AY

Av. Yiğit Gökçehan Koçoğlu

Erdal Celal Aksoy / Melih Geçek Müdafii

Müdafi (Avukat)

13. Duruşma Günü · 31 Mart 2026

17:17
Savcı ifadeyi aldıktan sonra tutuklamaya sevk ederken yazıyor: 'Şüphelinin, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun Beylikdüzü'nden İBB'ye bilişim sorumlusu olarak getirdiği...' Biz zaten cümleden bir şey anlamıyoruz. Devam ediyor: 'Birden fazla belediye iştirakinde üst düzey yöneticilik yaptığı...' Hemen araya giriyorum; iddianamede böyle bir tespit yok. 'Yöneticilik yaptığı dönemlere ilişkin birçok usulsüz eylemin bulunduğu...' Yine araya giriyorum; iddianamede bu da yok.
Melih Geçek'in (İSTTELKOM A.Ş. Genel Müdürü) avukatı Yiğit Gökçehan Koçoğlu'nun savunması.
17:17
Benim müvekkilim şu anda 'rüşvet almak' ve 'örgüt üyeliğinden' tutuklu. Rüşvetten sevk var mı? Yok. Rüşvetle ilgili iddia var mı? Yok. Önünüzde rüşvetten açılmış bir dava var mı? O da yok. Bu adam niye tutuklandı? Yazmışlar 'rüşvet almak' diye. Nereden çıkıyor bu? Bir Allah'ın kulu bunu açıklasın.
17:20
Direkt savcılığın cezalandırma talebini okuyorum: 'İstanbul Senin uygulaması içerisine kişisel verilerin yüklenmesine, bu veriler ile konum bilgilerinin eşleştirilmesine ve verilerin yurt dışına sızdırılması çalışmalarını yürüten...' diyerek şüphelileri sayıyor, araya müvekkili de sıkıştırıyor. 12 yıldır ceza işiyle uğraşıyorum, böyle bir iddianame görmedim. Melih Geçek bu işi yürüttü mü, talimat mı verdi? İddianamede müvekkilin ne yaptığı belli değil.
17:26
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Ekrem İmamoğlu 'Bu bir iftiraname' diyor; ben ise başka bir şey söylüyorum: Bu bir 'hissiyatname'dir. Savcı duyduklarını, gördüklerini ve hissettiklerini almış, sonra bunu iddianame yapmış. Ortada somut bir şey yok. Müvekkile 'sen özel vasıfta üyesin' denmiş — 'özel vasıfta üye' tanımı hukuk literatüründe yok. 'Örgüt üyesi' dediğin kişiye 220/5'ten sevk yapamazsın.
17:27
Veriler 26 Mayıs 2025'te sızmış; eğer bu veriler karanlık ağda satılmışsa USOM yetkililerini de buraya getirin. Çünkü satış işlemi, onların kaynak kodlarına sahip olduğu ve sisteme erişim sağladığı dönemde gerçekleşmiştir. 1,5 sene sonra tahliye olduğunuzda veya beraat ettiğinizde hiçbir şey eskisi gibi olmuyor.

17. Duruşma Günü · 7 Nisan 2026

11:22
USOM çalışanlarının da bu dosyada sanık olarak yer alması gerekiyor. USOM 20 Mayıs tarihinde İBB'nin kaynak kodlarının tamamına erişti ve 6 gün sonra 26 Mayıs'ta veri sızıntısı olduğu tespit edildi.

18. Duruşma Günü · 8 Nisan 2026

11:46
Savcı Bey size 'bunun içerisinde olsa olsa seçmen verisi olur' demiş. Savcının elinde herhangi bir delil yok muydu? Size bunu hissiyatıyla mı sordu? Bir delil göstermedi mi? 'Şunu mu dedi: Sen bunu WhatsApp'tan RAR dosyası olarak göndermişsin; RAR ise sıkıştırmışsındır, olsa olsa bu seçmen verisidir.'
11:46
Yani ifadeniz sırasında paylaştığınız iddia edilen seçmen verileri size gösterilmedi. Savcının tamamen tahminleriyle yürüyen bir süreçti. 6 Kasım'da ifade verdiniz, 11 Kasım'da iddianame çıktı. Bugüne kadar paylaştığınız iddia edilen seçmen verilerini gördünüz mü?
11:46
Savcının dahi görmeyip sadece hissiyatıyla yola çıktığı bir iddiayla mı yargılanıyorsunuz?
11:47
'İstatistiksel veri' dediğinizin ne olduğunu kısaca özetler misiniz?

