Savunma

Seza Büyükçulha Savunması

Kendi savunması·Seza Büyükçulha·13 Mayıs 2026 · Kaynak

Cumhuriyet Savcılığı 3738 sayfa iddianame, somut delillerle desteklenen 143 eylemden ibaret olduğunu belirtip, bu 143 eylem de eylem suçları başlığı kısmında, şu an sizin sorduğunuz örgüt kurmakla suç örgütüne yardım etme, örgüte bilerek isteyerek yardım etme, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmamakla birlikte örgüte yardım etme gibi suçlar sunulmuş. 5. Sulh Ceza Hakimliği'nde de suçlandığım rüşvet verme, ekstra olarak rüşvet alma, rüşvetin teminine aracılık etme, rüşvete teşebbüs, rüşvete yardım etme gibi birçok suç unsuru iddia edilmiş.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İddia makamı 143 eylemi anlatırken iddianamenin 103. sayfasında 1. eylem başlığıyla başlamış ve 143. eylemin 3268'inci sayfasında sonlandırmış. Eylemlerden, delillerden, sonuç anlatımından ve sonuç değerlendirmesinden bahsetmiş. Bilmem ne iddiaları tam 3167 sayfa yazılmış. Ama benim ismim ne eylem suçlar kısmında, ne eylem belirtilerinde, ne eylemlerin sonuç anlatımı ve sonuç değerlendirme kısmında geçmemiş. Hatta tanık beyanları, bir kısım şüphelilerin itiraf mahiyetindeki beyanları, şüpheli ifadeleri, kolluk araştırma tutanakları, bilirkişi raporu, MASAK raporu, banka hesap hareketleri, HTS baz verileri, tapu kayıtları, yani genel olarak ne sunabilecekse savcılık düşünmüşse benim ismim yani geçmemiş.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Peki ismim nerede geçiyor? Savcı Bey'in hazırladığı örgüt mensubu olan şüphelilerin örgütündeki konumlarına dair tahlilleri kısmında bir sayfalık yorum ve şema kısmında. Bir de resim var ki, bu da Le Meridien Otel'in kamera bandındaki jammer cihazının geldiği gün ile karşılaşmamız ve birlikte otel lobisinden yürürken meşhur resmimiz. Şimdi Sayın Heyet, ben size iddianamenin 143 eylemden oluştuğunu savcılık makamının düşüncesine göre de birçok kanıtla desteklendiğini söylemelerine rağmen benim ismim hiç geçmiyor.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sayın Hakim, suçlandığım bir eylem yok, bir olay yok, savunulacak bir eylem bir konum da değil. Tam bir yıldır beni suçsuz olduğum halde cezaevinde yatırıyorsunuz ve bunun vebalini nasıl taşıyorsunuz deyip yerime geçip oturmak istiyorum. Yerime geçip oturmak istiyorum dersem konuyu ve durumu daha çok dikkat çekeceğimi düşünüyorum. Ama öyle yapmayacağım. Şehrim Trabzon'dan alındım, uzun yoldan geldim ve bir yıldır suçsuz olduğumu bilerek arenada mücadele veriyorum. Arenadaki kastım cezaevi. Müsaadenizle biraz konuşalım. Dün Cevat Bey'le dertleştiniz Sayın Hakim, benimle de konuşursanız mutlu olurum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sayın başkan, sayın heyet, sayın savcı; 23 Mayıs sabahı ikamet adresi olan Trabzon'da yaşadığım evden kolluk kuvveti eşliğinde Trabzon Emniyeti'ne götürüldüm. İstanbul'dan gelen mali polis eşliğinde akşam 18 uçağına bindik. Saat 20 gibi İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı'na indik. Hastaneye sağlık kontrolüne gittik ve gece 23 civarı Vatan Emniyet'e giriş yaptık. İkinci gün kollukta ifade verdim. Bana üç soru soruldu sayın heyet. Yukarıda tabloda ad, soyad ve fotoğrafları bulunan şahısları tanıyor musunuz? Tanıyorsanız nereden ve ne şekilde tanıyorsunuz? Şahısların ticari faaliyet ve ticari ilişkiniz var mıdır?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bana 205 kişinin resmi gösterildi. dahil 14 kişiyi tanıdığımı ve nerede, ne şekilde tanıdığımı söyledim. Tanıdığım 11 kişi zaten Trabzonlu ve Trabzonsporluydu. Diğer tanıdığım üç kişi ise ikisi hemşehrim olan ve , bir de yakın çalışma arkadaşlarından olan Kadriye Hanım'dı. Giresunlu olması sebebiyle zaten Murat Bey ve Mustafa Bey'i tanırdım. Ticari ilişkimiz ise dahil hiçbiriyle olmadığını da ekledim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İkinci soru ise Le Meridien Otel'de Ekrem Başkan'la lobi koridoru boyunca yürüdüğümüz resim ile ilgiliydi. Soru olarak da ile bir araya gelmenizin sebebi nedir? Daha önce kendisini şahsen tanır mıydınız? Otelde bulunmanızın sebebi nedir? Aslında bu üç sorunun çok kısa cevapları vardı. Şöyle diyebilirdim: Restoranda yemek yiyordum, karşılaştık, Trabzon'dan arkadaşım. Ama öyle yapmadım. Bu soruları Trabzon'da sorabilecekleri adliye varken, emniyet varken İstanbul'dan ta memleketime gelmişlerdi, beni önemli görmüşlerdi düşüncesiyle detaylı anlatıma geçtim sayın hakim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Dedim ki, benim çocukluk arkadaşımdır. Otele 6 Mart tarihinde 17 civarı gittim. Saat 13:30 civarı Amerikan Hastanesi'nde doktor randevum vardı. Ayaklarımdan 12 Ekim'de ameliyat olmuştum. Doktor randevusundan çıktıktan sonra bana doktor bey kasların güçsüz olduğunu, spora devam etmem gerektiğini, bunun için de havuz ve spor salonu önermişti zaten. Zaten bunları Le Meridien Otel'de sürekli olarak yapmaktaydım. Saat yaklaşık 16:45-16:50 civarı Le Meridien Otel'e gittim. Önce spor salonuna girdim, daha sonra restorana çıktım. Yemek yiyordum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bir anda yemek yediğim yerden 'nun aracını gördüm. Daha doğrusu kapıda bir hareketlilik oldu, müdüre "Kim geliyor?" diye sordum, " geliyor." dediler. Ben de "O kardeşim geliyor, gideyim bir sarılayım kucaklayayım, bir göreyim." niyetlenmemle beraber çakarlar açılınca restorandan çıktım kapıya girdim. Kapının önünde beni gördü, aşağı indi. "Ne yapıyorsun?" dedi. Dedim "İyi kardeşim, restorandayım yemek yiyorum." "Nasıl oldu ayakların?" "İyiyim Allah'a şükür, doktordan çıktım." dedim, "Şimdi spor yaptım, yemekteyim." Daha sonra beraberce otelin lobisinden böyle birlikte yürüdük, içeri doğru girdik. Ondan sonra konuştuk. Dedim ki "Müsaitsen gel bir kahve içelim restoranda." Dedi "Toplantıya gireceğim, haftaya da Trabzon'a gideceğim. Trabzon'a geldiği zaman bizim uşaklara haber ver, hep beraber bir iftar yapalım." dedi. "Tamam." dedim, "Problem yok, ne zaman geleceksiniz?" "Şu zaman geleceğim." Oradan bir lavaboya uğradım, oradan da restorana geri döndüm. Daha sonra restoranda bir iki saat oturduktan sonra da evime gittim. Yani 6 Mart tarihinde önce spor salonu, sonra restoranına, sonra Ekrem Başkan'la koridordan içeri, 5 dakika sonra da dışarı çıktım. Restorana geri döndüm ve iki saat sonra eve döndüm.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sonra üçüncü soru olarak da iki kişiyle yaptığım telefon görüşmelerimin tapeleri soruldu. Tapelerde bana okunup konuştuğum kişilerin kim olduğunu ve konuşmamızın içeriği soruldu. Kaç tane telefon görüşmem vardı bilmiyorum. Ne zaman telefon dinlenmeye başladı onu da bilmiyordum. Ama bir iş adamı olarak sık sık telefonla görüşürüm. Yaklaşık bir ay telefonum dinlense 500-600 görüşme yapmışlığım vardır. İki tane tapemle ilgili soru soruldu. Bunların bir tanesi sayın başkan, restoranımın olduğu ilçede Arıklı İlçe Başkanı'yla yaptığım görüşme, yanımda da belediye başkan yardımcısı vardı. Bir tanesi de Ziraat Bankası'ndaki kendi müşteri temsilcimdir. Tapeleri tutuklama sebebi olarak gösterdikleri için şu anda okumak istiyorum. Ekrana veremiyorum çünkü tapelerde sinkaflı, küfürlü, karşı tarafla beraber konuştuğumuz arkadaş mabedinde kelimeler var. Siz açıp bakarsanız mutlu olurum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Arkadaşım diyor ki; 15.05.2025 saat 14:07: "La Sezâ, la Sezâ, sen büyük adamsın valla billa ona kanaat geldi." "Ne oldu abi?" diyorum. "Herkesi aldılar bir tek seni." "Ne abi?" "Herkesi aldılar bir tek seni bıraktılar." "Nereyi aldılar yakında?" diyorum. "Senin öyle bir şeyin olmaz ki." cevap veriyor. Diğer arkadaşım yani belediye başkan yardımcısı olduğu için konuşmaya başlıyor: "Senin borcun var para yok ki, para olsa alırlar seni de." Borcum falan yok başkanım borcum falan yok. Ben de diyorum ki "Yok ya alırlar arkadaşım çok çok çıktık televizyonlara her tarafa." İlk konuşan arkadaşım geri dönüyor: "Sende metelik yok, niye alacaklar? Adam boşuna hapishanede sana mı bakacak?" "Ya soracaklar ne oldu, ne gitti anlat bakalım." diyorum. "Hıı, ifadeye çağırırlar haber aldık yani." diyorum. "Allah Allah!" "Abi 4 gün 4 gece televizyonda 24 saat beni verdi ya. Saçmalık olur mu böyle? Öyle her tarafta beni verdiler." "Allah aşkına sen!" "Vallahi ya." diyorum. "Allah Allah, var mı neyi nereden aldın istihbaratı?" diyor. "He." diyorum "İstanbul'dan aldım istihbaratı İstanbul'dan." "Seni alsalar ne yapacaklar abi sen çıkarsın ne olacak?" "Aynen öyle." diyorum. "Senin bir işin mişin olmaz." diyor. "Aynen öyle." diyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İkinci tape ise Ziraat Bankası müşteri temsilcisiyle yaptığım görüşme. 15.05.2025 saat 11:25. Ziraat Bankası müşteri temsilcisi ile yaptığım telefon görüşmem: Ben iyiyim uğraşıyorum. "Şu hesaplarıma Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bloke konmuş." "Niye bloke konmuş abi, bakayım hemen hayırdır? Bir şey mi oldu, niye koyuldu?" "Ekrem Bey İmamoğlu ile epey bir görüntü çıktı televizyonda. Otele girerken, herhalde mevzu odur. Araştırma yapıyorlar diye düşünüyorum." diyorum. "Olabilir abi hiç bilgim olmadı ama tedbir gözüküyor doğrudur. Bildiğim bir şey yok yani." ben diyorum. "9 Mayıs abi aynen tedbir var orada. Parayı kullandırtmıyor sana." "Parayı kullanmak yok kullandırtmıyor tabii. Onu şey yapamıyorum da bu pos cihazlarına bir baksana, onları iptal etsene. Ziraat posum sende posların var ya 2-3 tane." "Tamam abi hemen ilgileniyorum, açık mıydı onlar?" "Evet açıkmış Seza Büyük açık." "E ne yapacaksın sen dükkanı mı devredeceksin?" diyor bana. "Yok yok devretmiyorum. Pos kullanmayacağım çünkü para pos hesabına yattığı için kullanamadığım için." "Hesaptan kullanamıyorsun doğru tamam." "Evet evet Elif Hanım problem o. Onun için senden rica ediyorum iptal et posu." "Tamam abi ben hemen ilgilenirim." "Tamam bu avukat şimdi yazıp verdim vekalet, gidecek soracak Cumhuriyet Başsavcılığı'na. Bilmiyorum nedir." "Hangi görüntüde vardın sen? Ben fark etmedim." "Le Meridien Otel girişindeki beyaz görüntülü var ya. Hani şu kamerayı kapatıyorlar orada mı? Kamera mı kapatıldı, he." "Ey büyük Allah'ım bir şeyi olduğu yoktur orada." "Ya onun öncesini bilmiyorum, ben otelin girişinde gördüm onu. Onunla birlikte sohbet ederek içeriye giriyoruz." "Sen şans eseri mi oradasın?" "Tabii." diyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

