Savunma

Necati Özkan Müdafii Av. Altın Mimir Savunması

Müdafi savunması·Necati Özkan·13 Nisan 2026 · Kaynak

Sayın Başkan, değerli üyeler, sayın iddia makamı; öncelikle çok sevgili dostum, ağabeyim, arkadaşım ve avukatı olmaktan gurur duyduğum sevgili müvekkilim ve değerli meslektaşlarım; müvekkilimizin üzerine atılı sözde suçların hiçbirinin gerçekleşmediğini ve unsurlarının oluşmadığını çok isabetli tespitlerle, delilleriyle birlikte ortaya koydular. Sayın Başkan, değerli üyeler; şunu bilmenizi isteriz ki bizler, 8 ay boyunca ellerinde her türlü imkanı bulundurarak iddianameyi düzenleyen Sayın Savcılık makamının aksine, hiçbir zaman hukuki yollardan sapmadık. "Hukuki yollardan sapmadık" diyorum; çünkü savcılık makamı önce bir suçlu buldu: . Sonra 'a bir suç ihdas etmeye çalıştılar. O suç 'a uymayınca bir suç daha, sonra bir suç daha denediler. En sonunda ona uygun olduğunu düşündükleri suça delil bulmaya, hatta delil yaratmaya çalıştılar. Çünkü iddia ettikleri ve öne sürdükleri suçun işlendiğine dair somut herhangi bir belge, delil veya eylem olmadığı için; ihtiyaç duydukça ardı ardına alınan ek ifadelerle müvekkilimin önce tutuklanmasına, sonra da huzurda yargılanmasına dayanak oluşturmaya çalıştılar. Biz ne yaptık Sayın Başkan? Biz ilk günden itibaren sadece ve sadece gerçekleri ortaya koyduk. Sayın Heyet, gerçeklerin er ya da geç ortaya çıkacağı tartışmasızdır. Ancak adalet, gerçeklerin bir insanın özgürlüğünden alıkonulup alıkonulmadığı durumuyla birlikte tartışılmalıdır. Eğer bir insan, gerçekler açığa çıkıncaya kadar özgürlüğünden mahrum bırakılıyor ise burada artık bir hukuk düzeninden veya adaletten değil, gecikmiş bir hakikatten söz etmek gerekir. Hukuk devletinde ise esas mesele, bu gerçeğin nasıl ve ne zaman ortaya çıktığından ziyade, gerçeklik ortaya çıkıncaya kadar bu kişinin özgürlüğünden mahrum edilip edilemeyeceğidir. Ben bugün size müvekkilim 'ı ve seçim kazanmanın, seçim kazandırmanın suç olmadığını anlatmaya çalışacağım.

Necati Özkan Müdafii

, hayatı boyunca ülkesi adına birçok başarıya imza atmış; demokrasinin başta ülkemizde, esasen bütün dünyada kurulması, geliştirilmesi ve korunması amacıyla insanüstü çabalar sarf etmiş çok kıymetli bir siyasi danışman ve iletişimcidir. 42 yıllık meslek hayatında her daim görünür olmuştur. Ülkemizi siyasi arenada temsil etmiş ve bu manada geliştirmiş olduğu projeler kapsamında ülkemize toplam 101 adet uluslararası ödül kazandırmış bir kimsedir. Ülkemiz açısından son derece önemli olan Akdeniz Olimpiyatları, Turizm Bakanlığı'nın tanıtım videoları ve Halkbank'ın "yediden yetmişe hepimiz için bizim bankamız" duygusunu veren işlerinin tamamında 'ın imzası vardır. sadece ülkemizde değil, dünyada da birçok siyasi kampanya yürütmüştür. Hayatının her anını tarihsel bir bilinciyle yaşamaktadır. Müvekkilim bu sebepledir ki, attığı her adımda hedeflerine ulaşan bir strateji geliştirmiştir. Hedeflerini günlük başarıların çok ötesinde; toplumsal ve tarihsel etki yaratacak şekilde belirlemiştir. Bu, kimi zaman Ankara'da kurmuş olduğu küçük bir reklam ajansını İstanbul'a taşıyarak ülkenin sektörel bazda en önemli şirketlerinden biri haline getirmek; kimi zaman siyasal hayatın daha çağdaş ve demokratik olması için etkin şekilde çaba sarf etmektedir. Kimi zaman da bugün olduğu üzere, ülkesinin daha adil ve insanca bir düzene ulaşması için çaba sarf etmektedir. Böylesi bir yaşam anlayışına sahip olduğu için, tutukluluk gibi son derece ağır koşullar altında dahi dirençini, güçlü duruşunu ve sarsılmaz moralini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Çünkü o bilmektedir ki; bugün yine ülkesi ve adalet adına bir dönüm noktasının eşiğindedir. , küresel vizyonu ve girişimciliğiyle yalnızca ülkemizde değil, birçok ülkede adil ve şeffaf seçim kampanyalarının, seçim standartlarının gelişmesini sağlamıştır. Dünya çapında bilinen ödülleri müvekkilim ortaya çıkarmış ve bu şekilde demokrasi adına çok anlamlı, çok güçlü bir mesaj vermiştir. İşte bu yüzdendir ki Avrupa demokrasisi; müvekkilime, Avrupa'da demokrasinin gelişmesi ve korunması için yapmış olduğu etkin katkılar ve kıtanın en önemli siyasi danışmanlarından biri olması sebebiyle Demokrasi Ödülü'nü layık görmüştür. Müvekkilim aynı zamanda Avrupa Siyasi Danışmanlar Derneği'nin bir dönem başkanlığını yapmıştır. Bu başkanlığı döneminde, sektörel manada tüm siyasi danışmanların mesleklerini ifa ederken uyması gereken mesleki ahlak kurallarını geliştiren kişidir. Yine Uluslararası Siyasi Danışmanlar Birliği'nde bir dönem başkan yardımcılığı yapmış olup halihazırda buranın onursal yönetim kurulu üyesidir. Müvekkilim, tüm dünyada demokrasinin gelişimi için sunduğu öncü katkılar dolayısıyla demokrasi madalyasıyla ödüllendirilmiştir.

