“Gizli tanık ifadelerinin defalarca benzerliğine dikkat edin. İBB soruşturması kapsamında toplamda 21 gizli tanık ifadesi alınmıştır. İfade içeriklerine bakıldığında birçok mantıksızlık ve tutarsızlığın yanı sıra suçlayıcı ifadelerin bütünüyle duyuma dayalı olduğu görülmektedir. Soruşturma kapsamında üretilen ilk gizli tanık "İlke" olup, ifadesi 18 Kasım 2024 tarihinde alınmıştır. Kamuoyuna da yansıdığı üzere, "İlke" mahlaslı gizli tanık, ifadesini verdikten 2 gün sonra tanıklık yapmak istemediğini beyan etmiştir. Durumu özetlemek gerekirse: önce savcı kendini inkâr etti, sonra açık tanık kendini inkâr etti, şimdi de gizli tanık kendini inkâr ediyor. Soruşturmanın boşa düşeceğini fark eden savcılık ne yapmış? 19 Mart darbesi sürecinde şüphelilere yöneltilen sorgu tutanaklarında gizli tanık İlke'nin ifadelerini noktasına virgülüne kadar aynı olacak şekilde gizli tanık Meşe adıyla kullanmıştır. Bu ifadeyle 28 farklı kişi suçlandı ama iddianamede Meşe buharlaştı; onlarca kişi haksız yere gözaltına alınıp tutuklandı. İlke'nin gizli tanıklıktan vazgeçmiş olmasına rağmen iddianamede 61 kez atıf yapıldı. 19 Mart tutuklamaları işte bu geri çekilen ifadelerle olmuştur. Hukuken tek başına bir delil niteliği olmayan gizli tanık beyanları bu şekilde bütünüyle yasadışı bir hâle bürünmüştür. Bu anlattığım salt bir hukuka aykırılık zinciri değil, düpedüz sahtecilik ve inkâr zinciridir. 4 bin sayfa böyle kopyala-yapıştır ile oldu.”
15:20