Savunma

Elif Güven Müdafii Av. Ceren Bingöl Savunması

Müdafi savunması·Elif Güven·11 Haziran 2026 · Kaynak

Sayın Başkanım, öncelikle meslektaşlarımın ve müvekkilin savunma beyanlarına iştirak ederim. İddianamede müvekkil aleyhine isnat edilen 66, 67, 89 ve 106. eylemler hakkındaki savunmayı ben yapacağım. Müvekkil 'in yargılandığı ilk eylem 66. eylemdir. Bu eylem, İBB tarafından ihale edilen, İBB uhdesi altında bulunan bazı metro ve tramvay hatlarında çalışacak araçların içerisinde yer alan ekranlara dijital bilgi platformu kurulması ve 3 yıl süreyle işletmeye verilmesi işinin Medya A.Ş. uhdesinde kalmasına ve bu süreçte muamelenin bedelinin düşük belirlenmek suretiyle kamu zararının neden olunduğu iddiasına ilişkindir. Ancak müvekkilin bu süreçteki konumu, görev tanımı ve yetki alanı dikkate alındığında söz konusu isnadın müvekkile yüklenmesi mümkün değildir. Müvekkil, şirket adına bağlayıcı ticari veya mali karar alma yetkisine sahip biri değildir. Müvekkil, reklam alanları müdürü olarak teknik ve operasyonel süreçlerde görev yapmaktadır. Bir reklam alanının teknik olarak kullanılabilir olup olmadığı, yayına alınıp alınamayacağı ve uygunluk süreçlerinin operasyonel takibi gibi uygulama işlemleri ile ilgilenmektedir. Şirket adına mali sonuç doğuran kararların alınması ve bunların onaylanması müvekkilin görev ve yetki alanı dışındadır.

Elif Güven Müdafii

Dosya içeriğinde de müvekkilin şirket adına bağlayıcı irade açıklama yetkisi bulunmadığı açıkça görülmektedir. Dolayısıyla ilk ve temel sorun şudur: İddia edilen kamu zararı müvekkilin hangi somut fiilinden kaynaklanmıştır? Dosyada buna verilmiş somut, açık ve denetlenebilir bir cevap biz bulamadık. İddianame, TÜFE güncellemesinin eksik yapıldığını ileri sürmektedir. Bu hususu kabul ettik diyelim; bu husus ile müvekkilin hangi eylemiyle nasıl bir illiyet bağı vardır? Biz bunun da cevabını bulamadık. Çünkü zarar iddiasının dayanağı olan muhammen bedelin belirlenmesi, güncellenmesi, onaylanması ve ihale kurulunun oluşturulması müvekkilin tasarrufunda değildir. Bu eylemde müvekkilin adı sadece 'un ifadesinde geçmektedir. Dörtyol, müvekkil ile ilgili mevcut reklam alanlarının izin süreçleri konusunda müvekkille iletişime geçtiğini, müvekkilin bu alanları üstlerine ilettiğini, üstlerinin onay vermemesi durumunda reklam alanının yayına alanmadığını, asılmış bir reklam alanı varsa da söküldüğünü ifade etmiştir. Efendim, şimdi biz bu ifadede Elif Hanım aleyhine yorumlayabileceğimiz bir husus mevcuttur diyebilir miyiz? İddianamede müvekkilin hangi somut hareketiyle kamu kurumu ve kuruluşlarını zarara uğratma suçunu işlediği açıkça ortaya konulmamış; müvekkilin hangi işlem, hangi karar ve hangi eylemle kamu zararına sebebiyet verdiği somutlaştırılmamıştır. Bu itibarla Eylem 66'da müvekkile isnat edilen suçlar bakımından hakkında beraat kararı verilmesi gerekmektedir.

Elif Güven Müdafii

67. eyleme geçiyorum Başkanım. Bu eylem bakımından iddianamede; metro hatları ve 1 tramvay hattı içerisindeki ekranlara ilişkin yine dijital bilgi platformu işinin muhammen bedeli düşük belirlenmek suretiyle ihaleye çıkarıldığı, fiilen yalnızca Medya A.Ş.'nin teklif verebildiği bir ihale kurgusunun oluşturulduğu, ihalenin Medya A.Ş. üzerinde bırakılmasının ardındansa söz konusu işin ihalede uygulanan şartlar bulunmaksızın ve davet usulüyle Reklam İstanbul Medya ve Reklamcılık Şirketi'ne daha yüksek bir bedelle alt kira verme yoluyla verildiği, bu yöntemle de kamu zararına yol açıldığı ileri sürülmektedir. Bu noktada özellikle altını çizmek ve tekrar etmek isteriz ki, dosya kapsamı incelendiğinde tanık beyanları, gizli tanık anlatımları, MASAK raporları, vergi inceleme raporları, tap kayıtları, kolluk tutanakları ve sahip olunan tüm deliller içerisinde müvekkilin ihaleye katılacak firmaları seçtiğine, bu süreci yönlendirdiğine, sözleşme kurulmasına karar verdiğine, ödeme ilişkilerini yürüttüğüne veya bir kişiye menfaat sağladığına ilişkin tek bir somut fiil yoktur. Bu eksiklik, basit bir delil yetersizliği değil, doğrudan doğruya isnadın müvekkil bakımından maddi temelinin bulunmadığını göstermektedir.