Necati Özkan Müdafii

Sayın Heyet, seçim kazanmak veya seçim kazandırmak suç değildir. Hepimiz hukukçuyuz; soruyorum sizlere: Ceza Kanunu'nun hangi maddesinde seçim kazanmanın veya kazandırmanın suç olduğu yazmaktadır? Müvekkilim bugün burada, sadece ve sadece Sayın 'nun kazandığı seçim kampanyalarını yürüttüğü için sanık sandalyesindedir. Sayın Başkan, müvekkilimin çalışmaları siyasi danışmanların görev tanımlarıyla birebir örtüşmektedir. Müvekkilim, siyasi danışmanların toplumda üstlenmiş oldukları son derece önemli işin yansımasını hayata geçirmiştir. Takdir edersiniz ki adaylara danışmanlık yapmak veya vatandaşların seçim sürecine daha bilinçli bir şekilde katılımını sağlamak bir suç değil, bilakis demokrasinin olmazsa olmazıdır. Siyasi danışmanlık; aynen bizim avukatlık mesleğimiz gibi, aynen sizin yargıçlık göreviniz gibi demokratik düzenlerin temel unsurlarından biridir. Yani Sayın Başkan, siyasi danışmanlık yapmak suç değildir. Nasıl ki Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan'ın seçim kampanyalarını yöneten Erol Olçok suç işlemediyse, müvekkilim da suç işlememiştir. Müvekkilim 'ın eylemi, birebir rahmetli Erol Olçok'un yaptığıyla aynıdır. Erol Olçok seçim kazandırdı diye tutuklandı mı Sayın Başkan? Erol Olçok hakkında bu yüzden dava açıldı mı, bu tür isnatlar ileri sürüldü mü ki bugün benim müvekkilim burada tutuklu olarak yargılanmaktadır? Erol Olçok'a kimse soruşturma açmadı, onu tutuklamadı; çünkü o, demokrasi içerisinde bir seçimin kazanılmasını sağladı. Demokrasi de tam anlamıyla budur: Seçimle iş başına gelip yönetebilme sanatıdır.