"Buradan aslında senin kadar mağdur olmamıştır bence. Hmm. Hangi otelde bu? Lemmeridien İstanbul. Ha ha ha. Şaka gibi abi. Değil mi? Otelde kalıyorum, restorantta yemek yiyorum, hem de girişte restorant. Baktım arabası geldi hemen çıktım dışarı. Ne yapıyorsun? Ne ediyorsun? Öyle sohbet ettik. Şaka gibi abi şaka gibi.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Hı hı aynen öyle. Oradan da araştırsınlar bir şey çıkmaz, araştırma yapsınlar diyorum. Avukat ilgileniyordur. İlgileniyor. Birebire ilişkimiz iş anlamında yok da yine de bir süreç bu yani, onu bekleyeceğiz dedi avukat diyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bu tape için kollukta anlattım dedim ki; İş Bankası hariç bütün bankalardaki hesaplarım kapatıldı. İş yerimle ilgili maaş ödemesi, SGK ödemesi, vergi ödemesi, kiramı, elektriğimi ödeyebilmek için diğer bankaların pos cihazlarını iptal ettirdim. Sadece İş Bankası'na yönlendim. Ticaretimi devam ettirmek için sadece İş Bankası'ndaydım. Buradan yapılan ödemeler; fatura borçlarım, işçi maaşlarım ihtiyaçlar içindir, bakılabilir. Buradan para çekmediğim hesap hareketlerimden görülecektir" dedim Sayın Hakim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bunu dedim ya, hiçbir ödeme yapılmasın diye üç gün sonra İş Bankası hesaplarıma bloke kondu. Tam dört ay boyunca hesaplarımı incelediler. Blokeden sonra pos cihazlarıma 35 bin liraya yakın restoranıma para girişi olduğu fark edilince yani, bloke kondu 4 ay süreden sonra hesaplarımı açtılar. Yani bu adamın geliri restoranlarından, iş yerlerinden diye düşündüler. Fakat dört ay boyunca hem cezaevindeyken maaş, SGK, vergi, fatura konularında sıkıntı yaşadım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bu iki tapede sanırım önemli olan ve bilmek istedikleri konu; arkadaşım bana istihbaratı kimden aldın? Sorusuna benim verdiğim 'İstanbul'dan' cevabıydı. Bu 'İstanbul'da' cevabını çok sorguladılar. Bunu normalde açıklamazdım ama neden? Bir sene suçsuz yattım, artık istihbaratımı, ismini vermek zorunda kaldım Sayın Hakim. İstihbaratım... Bilincinize de sunabilmek ricasıyla.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ne yazıyor efendim? Cahit Cihat Sarı. İstihbaratım buydu.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Yani 07.05.2025 tarihinde bankalara giden bu Vakıfbank'ın yazısı. 07'de Vakıfbank'a gitti. 09'da Ziraat Bankası'na gitti. Bankalara giden bu yazı. Ne diyor orada? Resen el koyma kararı. Ceza Mahkemeleri TC. Tüm kripto varlıklara ve banka hesaplarına 07.02.2025 günü saat 10 itibarıyla sayılı kanun 17. madde 2. fıkra gereğince gecikmesinde sakınca bulunan hal kapsamında el konulmasına karar verilmiştir. İstihbaratı nereden almıştım? Cahit Cihat Sarı'dan.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Üstünde ne yazıyor? Üste çıkabilir miyiz lütfen? İstanbul Türkiye Cumhuriyeti Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu. Telefon görüşmem ne zaman yapmıştım efendim? Ayın 11'inde. Bankalarla telefon görüşmem ne zaman yapmıştım efendim? Ayın 15'inde. Yani istihbaratı sadece bana da vermemiş Cahit Cihat Sarı. Bankalara da yol yapmış. Demiş ki; "böyle böyle bir şey var, istihbaratım var, el koyun."

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Dört... Sayın Hakim tapeleri niye okudum biliyorsunuz. Tutuklama sebebi olarak tapelerimi yazdı makam. Yani 5. Sulh Ceza Mahkemesi'nde tape olarak delil gösterdi. Tapeler dendi, dendi dolayısıyla yani maddeler var ama tapeler ekleyerekten benim tutuklamaya... tutukladı. Sevk eden savcılıktı, Hakim Hanım beni tape yazarak tutukladı.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Dört gün sonra Çağlayan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Bürosu'na getirildim. Savcı beyin yanına çıkarıldım. Zaten ameliyatlarımdan dolayı yürümekte zorluk çekiyordum ve koltuk değneği kullanıyordum. Yaklaşık 1,5 saat sohbet havasında konuştuk. Savcı bey bana ilk olarak 'nu sordu. Anlattım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sayın Heyet; mahalleden arkadaşımdır dedim. Beraber çocukluğumuz beraber geçti, beraber top oynardık dedim. Maça giderdik dedim. Avni Aker vardı o zamanlarda dedim. Trabzonspor maçlarına, deplasmana giderdik dedim. Evimizde oturduk, film seyrederdik dedik. Hasan Amca'yı anlattım. Okul dedi mahallemizdeydi, Üçgözüm'deydi, Trabzon Lisesi, Hasan Amca'nın dükkanı mahallemizin diğer ucundaydı, inşaat malzemeleri satardı dedim. Ekrem dükkana giderdi dedim, biz peşinden giderdik dedim. Giderdik ki karşıda Özden Köfte Salonu var. Hasan Amca bize orada yemek ısmarlasın diye. Tek başıma da gitmezdim, dört beş arkadaşımla beraber giderdim dedim. İlişkimizi anlattım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sonra ekledim; dedim ki aramızda Trabzonspor'da en genç olan yöneticiydi. 2001 yılında, 29 yaşındayken Özkan Sümer gibi bir duayenle yöneticilik yapmıştı. Entelektüel bir başkanla yöneticilik yapmıştı. 2001 yılında yöneticilik yaptıktan sonra daha sonra Trabzonspor Basketbol Takımı'nı da kurdu. Kurucular arasında yer aldı . Trabzon'dan hiç kopmadı. Maçlara geldi, yöneticilik yaptığı maçlara geldi, basket takımını kurdu, maçlara geldi, bir türlü kopamadık. Bir türlü gelmeye bırakamadık Trabzon'u. Sonra söyledim; mahallede sevdiği, Trabzonspor'a katkılarından ve başarısından dolayı saygı duyduğum, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olunca da gurur duyduğum arkadaşım dedim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

