Çapraz Sorgu

Ahmet Güldü Çapraz Sorgusu

Ekrem İmamoğlu — Sorular Eş-Sanık (CMK 215)

Evet sevgili kardeşim, sana soru soracağım ama sorudan önce Sayın Hakim, Sayın Heyet; tabii duruşmalar dönem dönem hılzı akıyor, verimli ortamlar yaşanıyor. Buna yönelik bunu söylemem lazım ki hani nereden başladığımız anlaşılsın. Bunun da buradaki yönetim tarzına katkı sunduğunuz anlarda yaşandığını bilecek kadar objektif bakan bir insanım. Tabii tutukluluk incelemesi sonrası, birtakım gerginlikler yaşandı ve yaşanıyor. Bu da duruşmayı sekteye uğratıyor. Tabii burada sebebinin aslında bir özetini dinledik şu anda. Yani 15 dakikalık bir fragmanıdır bu bence. "Niye" derseniz? Burada insanlar, sadece beyanla tutuklu Sayın Başkan, Sayın Heyet. Sadece beyanla! Ve bir gün değil, beş gün değil, on beş gün değil, yani aylarca, aylarca... Bizim canımızın yanmasını, herkesten çok da benim canımın yanmasını, sizin anlamanız gerektiğini düşünüyorum; herkesten çok.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Savunmasını yapıyor insanlar. Neye göre yapıyorlar Sayın Başkan, Sayın Heyet? Beyana göre! Çok çarpıcı bir şey yaşadım. Geçenlerde birisi tutuklanıyor. Muhalif medyadan birileri bunu eleştiriyor. Yandaş medyadan biri de çıkıyor diyor ki aynen şu cümleyi kuruyor Sayın Başkan. Dikkatinize sunuyorum: "Savunacağınıza suçsuzluğunu ispat edin" diyor. Yahu kurallar mı değişti bu dünyada. Yani birine suç at, suçsuzluğunu ispat etsin! Sayın Başkanım, inanın bu ne toplum vicdanına sığar ne milletin bu kadar biriktirdiği değerlere sığar ne insan olmaya sığar sığmaz Sayın Başkanım. Sayın Heyet; sığmaz. Ve burada insanlar çıkıyor, kendilerini ifade etme gayretinde. Şimdi ben kardeşimin… Yani buraya bakıyorum çünkü ismini de bilemedim! Tanımıyorum: Örgüt üyesi! Tanımıyorum çünkü. Yazık değil mi? Yazık. Ve diyoruz ki; "Anlat. İspat et. Kendini ispat et!"

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Peki ne yaşandı? Birisi çıktı… İtirafçı. Bize göre iftira. Efendime söyleyeyim etkin pişmanlıkçı. Bir şeyler anlattı. Belge yok. Bilgi yok. Daha önce oldukları gibi. Şimdi belgeleriyle, bilgileriyle an ve an sunum yaptı, sunum yaptı, sunum yaptı. Ceyhun Bey, burada muhteşem bir brifing verdi. Hem de müfettişlere yönelik… Yani Seyfullah Bey'i mi anlatayım, kimi anlatayım Sayın Başkan? Bu insanlar bilgi bilgi, belge belge bir şeyler anlattı. Ne oldu? Beyan geçerli oldu, bu kadar sunum… "Siz bekleyin!" E biz endişe etmeyelim mi Sayın Başkan? Endişe ediyoruz. İnanın soruya geleceğim ama bunların her birinin 'ye soracağım soruyla ilişkisi var Sayın Başkanım. Bu insanlar beyanla tutuluyor. Şoförler aylarca yattı! Benim 8 ay, iki şoförüm yattı. Sizin önünüze bile gelemedi. Sekiz ay yattı Sayın Başkan. Bu sekiz gün değil Allah aşkına! Allah aşkına! Sekiz ay sizin önünüze bile gelemedi çünkü iddianamede yoktular. Şimdi serbestler. Sekiz ay, sekiz gün değil, sekiz saat değil… Yani bir insan 8 saat nezarette kalsa, psikolojisi bozuluyor.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Bunları yaşayıp, biz bunlara ifade etmeyecek miyiz? Bakın bu dosya, yani şu an 'nün burada olduğu dosya, ki yanılmıyorsam on bir kişi var bu şirketten burada, bir de ilişkili olan üç dört kişi var benim İBB'den bildiğim, tanıdığım arkadaş.. Üç dört kişi. 110 milyar lira kamu zararı… 110 milyar! Bu nasıl uydurulur yahu? Sayın Başkan, bu nasıl uydurulur? Yani bu uydurma üzerine biz nasıl bir savunma yapalım? Şimdi bu kardeş, bu genç insan, yani ne diyebilir yani? Ofisboy diyorlar, çalışan diyorlar, işte al götür getir işi yapan denilen bir insandan bahsediyoruz. Sayın Başkan, bakınız gerçekten içimiz yanmıyor. Gerçekten canımız yanıyor. Bakın burada insanlar tutuksuz yargılanmalı diyoruz. Tekrar ediyorum… Bitiriyorum yani, bu bölümü bitiriyorum. Siz bana "Pazartesi söz vereceğim" demişsiniz, vermediniz. Ben duymadım. Demişsiniz, vermediniz. Lütfen müsaade edin. Üç dört dakikaya bitiriyorum Sayın Başkanım…

