyonel olarak etkinlik yönetimi işi yapıyorum ve hep de bu işi yaptım. Hiçbir zaman doğrudan mal alım işlerinde ya da yayın ihalesinde bulunmadım. Şimdi iddianame önüme geldiğinde gördüm ki 16 ayrı ihale dosyasından suçlanıyorum. Şimdi ben size bunlarla ilgili tek tek bir savunma yapamıyorum, takdir edersiniz ki; çünkü ben bu ihalelerle ilgili hiçbir detaya vakıf değilim. Hangi tarihte yapıldığını, hangi şartlarda yapıldığını, evraklarının nasıl hazırlandığını, kimin girdiğini, kimin aldığını... Dediğim gibi, az önce de anlattığım gibi, yani benim görev ve sorumluluk alanımda olmadığı için ben size bu ihalelerle ilgili yani ne bu suçları kabul edebilirim ne de bir savunma yapabilirim. Ama ihalelerle ilgili şöyle göz attığımda gözüme çarpan bazı şeyler var, onları da paylaşmadan geçemeyeceğim. Şimdi daha ilk ihale, 109. eylem, tarihine bakıyorsunuz; Ocak 2020. Sayın Hâkim, Ocak 2020'de, yani 2020 yılında ben özel sektördeydim, evden çalışıyordum zaten. Yani ben 2021 yılında Medya A.Ş.'ye girdim. Yani daha ilk eylemden bakıyorsunuz ki hakkımda hiçbir şey araştırılmamış, hiçbir dayanağı yok ama adım oraya yazılmış. Eylemlerin anlatımında yokum ama hepsinin nihayetindeki suç işlenen insanların arasında varım, şüphelilerin arasında varım. Sonra diğerlerine bakıyorsunuz, şöyle bir genel, kabaca göz gezdirdiğinizde; yarısından çoğu zaten Kültür A.Ş. ihalesi. Ben Kültür A.Ş.'de hiç çalışmadım. Bir kısmı Medya A.Ş. ihalesi, ben zaten Medya A.Ş.'deki görevimi anlattım size. Yıl bazında bakıyorsunuz ihalelere; bir kısmı ben Medya A.Ş.'den ayrılıp özel sektöre geri döndükten sonraki ihaleler. Pardon, bir tanesine bakıyorum; Dijital Deneyim Müzesi. Uzaktan yakından ilgim yok zaten. Yani anlatım içeriğinde hiçbirinde yokum ama suç işleyen insanların içinde varım. Yani belirtmek isterim ki benim zaten teknik olarak bu 16 eylemde bir suç işlemem mümkün değil. Dediğim gibi, yani benim görev tanımımda ihale, ödeme, fatura, bunların hiçbirisi yok. Bana yöneltilen suçlamalara konu eylemler, ihaleler ile ilgili hiçbir bilgim ve ilgim olmadığı için de savunma yapamıyorum size tek tek bunlarla ilgili. Genel dosyaya baktığınızda da yani ben tabii ki iddianamenin tamamını incelemedim, yalnızca adımın geçtiği yerleri incelemeye çalıştım. Oralara da baktığımda ifadelere bakıyorum, bir sürü insanın ifadesi var. ’ı sorduğumuz zaman ya "Sahada çalışıyor" diyorlar ya "Etkinliklerin başında" diyorlar ya "'un ekibinde" diyorlar. Hani hiçbir yerde ihaleyle, faturayla, parayla, ödemeyle ilgili hakkımda bir ifade ya da bir söylem de yok. Dosyayı incelemeye çalışıyorum, acaba bizim mi atladığımız bir şey var bununla beraber? Yani hakkımda bir delil yok, bir beyan yok, bilirkişi raporunda yokum, MASAK raporunda yokum, itirafçı beyanlarında yokum, eylemlerin, içinde olduğum eylemlerin anlatımlarında yokum ama cezalandırılması istenen insanların listesinde varım. Şimdi 400'ü aşkın kişinin yargılandığı bir dosyada hiç kimsenin ifadesinde hakkımda suç teşkil eden, içeren bir anlatım, bir ifade yok. Olamaz; çünkü ben bir suç işlemedim yani. Ben işimi yaptım yalnızca.