Elif Güven Müdafii

Bu husus son derece önemlidir. Çünkü iddianame müvekkili sonuç doğuran karar mekanizmasının bir parçası gibi göstermeye çalışırken, dosyanın kendi delil sistemi müvekkilin o mekanizmanın dışında kaldığını göstermektedir. İddianamede bu eylem bakımından müvekkilin ismi yalnızca alt ihale komisyon üyesi olarak geçmektedir. Bu da suçun maddi unsurunu kurmaya yeterli değildir. Komisyon üyeliği, hele ki Elif Hanım gibi teknik bilgi ve saha bilgisi sebebiyle danışılan bir çalışan olması bakımından tek başına suç isnadına dayanak yapılamaz. Müvekkilin reklam alanları konusunda mesleki uzmanlığa sahip olması, uzun yıllara dayanan deneyimi nedeniyle teknik konularda görüşüne başvurulması, onu ihalenin mali sonucundan cezai anlamda sorumlu hale getiremez. Aksi yaklaşım, ihaleye ilişkin her teknik görevli ya da her komisyon üyesi bakımından otomatik ceza sorumluluğunu kabul etmek anlamına gelir ki bu durum ceza hukukunun kusur ilkesiyle açıkça çatışır.

Elif Güven Müdafii

Başkanım, iddianamede ileri sürülen kurgu dolandırıcılık ve kamu zararına dayandırılmak istenmekte. Ancak dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için failin kamu kurumunu aldatmaya elverişli hileli davranışlarda bulunması gerekir. Oysa burada rekabeti engellediği iddia edilen şartname hükümleri, yaklaşık maliyet usulleri ve ihale dokümanları gizli saklı ya da hileli belgeler değildir. Müvekkilin kamu kurumunu yanıltmaya yönelik bir hileli hareketi ortaya konulmadıkça, kamu kurumuna karşı dolandırıcılık isnadı da müvekkil yönünden hukuki bir dayanaktan yoksun kalacaktır ve kalmıştır da. Diğer taraftan müvekkil yönünden suçun manevi unsuru da oluşmamıştır. Dosyada müvekkilin herhangi bir kişi lehine menfaat sağlamak gayesiyle hareket ettiğini, ihalenin belirli bir firma üzerinde bırakılmasını amaçladığına, kamu zararını bilerek ve isteyerek göze aldığına yahut hileli bir kurguya bilinçli şekilde katıldığına ilişkin hiçbir somut delil yoktur. Tekrar etmek zorundayım ama HTS kaydı yok, menfaat aktarımı yok, banka hareketi yok, talimat ilişkisini gösteren yazışma yok, örgütsel bağ bulunduğunu gösteren bir delil yok; hiç yok. Bu yüzden müvekkil yönünden isnat edilen suçların maddi unsuru da manevi unsuru da oluşmamıştır. Her türlü şüpheden uzak, kesin, açık ve denetlenebilir delil bulunmadığından ve şüpheden sanık yararlanma ilkesi gereği müvekkilin Eylem 67 yönünden beraatine karar verilmesini talep ediyoruz.

Elif Güven Müdafii

Eylem 89... Bu eylem bakımından da müvekkilim 'e yöneltilen bir isnat olamaz. Aynı Eylem 85 gibi, çünkü bu eylem de müvekkilin departmanı ile ilgili değil. İddianamede bu eylem kapsamında 2024 yılında muhtelif video çekimleri, film yapımları, medya basın takip hizmetlerine ilişkin ihale konu edilmekte. Bu ana ihale ve buna bağlı ihaleler aracılığıyla 140 milyon civarı bir kamu zararı doğduğu ileri sürülmektedir. Ancak burada daha ilk bakışta görülmesi gereken husus şu: İsnat edilen ihale konusu işlerin niteliği ile müvekkilin görev alanı arasında doğrudan bir bağ bulunmamaktadır. Tekrar tekrar söylüyorum. Kusura bakmayın, zamanınızı alıyorum ama müvekkil Medya A.Ş. bünyesi içinde reklam alanları müdürü olarak görev yapar. Oysa burada sözü edilen hizmet kalemleri; video çekimi, film yapımı, basım işleri, medya basın takibi, mobil iletişim araçları temini gibi müvekkilin departmanına ait olmayan işlemlere ilişkindir. Bu yönüyle bile isnadın müvekkile yöneltilmesi sorunludur. Anlaşılan soruşturma aşamasında şirketin organizasyon yapısı ve birimsel görev ağırlığı üzerinde hiç durulmamıştır.

