Şimdi ile aranızda para hareketliliği var. Murat tarafından hesabınıza 16.000.000 TL gibi bir para gönderilmiş. Siz de söz konusu paraları geri verdiğinizi beyan ediyorsunuz. Bu paraların ne kadarlık kısmı farklı oluyor?
hakan-karanis-capraz-sorgu-gun-32
Sayın Başkanım, onun 12.000.000 küsuru banka yoluyla gitti. Yani şöyle; 5.700.000 lirayı hatta tam bir rapor alamadık, avukatın sunduğu dosyada o da size şey yapabilir. Çünkü Garanti Bankasından giden bir para var, tahminimce 12 milyon TL banka üzerinden, kalanı elden; yani onların detayını verdim zaten.
Anladım ben. Çünkü beyanlarınızda birkaç para tesliminden bahsettiniz. O kısmı tam anlayamadım, bazı kısımları o yüzden soracağım.
Bir araba bayisine satıyorum zaten. Ben araç alıp sattığım için bir araba ayarlandı, bir arabanın parasını da size gönderiyor olmalı herhalde o dönemde. Ya şöyle; iki tane araç var satılık. Şimdi o dönem şöyle Sayın Savcım; ilişki olduğu zaman hani araba alabiliyorsun. İki tane araç geleceğini söylüyorlar bize Doğuş grubundan fakat siparişler gelmiyor. Ya başkasına veriyorlar ya da hiç vermiyorlar. Ben de yaklaşık 7-8 gün sonra online satışı yapamadığım için, ihtiyacı da vardı. Parayı Göktürk şubesine gittim, çektim. Kendisine teslim ettim.
Araç satışı ile ilgili, aracı Murat Bey herhalde ayarlıyor. Aracın parasını da size gönderiyor. Havale satış odan sonra daha demin böyle bahsettiniz. Satış iptal olunca siz bankaya gidip parayı bankadan çekip kendisine veriyorsunuz.
Yine beyanınızda "3.000.000 TL gibi bir para geldi, bankadan aldım, elden teslim ettim" şeklindedir.
Dosyaya sunarım şimdi. 3.000.000 TL’yi 34 HKL 104 plakalı Audi marka aracımı sattığım tarihte kendisine iade ediyorum. Bankadan alıyorum parayı.
Tamam. Yine beyanlarınızda bahsettiniz; 21.03.2023 tarihinde 100.000 euro mu geldi? 2.200.000 lira gibi bir rakam Murat’tan mı geldi?
Tabii, tabii; onun hesabından geldi. Daha sonra 16.11.2023 tarihinde araç satıp elden teslim ettim; 473 plakalı Audi A4 marka araç. Bunlar zaten kişi kartımda var Sayın Başkanım.
Bu şekilde, Murat’tan gelen ve zaman içerisinde araç satımıyla gelen paraları geri verdiğiniz doğru mu?
Bunlar elden teslim şekilde mi oluyor? Bu gelen paralar, tespit edilen 16.000.000 TL’lik hesaba ilişkin değil mi?
İşte kendi beyanınıza göre Murat size banka hesabı açtırıyor, araç alınıyor; hatta “Bankalar arası ilişkileri iyi” diye bahsettiniz, “Kemer’de bir hesap açtırdı bana” diye. Yine Murat’ın gönderdıği 16.000.000 TL gibi parayı elden verdiğinizi iddia ediyorsunuz. Toplamda 32.000.000 TL gibi bir para alışverişi mi oldu aranızda? 16 ondan geldi, 16 sizden gitti; 32.000.000 gibi bir hacim mi ortaya çıkıyor alışveriş şeklinde?
Ben rakamı çıkartmak değil… 16.000.000 size para geldi, siz 16’yı verdiğinizi iddia ediyorsunuz; bu aranızda alışveriş dahil 32.000.000 TL gibi bir para trafiği mi demek?
Sayın Başkan, matematiksel olarak 16 size geldi, 16’yı geri verdiniz; sonuç 0 TL’lik bir alışveriş olur.
Sayın Başkanım, bunu konuştuk. Teşekkür ederim. Siz şöyle mi düşünüyorsunuz: 16.000.000 para geliyor, 16.000.000 gidiyor; 32.000.000 TL gibi bir hacim... Siz arkadaşlarınıza hiç destek olmuyor musunuz? Hayatınızda hiç arkadaşınız olmadı mı? Borç vermez misiniz, borç almaz mısınız? Mesela şuradan 110.000.000 TL göndermiş, Haşim Özel diye birine 170.000.000 TL göndermiş; bunu 340.000.000 olarak mı düşüneceğiz?
