“Cumhuriyet Halk Partisi tarafından bir açıklama yapıldı ve görüntülerin bir bina satın alınmasına ilişkin olduğu belirtildi. Buna rağmen İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı soruşturma başlattı; o soruşturma adeta iftira atmak için kullanılan bir merkez haline dönüştü. İftira atmak için sıraya giren tanıkların görüntüye konu olayda hiçbir görgüsü olmamasına rağmen dosyada tanıklık yaptılar. Soruşturma sürerken ve iftiracılar sıraya girmişken, seçimlere 1 gün kala Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından görüntülerdeki paranın Kandil'e gönderildiği iddia edildi. Ancak soruşturma tamamlandığında ortada ne Kandil'e para gönderme ne de iftiracıların bu yönde bir suçlaması kaldı; bu iddiaların hiçbiri dosyada yer almadı. Görsel ikiye ayrılıyor: yukarıdaki belge, bizi yargıladığınız örgüt soruşturmasının iddianamesi; aşağıdaki ise il binası soruşturmasına ait. Bu davanın soruşturmasını da il binası davasının soruşturmasını da aynı savcılık — İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı — yaptı. Aynı olay, aynı görüntüler, aynı deliller, aynı savcı söz konusu. Görüntülerdeki para, il binası soruşturmasında "bağış parası" olarak nitelendirilirken — ve aşağıda bu durumun teyidi varken — bugün yargılandığımız örgüt dosyasında aynı para "rüşvet parası" olarak iddia ediliyor. Aynı olay ve aynı deliller üzerine iki farklı iddiayı da aynı savcılık yazdı. Mahkemelerdeki gibi bir görüş ayrılığı durumu burada söz konusu olamaz; savcılık makamının bir bütünlüğü vardır. Bu farklılığı izah edebilecek kimse var mı?”
16:10