“Çamur at bize ve sosyal medya tetikçilerine yeter. İşte yeni nesil soruşturma faaliyeti. Gizli saklı iş arayışları onları nereye getirdi? İddianamedeki gizli toplantı aslına bakalım: Murat Kapki'nin beyanına göre Murat Ongun, Hüseyin Köksal ve Emrah Bağdatlı her gün otelde toplanıp gizli konulardan söz ediyorlarmış. Oysa Murat Kapki ifadesinde o gizli toplantılara katılmadığını da söylüyor. Katılmadığı bir toplantının gizli olduğunu nasıl biliyor bu adam? Basit akıl yürütmeyle bir yere varmaya çalıştım. Seçenek 1: Bu üç arkadaş gizli gizli buluşmadan önce Murat Kapki'yi aramış şöyle demiş olabilirler: "Murat'çığım biz gizli buluşacağız, gizli gizli şeyler konuşacağız, haberin olsun." Kapat. Seçenek 2: Kapki de katılmıştır, gizli konular konuşmuştur ama bunu sizden gizliyordur. Ama soruşturma makamlarında üçüncü bir yol daha vardır: "Bir şey söyle de kurtul" politikalarının çıkardığı yol şudur: bilmediğin toplantıya "gizli bir şeyler" deyip geç, yeter; biz onu sayarız. Kapki de ümüğü sıkılmış, bir şey söyleyivermesinden ibaret olsun diye "gizli gizli konuştular" deyip geçmiş herhalde. İftira atmaya daha fazlasına, daha ötesine gitmeye yüreği elvermemiş. Türk Dil Kurumu'na göre gizli: başkalarından saklanan, duyulmayan, saklı kalan. Sayın heyet, bu sabah kahvaltıda ne yediğinizi sorsam, belki söylemek istemezsiniz; zira benim üzerime vazife değil. Bunu bana söylememeniz, benden gizli yapar mı? Evet, gizli yapar. Peki suç yapar mı sayın başkanım, sayın heyet? Bu sabah kahvaltıda ne yediğinizi benimle paylaşmamanız bunu suç yapar mı? Şimdilik özgürsünüz. Ama birileri sizi hukuksuz şekilde örgütle ilişkilendirmeye karar verirse, o andan itibaren sabah kahvaltısında ne yediğinizi, bana söylemediğiniz o şeyi bile "gizli bir şey" diye yazarlar tutanağa. Yani, üzerimize vazife olmayan bir şeyle gizli örgüt eylemi arasındaki fark, yalnızca sizin ona hangi ismi verdiğinizden ibarettir. Kapki'ye ümüğünü sıkarak söylettikleri şey budur.”
18:53