'Bana ne anlatıyorsun?' diye savcı bey... 'Ne anlatıyorsun sen bana?' Dedim savcı bey ben ne anlatayım istiyorsun? Ben Trabzon'da yaşıyorum, Trabzon'da oturuyorum, Trabzon'da işim, Trabzon'da ikametgahım Trabzon'da. Ben sana Trabzon'u anlatalım, Trabzonspor'u anlatalım. Başka benden ne anlatmamı bekliyorsun dedim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ben Trabzonspor'da restoran işletiyorum dedim. Ve 25 yıldır bu restoranla uğraşıyorum dedim. Restoranım Sadri Şener Tesisleri'nin içinde. Bir yanım tesisler, kulüp, diğer yanım Trabzonspor Müzesi, benim restoranım ortasında dedim. Trabzonspor maçlarına gelen herkes benim restoranıma uğrarlar dedim. Çünkü dedim dükkandan forma alırlar, müzede kupalarımızı görürler, benim orada da kahve içerler yemek yerler dedim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Lemmeridien Otel'i sordu beni Sayın Heyet, Sayın Savcı. Dedi ki; Lemmeridien Otel'i sordu ne anlatıyorsun, Lemmeridien Otel'de ne yapıyordun dedi. Dedim ki kollukta ne anlattıysam onu anlattım onlara da. Tesadüf karşılaşma. Ameliyattan dolayı oteli kullanıyorum, halim ortada ayağımı görüyorsun dedim. Çünkü koltuk değneğim vardı. Trabzonspor Lemmeridien Otel'de kalıyor, sahibi hemşehrimiz dedi. Birkaç kişi sorduktan sonra tanıdıklarım nereden tanıdığımı, tanımadığım kişileri de söyledim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sonra odadan çıktık, nezarethaneye indim. Ve gece vaktinde hakime hanımın karşısına çıktım. Savcı bey dosyada mevcut tanık beyanları ve diğer deliller uyarınca şüphelinin örgüt lideri ile doğrudan bağlantılı olduğu, ancak örgüt hiyerarşisi içerisinde 'e bağlı hareket ederek diğer örgüt üyeleriyle eylem birliği içerisinde hareket ettiği, üzerine atılı suçları işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığı gösteren olgular ve tutuklama nedeninin bulunduğu anlaşılmakla diye tutuklamaya sevk etti Sayın Hakim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Anlamamıştım, mantıksızdı. Hele Seza Bey ile 'in yan yana mantıksız ve saçmaydı. Çünkü tanışıklığımın az olduğu kişiydi. Daha sonra İstanbul 5. Sulh Ceza Hakimliği hakime hanımın karşısına çıktım. Hakime hanıma anlattım. Anlamadı, aslında çok da dinlemedi. Çok çok dinlemese de kollukta, savcı beyde ne anlattıysam onları anlattım. Ya kendisi ya katibi anlamamış olacak ki ya dinlememiş olacak ki; kesilmiş, biçilmiş olduğu tutanaklardan sonra cezaevinde... sonra cezaevinde okudum o tutanakları.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Cezaevinde okudum, yani ne yazmış acaba dedi hakime hanım. Şöyle yazmış katip; “ben Ekrem'le görünce arabasına gittim, kendisi Trabzon'a gideceğini söyledi.” Ben böyle bir şey demedim. Trabzon'a gelecek dedi. Kendisiyle sofrada oturduk, yemek yedik. Kamera görüntüleri oraya farklı yansıtılmış demişim. Ben böyle bir şey de söylemedim. Ben kendisini gördükten sonra restorana geri döndüğümü söyledim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Hakime hanım da tutuklama talebinde Seza Bey ne istediyse yazdıklarını tekrar edip, yani Hakime Hanım da tutuklama talebinde, özür dilerim, Savcı Bey ne istediyse yazdıklarını tekrar edip 'i aynen yazdı. Örgüt üyesi 'e bağlı hareket ederek diğer örgüt üyeleriyle eylem birliği dedi. Bir de tape kayıtları ekleyerek kuvvetli suç şüphesinin var olduğu kanaatine varıldı diye bitirdi.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Efendim, bitti mi? Peki neyi çıkardı hakim hanım? Tanık beyanları ibaresini çıkardı. Çünkü tanık beyanı yoktu. Kollukta bana bir şey sorulmamıştı, savcılıkta bana bir şey sorulmamıştı. Gizli dosya ya, belki de ondan sorulmamıştır. Peki hakim hanım ne sebepten tutukladı beni? “Gereği düşünüldü, rüşvet vermek, örgüte üye olmak suçundan.” Komik. Rüşvet vermek. Tanık beyanı? O da yok. Tanık beyanları…

