Savunma

Gürkan Akgün Müdafii Av. Selin Gönül Savunması

Müdafi savunması·Gürkan Akgün·29 Haziran 2026 · Kaynak

Sayın Başkan, Sayın Heyet, iddia makamı, kıymetli hazirun; müvekkilin savunmasından sonra dosyaya ve konulara dair yeni hususları arz etmek oldukça güç. Kendisini bu denli iyi ifade ettikten sonra "Tüm beyanlarına iştirak ediyorum" klişesiyle sözlerime başlamak istiyorum. Savunma ekibi olarak biliş bölümü yaptık. Tarafım soruşturma aşamasına yönelik savunmalarımıza yer verirken değerli meslektaşlarım da sırasıyla müvekkilin taraf olduğu eylemlere dair ve örgüt üyeliği konusunda savunmalarını izah edecektir. Tekrara düşmeyen sistematik bir savunma yapacağız. Sabrınız ve dikkatiniz için şimdiden teşekkürler.

Gürkan Akgün Müdafii

Mahkeme Başkanı: Eylem 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 73, 74, 97, 108, 109, 110, 111, 112, 113, 115, yönünden 235/1, 235/2-a, 1-b, 43/1 ek savunmanız var.

Avukat Gönül: Sayın Başkan, duruşmanın başladığı 9 Mart tarihinden itibaren onlarca savunmada soruşturma sürecini ve yaşatılan ihlalleri dinlediniz. Ancak evrensel hukuk kurallarının, ceza muhakemesinin en temel ilkelerinin hiçe sayıldığı bir soruşturma süreci yaşatılınca "Olan oldu, yapılan yapıldı, bugün yeniden tartışılması faydasız" diyemiyoruz. Tüm duruşma boyunca meslektaşlarım detaylarıyla anlattı. Bu aşamaya kadar soruşturmadan itibaren süren tutuklulukların Anayasa'nın 19'uncu maddesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 5'inci maddesinde düzenlenen özgürlük ve güvenlik hakkını, soruşturma faaliyetlerinden mahkemenin teşekkül ediliş şeklini, duruşmanın usulüne uygun başlatılmamasına kadar Anayasa'nın 36'ncı maddesiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6'ncı maddesinde güvence altına alınan adil yargılanma hakkının pek çok ilkesinin ihlal edildiğine dair şerhlerini sunmakla yetiniyorum. Şimdi, "Bu soruşturma neden başladı?" sorusunun cevabı yorumlara açık olsa da hukuken bir soruşturmanın nasıl başladığının cevabı tektir: Başlangıç şüphesi. Bu dosyanın soruşturması nasıl başladı? Ortada bir başlangıç şüphesi var mıydı? Hukuken geçerli bir şekilde başlayan bir soruşturma oldu mu? Mükerrer soruşturma yasağı ve aynı fiilden ötürü iki kez yargılanmama ilkesi malumlarınızdır. Sayın mahkemenizde derdest dosyanın doğuşunda bu temel ilkenin bile ihlal edildiğini görüyoruz. Biz huzurdaki bu dosyanın konusunu ilk nerede gördük? Emniyet ifadesinde gördük. Görsel 1 tabloyu açabilir miyiz? Biraz yaklaştırabilir miyiz? Şimdi, biz huzurdaki bu dosyanın konusunu ilk nerede gördük? Emniyet ifadesinde gördük. Müvekkilin emniyet ifadesine baktığımızda; eylem 1, 3, 5, 7 numaralı ihale sorularının sorulduklarını görüyoruz. Bizim için süreci başlatan, bu soruşturmanın başı, başlangıç şüphesini doğurduğu iddia edilen bu numaradaki eylemler ve ihbar mektubunu içeren tevdi raporlarıdır. Dönüp bu ihalelere ve tevdi raporuna baktığımızda; İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosunun 2022/77742 soruşturma numaralı, 22 Nisan 2022 kayıt tarihli soruşturmanın içerisinde yer aldığını görüyoruz.