Görev tanımımı anlattım size. Buradaki insanlarla benim teşviki mesaim olsa olsa etkinliğin akışı, içeriği, sahnenin detayı, sahadaki uygulaması; ancak bu olabilir yani. Yine söylüyorum; hiçbir zaman işlerin mali ya da satın alma tarafında olmadım, bu konuların zaten ekipleri ayrı. Ama dosyaya baktığımda şunu görüyorum: ile bir telefon konuşmam var dosyaya konu olan. Yani iddianamede delil olarak konulan, şöyle bir konuşma var, sizde de vardır muhtemelen. Muhtemelen bu telefon konuşması nedeniyle Emrah'ın olduğu her eyleme benim adım yazılmış. Hakkımda hiçbir araştırma yapmadan, yani "Bu kadın ne iş yapar, bunun görev ve sorumluluk alanı nedir?" demeden; "Aaa, , ile telefonla konuşmuş, demek ki 'nın eylemlerine dahil ediliyor" denilmiş. Hiçbir şey değil, yani benim bu arada söylediklerime de hiç inanılmamış; çünkü ben bu telefon konuşmasını savcılığa anlattım, emniyete anlattım, her yerde anlattım. Şimdi size de anlatayım detayını. Şimdi Ekrem Başkan'ın yaklaşık 6 yıllık hizmetlerinin anlatılacağı, bir kongre merkezinde yapılması planlanan, 2024 Nisan ayına ait bir etkinlik vardı. Ben de bu etkinliğin sahne akışı ve genel planlamasındaki etkinlik ekibindeydim, yani oradaki yönetici ekipten biriydim. Bununla ilgili açılış için bir prodüksiyon çalışması istendi ve prodüksiyon firmalarından da içerikler istendi. Gelen içeriği Murat Bey'e sunduk. Murat Bey içeriği beğendi ama maliyetini yüksek buldu. Maliyetini yüksek bulduğu için de dedi ki: "Bununla ilgili ara konuş, iyi bir fiyata bu işi bağlasınlar." Bu telefon konuşması tamamen bunun üzerine kurulmuş bir telefon konuşması. Telefon konuşmasının ben içeriğine baktığımda, affınıza sığınıyorum ben çok hukukçu olmadığım için belki ben göremiyorum ama ben bir suç içeriği görmüyorum bu konuşmada. Tam tersi, kamu yararı gözetilerek yapılmış bir konuşma bu. Yani bir hizmetin daha uygun fiyata alınması için yapılmış bir konuşma. Ama bu konuşma baz alınmış; benim gördüğüm ve yorumladığım bu, farklı bir hissiniz varsa siz de beni lütfen aydınlatın bu konuda, çünkü ben 15 aydır anlamaya çalışıyorum neden buradayım, neden bu davadayım diye. Bu görüşmeyi baz alarak 2020-2025 yılları arasında çalıştığım dönemler, çalışmadığım dönemler, her dönemdeki ihalelere dahil edilmişim. Aslında birazcık objektif bakabilseydik şu telefon konuşmasına, benim zaten işlerin mali tarafında olmadığımı çok net görebilirdiniz iddianamede. Çünkü ben burada ne diyorum? "Bu projenin içeriği beğenildi ve onaylandı, bütçesi için indirim isteniyor. Bu işi iyi bir fiyata bağlayalım istiyor Murat Bey. Bağlandığında da lütfen bana haber verin ki ben de operasyonu takip edeyim." Yani operasyondan kasıt; bu adamlar sahneyi kurmak için hangi tarihte alana giriyor, kaç günde sahne kurulumu yapacaklar, provaları kaç gün yapacaklar? Benim işim, az önce de anlattım ya, sahada. Ben işlerin mali tarafını bilmiyorum yani. Şimdi ben bu dosyada hangi eylemimden dolayı yargılandığımı gerçekten bilmiyorum ve bununla ilgili de aydınlatılmak istiyorum. Yani 15 aydır da cezaevindeyim, tutukluyum. 19 Mart sabahı evimden alındığımda rüşvet ve örgüt üyeliği ile alındım Sayın Hâkim. Vatan Emniyet'e götürüldüm. 23 Mart tarihinde Sulh Ceza'ya çıktım. Neden tutuklandığım suratıma söylenmedi, yüzüme söylenmedi. Bayan bir hâkim vardı, hiç unutmuyorum, bakmadı bile yani suratıma. "Tutuklusunuz" dedi, gönderdi. Sonra cezaevine geldik, Silivri'ye. 2-3 gün geçti tabii o ilk şok. Avukatıma dedim ki: "Ya şu ifadeleri, suçlamaları bir getirsene, bir okuyayım şu işi." falan. Getirdi. Bu sefer baktım ki tutuklanma sebebim; ile Medya A.Ş. reklam ihalelerinin alt evraklarını hazırlamakmış.