Benim sorduğum soru farklıydı da neyse. Anlamak istediğim şey şu: Murat size bu desteği arkadaşlık namına mı verdi, başka bir ticari ilişkiniz mi var? Bir çıkar vesaire yok.
Çocukluğunu bildiğim bir insan. Bakın Sayın Başkanım, Sayın Savcım; “VakıfBank’tan niye hesap açtırdınız?” diyorsunuz, onu söyleyeyim. VakıfBank Genel Müdürü Trabzonlu, hemşehrimiz. pandemi döneminde “Abdi Bey sizi tanıştarayım” dedi. Gittik, görüşmeyi yaptık. VakıfBank’ın en üst katında genel müdtürlük katındaydık. Ben oraya tek başıma gitsem kimlik kartımı vermeden yukarı çıkamam. Murat, kimlik kartını vermeden genel müdtür odasına çıkabilecek kadar ilişkisi olan biriydi orada. “Abi, kredi kartını çıkaralım sana, büyük hacimli bir kredi kartın olsun” dedi. O vasıtayla hesap açtım; yoksa hesabımı Garanti Bankası’yla da Halkbankası’yla da yürütürebilirdim.
Anladım. Evet, iddianamede siz de bahsettiniz. Kiev ve Kıbrıs haricinde, Kıbrıs dönüşü haricinde bir uçuşunuz yok mu?
Ben ’ndan bahsediyorum; onun uçağı veya kiralamiş olduğu, neyse artık...
Dosya kapsamında yok o. Ama başka uçuşum var yani bir şeye gittik; Anadolu’da bir ilimizi ziyarete gittik. Onu ben uygun görmedim, aktarmadım hani; çünkü devletten insanlar var.
Tanık —gerçi biraz önce yanıtlandırdınız ama— tanık ’in öyle bir beyanı olduğu için bu soruyu tekrar sorma gereği hissettim. 2004-2024 yılında , Tuna Yıldız, , Hakan Köksal ve bazı kişilerle birlikte sizin bir özel uçakla yolculuğunuz olduğu söyleniyor, Karadeniz turu. Ben tekrar söylüyorum; yani izah ettiniz ama üstünden sadece geçmek adına, orada suçlamalarda bu da olduğu için tekrar soruyorum.
Einstein’ın izafiyet teorisini gerçekleştiriyorlar. 2022 yılındaki Kıbrıs uçuşumuzu, Kıbrıs —yani Girne-İstanbul uçuşunu— İstanbul-Batum uçuşu olarak zaman ve mekanı birbirine eşitle yerek E=mc2 yaparak bizi oraya yolluyorlar. Yani gerçekte böyle bir şey yok. Yalan. Yanlış. Belki o Karadeniz seyahatini yapmıştır, gitmiş olabilir ama ben ortamda yokum. Ben ve ailem yokuz yani.
Müvekkilim da sadece örgüt üyeliğinden tutuklu şekilde bir senedir tutukluydu. Siz Cevat Bey’i tanır mısınız? Nereden tanırsınız?
Tabii tanırım, eski tanırım. Kendi firmasından da zaten bahsettim Kaya Tekstil diye. O firmada da promosyoner olarak onlarla çalıştım. Kendisinin iplik fabrikası vardı o dönem. Kendisiyle de çalışmışlığım vardır.
Kendisinin Büyükşehir Belediyesi veya ilçe belediyesi ile iş yaptığını duydunuz mu?
Duymadınız. Şimdi Cevat Bey ile ilgili iddianamede, sizinle 7 Mart 2019 ile 28 Aralık 2023 tarihleri arasında, yaklaşık dört buçuk yıl, dokuz kere irtibat kaydı yani dokuz kere görüşmüşsünüz. Bunu bir örgüt üyeliği delili olarak...
Ben o benim abim. Cevat Bey benden büyüktür. Dokuz kere görüşmüşsem az görüşmüşüm. Çünkü biz atadan dededen görüşürüz, aynı bölgenin insanlarıyız. Yani 70-80 senedir tanışırız, dedelerimiz tanışır. Dokuz kere aramışsam az aramışım, özür diliyorum ondan.
Yani bu bir örgütsel bir konuşma değildi diye düşünüyoruz, öyle mi?
Adamın 70 senelik dedesini tanıyorum, sülaesini tanıyorum. Ne örgütü? Bizim tek örgütümüz var: Türkiye Cumhuriyeti.
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.