Gürkan Akgün Müdafii

Bizim iddianamemize baktığımızda ise bu konuların, aynı iddiaların; eylem 61, 62, 63 ve müvekkilin yer almadığı eylem 117 numaralı eylemler olduklarını görüyoruz. Bizim için soruşturmayı başlatan, şüpheyi var eden, aslında halihazırda olan ve yine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen bir başka açık soruşturmadır. Şimdi, bu soruşturma içinde soruşturma işlemleri yapılmıştır ve hatta müvekkil savunmasını dahi vermiştir. Bunlar yoklukla malum olamaz. Aynı olay, aynı deliller, aynı başsavcılık ama iki farklı soruşturma numarası. Şimdi görsel 2'yi açabilir miyiz ve görsel 3'ü? Başsavcılığın bütünlüğü ilkesine rağmen savcılık makamı, sanki hiç işlem yapılmamış gibi bu dosyaların bizleri emniyet ifadesine soru yapmıştır. 2022/77742 soruşturma dosyası da derdest ve yarıda kalmış halidir. Özetle, çok net ve kesin olarak söylüyorum; müvekkilimin bir eylemden ancak bir kez yargılanabileceğine dair kökü 1000 yıla dayanan en temel hakkı yok sayılmıştır. Şimdi buradaki derdestlik durumunu ben söylemiyorum. Burada gördüğünüz yazı, 2022 soruşturmasının içerisinde yazılmış bir müzekkere yazısı. Bilgi talebinde bulunulmuş bir kişi hakkında bu soruşturmada ve savcılık da dönüşünü yapmış: "Bizim soruşturma dosyamız derdesttir, halen devam etmektedir, bilgilerinize olur" denilmiş. Şimdi Görsel 2'yi açabilir misiniz? Şimdi bunu da biraz yaklaştıralım. Şimdi, bu bahsettiğim 2022 soruşturmasının, biraz aşağıya alabilir misiniz? 2022 soruşturmasının kayıt evrakı. İçerisinde ne diyor? "Mehmet Demiral'in tevdi raporları ilişikte gönderilmiştir." Bu tevdi raporları ilk yargılamaya konu olduğunda bu dosyanın içerisinde başlamıştı. Ama bizim şu an huzurdaki dosyanın içerisinde, bizim için emniyet ifadesi aşamasında bundan başka hiçbir şey yoktu. Açık olan bir soruşturma alınıldı ve bizim emniyet ifadesinde sorularımız oldu. Bizim için tüm süreci başlatan zaten açık olan bir soruşturmadır. Peki ben burada sormak zorunda kalıyorum: Müvekkil niye tevdi raporları ile ilgili birden çok soruşturmaya konu oluyor? Neden bu soruşturma dosyasının içerisinde süreç ilerletilmedi? Neden yeniden bir soruşturma açılma gayesi içinde bulunuldu? Ben bu soruları sormakla yükümlüyüm. Şimdi savunma öncesi açık olan bu dosyayı inceledim, muhteviyatını netleştirmek için. Gördüklerimle, huzurdaki dosyanın delil olarak karşımıza koyduğu, adeta taşıyıcı kolonu haline getirdiği tevdi raporu klasörlerinden başka hiçbir şey olmadığını anladım. İçinde istenilmeyecek kadar tevdi raporu klasörü var. 166/1 var, 166/2 var. Onun için 2024 yılında yazdığı 2. rapor var. Mehmet Demiral'in tüm evrakları bu soruşturma dosyasının içerisindedir. Ama bu soruşturmanın akıbeti nedir? Açıktır, kalmıştır. Neden? Mart ayı girince yapılan operasyon neticesinde artık bu dosyaya lüzum görülmemiştir. Sebebini de birazdan anlatacağım.