Necati Özkan Müdafii

Sayın Heyet, adalet yalnızca dağıtılan bir süreç değildir; aynı zamanda hissedilen bir süreç olmak zorundadır. Bu süreç ancak tüm tarafların kendilerini eşit, özgür ve güvende hissettikleri bir ortamda anlam kazanır. Silivri Cezaevi yerleşkesi içerisindeki bu duruşma salonu, hepimizin bildiği klasik manadaki bir duruşma salonunun taşıması gereken açıklık, erişilebilirlik ve sivil atmosferden oldukça uzaktır. Yüksek duvarların, tel örgülerin ve güvenlik katmanlarının içerisinde, zaten özgürlüğünden mahrum bırakılan bireylerin yeniden özgürlüklerini talep ettiği garip bir yargılamanın içerisindeyiz. Bu atmosferin kendisi bile yargılamaya görünmeyen çok büyük bir yük eklemektedir. Burası artık bir duruşma salonundan öte; tutukluluğun ve hatta cezalandırmanın fiziksel hissinin yargılamanın her alanına sirayet ettiği, savunmaların alınmasından hemen önce bizleri bir cezalandırma atmosferiyle karşı karşıya bırakan bir yerdir. Oysa sizlerin de bildiği gibi ceza yargılamasının amacı, kişinin suçluluğu kesinleşinceye kadar onun masumiyetini korumaktır. Bizler, meslektaşlarımın da daha önce dile getirdikleri gibi, 1 yıl 1 aydır olağanüstü şeyler yaşıyoruz. Bu sürece rağmen, huzurdaki yargılamanın adil bir şekilde sonuçlanacağına inanıyoruz ve inanmak istiyoruz. Ancak içinde bulunduğumuz fiziksel şartlar ile tutukluluk gibi çok ağır bir tedbir birleşince, yargılamanın sanıklar aleyhine olan dengesinin aşırı derecede bozulduğunu ifade etmek zorundayız. Bu nedenle müvekkilimin tutukluluk halinin devamı; yalnızca hukuki olarak değil, fiili olarak da her geçen gün ağırlaşan bir müdahaleye dönüşmektedir. Bu durumun giderilmesinin tek yolu, müvekkilim hakkında ölçülü ve gerekli bir kararla özgürlüğünün yeniden tesis edilmesidir. Müvekkilim üzerine atılı suçları işlememiştir. Sadece mesleğini çok iyi ifa ettiği için kendisine yakıştırılan sözde suçlar ile bu suçlara dayanak yapılmaya çalışılan somut olgular arasındaki tarihsel farklar; gerek müvekkilim gerekse meslektaşlarım tarafından açıklanmıştır. Bu açıklamalarla üzerine atılı iddiaların tamamen yerle yeksan olduğunu görmekteyiz. Savunmalarımız kapsamında dosyaya kazandırdığımız tüm deliller müvekkilimin suçluluğunu değil, masumiyetini kanıtlamaktadır. Aktarılan tüm bilgiler, müvekkilimin masumiyetini hiçbir tereddude mahal bırakmayacak şekilde ispat etmiştir.

Necati Özkan Müdafii

Müvekkilim suçsuzdur. Bugün burada tartıştığımız şey aslında bir suç değildir; bir mesleği ve bir başarıyı tartışıyoruz. Sayın Başkan, açıkça söylemek istiyorum ki başarı cezalandırılmamalıdır. Müvekkilim bugün burada bir eylemi nedeniyle değil, mesleğini iyi yaptığı için yargılanmaktadır. Oysa hepimiz bilmekteyiz ki bir insanın mesleğini iyi yapması onu suçlu değil, çok değerli kılar. Cezalandırılma olasılığı dahi olmayan müvekkilimin tutuklu kalması hakikaten izaha muhtaçtır. Müvekkilimin tutukluluk halinin sonlandırılarak tahliyesine karar verilmesi hukuki ve vicdani bir sorumluluktur. Kuşkusuz bu beyanımı bugün burada bir hüküm verilmesi için değil, bir ölçüyü hatırlatmak için dile getiriyorum. Huzurdaki yargılamada, müvekkil açısından özgürlüğün kısıtlanmasını gerektirecek somut ve güçlü hiçbir gerekçe bulunmamaktadır. Sayın Başkan, müvekkilim kendisi de anlattı: 2024 yılının Aralık ve Ocak ayları itibarıyla, kendisi hakkında bu soruşturmanın geldiği hem sosyal medyada hem de ana akım medyada yayınlanmıştı. Müvekkilim bu söylemler çıktığı sırada yurt dışındaydı. Hatta kendisine gelen bir kayıt üzerine soruşturmanın başlatıldığını öğrendik. Buna rağmen müvekkilim kalkıp ülkesine geldi. Bunu sadece "kaçma şüphesi yoktur" gibi basit bir açıklamayla geçiştirmek doğru olmaz. Müvekkilimin buraya gelmesi, masumiyetine ve suçsuzluğuna olan sarsılmaz inancının bir göstergesidir. Müvekkilim hiçbir şekilde bu yargılamanın sürüncemede kalmasını istememektedir; bilakis adil bir yargılamayla suçsuzluğunun bir an evvel kanıtlanmasını beklemektedir. Dolayısıyla müvekkilimin kaçma şüphesi yoktur.