19. Duruşma Günü · 9 Nisan 2026

11:20
Babam Balyoz Kumpası'nda tutuklanıp 1,5 yıl hapis yattı. Daha sonra beraat etti, 2022 yılında da tazminat aldık.
Savunmasının başında kendi kişisel deneyiminden bahsetti
11:20
Bu dosyayı nereden tutsam elimde kaldığı için gün gün ne yaşandığını anlatmam lazım. Siz ve heyetiniz buradaki sanıklara yapılan zalimliği, savcılık makamının nasıl soruşturma yürüttüğünü, sizin kürsü arkadaşlarınıza nasıl saygı duyulmadığını tek tek anlatacağım. Adaleti belki sizin sayenizde burada alacağız, belki ileride alacağız. 'Haklının acelesi yok' derler ama tutukluluk varsa haklının acelesi vardır, o yüzden adaleti sizden bekliyoruz.
11:25
Savcı özel vasfa haiz bir üyeye soru sormuyor. İddianamenin arkasında nasıl duruluyor. Burada yargılanan bir süreç var. Her gününe bir dakika versek, yine de fazlasıyla zaman ediyor zaten.
11:25
Bu dosyanın numarası neydi, başkanım? 2024/228. Tüm evraklar neredeydi? Sonra ne oldu? Bir anda savcılık makamı dosyayı tefrik etti. Ama tefrik ederken davasını açtığı kişilere göre tefrik etti. Bizim dosyamızın evrakları nerede kaldı? Diğer dosyanın içinde kaldı.
11:25
Savcılığın size verdiği evraklar var. Evrakların dijital formatı nerede? Savcının elinde. Bendeki evraklar ne? Sizdeki evraklar. Yani siz de biz de şu anda savcılık makamının vermiş olduğu evraklarla birlikteyiz. Ama neyi verdi, neyi vermedi bilmiyoruz.
11:25
Arama kararlarının ne zaman çıktığını, el koymaların ne zaman onandığını göremiyorum. Hukuka aykırı deliller ile yargılanıyor olabiliriz. Siz görebiliyor musunuz? Ben göremiyorum. Savcılık makamı bana delilleri vermiyor. Ben nasıl savunma yapacağım.
11:25
İstanbul cumhuriyet başsavcılığının son dönemde takındığı tavır bu. Ekrem Bey ile bağlantılı diye, dosyada müvekkilim var, bana kısıtlılık var diyorlar dosyayı göstermiyorlar.
11:31
Ekrem Bey'in yargı tacizine uğradığını düşünüyorum. Bir sürü davası var. Ekrem Bey şuradaki merdivenden inmeden hakkında soruşturma açılıyor. Geçen gün duruşma savcısının Ekrem Bey'e sorduğu soru hukuka uygun değildir, zaten bu konuda bir soruşturma açılmıştır. Yargılama ile ilgisi olmayan bir konuda Ekrem Bey'e soru sorulması usule uygun değildir. Melih Geçek'in siyasi bir rehin olduğunu anlatmak için bu davanın neden siyasi olduğunu anlatacağım.
11:34
Dosyaya vekalet vermeye gittim. Savcının talimatı var, dediler. Dosyadaki ifadeler emniyetten gelince kalem işlemi yapılacak. Yahu, adamı dosyaya şüpheli kaydetmişsiniz. Müvekkilimden ifade almışsınız. Dosyayı bana göstermişsiniz. Soruyorum: Türk Ceza Kanunu Madde 204 kapsamında kısıtlılık kararı koyabilir misiniz? Koyamazsınız. Ama İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı bu şekilde koyuyor. Aradan bir süre geçiyor. Gidiyorum, "dosya emniyetten gelmedi" diyorlar. Ya ben ifade vermişim, dosyanın tarafıyım. Emniyete gidiyorum; emniyet diyor ki, "ifadeler devam ediyor ama sizin müvekkilin dosyasını 8-9 gün önce gönderdik." Elime bir yazı alıyorum, götürüyorum savcılığa. Kalem diyor ki, "hepsi geldiğinde işlem yapacağız." Ben hâlâ dosyayı göremiyorum. Dilekçe sunuyorum; "dosyaya bakmam lazım, kalemde gösterin" diyorum. "Hayır, olmaz" diyorlar. Gerekçe: "Savcı Bey'in izni yok."
11:34