Gürkan Akgün Müdafii

Şimdi sayın mahkemenize soruşturma işleminin yargılamanın bir doğal bir parçası olduğunu anlatmayı bir zul görüyorum. O yüzden soruyorum: Müvekkil ihale eylemlerinden dolayı kaç defa ve kaç şekilde yargılanacaktır? isimli şahsın ihbar yazısıyla kaç tane daha soruşturma İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nda açılacaktır? 1592 yılında, Orta Çağ'da, yanlış zamanda yankılandığı için çanları bile yargıladılar ama sadece 1 kere yargıladılar. Temel sorun kanunların varlığında değil, bu emredici sınırların uygulamadaki tatbikatının ne derece tavizsiz yapıldığı noktasındadır. Ben buradan neyin mahkemesini yapıyorum? Benim müvekkilimin gözaltına alınıp tutuklanması için bir sebebe ihtiyaç vardı. Halihazırdaki soruşturma alındı, kullanıldı. Bu soruşturma şüphe üzerine değil, kişi üzerine başladı. Şimdi o dosyada örgüt iddiasının olmadığı öne sürülebilir. Örgüt iddiasının burada herhangi bir geçerlilik koşulu yaratması imkansızdır. Her halükarda hukuk güvenliği silsilesi belirsiz şekilde hiçe sayılmaktadır. "Örgüt iddiası kapsamında başka neleri alıyoruz?" demek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'nu baypas etmekten öteye geçemeyecektir. Siz bu eylemleri iddia edilen örgüt adına sayıyor olsanız da müvekkil bu eylemlere dair yeterli ve somut delillere göre savunmasını yapmış olsa da ki sanık savunmasında her konuya dair savunmasını yapma arzusu içerisinde olacaktır, mahkemeniz bu eylemlere dair karar veremez. Ve hatta tevdi raporlarının öne sürüldüğü hiçbir eylem hakkında karar veremez. Yeterli şüphenin ispat durumu, daha önce açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'na aittir. Yeterli şüphenin ispat durumu, daha önce açılan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Özel Soruşturma Bürosu'na aittir. Şimdi burada bir parantez de açmak istiyorum; emniyet ifadesi içerisinde bu ihale eylemlerinden başka bir soru olmadı, örgüt sorusu zaten sorulmamıştı. Şimdi sayın heyet, iddia makamının soruşturma başlangıç şüphesine dair bile tartışmalar açılabilir. Ancak biz bugün tüm bu soruşturma garabetine rağmen esasa müessir savunma yaparak tahliye talebinde bulunmak istiyoruz. Görsel 1'i açabilir miyiz? Evet. Şimdi ben bu tabloya önem veriyorum, kıymet veriyorum. Neden veriyorum? Gürkan Bey'in emniyet ifadesinde soru olarak numaralandırmalar ihale sorularıydı ve numaralandırmaları 1, 3, 5, 7'ydi. Tabii ki de eylem 2, eylem 4 olarak diğer şüphelilere de sorulan sorular olmuştu ama bize sorulan sorular bunlardan ibaretti. Şimdi ben bu soruları, bu ihalelere baktığımda dönüp tevdi raporlarını inceleme gereği hissettim. Neden? Çünkü 2022 yılında zaten açılmış bir soruşturma vardı ve buranın içerisinden çekildikleri de belli oluyordu. Kıyasladığım zaman, malum olan 166/2 tevdi raporunun içerisinde sayfa numaralarını dahi göstermek istedim, hangi değerlendirme oldukları görülsün diye.

Gürkan Akgün Müdafii

Şimdi mevcut soruşturmanın içerisinde eylem numaraları değişmiş olsa da başlangıçta var olan bu ihalelerdir. Yani açık olan bir soruşturmanın içinden alınmış eylemlerdir demek istiyorum. Bunu da dikkatinize yeniden sunuyorum. Şimdi bu konuda net bir ara karar talebimiz vardır. Bu soruşturma dosyasında mahkemenizce incelenerek CMK 223/8 gereği davanın reddi kararı verilmek suretiyle müvekkilin huzurdaki yargılamasına devam edilmesini talep ediyoruz. Bizim bu eylemlerle ilgili savunma yapabilmemiz için de ara karar kurulması şarttır. Takdir, düzenlemenin yorumlanması halidir; sınırsız değildir. Ancak ara karar kurmamanız halinde de hukuka aykırılık şerhimizi düşerek savunma yaptığımızı belirtmek istiyorum. Bu arada iddianamenin içerisinde de yer almayan eylem numarası da zaten dosyanın içerisinde buharlaşıp giden şirkete ait olan elemdir. Bunu kapatabilirsiniz, teşekkürler. Şimdi soruşturmanın başlangıcının dahi bir başka soruşturma dosyasına dayalı olduğunu ve en nihayetinde ’ın ifadelerine ve tevdi raporlarına dayalı olduğunu söyledik. Aşama aşama ilerlemek istiyorum. Soruşturmanın başlangıcının bir başka dosyanın çalınması üzerine olduğu için söylenecek çok da fazla bir şey yok. Başlangıçtan sakat bir durum ancak biz emniyet ifadesine de tabii ki de girdik, savcılık sorgusuna girdik. Sulh cezada da en nihayetinde müvekkil tutuklandı ve 15 aydır hürriyetinden yoksun. Şimdi emniyet ifadesine baktığımızda da birkaç husus söylemek istiyorum. Hiçbir somut iddia kendisine yöneltilmedi. Bu zaten ilk günden beri kendi savunması içerisinde de müvekkilin yer verdiği bir konu. Şimdi soruların tamamı Mehmet Demiral'in tevdi raporlarındaki ihalelerle ilgiliydi, yukarıda da bahsetmiştim. Biz buradan şu hususa da değinmek istiyoruz; CMK 153/2 gereği kısıtlılık vardı malum ilk aşamada. 153/3 gereği bize verilmesi lazım gelen belgeleri talep etmiştik ama bu belgeleri alamadık her nedense. Zaten kendisini ilgilendiren tek tutanağın da ifade tutanağı olduğunu anlamış olduk ve zaten verisine 22 tane tevdi raporu klasörü verilmiş. Çünkü başlangıçta ne eylem 25, ne eylem 26, ne eylem 30, ne de iddianamedeki diğer benzer durumda olan eylemlerin hiçbirisi yoktu. Başlangıçta sadece vardı.

