Savunma

Evren Şiroğlu Müdafii Av. Emre İncula Savunması

Müdafi savunması·Evren Şiroğlu·17 Mart 2026 · Kaynak

Sayın Başkanım, müvekkilim ifadesini açıkladı. Biz defaatle dosyalarınıza yazılı savunmalarımızı ve tevsii tahkikat taleplerimizi ilettik. Bu hazır beyanlara baktığımızda da açıkça ifade ettiğimiz üzere müvekkilimiz sadece rüşvet vermek suçuyla yargılanmaktadır. Yani bir örgüt suçu veya bir örgüte üyeliğinden barizle hakkında yapılan bir yargılama yoktur. Rüşvet verme suçuna ilişkin iddia da dosyanız sanıklarından 'ın cürüm mahiyetindeki beyanlarından ibarettir. Bunun sebebi de ile arasındaki olan çekişmeden kaynaklanıyor. Her iki fail de birbirleri hakkında iddialarda bulunmaktadır. Bu iddiaların neticesinde savcılık sadece ve sadece 'ın beyanlarını esas alarak ve işine gelen kısımları esas alarak —işin doğrusu da budur— devamında bunu doğrulayacak hiçbir delille tamamlama gereği duymadan, sadece 'ın beyanlarını esas alarak bir soruşturma yürütmüştür. Şimdi müvekkilim huzurda söyledi. ifadesinde ne diyor? Diyor ki: "Bir gün geldi, dedi ki 'Ben rüşvet verdim.' Yanımızda Kerem Celil Uzunlar da vardı." Şimdi nitelikli ve adaletli bir savcının yapması gereken nedir efendim? 'nu çağırırsınız, ifadeye beyanını alırsınız. bunu kabul eder veya reddeder. Sanığın ifadesini bu yönde alırsınız. Ve ifadeye gidiyor. Diyor ki: "Böyle bir olay kesinlikle gerçekleşmedi. Ben 'a böyle bir beyanda bulunmadım."

Evren Şiroğlu Müdafii

Bu sefer savcının yapması gereken nedir? 'ın beyanında adı geçen Kerem'i ifadeye davet etmesidir. Bunu bırakınız bir savcılık makamını, normal bir vatandaşın sohbeti esnasında bu şekilde bir konu geçse, yani bir üçüncü kişinin şahidi olduğu söylenirse "Derlerken bir de onu dinleyelim," derler. Peki, biz vekili olarak ne yaptık? Yıllarca hazırlık soruşturmalarını biliyoruz. Dedik ki: "Mutlaka ki savcı bey Kerem Celil Uzunlar'ı davet edecek, dinlenecek. Dinlendikten sonra onun vereceği beyana göre biz de savunmalarımıza ilavelerde bulunuruz." Ama savcı bey böyle bir şey yapmadı. Bekledik, yapmadı. Tevsii tahkikat talebi olarak, yazılı olarak sunduk. Dedik ki, "Bakınız, 'ın beyanında böyle bir isim geçiyor ve yanlarında olduğu söyleniyor. Bu kişiyi dinleyin." Yine bir şey alamadık, karşılık alamadık. Meslektaşım , bizzat savcı odasına giderek savcı beye bu durumu iletti. Savcı bey dedi ki —biraz sonra İrem Hanım da izah edecek— "Hayır, hayır," dedi, "Ben onu dinleyeceğim. Onu dinmeden iddianameyi düzenlemem mümkün mü?" dedi. "Komşu beye yazdım," dedi. Bekledik. Komşu beyden gelen bir müzekkere cevabı yok. Defaatle kaleme gittik. Dediler ki: "Bekliyoruz." Yine yok. Komşu bey'e gittik, dedik ki: "Böyle bir yazı yazılmadı." Dedi ki: "Hayır" Tamam şimdi... Yani savcı hangi saikle hareket ettiğini bilmiyorum ama meslektaşı olan, hukukçu meslektaşı olan bir avukatı yanılttı. Ve akabinde döndüğümüzde iddianame tanzim edilmiş; diğer savcıların hazırlıklarıyla beraber müvekkil hakkında rüşvet verme suçundan dava açılır. Peki, biz bunu dedik ki yargılamada savunuruz. Sayın mahkemeye de defaatle dilekçe verdim. Dedim ki: "Savcı bey 'nu telefonla davet ettiyse, siz de davet edin Kerem Celal Uzunlar'ı. Yani kendisi bir beklemeye gerek yok, sorguyu beklemeye gerek yok. Davet edin. Bu insanın ifadesini alın. 7 aydır tutuklu. Her günü bir hak ihlalidir. Siz bugün de tutukluluğu hakkında karar vermezseniz ertesi gün de bir hak ihlali oluşacaktır." Maalesef Sayın Mahkeme'nin de yoğunluğu sebebiyle tahmin ettiğimiz üzere bu konuda biz bir karşılık alamadık. Ve huzura kadar geldik.