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Israrla söylüyorum. Kendim için istemiyorum. Yahu ev hapsi verin? Başka bir adli kontrol verin. Bakın; vermelisiniz. Bu bir rica değil. Vermelisiniz. Bu benim tespitim. Şahsi olarak, insan olarak, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı olarak, bu ülkeyi yönetmeye talip cumhurbaşkanı adayı olarak vermelisiniz. Yüce Türk yargısı, utanç verici bir şekilde… Yüzde 20'lerin altında insanlar inanıyor yargıya. Diyor ki, "Ben yargıya inanmıyorum" diyor yüzde 80 küsur. Ben demiyorum, anketler diyor Sayın Başkan. "Yere düşmüş ben de bir tekme vurayım" diyemezsiniz herhalde. Dememelisiniz. Çünkü, varlığınızın sebebi bu. Adalet mümkün temelidir Sayın Başkan. Siz, "Bir tekme de ben vurayım" değil, tam aksine bu memleketin demokrasisi, adaleti, hukuk sistemi, geleceği, çocuklarımızın evlatlarımızı yarın için bir karar almak zorundasınız. Onun için buradasınız. Bizim beklentimiz bu. Ben size hep şöyle ifade ettim. Ben şöyle hitap ettim: Ben, görevinizi iyi yapmanız için en büyük fedakarlığı, en büyük gayreti gösterecek kişiyim. Başka kimse yok. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nde başka kimse yok. Bakın çok net. Bu görevi iyi yapmanız için en büyük görevi, sorumluluğu hisseden kişi benim. Niye biliyor musunuz? Çünkü bütün suçlamalar bana ve benimle beraber buradaki insanlara yapılıyor. Onun için bu sözlerim, size katkı sunmak içindir.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Şimdi şoförler tutsak. Gittiler, ifade bile vermediler. Ama Sayın Başkan, siz beş aydır karar mercisiniz. Sizden önce yapılanlar geldi, geçti, gitti. Artık siz karar veriyorsunuz. Dolayısıyla, Allah aşkına, yani Iraz neyi anlatamadı Sayın Başkanım. Iraz neyi anlatamadı? Orhan Bey'in ne suçu var? Yani CHP'de bir görevi olduğu için mi burada? Bakın şüphelerimizi söylüyoruz Sayın Başkanım.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Tamam. Ama bunları duyun. Lütfen duyun. Yani , yatarı bile olmadığı bir husustan dolayı burada niye tutuluyor? Siyasi olduğu için mi? Benim iki belediye başkanı arkadaşım neyi anlatamadı size? Beyanını sunan veya itirafta, iftirada bulunan itirafçı olan insanların beyanı daha mı kuvvetliydi Sayın Başkanım? Yapmayın. Allah aşkına, bu millete bu zulüm çektirilemez. Bu ülkede enflasyon düşmüyorsa, burada alınan kararların katkısı var Sayın Başkan. Bunu bilin yani. Bu ülkede enflasyon düşmüyorsa, bu ülkede millet fakirse, şurada alacağınız kararların etkisi olacak Sayın Başkan. Sakın kararlarınızı sadece bu mahkemeyle sınırlı olduğunu düşünmeyin. Size hatırlatıyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Onun için şoförlerin tutuklu beyanlara bakıyorum Sayın Başkan. Bir tane şoförün iftirası var. Bir tane şoför! Diyor ki, "Ben gördüm, şunu taşıdılar. Ben gördüm, şunu verdim." O şoförün dönün tutanaklarına bakın, kimler kimler kayrılmış? Ertan'ı kayrılmış, Fatih Türk'ü kayrılmış, o kayrılmış, bu kayrılmış! Unutulmuş! Niye? Torpilliler mi var bu şeyde? O sistemin içinde torpilliler mi var? Birileri onları görmeyin, kenara itin şunları... Var! Ben ne diyorum biliyor musun? Var, daniskası var. Yüzlercesi var. Hatta şu anda ortaklık yapanlar var; yani hatta şu anda bu muktedir olan insanlarla ortaklık yapan insanlar var. Bakın bu kadar net söylüyorum, bu kadar bilerek söylüyorum Sayın Başkan. Bu dediklerimi size katkı sunmak için söylüyorum bakınız. Tarihe geçsin diye değil sadece, size katkı sunmak için söylüyorum. Onun için bu gariban insanlara bu yapılmaz, bu yapılmaz yani.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Şimdi soruya geleceğim. 110 milyar… 110 milyar Sayın Başkan. Şimdi ben tabii ki 'ye bunları anlatsam, on defa anlatsam anlamayacak. Yani buranın bir maden bölgesi olduğunu, buranın bir kanunla maden bölgesine dönüştürüldüğünü ve biliyorsunuz efendim, biliyorsunuz değil mi? Buranın yetkilisi Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığıdır, MAPEG'dir, Valiliktir. Valiliktir bakınız. Biz kurum olarak masada bir kurumuz, bir kişiyiz. Başka kimse yok. Ve biz şu anda bir şirketin ofisinde geçenler... Dizimiz çıkmaz burada. Bir ofiste geçenler... Efendime söyleyeyim maden yok edilmiş, yaz 80 milyar. 30 milyar da işte şeyden yaz, hafriyattan yaz. Peki, kim kontrol ediyor burayı? Soruya geliyorum, kim kontrol ediyor? Siyasi ilişkiymiş. Bakınız benim, çevremdekilere ana avrat söven, küfreden bir gazeteye, Akit gazetesine 5 milyon 700 bin lira yatıran bu şirket, 2024. Listesine bakın, göreceksiniz orada. Orada Halk TV yok, Sözcü yok, efendime söyleyeyim BirGün gazetesi yok, Cumhuriyet gazetesi yok ama Akit gazetesi var. 5 milyon 700 bin lira. Sayın Başkan, savunmadan daha önemli bu. Bakınız geliyorum, geliyorum soruma geliyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