Gürkan Akgün Müdafii

Peki bu ihale soruları nasıl soruldu? "Bildiklerinizi açıklayınız" soru kalıbıyla soruldu. Bir şüphelinin ifadesinde "bildiklerini açıkla" denilerek soru sorulmaz. "Sana yöneltilen şu iddia var, buna karşı cevap ver. Şüpheli olarak gözaltına alındın, buraya getirildin" denilir. Ama biz bu soru kalıbıyla dahi karşılaşılamadık, çünkü ne sorulacağı onlar tarafından bile bilinmiyordu, sadece bir sebep aranıyordu. Savcılık sorgusuna girdik akabinde 23 Mart günü. Sorgu demem bir sorgulama faaliyeti olduğundan kaynaklı değildir. İfadede yer alan sayın savcı emniyet ifadesini okuduğunu, soracak bir soru bulamadığını, İBB'deki görevinin ne olduğunu sormakla sınırlı kaldığını kendisi beyan etti. konumu olan Genel Sekreter Yardımcılığını ve ona bağlı dairelerin isimlerini söyledi, sorgu bitti. Size sormak isterim sayın iddia makamı; 5 dakikaya sığan zorlu sorgu tutuklamaya sevk gerekçesi olabilir mi? Peki 15 aydır hürriyeti yoksunluktan sebep olabilir mi? Duruşma boyu iddianame sayfalarına yönelik beyanları dinledik. Hacmine yönelik tartışmaları defaatle duydunuz. Ben bu konuda sadece bir cümle kurmak istiyorum: Bu iddianame 3806 sayfa, tam olarak 2186 sayfa sadece ifade kesitlerine yer verilmiş uca uca eklenildiğinde. Burada 'ü ilgilendiren tek kısma bakacak olursak yarım sayfadan ibaret savcılık sorgusunu görüyoruz. Makam, görev anlatısı olması bir delil değildir. Sorguda ne tespit edildiğini, nedensellik bağıyla ortaya koymak bir delildir. İddianame düzenlenmesi için gerekli olan nedir? Yeterli şüphedir. Sorgunun esas alınması için bu sorgudan neye ulaşıldığının açıklanması lazım; aynen zikrediliyor. Buradan neye ulaşıldı da müvekkil tutuklanmaya sevk edildi? Şimdi sulh ceza sorgusuna girdiğimizde de müvekkil hakkında verilen ilk tutuklama kararının gerekçesine "Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olarak sorumluluğunun bulunduğuna dair yapılan tespit" yazılmıştır. Meslektaşlarım örgüt savunmalarında izah ettiler, biz de izah edeceğiz: Makamın, görevin, sorumluluğun yalnızca zikredilmesi ceza hukuku bakımından bir sorumluluk doğuramaz; örgüt iddiası açısından da bir konumlandırma yaratamaz. Müvekkil neden tutuklanmıştır? Savunma sırasında defalarca sordu: "Ben neden tutukluyum?" Aynı soruyu ben de soruyorum: Neden 455 günü aşkın süredir tutukludur? Bu konuya kıymet veriyorum çünkü devamına yönelik verdiğiniz karar, tutukluluk kararı işte bu karar; Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı sıfatıyla sorumluluğunun bulunduğuna dair yapılan tespit. Her biri yıl yıl Sayıştay denetiminden geçen, Danıştay 1. Dairesi'nin soyut ve subjektif olduğu gerekçesiyle karar verdiği, hiçbir usulsüzlüğün yer almadığı ihaleler sebebiyle Kültür A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı olduğu gerekçesiyle tutuklanmıştır.

