Casusluk Davası'nda Merdan Yanardağ beyanda bulundu: 'NATO haydut ve emperyalist bir örgüttür. Hayatını NATO'ya karşı mücadeleyle geçirmiş insanlar siyasi casuslukla suçlanıyor' dedi. İsrail'in Gazze'de işlediği soykırımın ve İran'a yönelik saldırının arkasındaki gücün ABD ve Trump yönetimi olduğunu savundu. Yanardağ davayı 'muhalefeti ve kendilerini susturmak amacıyla açılan siyasi bir dava' olarak niteledi: 'Oy kullanmak, siyasette söz sahibi olmak, iktidara muhalefet etmek ne zaman suç oldu? Bu mantığa göre bütün siyasi partilerin casuslukla yargılanması gerekir' dedi; sulh hâkimlikleri ile ağır ceza savcılıklarının bir bölümünün iktidara bağlı 'illegal / paralel bir yapılanma' oluşturduğunu öne sürdü. Savcının 'yalan söylediğini', iddianamenin ilk sayfasından itibaren yalanla başladığını, 'ün izleyici mesajının kesilerek 'talimat verilmiş gibi' iddianameye konulduğunu savundu; Gün de 'yok' diyerek teyit etti. Yanardağ, kamuoyu araştırması yapan firmaların iddianamede 'istihbarat firması' olarak nitelendirildiğini, savcılığın 'Kılıçdaroğlu hassasiyetiyle' hareket ettiğini ileri sürdü: 'Bizden korkuyorlar; siyasal şiddet sürecinin bir parçası olarak buradayız. Bu davadan ceza çıkarsa Türkiye'de herkes casusluktan yargılanabilir' dedi. Ortada hangi gizli belgenin ele geçirildiğinin, hangi yabancı devlete bilgi sızdırıldığının bulunmadığını belirten Yanardağ, 'Bu iddianameye göre casusluk için yabancı bir devlete veya istihbarat örgütüne gerek yokmuş; geriye kalan, canlı yayında Kılıçdaroğlu'na soru sormam' dedi. İddianameyi Başsavcı Vekili olduğu dönemde hazırlayan Can Tuncay'ın bugün Adalet Bakan Yardımcısı olduğunu, dolayısıyla 'AKP iktidarının imzasının iddianamenin altında bulunduğunu' savundu. Yanardağ savunmasını tamamladıktan sonra avukatının beyanlarına geçildi.
Ara haber — Casusluk Davası (Yanardağ beyanı)