5 milyon 700 bin lira. Daha çok şey anlatacağım zaten, bu bir tanesi, bu bir tanesi. Şimdi ana avrat söven, aileleri yerle bir eden bir kuruma bu şirket para yollamış. Ben görüyorum burada, şimdi görüyorum. Listeden ben değil, yani iddia makamının koyduğu listede ben bunu görüyorum. Bunu 'nün bilme şansı var mı, nereden bilsin? Nereden bilsin? Peki, ben biliyor muyum? Bilmiyorum. Başka şeyler de biliyorum şimdi, tek tek bunları soracağız, sorgulayacağız, öğreneceğiz. Sayın Başkan, soruma geçmeden çok önemli bir hususun daha altını çizeyim; çünkü sorum bununla ilişkili. Âdem Soytekin çıktı dedi ki: "Önüme bir şablon kondu ve ben o şablonun altına imza attım. O şablonda da örgüt tarifleniyor. O şablonu koyan da şu savcıyla şu savcı vardı, önüme bunları koydu ben oraya imza attım." dedi. Bakın örgütün tarifi var. "Ben böyle bir cümle ne kurdum ne de biliyorum." dedi burada sizin huzurunuzda söyledi. Sayın Başkan, burada örgüt yöneticisi... Şablonda örgüt yöneticisi, çöktü. Ertan denen kişi örgüt yöneticisi; çöktü. örgüt yöneticisi; çöktü. diye birisi var, pazartesi davamız var, ben adamı tanımıyorum; çöktü.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Var, var geliyorum, tam da var. Niye biliyor musunuz? Konunun vahametini anlayın, zirveye çıkartıyorum sizi Sayın Başkan. O zirveden en aşağıyı görün diye bakıyorum; işin ne kadar trajikomik ötesi olduğunu anlayın diye anlatıyorum Sayın Başkan. En zirveye çıkartıyorum sizi. En zirvede bu isimler var ve o örgütün yöneticisi onlar, ben de örgüt lideriyim. Duruma bakar mısınız? , sen böyle bir örgütten haberdar mısın?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Hayır, değilim.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Sen, beni tanıyor musun sevgili kardeşim?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı

