“Sanıldığı ve konuşulduğu gibi İmamoğlu'nun tasfiye edilme girişimi 2024 Ekim ayıyla başlamadı; Ekim 2024 için olsa olsa üçüncü sınıf taklit bir filmin devamı diyebiliriz. Önümüzdeki iddianamenin sahibi, dönemin İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Akın Gürlek'in 2017-2022 yılları arasında birçok siyasetçi, avukat, akademisyen ve yazara ağır hapis cezaları ve siyasi yasak kararları verdiğini bugün bilmeyen yok; muhalefeti tasfiye etmeye adanmış bu yargı kariyerini 2 Haziran 2022'de ilk olarak Adalet Bakan Yardımcılığıyla taçlandırdığını biliyoruz. Hâkimlik kariyerinin sonuna doğru bugün bizleri ilgilendiren bir dosyası daha vardı: 2021 yılında İstanbul 34. Ağır Ceza Mahkemesi'nde Din Âlimleri Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAYDER) üyelerinin terör örgütü üyeliği iddiasıyla bir yargılama yapılmaktaydı. Yargılama devam ederken benzer suçlamalarla yeni bir iddianame düzenlendi ve İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi'nde mükerrer bir yargılama başladı. 14. Ağır Ceza'daki yargılamanın odağı, ortak özellikleri İBB'de çalışmakta olan DİAYDER üyeleriydi — çoğunluğu cenaze işleri personeli ve gassalardı. Bu kişilerin yargılanması sırasında ne savcılığın ne de sanıkların bir talebi yokken, 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı İBB'nin üst düzey bir yöneticisini tanık olarak davet etti. Mahkeme kayıtlarında davetin ne sebeple yapıldığı bugün hâlâ gizemini korumaktadır. Üst düzey yönetici tanık olarak dinlendikten sonra yine hiç kimsenin — o an hazır bulunan savcının da — talebi olmaksızın mahkeme başkanı, yönetici hakkında suç duyurusunda bulunulmasını talep etti. Kıdemli üyesinin şerh düşmesine rağmen oy çokluğuyla suç duyurusunda bulunuldu ve tanık olarak gelen yönetici aynı dosyada sanık yapıldı. İlk defa İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin adı terörle yan yana anıldı. Fakat tam o esnada mahkeme başkanlığı, 2 Haziran 2022 tarihli atamayla Adalet Bakanlığı'na gitti. Yerine gelen heyet, yönetici hakkında beraat kararı verdi; öyle bir yargılamaya ve suça ortak olmak istemedi. Bir parantez açmak isterim sayın başkan: bahsettiğim üst düzey yönetici Yavuz Saltık'tır. Bugün de burada kendisi tutuklu bulunuyor; tahminimce dosyadan gördüğüm kadarıyla Sayın İmamoğlu'nun sosyal belediyecilik politikalarının en önemli emekçilerinden biri olduğu için; tutukluluğu da bu şekilde hak ettiğini düşünüyoruz. Bu dosya, o dönem 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı olan Akın Gürlek'in Sayın İmamoğlu'na yönelik uzanma girişiminin ilk safhasıydı. 9 Ekim 2024'te Akın Gürlek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı görevine atandıktan 9 gün sonra bugün yargılandığımız dosyanın soruşturmasını başlattı. Akın Gürlek'in takvim seçimleri, Sayın İmamoğlu'na yönelik sıkı bir takibin bulunduğunun ispatıdır. 22 Şubat'ta Sayın İmamoğlu Cumhurbaşkanlığı adaylığı ön seçimine katılma başvurusu yapar yapmaz — ki o başvuruyu ben yapmıştım — mesai bittikten sonra diploma iptaline giden soruşturma sürecini başlatmıştır. Tesadüf olduğuna inanmalı mıyız? Kanundaki 4 günlük gözaltı süresini gözeterek, ön seçime 4 gün kala Sayın İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının tesadüf olduğuna inanmalı mıyız?”
14:58