Gürkan Akgün Müdafii

Şimdi burada şu konuya açıklık getirmek istiyorum: Bu Danıştay kararı çok anlatıldı duruşmada. Bu Danıştay kararı nereden çıktı? Size yukarıda da bahsettiğim soruşturma dosyasından çıktı. Bu soruşturmaya dönecek olursak; Mülkiye Müfettişliği Kurulu Başkanlığı'nın 2022/30 numaralı bir kararı var. , 1 Şubat 2022 tarihinde soruşturma izni vermiş. Yapılan itiraz üzerine Danıştay 1. Dairesi bu kararı kaldırmıştır. Bu karar bizim için neden önemli? Biz bunu size neden delil olarak sunuyoruz? Sadece bir soruşturma iznini kaldırmıyor bu karar; iddialara ilişkin neden soruşturmanın yapılamayacağını söylüyor. Yukarıda bahsetmiştim; niye bu soruşturma açık ve askıda bırakıldı, savcısıyla beraber baş başa kaderine terk edildi? E çünkü Danıştay bir karar vermişti Mehmet Demiral'in tevdi raporları için. Demişti ki: "Soyut ve subjektif, varsayıma dayalı. Böyle bir soruşturma olmaz" diyor Danıştay hakimi diyor bunu. Bunu dediği için yeni bir soruşturmaya ihtiyaç vardı, onu da çok güzel başlattılar. Şimdi tespitin subjektif olduğu, somut olarak ortaya konulmadığı, varsayımdan hareketle sonuca ulaşılamayacağı... Peki Mehmet Demiral ikinci tevdi raporunda ne diyor? "Her ne kadar Danıştay bunu demişse de Sedat Kapanoğlu'nun iddiaları var, ben kabul etmiyorum." kim? Uzman mı, denetçi mi, Danıştay hakimi mi? Nasıl oluyor da Danıştay'dan daha üst konuma sahip? Ataması yapılacak diye bir korku içerisindeyim. Duruşmada bir meslektaşımız anlattı, sizlere suç duyurusu talebinde bulundu. Bu şahsın oğlu, kendi arabasına bu devletin polisini bindirdi, belediyenin bir birimine gitti ve bir sorgulama faaliyeti yaptı. Soruşturma aşamasında, soruşturma faaliyetleri savcılığa aittir; yetkili olan savcılıktır. Sedat Kapanoğlu bir yönüyle galiba savcıdır; bizim soruşturmanın savcısı da kendisi olduğunu düşünüyorum. Şimdi Alper Alpman mahkeme kürsüsünde bu şahsa dair yeterli açıklamayı yaptı, daha fazlasını artık izah etme gereği görmüyorum. Hangi amaçlarla hareket ettiği, nasıl bir kişi olduğu, bu konunun başında nasıl yer aldığı zaten malumunuz oldu. Buna yönelik bir değerlendirme yapacak olmanız ve akıbetine dair de bizlere ara kararınızı bildirmenizi bekliyoruz. Neden? Çünkü hukuk; siyasi takvime göre raftan indirilip güncellenecek bir aracı değildir. Ben tutuklama gerekçesine (?) şerhini de düşmek istiyorum kayıtlara geçmesi için: Amaç suistimali ve yetki saptırması kavramlarına dayalı olarak; o gün o makamda oturuyor olmasaydı, bugün tutuklanmayacaktı. Kendisini tutuklamadınız, tutuklamadılar; oturduğu makamı, oturduğu koltuğu tutukladılar. Çünkü yapabilecekleri başka hiçbir şey yoktu.

