“Benim görev yaptığım makam ve mevkide yaptıkların kadar yapmadıkların, yaptırmadıkların da bir o kadar kıymetlidir. Geriye dönüp baktığımda vicdanım rahat, alnım açık, başım dik karşınızdayım. Her konuyu samimiyetle, şeffaflıkla sizlere anlattım. Devletin ne bir kör kuruşuna dokundum ne de dokundurttum. Mal, mülk biriktirmek peşinde koşmadım. Bu hayatta toplumsal adaletten, eşitlikten, hakkaniyetten, dayanışmadan yana durmaya çalıştım hep. Rant uğruna evinden, mahallesinden, yurdundan edilenlerin, depremde evi başına yıkılanların, yoksulun, garibanın, yok sayılanın, mağdurların yanında saf tutmaya gayret ettim. Ama gerçek mağdurların; bu şehirden dünyaları kazanıp da savcılık çağırınca biz çok mağdur olduk diyenlerin değil. Eksiklerim, yapmaya çalışıp yapamadıklarım, yetemediklerim elbette olmuştur ama görev ve sorumluluklarıma leke sürecek hiçbir şey yapmadım. Beni yetiştiren annemin, babamın, üzerimde emeği olan hiç kimsenin boynunu bir milim bile eğecek bir işin içerisinde yer almadım. Çalıştım. Emeğimden başka hiçbir şeyim yoktu. O yüzden en iyi bildiğim şeyi yaptım. Sadece çalıştım.”
16:22