Şimdi konuyu netleştirmek istiyorum: , benim mesai arkadaşım değil. Evet, kendisini tanırım, sektörden tanırım, uzun yıllardır da tanırım. Ama burada benim mesai arkadaşım değil; astım değil, üstüm değil. Telefon konuşmasının içeriğini anlattım. Murat Bey'in ricası ve yönlendirmesi üzerine aradığımı da söyledim. Bu birincisi, tutuklanma sebebim için söylüyorum. İkincisi; ben reklam bölümünde zaten hiç çalışmadım. Üçüncüsü ve en önemlisi; ihaleler benim sorumluluk alanımda değil. Yani tutuklanma sebebim de haksız ve dayanaksız. Ve geriye dönüp lütfen dosyalardan incelemenizi rica ediyorum, her çıktığım SEGBİS'te bunu anlattım. Avukatım her yazdığı itirazda bunu anlattım: "Ceyda Kırıcı bu işi yapar, ihalelerle ilgisi yok, reklam bölümünde çalışmıyor." Ama hiçbir şey ifade etmedi anlattıklarımız. Sonra iddianame çıktı. Bu sefer rüşvet ve örgüt üyeliği düşmüş, ki zaten rüşvetin düşmesi lazım, öyle bir suç işlemem mümkün değil. Bu sefer de hiçbir şekilde detayını bilmediğim 16 ayrı, içinden adında etkinlik yazan, atıyorum işte prodüksiyon yazan bütün Kültür A.Ş. ve Medya A.Ş. ihalelerinin hepsinde adım var. Şimdi az önce de söyledim, teknik olarak benim bu suçları zaten işlememe imkân yok yani. Ben hayatımda ihaleye girmedim, ihale evrakını da bu arada genel savunmaların içinde gördüm. Şimdi ne iş yaptığımı, görev ve sorumluluk alanımı emniyette de anlattım. Sayın savcıya da anlattım, şimdi de size anlatıyorum. Sayın Hakim, tarafıma isnat edilen suçları işlemedim. Teknik olarak da işlememe imkan yok ve bu suçları kabul etmiyorum. Hangi eylemimden dolayı gerçekten buradan neden tutuklu olduğumu, neden yargılandığımı hala anlayamadım. Yani ben İBB ve 'la çalışıyorum diye mi suçluyum, yoksa ile telefonla konuştum diye mi suçluyum? Yani ben çok bilmiyorum ama burada çok hukukçu var. Bildiğim kadarıyla hukukta bunun bir suç karşılığı yok. Yani benim size tarafıma isnat edilen suçlarla ilgili anlatabileceklerim bunlar. Kim olduğumu da anlattım. 1.5 yıldır cezaevindeyim ve artık gerçekten çok yoruldum. Yani bu oyunda böyle piyon gibi bir oraya konuluyorum, bir buraya konuluyorum. Yani ben profesyonelce yalnızca işimi yaptım. Bugüne kadar da şerefimle, namusumla çalıştım. Bunun aksini iddia eden birileri varsa da zaten getirin karşıma ne söylemek istiyorsa söylesin buradayım. Çekinecek, korkacak, saklayacak bir şeyim yok, kimsem yok. Ben artık sizden gerçekten tahliyemi talep ediyorum. Yani benim davam bu salonda değil, benim davam dışarıda. Hayatla mücadele, hayatta ve ayakta kalabilme davam var benim. Yani bu 1.5 yıl sizler için çok bir şey ifade etmeyebilir ama benim hayatımda çok şey değişti. Yani ben maaşlı çalışan bir elemanım, annem ve oğlumla yaşıyorum. Ve bu 1.5 yıl içerisinde oğlumun düzeni bozulmasın diye bir seneye yakın evimi ayakta tutmaya çalıştım. Ama kirasını ödeyemediğim için şu an evim tahliye oldu. Eşyalarımın bir kısmı bir yerde, bir kısmı bir yerde. 18 yıldır benimle beraber yaşayan oğlum ve benim de yaşama sebebim olan oğlum babasının yanına yerleşti. Yani bir de işin duygusal tarafları var, çok girmek istemiyorum. Burada herkes anlattı cezaevinin zorluklarını, bir anne olarak evlat hasretini, aile hasretini. Ama ben binbir emek ve zorlukla okuttuğum oğlumun mezuniyetinde Silivri'deydim. Üniversite sınavına girdi Silivri'deydim. Üniversiteye gitti buradayım. Ne için? Yani bunların vebalini kim ödeyecek bana? Siz mi? Ya da benim oğlumun... Yani geri gelmeyecek anılarında yokum oğlumun. Ve hiçbir sebebi, hiçbir dayanağı yok. Aylardır buradayım. Ben artık gerçekten tahliyemi rica ediyorum. Ben asker kızıyım, başkomiser torunuyum, dayım başkomiser, dedem başkomiser. Çocukluğum askerlerin arasında geçti, burada askerler benim koluma kelepçe taktı. Gerçekten daha fazla duygusal tarafını anlatmak istemiyorum. Zaten çok dinlediniz, sizleri de yormak istemiyorum. Sizden bir an önce tahliyemi ivedi olarak rica ediyorum. Sonrasında da bu dosyadan adımın aklanmasını rica ediyorum. Teşekkür ederim.
İlgili Eylemler
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.