Gürkan Akgün Müdafii

Şimdi tutukluluk devam kararlarına yönelik bir izahta bulunacağım. Gözden geçirme aşamasına dair; bu aşamada artık duruşmada 3 ayı geçti. Nasıl bir süreç geçirdiğimizi zaten anlamışsınızdır diye düşünüyorum. Bizler de mahkemenin önünde belki iki satır cümlemizle bir hakimin dikkatini çekeriz umuduyla günlerce bekledik. Buradaki duruşma salonundaki tüm meslektaşlarla da bu süreç içerisinde artık yol arkadaşı olduk diyelim. Şimdi iddianame ve delillere yönelik kısa bir açıklamada bulunacağım; taraf olduğu eylemlere girmiyorum müvekkilin. Oraya yönelik meslektaşlarım zaten tafsilatlı açıklamada bulunacaklar. İddianame bir görüştür; iddia makamı bu görüşü delillerle ilişkilendirerek ortaya koymakla yükümlüdür. Soruşturma aşamasında görüşünü cezalandırmaya yönelik kuran savcılık, mahkeme aşamasında delil tartışmasıyla bu görüşü değiştirebilir. Ne de olsa duruşma, bir yönüyle de delil tartışmasıdır. İddianame kabul edildi; dosya eklerinde eksikler olsa da gördük. Müvekkil açısından yeterli şüpheyi oluşturan delilleri tespit etmek için yoğun bir çaba harcadık. İddia makamının, yukarıda da izah ettiğimiz üzere, kişi üzerinden olaya ulaşma iradesi izlediği yolu gördük. Bu yol, müvekkilimizin peşinen suçlu ilan edilip sonrasında da delillendirme gayretine girildiği yoldur. Fakat bu yolla başarısız olduklarını tespit etmekle beraber müvekkilimizin masumiyetini ortaya koyacak delilleri de ikame ettik; bazılarını dosya arasından bulduk. Perşembe günü olduğu gibi bugün itibarıyla de bir sistematik savunma ortaya koyduk, koymaya da devam edeceğiz. İddianame kapsamında şunu görüyoruz: Sürekli birbirini tekrar eden, sistematikten yoksun beyanlar zinciri ve buradan teşkil edilmeye çalışılan bir iddianame. Nereye varılabilir? Müvekkil , huzurdaki iddianamede eylemsel niceliğe sahip ve 26 tanesinde yer almakta. Bu eylemlerin giriş bölümlerinde "Eylem Delilleri" başlığı açılarak matbu, genel geçer, müvekkilimle illiyet bağı kurulmamış birtakım delil listeleri adeta envanter gibi sıralanmakta. Şimdi CMK 174'ü hatırlatma gereği görüyorum. Hani iddianame müvekkilin sorumlu tutulduğu eylemlerin altında listelenen deliller, müvekkilin hangi fiille hangi suçu işlediğini somutlaştırmaktan tamamen uzak olduğu için bu madde hükmünü hatırlatma gereği içerisinde oluyoruz bizler de. Deliller bir envanter listesi değildir. İddianamede buna aracı olacak bir kağıt yığını, bir hukuki metin değildir. Delil torbasının içine atılan genel evraklar, şahsi ceza sorumluluğu ilkesi gereği müvekkilimi bağlamaz.