Elif Güven Müdafii

Medya A.Ş. ismi görüldüğü anda hangi işin, hangi departmanın faaliyet alanına girdiğinin, kimin neye yetkili olduğunun, kimin hangi süreçte yer aldığının araştırılmaksızın müvekkilin adı da eyleme eklenmiştir. Oysa şirketin organizasyon şeması ortaya konulduğunda görülecektir ki müvekkilin görev yaptığı reklam alanları biriminin, bu eyleme konu hizmet kalemleriyle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Yine dolandırıcılık suçu bakımından da iddianamede kurucu unsurlar müvekkil yönünden oluşmamaktadır. TCK madde 158 anlamında dolandırıcılık suçunun varlığından söz edebilmek için failin, aldatmaya elverişli yoğunlukta, hileli bir davranış sergilemesi gerekmektedir. Ancak Başkanım, Eylem 89 bakımından müvekkil lehine en çarpıcı husus, bunların da ötesinde, iddianamenin bu eyleme ilişkin kısmında düzenlenen şüpheliler listesinde müvekkil 'in adına yer verilmiyor oluşudur. Buna rağmen, aynı eylemin dolandırıcılık kısmına ilişkin değerlendirme bölümünde müvekkilin de bu eylemden cezalandırılması talep ediliyor. Bu durum basit bir yazım hatası ya da tali bir çelişki olarak görülemez. Çünkü ceza yargılamasında isnadın açık, net, anlaşılır ve kişiselleştirilmiş olması savunma hakkının ön koşuludur. Şüpheliler listesinde dahi yer almayan bir kişi bakımından hangi somut fiil, hangi katkı, hangi iradi davranış ve hangi delil temelinde cezalandırma talep edildiği açıklanmamışsa ortada hukuken geçerli bir isnat bulunmasından söz edilemez.

Elif Güven Müdafii

Başka bir ifadeyle, müvekkilin eylemin şüphelileri arasında gösterilmediği bir olay bakımından yine de cezalandırılmasının talep edilmesi, iddianamenin olay bazlı ve kişi bazlı bir değerlendirme içermediğini, isimlerin ve suçlamaların bireyselleştirme yapılmaksızın eklendiğini göstermektedir. Bu ise ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesine açıkça aykırıdır. Savunma hakkının asgari koşulu olan ne ile suçlandığını bilme imkanı dahi bu şekilde ortadan kalkmaktadır. Müvekkil hakkında şüpheli sıfatı dahi tanımlanmamış bir eylem üzerinden cezalandırılma istenmesi, sadece delil yetersizliği değil, aynı zamanda isnat yokluğudur. Bu nedenle, Eylem 89 bakımından da müvekkil 'in beraatini talep ederiz.

Elif Güven Müdafii

253381 ihale kayıt numaralı olan yine muhtelif video çekimleri, film yapımları, kitap basımları, mobil iletişim araçları temini alımı işi konu ediliyor. Yine kamu zararının birbirinden farklı medya hizmetinin tek bir ana ihale çatısı altında toplanması ve sonrasında bunun belirli firmalara bölünerek gönderilmesi suretiyle meydana geldiği ileri sürülüyor. Yine burada da işin niteliği ile müvekkilin görev alanı arasında açık bir kopukluk bulunmaktadır. Son kez ve tekrar söylüyorum, Medya A.Ş. bünyesinde müvekkil reklam alanları müdürü olarak görev yapmaktadır. Buna karşılık eyleme konu ihale; kitap basımı, video çalışmaları, film yapımları, medya basın takip hizmetleri ve mobil iletişim araçları temini gibi müvekkilin departmanının faaliyet alanı dışında kalan işlerden oluşmaktadır. Müvekkil bu eylemde sehven yer alıyor. Medya A.Ş. ismi görülüp ismi yapıştırılıyor. Zaten yani bu dosya kapsamına göre müvekkilin bu eylem bakımından ihale komisyonu üyeliği dahi bulunmuyor. Çünkü iddia makamı müvekkili bu ihale kurgusunun bir parçası gibi göstermeye çalışmaktaysa da müvekkilin ne komisyon üyeliği ne imzası ne talimatı ne de süreçte belirleyici herhangi bir tasarrufu ortaya koyamamıştır. Müvekkilin Medya A.Ş. bünyesinde görev yapmış olması dışında söz konusu ihale ile kişisel, fiili ve hukuki ilgisi bulunduğunu gösteren tek bir somut veri yoktur.