Sonra ben uçaktan indim, başkanım. Aylar, hatta yıllar geçti. Bir WhatsApp grubundan bana Ekrem Bey'in dava iddianamesi geldi. İddianameyi açtım; diyor ki: "Usul ekonomisi gözetilerek dosyanın ayrılmasına ve davasının açılmasına, diğerlerinin devamına…"
11:34
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı zaten bir soruşturma açtı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına bağlı bir savcının yetkisi olmayan bir alanda Ekrem Bey'e hesap sorar gibi soru sorması uygun değildir. Savaş Bey'in de mikrofonunun kesilmesi gerekiyordu.
11:35
Dava konusu kendisi, yani şu ekranın önüne gelip merdivenlerden inmeden başlıyor. Soruşturma başlıyor. Ben bu kadar hızlı refleks gösteren bir savcılık görmedim. Benim yüzlerce ceza dosyam var, binlerce duruşmaya girdim. Size yemin ederim, duruşmada söyledikleri ya da duruşma arasında söyledikleri nedeniyle soruşturmaya maruz kalan ilk kişiyi burada görüyorum.
11:43
Sorsak herkes müslüman ama kimse kul hakkı yemekten çekinmiyor.
11:54
24 Nisan'a kadar soruşturma savcısıyla görüşemedim. 24 Nisan'da hakkımda gözaltı kararı verildiği gün Adıyaman'da deprem davasındaydım.
11:54
Kültür AŞ Genel Müdürü Murat Abbas etkin pişmanlıktan tahliye olduktan sonra bir canlı yayında etkin pişmanlık ile ilgili kanun maddesini okudum. Gözaltı kararını veren savcının odasına girdiğimde savcı bana 'Sen sanıkların etkin pişmanlıktan faydalanmasını engelliyorsun' dedi. Ben kanun maddesini okudum diye beni tutuklamaya sevk ettiler. Şimdi soruyorum, bu avukatlara gözdağı değil de nedir?
12:00
Basın bu davada nükleer bomba gibi çalışmıştır. Basın insanlara itibar suikasti yapmıştır. Fatih Keleş için defalarca 'itirafçı oldu', Murat Ongun için 'itirafçı olacak' diye haber yaptılar. Masumiyet karinesini ihlal ettiler. Neden? Çünkü savcılık makamı lehe delilleri dosyaya koymadı.
12:03
İstanbul 4. Sulh Ceza Hakimliği müvekkilimi serbest bıraktı. Savcılık bu karara itiraz etti. Sonra ne mi oldu? Yıllardır Sulh Ceza Hakimliği yapan adam görevden alınıp ertesi gün İcra Mahkemesi Hakimi yapıldı.
12:03
İBB soruşturma savcısı Cahit Cihad Sarı ve katip imzalı bu belgeyi UDF'den PDF'e kim çevirdi? Bunu savcı ve katip haricinde kim yapabilir? Bunu basına kim servis etti? Asıl kim soruşturmanın gizliliğini ihlal etti? Bunun gibi elimde 15 tane örnek var Sayın Başkan.
12:10
Bugün sabah gittim 500 bin lira para çektim. Ben sizinle bugün sıfır metre baz verdim. Birkaç yıl sonra gitsem ben size rüşvet verdiğimi söylesem, çanta burada, para burada dekont orada. Nasıl açıklayacaksınız kendinizi merak ediyorum. Adam 'almadım' diyor. Ne diyorsunuz 'almadığını ispatla'. Ben sabah sizle bir yerde karşılaşsam 2 kere baz versem '2 kere rüşvet verdim' mi diyeceğim? Şu an bu insanları bu şekilde yargılıyorsunuz. Bir deli çıkıyor 'para verdim' diyor bu insanlar yargılanıyor. HTS ile bazla olmaz bu işler. Sizin yıllarca kürsü arkadaşlığı yaptığınız isimler FETÖ'cü çıktı. Hepsiyle baz verdiniz. Bu sizi bir şey mi yapar? Benim müvekkilim hakkında rüşvet iddiası yok, neden rüşvetten tutuklandı?
12:15
Savcı bana dedi ki: "Sen televizyona çıktın. Televizyona konuşanı ne yaparlar biliyorsun, değil mi?" O "ne yaparlar" kısmını hepiniz anladınız değil mi? Bunu söyleyen savcı.
12:15
Basında "Ekrem İmamoğlu'nun avukatı Mehmet Pehlivan'ın avukatı gözaltına alındı" diye haberlerim çıktı. Kanun maddesini televizyonda açıkladım diye beni soruşturmanın gizliliğini ihlal suçundan tutuklamaya sevk ettiler. Bu bir gözdağı değil midir?