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Neden komik biliyor musunuz? ’nun arkadaşı olarak rüşvet vermek. Benle geleceğim. Sadece arkadaşı değil, özel kasasıyım. Emir veriyorum, kim ne derse kime ne dersem onu yaptırıyor.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bir tanesi ben cezaevine girdikten 25 gün sonra, yani cezaevine girdikten 25 gün sonra sayın hakimim, benimle ilgili adımı kullanarak bir firma ismi verdiği ifadede ki bu firmayı da tanımıyorum, benim bilmediğim bir firma ama iddianamede bulundu. Firmanın kim olduğunu da buldum, isim benzerliklerini de buldum. Gelelim devlete, buradan Gerede'ye yollandım. Önce 7 nolu kapalı cezaevinde bir hafta kaldım. Bir hafta sonra yardım etmiş arkadaşım Ekrem Başkan... Pardon, gelince söyleyeceğim onun için. Beni ziyarete geldi mahalleden arkadaşım avukat, ama önce Ekrem Başkan’a uğramış hal hatır sormak için sonra da bana uğradı nasılsın diye. Çünkü ben yeni cezaevine düşmüştüm. Bir gün sonra beni Gerede’ye yolladılar. Ben neden Gerede’ye yollandığımı sormak istedim, araştırdım, kendimce buldum. Benden önce arkadaşım önce ’na, daha sonra bana uğradığı için sayın hakimim. İkimizin de mahalleden çocukluk arkadaşı. Öğrenecek misin? Yanıma isteyeceğim onu.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Peki tanık beyanı ne zaman çıktı biliyor musunuz sayın başkan? Dedim 25 gün sonra. Yani ben cezaevine girdikten 25 gün sonra tanık beyanı vermiş. Tarih yok. Cumhuriyet Başsavcılığı’nda tanığın verdiği tarih yok. Bir de cuma, burasını lütfen dikkatli dinleyin sayın hakim, sayın savcı, lütfen. Cuma günü yani 8 Mayıs 2026 günü Segbis’le bana sorulan bir ifade. Yani dört gün önce sorulan bir ifade. Bu konuya geleceğim sayın hakim. Dört gün önce Segbis’e çıkartıldım, savcı bey bana bir şeyler sordu. Bir tanık beyanından bahsetti. Tutuklandım yani belediye işi olmayan, bırakın kendi işi, eşi, dostu, yedi sülalesinin herhangi bir işi olmayan biri rüşvet vermekle tutuklanıyor. Hem de Trabzon’dan Ekrem’in çocukluk arkadaşı sıfatıyla tanınan biri rüşvet veriyor. Komik oluyor bu sebepten, komik oluyor sayın hakim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Gerede’de yatarken tek kafama takılan iftiralar veya cezaevinde olmam değildi. ile bu kadar sohbetimiz azken nasıl oluyor da beni ile birleştirip onun örgütüne, örgütte ona bağlı olan biri olarak göstermişlerdi. Zaman geçti. tanıştım aşağıda sağ olsun. yeğeni aşağıda tanıştım. Oğlu ... Hoşbeş... Fındıklı Mustafa. Mustafa pırlanta, pırlanta çocuk pırlanta. Cezaevinde olduğunu öğrendim. Hani ile bağlantım yoktu onu biliyordum. Mustafa, Murat, Zafer bu isimleri dahi bilmiyordum. Müdürümü aradım getirttim, isimlerini verdim kulübe diyorum. Bunlara biz bu isimlere kombine aldık mı? Bu isimlere maç bileti yükledik mi? Bu isimler Trabzonspor maçlarına geldiler mi? Bunlarla benim nasıl bağlantım olabilir dedim. Avukatım kulübe gitti daha sonra. Gitti çıkarttı. , takım tutmuyormuş sayın hakim. ... Ben bunlara bilet yüklemamişim. Bilet ettiğim var, kombine aldıklarım var ama bunlar onlar değil. Onun için bunlarla da bir bağlantı kuramadım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sonra cezaevinde avukatım geldi. Twitter’dan bir şeyler getirdi bana. İnsanlar beni yazıyor, gazeteciler beni yazıyor sayın hakim. Açabilir miyiz rica etsem Twitter’ı? Bir süre sonra Fatih’i düşünmeyi bıraktım. Önemli bir tweet geldi avukatım getirdi. Ona yoğunlaşmıştım. Cem Küçük, tanımam etmem. Ne yazmış? 'Kendisini tanımıyorum ama kendisi beni tanıyor. O gün İBB operasyonu gözaltına alınanların isimlerinden biri ilginç. ’nu karşılayan beyaz montlu. Beyaz montluyum, ismim geçince beyazlı çok şık montlu kişi, Sezai Büyükçulha, Trabzonlu özel işletmeci.' Özel işletmeci ne demek bilmiyorum sayın hakim. Benim iş koduma bakın, benim iş kodum esasen restoran. Özel işletmeci, özel bir şeye benziyor.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ve ’nun kasalarından biri olduğu iddiası var diyor. Ne zaman diyor? 6 Mart 2025 tarihine ait. Aşağı iner miyiz lütfen? Tarihi büyütür müsünüz? 23 Mayıs 2025, saat kaç? Öğleden sonra 7.25. Ben neredeyim sayın hakim biliyor musunuz? Akşam 6 uçağına bindim Trabzon’da, saat 8’de Sabiha Gökçen Havalimanı’ndaydım. Yani ben uçaktayım. Henüz emniyete girmemişim, kolluğa ifade vermemişim, savcıya ifade vermemişim, hakimin karşısına çıkmamışım. Uçaktayım sayın hakim uçakta. Yazmış. Aşağı iner miyiz lütfen? Ben daha uçaktayken, daha emniyete girmeden kasa olduğum söylenmiş. Kim söylemiş? Cem Küçük. Kime söylemiş? Benim için söylemiş. Tanıyor muyum kendisini? Tanımam. Ne iş yapar? Twittercu. Ben öyle söylüyorum. YouTube hesabı var mı bilmiyorum, YouTuber da diyebilirim ama onu bilmiyorum hiç görmedim, Twittercu.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Resme bakalım sayın hakim. Resmi daha sonra göstereceğim ama burada hemen biraz büyütebilir misiniz rica etsem? Benim ayakkabılarıma bakar mısınız? Toplantıya gidiyorum Ekrem Başkan’a. Beyaz spor ayakkabı, üstten gri eşofman altı giyiyorum, üstten beyaz eşofman üstü, içime siyah siyah tişört giyiyorum sayın hakim. Toplantıya gidiyorum Ekrem Başkan’a. Siz soru sordunuz sayın hakim, dediniz ki sizin için ifade veriyorlar dediniz. Ne husumet var sizle dediniz? Niye dediniz sizin için ifade verdi ki dediniz bu husumeti ne? Ne husumet var diye soru sordunuz buradaki sanık arkadaşlara.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Şimdi bu Cem Küçük’ün benle ne husumeti var? Şimdi bana bu soruyu sorarsanız ben size ne diyebilirim? Tanımam etmem. Bu soruyu Cem Küçük’e sorun. Sezai Büyükçulha ile ne husumeti varmış diye sorun. Çünkü iddia ediyorum, kolluğa girmemişim, savcı beyin yanına girmemişim, hakim hanımın karşısına çıkmamışım. Uçaktayım. Uçak saatim vardır emniyette vardır. Uçak 18 uçağı, uçak rötar yaptı, saat tam 8’de indik. 11 gibi emniyete girdim. İndim hastaneye gittim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Öbür resme gelebilir miyiz. İşte buradan da restorant ve otel girişi. Restorant neresiymiş, şu arabanın olduğu yerin arka tarafı. Yani otelin dışında. Nereden girmişiz, o kapıdan içeri girmişiz. Restorandan Ekrem Başkanın kapısı gözüküyor mu? Gözüküyor. Çıktığı zaman görebiliyor muyum? Görebiliyorum. Kapıda hareket olduğunu fark edebiliyor muyum? Fark edebiliyorum. Müdür Bey’e soruyorum kim geliyor, Ekrem Bey deyince ne yapıyorum? Kardeşimi sarılmaya, kucaklamaya çıkıyorum. Hal hatır sormaya çıkıyorum, ne yapıyorsun demeye çıkıyorum. Bunların hepsinin tarihleri, saatleri, zamanları avukat Bey anlatacaktır ben de dilim döndüğünce anlatırım. Ama karşılama olmadığı karşılaşma olduğunu ispat edeceğiz.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bu kadar sayın başkanım biliyor musunuz bu kadar. Bir resimle beraber ta 3385. sayfaya kadar geliyorum. 3385’e kadar yokum bir sayfa. Bundan sonra Savcı Bey başlıyor. Diyor ki: Şüpheli 'nın örgüt lideri çocukluk arkadaşı olması sebebiyle. Ne diyor? Örgüt lideri çocukluk arkadaşı olması nedeniyle diğer örgüt yöneticilerine bağlı hareket etmediği Fatih gitti doğrudan örgüt lideri Ekrem Bey’e bağlı olduğu arkadaşım evet arkadaşım. Firmaların İBB ve diğer CHP’li ilçe belediyeleriyle olan ihtilaflarını burayı okumaya bile utanıyorum para karşılığında çözmeye çalıştığı örgütün gizli toplantılar gerçekleştirdiği Le Meridien isimli otelde örgüt lideri yöneticileriyle buluşma sağladığı, Trabzon’da ikamet etmesine ve iş yerinin orada bulunmasına rağmen örgütsel faaliyet ve toplantılar için sürekli İstanbul’da bulunduğu.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ne diyor çocukluk arkadaşı olması nedeniyle yani olay neymiş? Eylem neymiş? Çocukluk arkadaşı olması nedeniyle. Sayın Heyet biz 40 seneden bahsettik hepsini okudum emin olun zamanım boldu. 144. eylem var da benim mi haberim yok? Eğer 144. eylem Çocukluk arkadaşı olmaksa ben tanık olayım. Mahalle arkadaşları, Trabzonspor’daki yönetici arkadaşları, basketbol kurucu arkadaşları, lise arkadaşlarını söyleyeyim. Problem yok böyle bir eylemde tanık olayım. 144. eylem gerçekten var da benim mi haberim yok? İhtilaftan kastı nedir burada? Bu da bana sorulmadı. İhtilaftan kastı ben Trabzon’da yaşayan, işi Trabzon’da olan biriyim. İBB ve CHP’li belediyede ne iş ne yapılır haberim yok. Bırakın İstanbul’u Trabzon Belediyesi’nin ne iş yaptığını da bilmem.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ayrıca belediyeye iş yaptığını bildiğim eşim dostum akrabam kesinlikle yok. İstanbul'da belediye başkanı tanımam. Bunu sorgulamada size anlatmaya çalıştım. Mehmet Murat Bey’e soru sordum beni tanıyor musunuz dedim, kendisi tanımadığını söyledi ki oysa ki Ekrem Başkanla kulüp ziyaretinde çok kalabalık bir ortamdı bir merhaba demiştik birbirimize.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Trabzon’daki bütün belediye başkanlarını tanırım. Beşikdüzü’nden Of’a kadar bütün belediye başkanlarını tanırım. Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Bey’i iyi tanırım. Ortahisar Belediye Başkanı Ahmet Bey’i de iyi tanırım. Kendileri restorantıma gelir giderler, yemek yerler sohbet ederiz muhabbet ederiz. Biri AK Partilidir biri CHP’lidir benim için önemli değildir.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ekrem Başkanla hiç toplantı yapmadım. Arkadaş olarak yemek yedik maça gittik sohbet ettik yeri geldi çoluk çocuğumuzu ailemizi konuştuk. İnsan arkadaşıyla iş ilişkisi olmayan dostuyla toplantı mı yapar? İş ilişkim yok beyefendi dostum o benim. Toplantıyla biz ne işimiz? Ekrem Başkan Le Meridien otelde kaç kere gitti bilmiyorum ama ben İstanbul’da olduğum zamanlar otelin spor salonunu, havuzunu, restorantını kullanıyorum sayın hakim. Hemşerim ve Trabzonsporlu tam 5 seneden beri o otelde kalıyoruz.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Trabzon’da ikamet ettiğimi söylüyor doğru, iş yerim Trabzon’da doğru. Örgütsel faaliyetler ve toplantılar için sürekli İstanbul’da bulunduğumu söylüyor ki benim niye İstanbul’da olduğumu savcı bey’e anlattım sayın hakim anlattım. Dedim ki son 2 yılda yaklaşık 20 kez İstanbul’a sağlığım için geldim. Ameliyat oldum iki bacağımdan, iki kere hastaneye yattım hastalığımla ilgili. Ben bakarsanız dedim son 2 yılda 20 tane hastane girişimi görürsünüz. Avukat bey getirdi sundu verdi bakın dedi 2024’te 2023’te 2025’te biz hastanedeyiz İstanbul’da. Kaldık ameliyat olduk çıktık tekrar girdik tekrar operasyon olduk çıktık.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sonra başka bir şey daha anlattım dedim ki Trabzonspor 2020 yılında 2020-21 sezonunda 2021-22 sezonunda şampiyonluğa oynadı. 10 tane takım var İstanbul’da Ziraat Türkiye Kupası, Süper Kupa, şampiyonluk hepsini biz olduk sayın başkanım Trabzonspor oldu hepsi. 2021-22 yılı şampiyon. Biz İstanbul’dayız hatta yönetici arkadaşlarla birbirimiz arasında espri konumuz olmuştu. Biz kulübü İstanbul’a taşısak demiştik masrafımız da çok oluyor demiştik espri yapmıştık. Trabzonspor Kulübü tabii ki Trabzon’da olacak ama o kadar sıklıkta gelip gidiyorduk ki böyle bir espri konumuz olmuştu aramızda. Üç, anlattım dedim ki Sayın Savcı kızım 2022 yılında daha henüz 18 yaşındayken üniversiteyi kazandı. Diğer kızım ise daha henüz 17 yaşındayken ikisi de küçük kızım. İki tane küçük kızım da 18 yaşındayken 17 yaşında üniversiteyi kazandı biri 2022’de biri 2024’te. Onların babaları olmamla, babaları olarak sorumluluk bende dedim onlarla beraberim dedim. Ne yapsaydım sorumluluklarımı bıraksaydım babaları olarak yanlarındaydım önlerindeydim arkalarındaydım onlarla beraber kalıyordum onlarla beraber yaşıyordum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bunu savcı beye anlattım bir sıkıntı şurada anlattığım şeyleri bu iddianameye koymuş bana sorduğu şeyleri ve cevaplarını aldığı şeyleri buraya koymuş ama iddianameye yazmamış. Biz savcı beyle bir buçuk saat kadar sohbet ettik muhabbet ettik muhabbet havasındaydı görüşmemiz bir sorgu havasında değildi. Anlattım ama iddianameye yazmamış.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ne diyor? “Şüpheli idaresinde kurulan suç örgütü üyelerinden isimli şahıs suç örgütü içerisindeki yöneticilere hiyerarşik dahil olmayan şahıslardandır. isimli şahıs ifadesinde isimli şahsın ‘Güven Asfalt’ unvanlı firmanın belediyeden, belediyelerden alacaklarını tahsil etmesi konusunda destek istediği, destek. Bu durumda örgüt lideri İmamoğlu bilgisinde dahilinde olduğu söylediği yönünde beyanlara geçtiği anlaşılması sebebiyle isimli şahıs İstanbul'da faaliyet gösteren inşaat firmalarının belediye ile ilişkilerini kontrol eden şahıs olduğu. Söz konusu firmalarla belediye arasında irtibatı sağlayan, sağladığı değerlendirildiği, tüm hususlarda suç örgütü lideri adına gerçekleştirdiği anlaşılmakla şüpheli suç örgütü içerisinde doğrudan 'nun hiyerarşisinde yer aldığı.” Ne diyor başkan? Destek diyor. Savcı bey ne demişti? Buyur.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bu ’ı tanıtım. 4, 5 kere restoranıma geldi. Ailesiyle geldi, babasıyla geldi, annesiyle geldi, oğluyla geldi. Oğlu diyabet hastası olduğunu belirtmişti. Trabzonludur, Trabzonsporludur. Kulüpten maskot getirttik, imzalı forma getirttik. Neden böyle bir ifade verdiğini bilmiyorum, soracağım. Ama tam tamına 25 gün sonra bu ifadeyi verdi. Ben cezaevine girdikten 25 gün sonra şöyle bir ifade verdi.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