Necati Özkan Müdafii

Bir diğer tutukluluk sebebi olan "delil kartma" hususuna değinmek istiyorum. Sayın Başkan, çok üzülerek söylüyorum ki bu dosyada delil kartılması değil, tam tersine "suçlu" olarak görülen kişiler için "delil oluşturulması" söz konusudur. Müvekkilimin tutuklanmasını gerektirecek bir delil olmadığı için; aleyhinde ifade veren Kameroğlu İnşaat'ın sahibinin her beyanı tarafımızca çürütüldükçe, şahıs yeni ek ifadelere çağrılarak müvekkilim aleyhine yapay deliller oluşturulmuştur. Bu durumun vahametini anlatmama gerek yok, hepimiz hukukçuyuz. Sayın savcılar iddianameyi düzenlerken, müvekkilim aleyhine alınan ifadelerin her aşamada değiştirilmesini sağlamışlardır. Ancak müvekkilimin ifadesi, ilk günden bugüne kadar bu salondaki beyanlarıyla birebir aynıdır. Bu tutarlılığın ne kadar önemli olduğunu sizler de takdir edeceksiniz. Sayın Başkan, değerli üyeler; dosya münderecatına baktığımızda, müvekkilimin artık tutuklu olarak değil, tahliyesine karar verilmesi gerektiğine dair inancım sonsuzdur. Huzurda yargılanan sanıklar, aileleri, az sayıda basın mensubu ve jandarma dışında hepimiz hukukçuyuz. Bizler üç aşağı beş yukarı aynı eğitimden geçmiş, aynı dersleri almış kişileriz. Bugün bir kanun maddesine veya hukuki bir olaya baktığımızda hepimiz benzer sonuçları anlarız. Sayın Başkan; öncelikle müvekkilimi tutuklamaya sevk eden Sayın Savcı'nın, tutuklamaya karar veren Sayın Sulh Ceza Hakimi'nin, tutukluluğun devamına karar veren diğer hakimlerin ve nihayetinde heyetinizin; bizlerin bu kadar açık bir şekilde gördüğü gerçekliği nasıl görmediğinizi ya da bu kanun maddelerini nasıl yorumladığınızı hakikaten merak etmekteyiz. Bunu anlamakta, en azından kendi adıma, büyük güçlük çekmekteyim.

Necati Özkan Müdafii

Sözlerimi toparlamak istiyorum. Biz elbette bu yargılamaya karşı değiliz; ancak adil bir yargılama olmasını istiyoruz. Adil yargılanmanın en güçlü güvencesi şeffaflık ve açıklıktır. Eğer yargılama süreci kişiyi özgürlüğünden gereksiz yere mahrum bırakıyorsa, bu artık adil yargılanma sınırlarının dışına çıkıldığını gösterir. Tutuklama bir tedbirdir ve tüm tedbirler gibi ancak ölçülü olduğu müddüetçe bir anlam taşır. O halde şu soruyu sormak gerekir: Daha hafif bir önlemle aynı amaç sağlanabilir miydi? Bu sorunun cevabını verdiğimizde gerçekliği bütün çıplaklığıyla görmüş olacağız. Unutmamalıyız ki özgürlüğün telafisi yoktur; oysa yargı kararlarının her zaman telafisi mümkündür. Sayın Başkan, bir insanı özgürlüğünden mahrum bırakmak, onu sadece dört duvar arasına koymak demek değildir. Onu hayattan, onun zamanından uzaklaştırmak, koparmak demektir. önümüzdeki ay 67 yaşında olacak. Ve torunu Deniz... Deniz, dedesi hapisteyken dünyaya geldi. Bir dede düşünün ki torununun dünyaya geldiği ana tanıklık edemedi. Bir dede düşünün ki torununun ilk kokusunu alamadı. Ve ne yazık ki bu ilk karşılaşma hala dahi yaşanamadı. Evet Sayın Başkan, torun her geçen gün büyüyor; ama bir dede için zaman sadece geçmiyor, zaman her geçen gün azalıyor. Müvekkilimin torunuyla ilgili kaçırmış olduğu, kaybetmiş olduğu bu 1 yıllık sürecin telafisi mümkün değil. Deniz'in ilk yılı uçtu bitti ve bir daha geri gelmeyecek. İşte tüm bu sebeplerle müvekkilimin tutukluluk halinin kaldırılmasını talep ediyorum. Bunu yalnızca hukuken değil, vicdanen de talep ediyorum. Eğer sayın mahkemeniz bu konuda bir güvenceye ihtiyaç duyuyor ise zaten müvekkilimle ilgili daha gözaltına alınmadan verilmiş olan tedbir kararları vardır; o tedbir kararlarına tekrar başvurulabilir. Sayın heyet, bugün bu dosyada vereceğiniz karar sadece bugünü değil, yargılamanın bütününe sirayet edecek bir yaklaşım belirleyecektir. Bizim talebimiz son derece basittir: Yargılama devam etsin ama özgürlükler gereksiz yere kısıtlanmasın. Çok teşekkür ediyorum.

Necati Özkan Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.