Elif Güven Müdafii

Ceza hukukunda kurumsal aidiyet cezai sorumluluk için yeterli değildir. Kişiyi aynı kurumda çalışıyor diye içinde yer almadığı bir ihale sürecinden sorumlu tutmak mümkün değildir. Ceza yargılamasında kişi hakkında isnat kurulabilmesi için ilgili eylem bakımından en azından hangi aşamada, hangi fiille, hangi yetkiyle ve hangi katkıyla süreçte yer aldığının gösterilmesi gerekir. Burada müvekkilin böyle bir dahli olduğu ortaya konulamamaktadır. Bu durum isnadın bireyselleştirilmediğini ve fiil temelli değil kişi temelli kurulduğunu göstermektedir. Deliller bakımından da tablo değişmemektedir. Yine her eyleme kopyala yapıştır eklenen aynı bir isim, hiçbiri doğrudan görgüye değil; duyuma, kanaate ve yorumlara dayalı. "Duydum, hitapta bulundu, olduğunu duydum, serzenişlerde bulunuyordu, yönlendirdiğini duydum" şeklindeki ifadeler ceza muhakemesinde hükme esas alınabilecek nitelikte değildir. Duyuma dayalı anlatımlar somut fiilin ve kişisel ceza sorumluluğunun yerine geçmez. Hele ki bu anlatımlar eyleme konu ihaleye doğrudan bağ kurmuyorsa ve müvekkilin hangi işlemle sürece dâhil olduğunu göstermiyor ise delil değeri daha da zayıflar. Yine benzer şekilde , ve gibi kişilerin beyanları da bu bakımdan müvekkil aleyhine hukuki sonuç doğurmaya elverişli değildir. Reklam piyasasında faaliyet gösteren ve idare ile ticari ilişkiler yaşamış kişiler bunlar ve "ticari hayatımız bitti, mağdur edildik, biz zorlandık" bu gibi ifadeler objektif suç delili değildir. Elif Hanım da açıkladı, meslektaşlarım da açıkladı. İdarenin denetim ve disiplin süreçlerini işletmesi piyasadaki bazı firmalar tarafından tabii ki baskı gibi algılanmış olabilir ancak bu algı müvekkile ceza sorumluluğu kurmaz. Üstelik yani bu eylem bakımından söz konusu beyanların somut olayla ilişkisi dahi bulunmamaktadır.

Elif Güven Müdafii

Yine son kez sözlerimi bitirmeden önce tekrar söylemek istiyorum, müvekkilin adının çok sayıda tanık ifadesinde geçmesinin nedeni reklam alanları konusundaki mesleki tecrübesi, sektörde tanınan bir profesyonel olması ve bu durumda bu eylemlere iştirak ettiğini değil, mesleki bilinirliğini göstermektedir. Suçun menfaat temini yönünden de yine bu dosyada delil, tek bir delil, tek bir ispat yoktur. Müvekkilin kendisine veya yönlendirdiği herhangi bir kişiye haksız menfaat sağladığına dair tek bir somut tespit yoktur. Banka hareketi yoktur, kişisel çıkar ilişkisi yoktur, menfaat aktarımı yoktur ve bu yüzden müvekkile suç isnat edilmesi mümkün değildir. Bu nedenle müvekkil hakkında eylem 106 yönünden de beraat kararı verilmesi gerekmektedir. Son olarak sözlerimi bitirmeden önce Elif Hanım'ın savunmasının sonunda bahsettiği bazılarının "Almak kurtarmaz, bardaklar kırılır boyunlar kesilir." bunu kendisine söylendiğini anlattı. Sonra memurun "Elif Hanım avukat geldi" dediğini anlattı. Bu bizim Elif Hanımla ilk tanışmamızdı ve Elif Hanım yanımıza ağlayarak geldi ve Elif Hanım'ın o şekilde ağladığı tek seferdi belki bu kadar uzun bir süreçte. "Beni öldürecekler mi?" diye sordu bize. Bu sorusu da yani bu sürecin en iyi özeti olduğunu düşünüyorum ve savunmamı sonlandırıyorum.

Elif Güven Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.