'ın ne iş yaptığını bilmiyorum. Başkana danışman olduğunu der. Ne kapasitede olduğunu da bilmem. Sadece danışman deyince aklıma arkadaşına destek olan kişi olarak düşünebilirim. Yani benim personelimdeki Halkla İlişkiler Müdürü'ne gibi diyebilirim. Güven Asfalt Petrol Ürünleri Uluslararası Taşımacılık Ticaret ve Sanayi A.Ş. unvanı buymuş, araştırılmış. İçin destek istediğini söylemiş. Güzel demiş de, benim tanıdığım bir ticari unvan değil. Ancak ben cezaevine girdim ya 25 gün sonra gelmiş. Bir de nasıl gelmiş biliyor musunuz? Evde oturuyormuş. Ben evde oturuyorken aklıma geldi, savcıya geldim ifade verdim demiş. Evinde rahat rahat otururken bir anda aklıma geliyor gidiyor bu ifadeyi veriyor. Burada görülmek isteyen de ben değilim haberiniz olsun, bu firma. O da güzel ama hani benim ile bağlı hareket eden örgüt hiyerarşisinde kimseyi takmayan, talimatları 'ndan alan kişiyim de ya. Neden destek isteyeyim? Versinler adamın parasını derim. Tarzım o benim. Beni tanıyan tanır. Destek ver, parasını ver lütfen demem. Ben böyle bir güçte olsam, böyle bir işin içinde olsam, böyle bir mevzuyu çözmeye çalışsam, o da muhasebenin başında olsa ona diyeceğim şey şudur: ‘Versene adamın parasını lan’ diye ifade ederim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Elimde güç çok fazla çünkü sayın hakimim, 'ndan bana yüklenen güç fazla, öyle söylüyor savcı bey. Avukatım dedi ki, bir adamın alacağı belediyeden alacağı karşılığında sen destek istiyorsan bu suç değil ki dedi. Senin bize ne diyorsun yani? Sen ne diyorsun? Ben dedim yaptığımı derim, yapmadığımı demem. Ve ne dersen de işte soyut delil diyorsun, somut delil diyorsun, maddi diyorsun, manevi diyorsun. Beni hiçbir ilgilendirmiyor. Somut delilmiş, soyut delilmiş, maddi delilmiş, manevi delilmiş, yok yaparmışım, olurmuşum. Beni suçmuş, suç değilmiş ilgilendirmiyor sayın hakimim. Ben ne yaptığımı bilirim, ne yapmadığımı bilirim. Ben böyle bir şey yapmadım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Yapmadığımı kendisi söylüyor biliyor musun sayın hakimim? Buldum iddianameyi iyi okudum iyi çalıştım dün. O da üniversiteyi iyi derece ile bitirmiş problem yok ama avukatlık yapamamışım, avukatlık okuyamamışım çünkü çalışkanmışım. Üniversitede çalışmazdım döner geçerdim, lisede çalışmazdım dinlerdim geçerdim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Yani şöyle diyor, ifadesinde geçiyor. Ama şunu da itiraf edeceğim, itirafçıların veya iftiracı, iftiracı diyorum çünkü benimle ilgili konuşulmuş. İki tane sihirli sözcük var, iki tane sihirli sözcük var. Ne diyor? Ekrem başkanın bilgisi dahilinde, ki burada da öyle söylemiş veya Ekrem başkanın talimatlarıyla. Bu iki sihirli cümleyi kuran hop dışarıdasın. Kurdun mu? Hop dışarıdasın.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Neden? Çünkü okudum diyor itirafçıların, itirafçıların kullandığı senin için benim için bir şey yok. Sonunda bu cümleyi ekliyorlar. Bunu diyorlar talimatlarıyla veya bilgisi dahilinde. Bu cümleyi söylemezse ne olacak? Adamın alacağı var, bir başka adam gitti adamın alacağını istedi. Alacağı varmış, öyle diyor. İstedi. Suç, kaptan beye göre yok. Bana göre de düşürür mü ederler. O zaman buraya hiç gitmez, suç olmuyor o zaman.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ayrıca bu şirketi biliyor musunuz? Bu okuduğum şirketin ismi iddianamenin hiçbir tarafında yok. Bu adam ihale almış mı? Mal satmış mı? Para alacağı var mı? Yok mu? Yok. 3806 sayfada bu şirketi inceledim. Kimdir? Nedir? Necidir? Bu şirket yok Sayın Başkanım. Bu adamın aldığı bir ihale iddianamede yer almamış. Aldığı para bir iddianamede yer almamış. Belediye ile bir ilişki iddia da kurulmamış.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İnşaat firmalarını tanımadık mı bu zamana kadar? Ne oldu? Kime sordum? 'a sordum. Kime sordum? Adem'e sordum. "Beni tanıyor musunuz?" dedim. Belediyelerle beraber ilişkimiz olmadığından Mehmet Çalık Başkana sordum. Tanımıyorum inşaat şirketini bilmiyorum ama bu şirket inşaat şirketi değilmiş. Savcı Bey yazıyor ki; "İnşaat firmalarının arasındaki bağlantıyı kuran çok önemli kişi" diyor benim için. Baktım, "İktidarla ne ilgisi var?" diye. Şu inşaat şirketinin de bununla ilgisi var. Güven İnşaat Turizm Limited Şirketi diye bir şirket var. Güven İnşaat, yani Güven Asfalt diyor ya, Güven İnşaat var. Güvenyol İnşaat var. İhale almış bunlar. Güvenyol İnşaat ortaklığı da var. Yani "Güven" ile ilgili çok şirket var, söyledim size. 3 bin 866 sayfasında bu inşaatlarla ilgili aldıkları ihaleler var. Bilmiyorum, tanımıyorum. Tanımıyorum. Neyi neyle, kimi kiminle karıştırdılar bilmiyorum. Ama ben kendimi karıştırtmam, bilginiz olsun. Bu mevzuya karıştırtmam kendimi.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Örgüt üyesi Sezgin Büyükçulha’nın 1995 yılından itibaren SGK kaydının bulunduğu... SGK kaydım var, 1995’te girişim varmış Sayın Hakim. 1995-2000 yılları arasında Büyükçulha İnşaat Limited Şirketinde SGK kaydım varmış. Yani inşaatla nereden bağlantı kurdum? Ben öyle kurdum. 1995-2000 yılları arasında Büyükçulha İnşaat Limited Şirketinde SGK kaydım varmış. Başka, 1994 yılında üniversiteye girdim, işletme mezunuyum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Meydanın ortasında iş merkezi yaptık. Amcam inşaat mühendisidir babam kuyumcudur. Birlikte bir pasaj yaptılar, pasajın en üst katında da restoran açtılar. 2000 yılında ilk restoranın üstüne böyle geliyorduk. Deniz manzaralı harika bir restorandı. SGK kaydım, 1995 yılındaki kaydım orada; yani kendi inşaat firmamızda çalıştım. Vallahi çok para almazdım da inşaat arabasıyla üniversiteye giderdim, havalıydım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ünvanı bulunmayan iş yerlerinde diyor; SGK kaydı bulundu. Ünvanı bulunmayan iş yerlerinden kastı şudur, muhasebeye sordum, esnaflar odasına üye olman lazım, ticaret odasına üye olman lazım.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İki tane şuanda mevcutta restorantım var, bir de turizm tesisim var. Bir tanesini 2005 yılında Trabzonspor Başkanı, Trabzonspor Divan Başkanı, Trabzonspor Yönetim Kurulu Üyesi, o zaman Şenol Güneş’ti teknik direktör. Şenol hoca, futbolcular, şehrin valisi, o dönemin valisi, bürokratları ile burayı açtık. Bunlar açtı bir tanesini. Diğerlerini Arakale restoran tesisi ise Sayın cumhurbaşkanı 6 bakanla birlikte açtı. Şimdiki bakanlar da vardı arasında, o dönemdeki bakanlar da vardı. Geçmişte bakanlık yapan başka birileri de vardı. Yeni benim mekanlarım ünlü mekanlardır. İsmi olan mekanlardır. Açılışlarını belirli insanlar yapmıştır, protokol yapmıştır.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bir de yazmışlar biliyor musunuz; benim 2+1 evimden, çocuklarıma aldığım bir araçtan ve kendi sürdüğüm bir araçtan bahsedeyim. Bir tanesi de iş yerinin alacağı. 26 yıllık ticari hayatında Trabzon'un en kaliteli restoranlarını işleten biriyim. Ama burada da eklerde bir şey fark ettim Sayın Hakim. Eklerde demişim ki; Bordo Mavi restoran dediğimiz Trabzonspor'un restorantı var ya Trabzonsporun tek ortağı benim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bir kişiyle ortaklık yapıyor Trabzonspor o da benim. %99 hisse bana ait, %1 hisse Trabzonspor'a ait. %99 bana ait, %1 Trabzonspor'a ait olan yer MERSİS’te sıfır gösterilmiş.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