12:15
İsmini vermek istemediğim başka bir savcıdan dosyamı istedim. Sohbet ederken bana şunu söyledi: "Biz senin suç işlemediğini biliyoruz ama seni almamız gerekiyordu."
12:15
Bu dava baştan sona siyasi saikle ilerletilmiştir. Savcılık bu dosyayı etkin pişmanlık üzerinden yürütmek istedi ve belli insanları hedef seçti.
12:15
Elif Hanım'ı ambulansla adliyeye götürdünüz; peki, benim müvekkilimi niye ifade için götürmediniz? Neden SEGBİS ile bile bağlamadınız?
12:17
Biraz önce Sayın Savcı tarafından bir soru sorulmadı. Müvekkilim iddianamede 'özel vasfı haiz' diye gösteriliyor. Özel vasfı haiz birine soru sormuyorsanız bunun iki anlamı vardır: Ya kurt kuzu yemeye karar vermiştir ya da savcı artık özel vasfı haiz olunmadığının farkındadır. Bunu en son mütalaada göreceğiz; ama özel vasfı haiz dediğiniz insana bile soru sormadığınız bir ortamda, iddianamenin arkasında nasıl durulduğunu çok merak ediyorum.
12:20
Bu dava siyasi. CHP'nin kapatılmasına kadar gelecek. Orhan Gazi Erdoğan'ı neden soktuğunuzu bilmiyor muyuz, biz bunları görümüyor muyuz? Bu iddianame kötü değil, çok kötü. Hayatımda gördüğüm en kötü iddianame.
12:26
Etkin pişmanlığa dayalı bir iddianame. Ertan Yıldız'ın ismini Ertan Yılmaz yazmışlar, bu kadar eminler tahliyesinden. Ölçülülük ilkesi, beklenen fayda ve amaç adli kontrol ile sağlanır diyorlar. Ertan Yıldız'ı bu şekilde tahliye eden akıl, buradaki insanlardan ne istiyor.
12:28
23 Nisan'da tanıdığım bir kişiden etkin pişmanlıkçı yaratmaya çalıştılar ama yapamadılar. Ben avukat olarak adliyeye giremiyorum ama savcı orada hem de şüpheliyle birlikte. Beni yalanlarsalar isimleri ifşa edeceğim.
12:29
Bu iddianame için 'iftiraname' dendi, 'suçlama aşuresi' dendi, 'terfiname' dendi. Yanlış mı? 7 savcının imzası var, iddianamede hepsi terfi almış. Yürütme erki kim? AKP iktidarı. İmamoğlu kim? Cumhurbaşkanı adayı. Bu yaşananlar ülkedeki hukuka karşı inancımı kaybettiriyor.
12:30
Benim adalete olan inancım kırılıyor. Kız kardeşim avukat olmak istiyor, cübbemi giyinerek geziyor bazen. Ona yapma diyorum. Yok çünkü. Lütfen hukuktan sapmayın.
12:33
Ben banko önünde bekliyordum, önce Akın Bey önümden geçti. Bir süre sonra Ertan Yıldız'ı asansörle getirdiler. Biraz zaman geçtikten sonra da iki kişi geldi, 'Ben AKP İBB Belediye Meclis Üyesiyim' diyerek içeri geçti. Beni muhatap almayan savcılık makamı siyasileri muhatap aldı.
12:39
İddianame basına verilerek kişisel veriler ihlal edilmedi mi? İddianame daha size gelmeden duyuruldu. İddianamenin ilk sayfasındaki 'ahtapotun kolları' ifadesi dosyanın siyasi olduğunu ispatlamıştır. Ertan Yıldız dışarıdayken bu insanlar neden içeride?
14:25
Benim müvekkilim siyasi tutuklu değil, siyasi rehine.
14:26
Savcı kendisine 'Melih gel, sana çok iyi çalıştım' diyor. Çok iyi çalıştığı hali buysa, çalışmasaydı ne olurdu.
14:26
Savcı Cahit Cihad Sarı ifade sırasında müvekkilime 'Kamuda iki tür yönetici vardır Melih. Bir imza atsın diye oturtulanlar, iki senin gibi yönetsin diye oturtulanlar. Sen ikinci gruptansın, gel bana anlat' demiş. Daha ifade dahi almadan müvekkilim hakkındaki görüşlerini gösteriyor. Müvekkilimin anlattığı şeyleri de yazmamış tutanağa. 'Ben Melih Geçek'i nasıl manipüle ederim' diye her şeyi yapmışlar.
14:26
