Casusluk Davası'nda, Yanardağ'ın avukatlarının ardından,… · 62. Duruşma Günü

62. Duruşma Günü · 6 Temmuz 2026
← Duruşmada gör
13:03
📰 Muhabir Alıntısı

Casusluk Davası'nda, Yanardağ'ın avukatlarının ardından, hem İBB hem Casusluk davası kapsamında tutuklu yargılanan savunma yapmak üzere söz aldı. Celse arasında değişen mahkeme heyeti ve savcıya 'hoş geldiniz' diyen Özkan, heyeti reddetmeme yönünde iradesini kullandığını belirtti ve '500 gündür tutukluyum' dedi. Özkan, 'Allah utandırmasın. Çok zor bir davadayız; Türkiye tarihinde hiç görülmemiş gayri hukuki ve gayri ahlaki bir davadayız. Size düşen görev çok büyük; inşallah adalete ve hukuka uygun bir karar verirsiniz' dedi. Özkan, davanın 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından başlayan siyasi sürecin parçası olduğunu, CHP'nin seçim başarısının ardından muhalefetin dağıtılmasının hedeflendiğini; ilk önce ilçe belediye başkanlarının, ardından İmamoğlu ve kendisi dahil çok sayıda kişinin tutuklandığını söyledi. 'Devlet nasıl bu kadar yalan söyleyebiliyor?' diye soran Özkan, 'ün cezaevindeki avukat görüşlerinde İBB tutuklularının bulunduğu bölümden 'özenle uzak tutulduğunu' belirtti; 'Hani savcılar Türk milleti adına iş yapıyordu? Hepimiz bu dünyadan göçeceğiz, geriye kanun ve devlet kalacak' dedi. Özkan, 'Casusluğun adı var ama casusluk yok; devletin güvenliği için gizli kalması gereken tek bir bilgi, kimden alındığı, kime verildiği, hangi ülkeye aktarıldığı ve karşılığında ne alındığına ilişkin hiçbir tespit yok. Casusluk eyleminin işlendiğine ilişkin hangi somut kanıt var? Lütfen bize gösterin' dedi. İBB'de ya da iştiraklerinde hiçbir yetki, görev veya veri erişimi bulunmadığını vurgulayan Özkan, 'Ne imzam var, ne dijital izim var, ne de herhangi bir akçeli ilişkim var' dedi. Kendisine yöneltilen dijital manipülasyon/veri sızıntısı iddialarını reddederek 'Dark Web' ve 'OSINT' gibi kavramları ancak dava açıldıktan sonra öğrendiğini; iddianamedeki 17 e-posta adresinden yalnızca ikisinin gerçek, 15'inin sahte olduğunun raporlarla ortaya konulduğunu; 'ün de mahkemede 'Hayır' diyerek kendisinden veri/gizli bilgi almadığını söylediğini belirtti: 'Ortada devlet sırrı da yok, veri sızıntısı da yok.' Gün ile 2019 yerel seçimleri öncesi bir kez, sonra İBB'ye ürün satmak amacıyla tek bir sunumla görüştüklerini, tarafların ticari olarak anlaşamadığını ve 3 Eylül 2019'dan sonra ilişkilerinin kalmadığını anlattı. Hakkındaki haberlerin 'casus' algısı oluşturduğunu, bunun ömür boyu taşıyacağı ağır bir leke olduğunu; kendisini 'işini iyi yapan bir profesyonel' ve 'kurban' olarak niteleyen Özkan, 'Hakikat yoksa hukuk yok, hukuk yoksa adalet de yok' diyerek beraatini istedi ve Tunuslu Hayreddin Paşa'nın 'İktidar hukukla sınırlandırılmadıkça ve mülkiyet devletin keyfiyetinden kurtarılmadıkça ne hürriyet kaim olabilir ne de devlet payidar kalabilir' sözünü hatırlattı. Özkan ayrıca vatandaşların yüzde 70'inin kararını verdiğine değinerek mahkeme heyeti ile savcılığın toplam 4 kişi olduğunu belirtti ve 'İmamoğlu Mart 2019'da %48,8, 23 Haziran'da %52 oy aldı; dolayısıyla 4 kişiyseniz istatistiksel olarak en az ikiniz İmamoğlu'na oy verdiniz' dedi.

Ara haber — Casusluk Davası (Necati Özkan savunması)

Duruşmanın tamamını gör →