“Hisse bedelinin 99 olduğunu kanıtlamak istiyorsun." Bir tanesinde Vergi Dairesine göre %90 hissem var, bir tanesinde de MERSİS raporunda sarı ile yeşili çizmişim; MERSİS raporunda savcının benim hissemi sıfır gösterdiği yer var. Yani para kazanan, iyi para kazanan bir restoranda hissem gösterilmemiş.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Benim 25 yıl ticaretle uğraşmama rağmen 2+1 ev, bir iş yeri ve kızlarıma aldığım küçük bir araba mal varlığı yok gösterilmiş. Sayın Savcı ne kadar yok göstermiş biliyor musunuz Sayın Savcı? 2024-2025 yıllarında Gelir İdaresi Başkanlığı yıllık gelir vergisi beyannamesinde 9 milyonu yok göstermiş. Yok göstermiş. Yani 9 milyon, 35 yılda sadece bir restoranın karı; ben demiyorum, Türkiye Cumhuriyeti Gelir İdaresi Başkanlığı diyor. Sıfır gösterilirse, benim aldığım bir aracı, bir evi de sorgularsın tabii ki.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Diğer restoran yılda 3-5 milyon kazanıyor, asıl para kazandığı restoranda bunun hissesi de yok. Bunu neyle düşünmüşlerdi? Düşünmek ben istemiyorum. Şüpheli Sezai Büyükçulha

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

'nın Le Meridien otel önünde karşılaması, beraber içeri girmeleri ve koridor boyunca isimli şahısla yakın diyalog kurması akıbetinde kamera görüntülerinin kapatılmak suretiyle görüş açısı engellenmiş ve toplantı odalarının bulunduğu alana giriş yaptıkları. Otelin diğer kısmında şahıs, isimli şahsı karşıladığı, şahısların birlikte yürüyerek aralarında sohbet ettikleri ve İBB görevlileri tarafından kamera görüntülerinin bantlanmak suretiyle görüş açısı engellenip toplantı odalarının bulunduğu alana geçtikleri; bu sebeple her iki şahsın birbiriyle irtibatlı oldukları. Ne demiştim ben? Karşılaştık demiştim. Ne diyor? Karşılama diyor. Ben size şimdi iki tane resim vereceğim. Karşılama nasıl olur? Karşılaşma nasıl olur lütfen bakın."

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

O resimlerde karşılaşma nasıl olur, karşılama nasıl olur belli oluyor sayın heyet. Sayın heyet, sayın başkan, sayın savcı; karşılama yaptığım gün ve saat ve tarih oteldeki durumumu göstereyim. Şu fotoğraf... Büyütebilir misiniz? Ekrem Başkan'ın arabası. Orada Ekrem Başkan içeri girdi çünkü ben onunla tam kapının çıkışında karşılaşmıştım. Öbürü koruma aracı. Ekrem Başkan içeride. Ben şortluyum sayın hakim. Şortlu, koltuk değneğiyle. Biraz daha büyütebilir misiniz? Ayağımda hastane terliği var. Hastane terliği. Ameliyattan tam üç gün sonra. Dokuzunda ameliyat oldum, on ikisinde hastaneye gidiyorum. Saat kaç? Biraz küçültün lütfen. 10.05... Cemal'in geldiği gün bu. İddianamede öyle yazıyor. 9 küsurda Cemal geldi diyor, 11.38'de de Cemal ve otelden çıktı diyor. 10.05 arabaya biniyorum. Aslında arabada daha erken olmam lazım ama Ekrem Başkan ve korumaları geldiği için araba müsaade ediyor sanırım. Çünkü randevum 10.30'daydı. 10.37'de hastaneye gidiyorum. Burada arabaya biniyorum; Etiler, Akmerkez, Barbaros Meydanı, Barbaros'tan aşağı iniyorum; Nişantaşı, Teşvikiye... Tık Amerikan Hastanesi'ne. 10.37 doktorun yanına gidiyorum. Otele dönüşüm... Var mı otele dönüş görüntüsü? Var. Otele dönüşüm ise saat 1 ya da 1.30 civarıdır. Hastane otele dönüş. Nişantaşı'nda bir yemek yedik demek ki. Ekrem Başkan kaçta otelden çıkmış? 11.30'da. Ben? 10.05'te. Döndüğüm zaman Ekrem Başkan çoktan gitmişti.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Diğer fotoğrafı açabilir miyiz? Burada şortluyum, hastane terliğindeyim. Eşofmanlı fotoğrafı açabilir miyiz? İkili olduğumuz... Burada nasıl? Beyaz spor ayakkabı, gri eşofman altı, beyaz eşofman üstü, siyah tişört. Sohbet ediyoruz, öyle diyor evet sohbet ettik tabii canım ya ne yapacağım? Görmüş; 'Kardeşim naber, iyisin, nasılsın?' Burada bana soracak, 'Ayakların nasıl, iyi misin? Gel bir akşam falan' diyeceğim, 'Kahve içelim'. 'Yok' diyecek, 'Toplantıya gidiyorum'. 'Trabzon'a gideceğiz' diyecek, 'Bir balık yap' diyecek, 'Balık yiyelim hep beraber'. 50 kişi balık yedik; Faroz Limanı'nda balıkçı barınağında tam 50-60 kişiydik. O dediğim arkadaşları vardı; yönetim kurulu arkadaşları vardı, mahalleden arkadaşları vardı, lise arkadaşları vardı. Ekrem Başkan geldiği zaman hepimiz orada oluruz, yeni olmayız. Trabzonspor yöneticisi olduğu günden beri oluruz. Yani yeni buluşmuyoruz. Ekrem Başkan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olduğu için buluşmuyoruz sayın hakim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ya bu mu karşılama? Bu kıyafet mi karşılama? Ya ben bu... Seviyorum bu arkadaşımı, seviyorum, saygı duyuyorum. Yani şunu demek istiyorum; ben arkadaşımı, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nı bu kıyafetle karşılayacak kadar saygısız bir adam mıyım? Veya kendime mi saygım yok? Kendime saygım var, Ekrem Başkan'a da saygım var sayın hakim. Ve nerede ne giymem gerektiğini, kiminle nasıl konuşmam gerektiğini bilirim sayın heyet. Yani diyeceğim şudur ki kollukta ve savcılıkta anlattığım gibi yemek yiyordum, Ekrem Başkan otele geldi, yanına gittim ve koridor boyunca yürüdük ve restorana geri döndüm. Tesadüf, karşılama... Toplantı yok, bilgim yok, haberim yok. Hastaneye gidiyordum, kapıda tesadüf... Karşılama değil, karşılaşma. Şortla. Toplantı yok, bilgim yok, haberim yok sayın hakim, sayın heyet, sayın savcı.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İfade var; şüpheli hakkında 'ın verdiği ifade var. Aziz Aktaş kim? Hani Ekrem Başkan sizinle konuşmuştuk ya sayın hakim; demiştik bahsetmiştik. '8 korumayla mahkeme binasına girip kafamı öne eğip savcı koridorundan bu salona girmiyorum' demişti ya sayın hakim; kafam dik, cezaevi aracıyla geliyorum. Onun içindir ki size de yardımcı olabilmem ve davaya katkı sağlayabilmem için beni dinlemeniz gerekiyor, söz hakkı istiyorum dediğindeki 8 korumalı, uzağımızdan bile geçerken kafasını öne eğen aşağıda; oturması bitince de özel arabası ve korumasıyla evine giden şahıs . Biz cezaevine girdiğimiz gün itibarıyla kafamızı dik, hiçbir yerde öne eğmedik. Dik tuttuk. Hepimizin suçsuz olduğunun bilinmesinin gururu vardı bizde. Burada da sizin karşınızda da kafam dik, şerefimle savunma yapıyorum. Bana bu 'ın benim için verdiği ifade cuma günü, ayın sekizinde koğuşa infaz memuru geldi ve Allah aşkına dedim ki, 'Hakim bey arıyor, herhalde istiyor, diyorlar ki bu kadar bekletmeyin, bu kadar bekletmeyin; herhalde duruşma yapıyor, benim de bir evrakım var bana da bir iki soru soracak ve beni bırakacak'. Aklımdan geçen tek soru buydu, tek düşünce boyutu buydu. Mutfağa gittim, pantolon giydim; yani sizin karşınıza çıkacağım diye eşofmanımı çıkardım pantolon-gömlek giydim. Çektim, çıktım. Karşımda bir tane katip; 'Merhaba' dedim, 'Beni kim çağırdı?'. 'Savcı Bey çağırdı' dedi. Ben de soruşturma savcısı yani on iki ay önce beni çağıran soruşturma savcısı beni çağırdı sevindim. Niye sevindim biliyor musun sayın hakim? On iki ay sonra savcıya bir şeyler söyleyebilecektim. Çünkü o gün konuşurken anlayamamıştım, tutuklanmıştım, düşünmemiştim zaten. Sohbet etmiştik, gayet de güzel ağırlamıştı, gayet de güzel yollamıştı. Ama onun yüzünden burada olduğumu düşündüğüm için... Sonra avukatlarım girdi içeri; dediler, 'Hayır' dediler, 'Haber verdiler, seni şimdi çağırdılar'. Sonra savcı bey içeri girdi, 'Ooo' dedi kendi tarzıyla. 'Hayırdır' dedim, 'Savcı Bey, bir sene oldu' dedim, 'Bir sene, şimdi mi beni çağırıyorsun? Hayırlı olsun' diyorum, 'Benim sayemde başsavcı vekili olmuşsun' dedim. 'Ne alakası var?' dedi."