Tanımıyorum Başkanım, sadece televizyonlardan ve belediye başkanı olduğunuzu biliyorum.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Yahu Sayın Başkan bu nasıl örgüt üleliği? Yazık değil mi bu insana? Şimdi bu insan burada üç ay tatil mi yapacak Sayın Başkan? Sizin vicdanınıza bırakıyorum.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı
Av. Oğuz Can Bahar (Volkan Ateş Müdafii) — Sorular

Bu çalıştığınız şirket, çıkar amacıyla suç örgütü faaliyeti yaptı mı? Böyle bir şey gördünüz mü çalışırken? Yani bir çıkar amacıyla bir gelir elde ettiğine şahit oldunuz mu?

Volkan Ateş Müdafii

Diğer arkadaşlarınızla beraber, örgüt üyesi olarak itham ediliyorsunuz. Diğer arkadaşlarınızın sizinle beraber örgüt üleliği söz konusu mudur?

Volkan Ateş Müdafii

Sizin gibi aynı o da şoförlük yapıyor zannedersem?

Volkan Ateş Müdafii

Son iki yıldır.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Daha önce , 'nun evinde şoförlüğünü yapan, aile hizmetlerine bakan bir çalışandı.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Şirkette çalışması için... 'le ilgili olarak 'in ifadesinde şirketteki şoförler odasında 'le diğer bazı çalışanların telefon görüşmesi yaptığını söylüyor kendisinin arandığı dönemlerde Murat Gülbrahimoğlu. Siz 'le Murat Gülbrahimoğlu'nun telefonla görüşme yaptığına şahit oldunuz mu?

Volkan Ateş Müdafii

Hayır olmadım.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Peki. Yine 'in ifadesine göre 'e bazı çekler getirdiği söyleniyor, getirdiğini söylüyor. Siz de 'e çek getirir miydiniz?

Volkan Ateş Müdafii

Evet, çek alıyorduk, çek de getiriyorduk.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Cebeci maden sahasında yakın lokasyonlarda firmalar var. Bizim şirket ofisimiz Etiler'de olduğundan dolayı kendileri yakın lokasyonda Cebeci sahasına bırakırlar. Cebeci sahasında da kantarlardan sorumlu olduğundan dolayı teslim alırdı. Biz de gider kendisinden alır, aldığımız çeki finans birimindeki çalışan arkadaşlara teslim ederdik.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Yani şirketin borcuna ya da alacağına ilişkin çeklerin getirilip götürülmesiyle ilgili bir şey?

Volkan Ateş Müdafii

Hayır, hayır, hayır.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Peki. Volkan'la ilgili olarak yine aynı şekilde herhangi bir para trafiiğiniz oldu mu? Yani oradan bir para alıp gayriresmî bir şekilde şirkete götürüp ya da şirketten Volkan'a götürüp öyle bir para trafiğiyle karşilaştınız mı ya da yaptınız mı?

Volkan Ateş Müdafii

Peki çalıştığınız süre boyunca size yasa dışı şekilde para çekmeniz ya da para göndermeniz ya da bunları Volkan'a teslim etmenizle ilgili bir emir veya talimat verildi mi?

Volkan Ateş Müdafii

Hayır verilmedi.

Kuzey İstanbul A.Ş Ofis Görevlisi

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.