Suçlama Konusu
Örgütünün Hiyerarşik Yapısına Dahil Olmamakla Birlikte Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme, Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma
Eylem 19
İddianameye göre bu eylem, şüpheli Ekrem İmamoğlu'nun basın danışmanı olan şüpheli Murat Ongun'un, suç örgütüne yönelik soruşturmaları "siyasi operasyon" gibi göstermek ve bu yönde algı oluşturmak amacıyla bir dijital medya ve gazeteci ağını yönettiği iddiasını içermektedir. İddiaya göre Ongun'a bağlı hareket eden şüpheli Emrah Bağdatlı, sahibi olduğu Karpuz Medya adlı şirket üzerinden sosyal medya "trol" hesaplarına ve bazı gazetecilere para aktararak belediye içerisindeki bir yapılanmayı finanse etmiştir. Şüpheli Mahir Gün'ün, aralarında "Ekrem Edit" ve "İBB Haber" gibi hesapların da bulunduğu çok sayıda sahte sosyal medya hesabını yönettiğini itiraf ettiği, diğer şüphelilerin de benzer şekilde çeşitli propaganda hesaplarını yönettikleri öne sürülmektedir. Savcılık, MASAK raporlarına, HTS kayıtlarına, gizli tanık ("ÇINAR" ve "İLKE") beyanlarına ve Mahir Gün'ün itiraflarına dayanarak, şüphelilerin maddi çıkar karşılığında örgütün propagandasını yaptığını iddia etmektedir. Bu faaliyetlerin amacının, kamuoyunu yanıltmak, yargı süreçlerini itibarsızlaştırmak ve örgüt liderini meşru göstermek olduğu iddia edilmektedir. Bu eylemler nedeniyle şüpheliler hakkında TCK 220/7 (Örgüte Yardım Etme) ve TCK 217/A (Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma) maddelerinden cezalandırma talep edilmektedir.
İddianame Metni
İddianamede, İMAMOĞLU çıkar amaçlı suç örgütünün, kuruluşundan itibaren basın ve sosyal medya üzerinden bir algı operasyonu yürüttüğü iddia edilmektedir. Savcılığa göre, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden ve örgütün medya sorumlusu yöneticisi olduğu iddia edilen şüpheli Murat Ongun, örgüte yönelik adli soruşturmaları "siyasi operasyon" olarak lanse etmek, örgüt faaliyetlerini gizlemek ve kamuoyunda örgüt lehine bir algı oluşturmak amacıyla sistematik bir faaliyet yürütmüştür.
Bu faaliyetin merkezinde, iddiaya göre Murat Ongun'a bağlı hareket eden şüpheli Emrah Bağdatlı ve onun şirketi Karpuz Medya yer almaktadır. İddianameye göre Bağdatlı, Medya A.Ş. ve Kültür A.Ş. gibi kurumlardan dolandırıcılık suretiyle temin ettiği suç gelirlerini kullanarak, örgütün amaçları doğrultusunda hareket eden bir "troll" ordusunu ve bazı gazetecileri finanse etmiştir. Şüpheliler listesinde yer alan Hasan Erkan Kabakçı, Mesut Taşkın, Mahir Gün, Tuğba Koçak, Utku Doğruyol, Kazım Eren Sönmez, Mustafa Sezer Yerli, Alican Ayvataş ve Şükrü Fındık'ın bu ağ içinde yer alarak çeşitli sosyal medya hesaplarını yönettikleri iddia edilmektedir. Ayrıca, gazeteciler Hüseyin Soner Yalçın, Şaban Sevinç, Yavuz Oğhan ve Ruşen Çakır'ın da maddi çıkar karşılığında bu yapının bir parçası olarak hareket ettikleri öne sürülmektedir.