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ödüllendirilmişiz dediniz demin de diyorsunuz. Hakikaten iyi gösterdiniz. Onu kendinizden içeride tutuyorsunuz. Ödüllendirilmişler sizi. Tabii neden önemi yok dedin bana? Aynen öyle söyledim senin önemin yok dedim. Ben dedim benim için önemli de değil de çok dedim bir gazetelere, bir TV'lere bakın dedim beni nasıl lanse ettiklerini görün dedim. Nasıl önemli olmaz dedim. TV'ler sürekli beni gösteriyor. Ben dedim, beni kasa olarak gösterdiler. Dün konu buydu zaten dedim. Ama ne anlatmıştım, bir şeyler söyleyebilmiştim. seninle ilgili ifade verdi dedi. Dedim ki bir sene sonra bunu mu sormaya çağırdınız savcı bey dedim. İddianamede yer alıyor zaten, üç gün sonra duruşmaya çıkacağım hakim bey'e de söylerim dedim. Neyse dedim anlatırım dedim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ama kendisine teşekkür ettim, teşekkür ederim dedim. Anlamadım, latife yaptı herhalde. Gerçekten teşekkür ettim. Beni dedim davasına koymayıp, arkadaşımın davasına koyduğun için teşekkür ederim sana. Çünkü dedim beni davasına koyar mısın hiç dedim? Böyle bir ifade varmış. Hiç olmazsa kendi arkadaşımın yanındayım buna şükür dedim. Ve ifadesini okumasını istedim. İfadesini okudu. Bir daha okumasını istedim çünkü kendisinin de anlamasını istiyordum. Hiç tanımadığı, resmini cezaevinde TV'den gördüğü bir belediye başkanıyla ruhsat konuştuğumu iddia ediyor dedim. Ama dedim Gaziosmanpaşa nerede? Hakan Bahçetepe kimdir? Tanımadığını söyleyip sizin anlamadığınız dedim savcı bey dedim, sizin anlamadığınız burada bana yürümüyor dedim . Beni tanımaz etmez dedim. Bir iki dedim, Le Meridien Otel’de karşılaştık dedim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Burada istikrar ortağınla dedim, okumuyor musunuz dedim? Siz dedim okuduğunuzu anlamıyor musunuz dedim? Ortağını dedim burada kötü görüyor dedim. Ne diyor dedim ortağı için; para vermiş, kim vermiş ortağı vermiş. Kim aracılığıyla vermiş? Müdür aracılığıyla vermiş. Kime vermiş? Hakan Bahçetepe'ye vermiş diye yazıyor dedim. mı dedim Hakan Bahçetepe ile konuşan kişi mi dedim öyle diyorlar dedim. Peki dedim Hakan Bahçetepe'ye tanımadığımı, görmediğimi, bazım olmadığını, HTS olmadığını, belediyenin önünden geçmediğimi, herhangi bir yerde olmadığımı siz bilemediniz mi dedim? İnandırıcı kılınması için benim adımı kullanmış dedim. Adım çok büyükmüş dedim savcı bey. Ben bu kadar adım büyük olduğunu bilmiyordum. Hakan Bahçetepe'yi tanımadığımı tekrar ettim. Olaydan haberim yok dedim. Orada yazıyor dedim; kimin parayı verdiği, kimin parayı verdirdiği. Çağırın dedim ona sorun dedim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ortakğıyla aramdaki husumeti zaten dedim dünya duydu, siz duymadınız mı dedim? Ortağı dedim, bu dosyada var dedim. Ortağı dedim ’ın yetkisini, imzasını almış dedim. Mahkemeye vermişler dedim. Bu yetkileri dedim eline geçirmişler dedim. Ve bu ifadeyi dedim, ta bu olaydan beş-altı ay sonra veriyor dedim. Ve mahkeme süreciyle adamın verdiği ifade tarihine bakın siz dedim. Bulursunuz dedim ya. Ama benim işim olmaz dedim. Benim gibi tiplerle işim olmaz dedim sayın hakim. Biz onlara kırkayak deriz Trabzon'da. Kırkayak yani her işi yapabilecek ayakçı deriz. Ben 'nun arkadaşıyım sayın hakim. Savcı beye de aynısını söyledim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Tam bir sene sonra hakkımda ifade var dendi bana ve bir sene sonra iftirayı sordular. Bir sene sonra. Şükür ki o iftiracının dosyasında yer almıyorum buna gerçekten şükrediyorum. Sayın heyet, sayın savcı verdiğim ifadem sizde yoksa bu ifadeyi cuma günü verdim o ifadem de okunabilir. Bununla ilgili bir sorunuz varsa da cevaplayabilirim. Ben Hakan Bahçetepe'yi de CHP'li herhangi bir belediye başkanını da burada Çatalca'dakini tanımam haricinde tanımam, daha ileri götürüyorum. Belediye binalarını bilmem, daha ilerisi girmiyorum, girmedim. Özel kalemlerini, belediye başkan yardımcılarını tanımam bilmem. Ben Beşiktaş'ta oturuyorum Beşiktaş Belediyesi nerede onu dahi bilmiyorum. Hiç işim olmadığı için.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Ben niye tutuklamaya sevk edilmişim? ifadesinden dolayı, 25'inde verdiği ifade ama savcı bey bana 'ı sormadı. Yani ilk günde sormamıştı cuma günü de sormadı. Niye tutuklamaya sevk edilmişim? "İfadelerden" diyor, çoğul ifadelerden ama o gün ifade hiç yoktu. 25 gün sonra atılan bir iftira ve bir yıl sonra sorulan bir soru. Hayatımın bir yılı bunun vebali kime ait olacak? Hayatımın bir yılı boşu boşuna gitti, ömrüm gitmiş. Sayın başkan, sayın heyet, sayın savcı tam bir senedir içerideyim. Cezaevinde olmamda sizin de sorumluluğunuz var. İddianame çıkana kadar geçen sekiz ayın vebali savcı beylerin üstüne. İddianame çıktıktan sonraki dört ay da size ait. Oradan çıkmayacağım, tenziple birlikte dört sefer tutuk incelemesi yaptınız, 12 aydır cezaevindeyim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

İçerideki dört ayın sorumluluğu sizin elinizde. Oysa ki ilk sorgumda Mehmet Çalık bey'e sorduğumda bana dediniz ki "Seza bey sizinle ilgili doğrudan bir eylem atfı da yok" bunu siz dediniz sayın başkan. Bunu sormama gerek yok dediniz. Ama ben burada CHP belediyeleriyle ve inşaat şirketleriyle iddianamede bir araya getirildiğim için bunlara soru sorma gereği hissettim. Siz öyle deyince ben anladım ki hakim bey davaya ve dosyaya hakim, ben çıkıyorum sıkıntı yok dedim. Olmadı dedim. Benim suçsuz olduğumu anladı dedim. Daha önce gözden kaçmıştı tensipte ama dosyayı incelediğini kendisi söyledi ve beni çıkartacak dedim. Kamera görüntüleri elinizdeydi, Le Meridien Otel’den kaç kere geçiyorum biliyor musunuz hakim bey? İki paragrafta yani 1-2-3-4-5 paragrafın ikisinde sadece Le Meridien Otel geçiyor. Buluşmuşum, toplantıya girmişim, konuşmuşum; iki paragrafta Le Meridien Otel geçiyor. Le Meridien Otel görüntüleri elinizdeydi. ile toplantıya girmediğim, restorandan geri döndüğüm gördünüz. Ama beni tahliye etmediniz. Görmediyseniz dört aylık sizin sorumluluğunuzdaki süreçte incelemeye dört dakika ayıramadınız.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