Evren Şiroğlu Müdafii

Şimdi bu tevsii tahkikat taleplerimize aynı zamanda sanık 'ın akrabası olan Şükrü Aydoğan'ın az önce sunduğu mesajlardaki görüntülerde, kendisine gönderilen mesajlarda; aracı olarak 'na gönderildiği ve 'ın "Evren ben ne dediysem bunu doğrulasın savcılık huzurunda," dediğine şahit olan kişidir. Bu kişinin de huzurda dinlenmesi için sayın mahkemeye tevsii tahkikat taleplerini sunduk. Nihayetinde geliyoruz; müvekkilim rüşvet vermek suçundan tutuklu ama savcılığın müvekkil hakkında soruşturmaya başladığı beyan ne? Ne diyor ? " geldi, kurumdaki alacaklarını alabilmek için —çünkü ona demiş: Alacaklarını almak istiyorsan bana para vereceksin— alabilmek için para verdiğini söyledi." Burada suç, rüşvet vermek suçu mu efendim? Ama savcı iddianameyi düzenlerken alacaklarını alabilmek için ve devamında yeni iş alabilmek için de kendi önyargısıyla rüşvet verme suçunun koşullarını oluşturmaya çalışıyorlar. Bu dosyada hakkında rüşvet vermek, hakkında da rüşvet almak konusunda somut tek bir delil ortaya konulması mümkün değildir. Böyle bir delil yoktur. Bir tane tanık var bakın; ismim hakkında ne gizli tanık var ne kendisinin ifade ettiği gibi... Yüzlerce sanık müvekkilden hiçbirisi müvekkili tanımıyor. Hiçbir beyanda bulunulmuyor. Sadece beyanda bulunuyor. O da son çare, üçüncü ifadeye gittiğinde; etkin pişmanlıktan faydalanabilmek için. diyor ki: "Taner, da gelirdi, görüşürdük. Yakın ilişkileri vardı. Kanaatimce onun da rüşvet vermiş olduğunu düşünüyorum." Bu onun kanaati.

Evren Şiroğlu Müdafii

Peki, bunu duyan savcılığın ne yapması gerekiyor? Ne zaman gelirdi? Hangi tarihlerde? Bu kurumun girişten itibaren tutulan bir ziyaretçi defteri var mı? Var. O defteri celbedersiniz. 'nun hangi tarihte ve kiminle görüşmek istediğine kadar ayrı ayrı yazılıyor; bu ziyaretçilerin kiminle görüştüğünü tespit edersiniz. Bakarsınız kaç kere gelmiş. Biz de sayın mahkemeden önce talep edeceğiz, göreceksiniz; üç, dört ve maksimum beş kereden fazla olmayacak. Sık sık görüştüğü dediği şey bu. Evren'in dediği gibi; Ümit'in ifadesini alıyorsunuz. Ümit diyor ki "Bir gün..." Bunu soracaksınız: "Bu bir gün dediğin hangi gün?" Evren Şirinoğlu, 2024'ün sonlarına doğru ara verdiğini söyledi. 2024 Aralık ayının tüm ziyaretçi defterlerini getirtin. Geriye dönük tüm kamera kayıtlarını çıkartın. O anda belki İstanbul'da bile değil. Ağaç A.Ş.'ye hiçbir zaman uğramamış. Yani böyle sadece yorumla, çıkarım yaparak bu şekilde bir iddianame hazır edilemez. Şunu da çok açıkça söylüyorum: Geriye dönük kamera kayıtları çıkartılıyor. Biz bunu bundan önceki Minguzzi davasında "Pazar yeri kayıtları yok," dediler; TÜBİTAK'a başvurduk, çıkarttı bütün görüntüleri. Bütün ekranlarda da herkes izledi. Bunu yapmak çok kolay, savcının elinde. Bu soruşturmayı etkin bir şekilde sürdürmek savcılığın elinde.

Evren Şiroğlu Müdafii

"Şüpheden sanık yararlanır" ilkesi bu dosyada maalesef "şüpheden savcı yararlanır" ilkesine dönüştü. Yani bu insanlar 7 aydır, 1 yıldır tutuklu. Herkes haykırıyor: "Bakın şu delili toplayın, bunu yapın." Yani suçlu olmadığını ispatlamaya çalışıyor insanlar, haklarında somut bir kanıt olmadığı halde. Buna rağmen bu işlemlerin hiçbirisi yapılmadı. Maalesef duruşmaları da sağlıklı götüremedik. Bu saate kadar geldik, bugüne kadar geldik. Dediğim gibi, benim müvekkilimin bir gün dahi tutuklu kalması hak ihlalidir. Sizler o kürsüde kul hakkı ve insan hakkı konusunda karar veriyorsunuz. Savcılığın göstermediği hassasiyeti ben Sayın Mahkeme'den bekliyorum. Çok uzatmak istemiyorum, tamamlamak istiyorum. Dediğim gibi müvekkil hakkındaki sadece 132. eylemde; Dosyada tek bir sorumluluk, bunun ortaya... Bundan sonra da zaten ortaya çıkarılabilecek herhangi bir kanıt yoktur. Müvekkilimin beraat edeceği muhakkaktır. Tutuklama nedenleri olan CMK'da belirlenen 100. maddedeki katalog suçlardan biri de değildir. Her türlü güvenlik tedbirlerinin uygulanması mümkündür. Yani Sayın Savcılık şunu mu beklemiştir: ", sen benim elimde olan 'ın dediğini doğrulamazsan seni cezaevine atarım. Sen de bakalım gelip etkin pişmanlıktan faydalanacak mısın, faydalanmayacak mısın?" Müvekkilime, "Böyle bir olay var mı?" dedim. "Yok." dedi. "Peki böyle bir şeyden faydalanmayı düşünür müsün?" dedim. Dedi ki: "7 ay değil, 7 yıl yatarım; kimse hakkında iftirada bulunmam, kimsenin emrinde değilim." İşin olayı budur, özü budur Sayın Başkanım. Dediğim gibi, yedi aydır tutukludur. Haksız bir tutukluluktur. Derhal Sayın Heyetin tutuklamalar konusunda bir karar vermesini ve tahliyesini talep ediyorum. Teşekkürler.

Evren Şiroğlu Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.