İddiaya göre, bu yapı planlı ve organize bir şekilde çalışmıştır. Şüpheli Mahir Gün'ün itirafına göre, kendisi "Ekrem Edit", "İBB Haber", "Süleyman Askeri Bey" gibi çok sayıda hesabı yönetmiş ve farklı siyasi kimlikleri taklit ederek algı operasyonları yürütmüştür. Gizli tanık beyanlarına göre, WhatsApp grupları üzerinden günlük olarak kimin hedef alınacağı, hangi etiketlerin gündeme sokulacağı planlanmış ve eş zamanlı paylaşımlar yapılmıştır. Finansman, iddiaya göre Karpuz Medya tarafından "Sosyal Medya Danışmanlık Bedeli" adı altında yapılan ödemelerle sağlanmıştır.
Soruşturma kapsamında, şüphelilere ait olduğu iddia edilen çok sayıda sosyal medya hesabı ve bu hesaplardan yapılan paylaşımlar delil olarak dosyaya eklenmiştir. Bu hesaplar arasında Luis Vega (@veganomi), YTU Kampüs (@ytukampuscom), Süleyman Askeri Bey (@askersuleyman), sekulerespronzo (@sekulerespronzo), Halkın Başkanları (@halkbaskanlari), Bee Haber (@beehaber), KozmoPolitik (@kozmopolitikcom) gibi hesaplar bulunmaktadır. MASAK'ın 25.02.2025 tarihli raporunda, Karpuz Medya'nın "Pusholder Medya", "Zam Haber", "Aykırı" gibi platformlara toplam 13.237.500,00 TL ödeme yaptığı tespit edilmiştir. Ayrıca, şüpheli Hüseyin Soner Yalçın'ın 29.04.2025 tarihinde yazdığı ve arama işlemleri hakkında kurgusal bilgiler içerdiği iddia edilen köşe yazısı da yanıltıcı bilgiyi yayma suçuna delil olarak gösterilmiştir.
Savcılık, bu eylemlerin amacının kamu barışını bozmaya elverişli, halk arasında panik, korku ve güvensizlik yaratmaya yönelik olduğunu iddia etmektedir. Şüphelilerin, gazetecilik faaliyeti adı altında, gerçekte örgütün amaçları doğrultusunda hareket ederek soruşturmayı itibarsızlaştırmaya ve kamuoyunu yanıltmaya çalıştıkları öne sürülmektedir. Özellikle itirafçıların "çürük elma" olarak nitelendirilmesi ve arama işlemleri hakkında hayal ürünü haberler yapılması, bu faaliyetin mesleki sınırları aştığının kanıtı olarak sunulmaktadır.
Savcılık, iddialarını şüpheli araştırma raporları, şüpheli ifadeleri (özellikle Mahir Gün'ün itirafı), açık kaynak çalışmaları (sosyal medya paylaşımları), MASAK'ın 25.02.2025 tarihli mali analiz raporu, HTS kayıtları ve gizli tanıklar "ÇINAR" ile "İLKE"nin beyanlarına dayandırmaktadır. Şüpheliler Şaban Sevinç, Ruşen Çakır, Yavuz Oğhan ve Hüseyin Soner Yalçın'ın, Emrah Bağdatlı'yı tanımadıklarına dair beyanlarının, aralarındaki yoğun HTS kayıtları nedeniyle inkara yönelik olduğu ve itibar edilmemesi gerektiği belirtilmiştir.
Bu eylemler neticesinde, sosyal medya hesabı yöneticisi olan şüphelilerin TCK 220/7 (Örgüte Bilerek ve İsteyerek Yardım Etme) ve 217/A-1 (Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma) suçlarından; gazeteci şüphelilerin TCK 220/7'den; şüpheli Hüseyin Soner Yalçın'ın ayrıca TCK 217/A-1'den; şüpheli Emrah Bağdatlı'nın azmettiren olarak TCK 37 delaletiyle 217/A-1'den; örgüt lideri olduğu iddia edilen Ekrem İmamoğlu ve örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Murat Ongun'un ise TCK 220/5 delaletiyle 217/A-1'den cezalandırılmaları talep edilmiştir.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.