“Tutuklandıktan sonra savcı yeniden ifade almak için çağırdı; avukatsız ifade vermek istemeyince İBB dosyası savcısı beni tehdit etti. Bana, 'Ya Fatoş, şimdi anlarsın. Ben sana ne dedim? Ben senin ne olduğunu biliyorum ama bu adamların sana kumpas kuracağını söylemedim mi? Niye konuşmadın? Verecektin ifadeni, gidecektin' dedi. 'Sayın Savcım, bildiğim her şeyi anlattım' dedim. 'Sen git eşyalarını topla, Çağlayan'dan araba göndereceğim, gelip ifadeni vereceksin, buradan da çocuklarına gidersin' dedi. 'Yeniden ifade veririm ama bir avukatıma sorayım' deyince, 'Hâlâ avukat mı diyorsun? Sen bu kafayla çocuklarını asla göremeyeceksin. Bekârsın değil mi? Velayetleri sende, çocukların reşit değil — artık sosyal hizmetler alır senin çocuklarını' dedi. Sonra da, 'Sen bakıyordun değil mi? Malvarlığına tedbir için karar var benim elimde, ama 28 mahkeme gününe saygı için o kadar süre bekletiyorum; o gün tebliğ edilir. Ya bana gelir konuşursun ya da...' dedi. Ben de, 'Bir anneye böyle denilir mi?' dedim.”
17:18