Bir ifade sırasında kişiyi özgür iradesinin dışına çıkarmaya çalışıyor. Sorduğu birçok şeyi iddianameye yazmamış. İfade alınırken manipülasyon yapılmaya çalışılıyor.
14:41
Bu insanlar tüm uygulamaları bir uygulamasında birleştirip insanların hayatlarını kolaylaştırdığı için yargılanıyor.
14:46
Girin Telegram'a, 200 liraya bütün verileri alırsınız. Bunları e-Devlet sızdırdı, İBB değil.
14:51
İhbarda bulunuyorum. Madem benim verim sızdı, sorumlusu USOM'dur. USOM'a soruşturma açılsın.
14:55
Naim Erol Özgüner, benim giremediğim 7. katta (Çağlayan Adliyesinde) kız arkadaşıyla yemek yiyor. Benim müvekkilime neden yemek vermediniz?
14:56
İBB'nin KVKK sorumlusu kim? Naim Erol Özgüner. Nerede? Yok. Dağa kaçtı herhalde? Burada olsa ben ona sorular soracaktım.
14:58
Naim Erol Özgüner, hukuka uygun bir toplantıya kendisinin davetli olduğunu, uçak kalkmadığı için gidemediğini, toplantıya online katıldığını söylemeyen birinin ifadesine güvenilir mi? Bu yalan değil mi? Eksik bilgi suç değil mi? Savcıyı manipüle etmiş. Bu ahlaklı bir durum mu?
15:20
Bu dosyadan İBB Hanem'in ayrılması gerekiyor. İBB Hanem hayata geçmemiş bir proje. Müvekkilim ilk kez benden duydu bu projeyi. İBB Hanem'de hiç kimse Melih Geçek vardı demiyor.
İBB Hanem uygulamasının dosyadan ayrılması talebi
15:26
Ekrem İmamoğlu'na ait olan, İBB envanterine kayıtlıdır. Naim Erol bu telefon ile pazarlık yapmıştır. Mehmet Yıldırım, borsacı avukat diye bilinir. Naim Erol'un avukatı Mehmet Yıldırım, 'Erol beyde bulunduğu ilgili adli makamlar tarafından biliniyordu. Bu ortaya çıkacaktır. Olduğu savcılık tarafından zaten biliniyordu. Var olduğunu bildiğimiz şeyi tespit ettik.' diyor, bir röportajda. Bu ahlaksız pazarlıktır.
15:26
Savcılık madem biliyordu. O güne kadar neden almadı? Bu telefonun günü 23 Mart, 07:37 nedir. Telefonla ilgili arama kararı 27 Nisan 2025. 14 Mayıs'ın öncesinde yapılan aramada ele geçirildi. 13 Mayıs'ta aldıysanız üzerinde 13 Mayıs yazardı. Ya 23 Mart'ta bu telefonu çekip pazarlık yaptınız. Ya da telefonu aldıktan sonra tarihi değiştirdiniz. Bu durum, telefonun özgürlük pazarlığı için elde tutulduğunun kanıtıdır.
15:26
Naim Erol kendisi hakkında soruşturma yokken, ön almak için telefonun fotoğrafını çekmiş. Telefonun fotoğrafını avukatı aracılığıyla savcılığa götürmüş. Bu pazarlıktır.
15:29
Naim Erol'un İBB'de odası bile yok. İddianamede 'odamda telefonu verdim' diyor. Bu dosyada verdiği tek doğru bilgi, kendi adı soyadıdır. İBB'deki çalışanın üzerine geçiren, şirketi şoförün üzerine geçiren kişidir. Şoför operasyonu yaptınız. Onunkini neden almadınız? Naim Erol yine korundu.
15:43
Gizli tanıkları, Meşe ile İlke'yi aynı getirin. Getiremezler. İkisi de aynı kişi. İddianamede bire bir aynı ifadeler var. Bunlar demode. Artık yapay zeka var. Başkanım siz de gülüyorsunuz. Bana gülüyorsunuz. Savcılık makamı bunları yapmıştır. Bunlar kumpastır. 3-4 saattir konuşuyorum. Siz de yoruldunuz. Ben herkesten çok yoruldum. İki gün konuşmayacağım.
Gizli tanıklar Meşe ve İlke'nin aynı kişi olduğu iddiası
15:49
Burada bu ülkenin en kalifiye insanlarını yargılıyorsunuz. Tıpkı Balyoz Ergenekon davalarında bu ülkenin en kalifiye askerlerinin yargılanması gibi.
15:51
Müvekkilim örgüt üyesi değil. Türkiye'nin en kalifiye elemanlarını, geleceğini yargılıyorlar. İtirafçılar üzerine bir yargılama yapılıyor. Tahmin var, delil yok.
Savunma kapanışı — Melih Geçek'in tahliyesini talep etti