28. Duruşma Günü · 28 Nisan 2026
← Duruşmada gör
11:38

“Sayın Heyet; yeri gelmişken etkin pişmanlık sürecini de anlatmak istiyorum. Dosyada gelinen aşamada, bu sürecin gelişim şekli benim açımdan çok önemlidir. Ben, 19 Mart günü sabah saat 05.00 veya 06.00'da bir şafak baskınıyla gözaltına alınmadım; çünkü polisler beni evimde bulamamıştı. Ben, trafik durumundan kaynaklı olarak sabah erken saatlerde şantiyeleri gezen biriyim. 19 Mart sabahı da Tuzla şantiyesine gitmiştim. Sabah saat 07.00'de beni telefonla arayan Mali Şube polisleriyle bir saat sonra Zeytinburnu'nda buluştuk ve gözaltına alındım. Sonrasında 4 gün Vatan Emniyet'te kaldım ve tutuklandım. Önce Silivri, sonra Tekirdağ Cezaevi'ne gönderildim.

Nisan sonu Mayıs başı gibiydi; dosyada ifade veren bazı Beylikdüzü müteahhitlerinin beyanları basında yer almaya başladı. Bu müteahhitler, "Şu kadar rüşvet verdim; parayı Fatih Keleş'e, daire ve dükkanları ise Adem Soytekin'e verdim" şeklinde ifadeler veriyorlardı. Bu durum, beni aşırı derecede rahatsız etti ve ediyordu. Bunun üzerine, o dönem vekaletli avukatlarımdan biri olan ve belediye tarafındakilerle de irtibatı bulunan Onur Büyükhatipoğlu aracılığıyla durumun izah edilmesini istedim.

Basında bu şekilde çıkan haberlerde, bazı müteahhitlerin belediyeye yaptığım işlerin hak edişi olarak bana verdikleri çek ve taşınmazları "rüşvet" olarak nitelendirdiklerini, bunun gerçeği yansıtmadığını ve beni çok rahatsız ettiğini belirttim. Durumun böyle olmadığını en iyi belediye yetkililerinin bildiğini, gerekirse tüm belgeleri, faturaları ve belediyeyle olan cari tablomuzu kendilerine gönderebileceğimizi ilettim. Bu konuda ivedi olarak bir açıklama yapmaları gerektiğini söyledim; çünkü böyle bir açıklama beni ailem, medya ve kamuoyu nezdinde doğru yerde konumlandıracaktı. Gerçek de zaten buydu; onlardan olmayan bir şeyi söylemelerini istememişimdir.

Ancak Onur Bey, belediye tarafıyla görüştüğünü ve böyle bir açıklamanın yapılmayacağını bana iletti. Nedenini sorduğumda sadece yapılmayacağını yineledi. Ben de bunun üzerine, "Madem öyle, tüm bunları kendim açıklarım" dedim. Hatta kendisi, "Etkin pişmanlık yapacaksan senin savunmanı üstlenmem" dedi. İşte benim etkin pişmanlık sürecim böyle başladı. Yaptığım tüm işlerin hak edişleri olarak aldığım bedellerin rüşvet olarak yansıtılması ve bunu en iyi bilen belediye yetkilileri tarafından bu konuda yalnız bırakılmam üzerine, kendimi ailemle ve kamuoyuna anlatma motivasyonuyla ben etkin pişmanlık sürecine başladım.”

Duruşmanın tamamını gör →