26. Duruşma Günü · 22 Nisan 2026
← Duruşmada gör
17:37

“Çatı davanızın ana konusu bir suç örgütünün varlığını ispatlamaktır. Ancak bu örgütü ortaya koyabilmek için başvurulan yöntem, başlı başına bir "etkin pişman yaratma modelidir". Birbiriyle ilgisiz onlarca insanın tek dosyada toplanabilmesi için bir "örgüt" varsayımına ihtiyaç duyulmuştur; aksi halde her fiilin kendi yetki alanında değerlendirilmesi gerekir. Resmî yazışmalarla yürüyen, kamuya açık ihale süreçlerinin olduğu bir sistemden "hiyerarşik suç ilişkisi" çıkarmak mümkün değildir; bu nedenle devreye "etkin pişmanlık" mekanizması sokulmuştur. İddianamede de açıkça örgüt şemasının etkin pişman beyanlarıyla kurulduğu ifade ediliyor. Söz konusu işlemler çoğu zaman Bakanlık ve Valilik gibi kurumlarla yürütülen resmi süreçlerdir; bu alanlara müdahale etmek siyasi risk doğuracağı için, doğrudan söyleyemediklerini söylemeye hazır kişiler üzerinden ilerlenmektedir. Türkiye'de benzer yargılamalarda örgüt icat edilerek farklı kişiler bir araya getirildi: bir dönem "İtalyan Gladyosu tipi" denilerek birbirinden tamamen farklı kişiler tek dosyada birleştirildi; başka bir dönemde "sui generis", yani emsalsiz bir örgüt tanımıyla Gezi davası yürütüldü. Şimdi ise benzer bir yaklaşım bu dosyada karşımıza çıkıyor. Mevcut dosyada kullanılan "ahtapot" benzetmesi de hukuki bir nitelendirme değil, kamuoyu algısını yönlendirme çabasıdır. İspatlamaya çalıştığınız şey bir suç örgütünün varlığı; her yolun mübah olduğu "etkin pişman yaratma modeli" ise ontolojik bir ihtiyaç. Bir suç örgütü var etmeye çalışıyorsunuz. Gelin itiraf edelim: yargılama iddiasında olduğunuz müvekkilim Ekrem İmamoğlu ve arkadaşlarının kurmuş olduğu bir suç örgütü yok. Bu dosyada anlatılan örgüt, gerçek bir suç örgütü değil, beyanlarla inşa edilen bir kurgudur. "Ahtapot" benzetmesi yapılacaksa, bu ahtapotun başı soruşturma makamları, kolları ise etkin pişmanlık beyanlarıyla kurgulanan yapı ve bu süreci yönetenlerdir.”

Duruşmanın tamamını gör →