4 dakika içeri girdim, lavaboya gittim, dışarı çıktım, restorana gittim. Restoran dışarıda, kıyafetim de orada. Karşılama yaptığım kıyafetimi de gördünüz zaten. 4 dakika içerisini, yani 2 ay önce başladığı zaman sizin de aklınız yok diye dediğiniz 4 dakika kamera görüntüsünü inceleyebilseydiniz bu ne diyor derdiniz savcı bey der. Bu iddianamede ne diyor derdiniz? Ne toplantısı? Ne karşılaması? Ne konuşması. Kamerada gözüküyor, lavaboya gidiyorum restorana geri dönüyorum. Kamerada gözüküyor, terliklerle beraber hastaneye gidiyorum. Bu iki tarihi baz alıp kendilerine beni toplantıya girmekle, örgütte yönetici, gülerler anlayamıyorum dahi beni nedir ona göre akıllı olun demekle suçlanıyorum.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sayın hakim, sayın heyet, 'yla çocukluk arkadaşı olma sebebiyle mi bu kamera görüntülerine bakılmadı? İddianamenin bana bir sıfat koymuş olması sebebiyle mi bu kamera görüntülerine bakılmadı? Yok ne alakası var derseniz aile kapısında insanların, ailemin, çoluğumun çocuğumun, ilk kez de annemi görüyorum, annemin girdiği kapıda liste var. Listede bakın bakalım 'nun benim için ne yazıyor? yanında ne yazıyor? İş insanı yazmıyor, Trabzonsporlu ortağı yazmıyor. Ne yazıyor biliyor musunuz sayın hakim? 'nun arkadaşı yazıyor. Listede jandarma listesinden bahsediyorum. Buraya sizin haberiniz olmadan biri girebilir mi? Giremez. Sizin müsaade etmediğiniz bir hususta kalınabilir mi? Kalınamaz değil mi? Ama kapıda ne yazıyor? 'nun arkadaşı yazıyor listede. Gurur verir bana ama bu dava benim davam. Ben yargılanıyorum şu anda.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Onun içindir ki 'nun kızıyla arkadaşlığım doğrudur ama ben size dedim mi ailemi annemi babamı anlatmıyorum. Çok kısa anlatmak isterdim de anlatmıyorum. Siz bakarsınız görürsünüz. O Cem Küçük kasa diyor ya sayın hakim bir o tarafa dönebilir miyiz? Rica etsem Cem Küçük'e dönebilir miyiz? Tanımadığım belli benle hasmı olan Cem Küçük burada çıkınca savcı beye söyledim, savcı bey dedim Karadenizli içinden geleceğim dedim şüpheniz olmasın. Gideceğim, konuşacağım sizinle dertleşeceğiz dedim Cevat Beyle. Ben dedim konuşacağım, Cem Küçük'ü de davet edeceğim. Savcı beyin yanına kendim gideceğim ama Cem Küçük'ü de davet edeceğim. Restoranıma da davet edeceğim, gel diyeceğim bekle gel de gör diyeceğim.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Kasa diyor değil mi sayın hakim? Kasalarından biri diyor. Ben kasa görmemiş adam değilim ha. Benim babam kuyumcuydu, ben de 69 yılında kuyumcuydum. Biz savcı beyin üstü kadar büyük kasamız vardı bizim. Genişliği o kadar yoktu ama boyu o kadar. Tezgâhtan altınları alırdık rakamla beraber o kasaya koyardık. O zamanki şimdiki gibi de döviz al döviz sat küçük altın al küçük altın ver kuyumcusu değildik. Hasır bileziği bilir misiniz Trabzon hasır bileziğini sayın hakim? Trabzon hasır bileziğini Kapalıçarşı'ya oradan da dünyaya tanıtan adamdır benim babam Ümit Büyükçulha ismi yazar gazetelerde yazar.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Dedem Sultan-ı Mektep mezunudur biliyor musunuz? 1923 yılında Galatasaray Lisesi olmuş İstanbul Galatasaray Lisesi olmuş 1923 yılında oradan mezun 1927 yılında. Devletin çeşitli kademelerinde çalıştıktan sonra Tevfik Fikret Müdürlüğü yaptığı okuldan bahsediyorum Sultan-ı Mektep’ten bahsediyorum. Yaptıktan sonra 65 yılında Sümerbank'a müdür olarak atanmış Trabzon'a. Trabzon'da iki tane caddede ismimiz var soyadımız var başkanım. Sabri Efendi Sabri Büyükçulha'ın torunuyum. Mahallemizde iki tane caddemiz var soyadımızı taşıyan. Annem orada 40 yıldan beri yaşlıları koruma derneği başkanı Trabzon valilik mütevelli heyetinde 25 yıldan beri kanaat önderi. O gösterilen resim var ya annem sayesinde benim sayemde değil.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Çocukluk arkadaşlığı bir sıfat değildir sayın hakim, sayın heyet, sayın savcı, bir yaşanmışlıktır, bir zaman paylaşımıdır, birlikte yaptıklarınızdır, birbirimize saygıdır sevgidir. Ben de çocukluk arkadaşı sıfatıyla buradayım o kontenjandan buradayım öyle başka bir şey bulamıyorum. Beni neden 60 kişilik koğuşa verdiniz? Mahkemede yok burada. Arkadaşımı koğuşa verseydiniz, geldi mahalleden arkadaşım beraber yatıyorduk onu da benim yanıma verseydiniz beraber. Ya Erkan'ı istemezdim çok konuşur gerçekten istemezdim ama beni isterdi ama orada kitap okurdu falan ama beni çocukluk arkadaşı sıfatıyla kontenjanla aldığınız zaman olmuyor sayın hakim. 1 yıl hayatımın 1 yılı 365 gün 12 ay yok.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

60 kişilik koğuş arena biliyor musunuz orası arena. Dün konuştular tek başına dediler kapatıldım dedim kapatıldı doğru Mehmet kapatıldı. Biz sırtlanların arasına çıyanların arasına çakalların arasına atıldık ya 60 kişi. Ben 60 kişi çalıştırıyorum ya 60 tane benim zaten çalışanım var. Bunların arasındaydık hadi ben yaparım ben mahalleden gelmişim mahalle kültürüm var yaşım itibariyle bunları alır karşıma konuşurum. Ya bu çocuklar nasıl yapacaklar? Ya gerçekten yani Mustafa nasıl yapacak mesela aynı yerdeyiz gidip geliyor onun için Mustafa ismini kullanıyorum. Hoşbeş fındık Mustafa çıktı yani öyle kaldı adı. Kardeşimiz canımız ciğerimiz biz beceririz biz gördük biz tribünden çıktık biz yaşadık kavga nedir biliriz ama biz çocuklarımızı can fanusta büyütüyoruz bunlara bu işleri karıştırtmıyoruz. Peşlerindeyiz kolluyoruz İstanbul'da bunun için İstanbul'dayız. Buralarda olmaz ya bu İstanbul'da çocuklarımızı bırakmasak bunları kontrol etmesek olmaz. Çünkü cezaevinde çocuklar da 20 yaşında 18 yaşında 21 yaşında alıyorum karşıma konuşuyorum niye niye niye?

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bir fotoğrafımız da son fotoğrafımız, gösterir misiniz? Büyütelim lütfen. Aile. Sayın Heyet, Sayın Savcım; aile. Kim var? Avukat Bey orada. Beni ziyaret eden Avukat Bey bu işte. Beni ziyaret etti, belediyeye gitti. Arkadaşım, kardeşim, canım. Mahallede denize girmişliğimiz var. Bırak top oynamayı, yedi yaşında kaçar denize giderdik. Sekiz dokuz yaşında maça giderdik. Arkadaşları, ailesi, çoluğum çocuğum. Erkekler, uşaklar dendi, uşaklarım orada. Kızlarımız, kuzularımız orada. Ya beraberiz ya! Trabzon burası ya, Trabzon. Dilek orada, Ekrem orada, Nusret orada, Şevket, Zeki, herkes orada. Çocuklarımızla beraber buradayız, beraberiz. Burada başkanımız değil, burada arkadaşımız bizim. Saygı duyarız insanların yanında, herkes yanında saygı duyarız başkanımıza. Ama beraberken arkadaşımızdır. Kalsın o fotoğraf. Buna şöyle diyebiliriz; yani fotoğrafa veya bize sevgi, saygı, aile öyküsü deyin ya. Suç örgütüne gitmişler, aile öyküsü diyebiliriz.

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Sayın Heyet bizden suç örgütü çıkmaz. Çıkmaz! Bu fotoğraftan suç örgütü mü çıkar ya? Aile! Ya Sayın Savcı bizden suç örgütü çıkartamazsınız. Olmaz! Teşekkür ederim. Saygılar sunuyorum. Sorularınız varsa lütfen, sorarsanız memnun olurum."

Ekrem İmamoğlu'nun Arkadaşı

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.