Gürkan Akgün Müdafii

Eylem 25 ile ilgili olarak yazılan eylem delillerine yönelik birkaç bir şey söylemek istiyorum. Şimdi müşteki, mağdur, tanık ifadeleri yazıldığını görüyoruz girişte. Soruşturma savcılarının en muteber gördüğü delilin beyan delili olduğunun en net ispatı bu zaten; ilk sıraya yazıldı. Şimdi biz bu beyan delilini, beyanların delil mahiyetini tartışabilmek için mahkemenin huzurunda dinlenildikleri günü mü bekleyeceğiz? Hayır. Anlatılanlar karşısında herhangi bir çelişki görünüyorsa dahi bugün sorularınızı, sorularınızı sorsak tüm çelişkiler giderilir ve eylem bazında bir kanaate ulaşmış olurdunuz. Ancak bu bugün mümkün değil. Burada şu hususa değinmek istiyorum: Tutukluluk devam kararlarında diyorsunuz ki, "Henüz müşteki ve tutukluların dinlenmemiş olması." Kim bilir kaç ay, belki de yıl sonra dinleyeceksiniz? Tutuklu sanık savunmalarını dahi nisan ayında bitirmeyi planladığınızı söylemiştiniz duruşmanın ilk haftasında. Temmuz ayına geldik, hâlâ tutuklu sanık savunmaları devam ediyor. Maddi gerçeği ortaya çıkarmak için bu kadar bekleme zorunluluğumuz var ise tutuklu olarak bekleyemeyiz Sayın Başkan. Biz bu konunun somut delillerini sunduk. Bu delillerin bir kanaat oluşturacağını düşünüyoruz, değerlendirmenize yeniden sunuyoruz. Yargıtay ne diyor örgüt dosyalarında ve genel kararlarında, makul sürede yargılanmayla ilgili verdiği kararlarında? Diyor ki: "Dar yorumlayın, bağlantıyı dar yorumlayın ki adil yargılanma hakkı ihlali olmasın; makul sürede yargılanma hakkı ihlali olmasın" diyor. Biz bugün bu gerekçelerle devam edersek ne yazık ki bu ihlalleri her gün, her dakika işliyor olacağız. Şimdi burada etkin pişmanlık ifadelerinden bahsedildi. Ancak iddianamede Gürkan Bey'in adının geçtiği bir tane daha etkin pişmanlık ifadesini biz göremedik. Müvekkil hakkında bir iftira dahi bulamıyoruz. HTS baz analiz verileri... Bunun bir kıymeti var mı? Herhangi bir değerlendirmeye dair bir iddia, bir konu var mı? Hayır, yok. Gürkan Bey ile ne ilgisi var? Yok. Dosyaya sunulan belgeler kısmına dair şunu söylemek istiyorum: Bizim deliller, dosyaya sunduğumuz birçok evrak, savcılık tarafından aslında zaten İstanbul Büyükşehir Belediyesi İmar Daire Başkanlığı'ndan istenilmiş. Ne zaman istenilmiş? 2 Mayıs 2025 tarihli müzekkere ile istenilmiş. Tüm evraklar eksiksiz olarak sunulmuş ancak incelenmiş mi? Hayır.

Gürkan Akgün Müdafii

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın talep ettiği ve dosyaya sunulmuş olan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından hazırlanan bir bilirkişi raporu var. Bu raporda ne gibi tespitler olduğu için eylem delillerinin içerisinde zikredilmiyor? Soruşturma savcılarının CMK 160 yükümlülüğüne aykırılığını biz daha ne şekilde ve nasıl, kaç farklı türde ispat edelim? Daha kaç tane örneği çıkaralım ve sizlere sunalım? Eylem 26 delilleri... Yine ilk sıraya yazılan müşteki ifadesi. Bu ifadenin bizim için bir kıymeti yok, müvekkilin ismi de geçmiyor. Gün aşırı ifadesini değiştiren birisinin verdiği beyanın hukuki güvenilirliğinden bahsedilebilir mi? Hayır. Mahkeme huzurunda ifade verdiğinde kim bilir neler anlatacaktır. İki gün içerisinde iki farklı ifadeyle birbirine tamamen zıt, iki farklı bürokratların isimlerini zikreden birisinden bahsediyoruz: . Şimdi bu arada bir parantez de açmak istiyorum: Bu kişi dosyanın şüphelisi olarak tutuklandı. Ancak sonra her ne olduysa müştekisi oldu; hakkındaki şüpheli sıfatı buharlaştı. Şimdi biz ne oldu da bu sıfat değişikliğinin yaşandığını bilmiyoruz, dosyanın içinde de göremiyoruz. Takipsizlik kararı mı verildi? "Çok güzel bir ifade verdin, hadi sana takipsizlik" mi denildi? Ya şüpheliden müştekiye geçene kadar çok önemli kriterler var. Bu terimler üzerinde durmamız, bunları anlatıyor olmamız lazım ama bir anda gitti tabii ki de dosyanın içerisinden. Müşteki olarak bizim de iddianame delilimiz içerisinde yer aldı. Neden başta verdiği isimler beğenilmedi, şüpheli olarak tutuklandı, ertesi gün isimleri değişti, tahliye edildi ve dosyanın müştekisi olmaya hak kazandı. Deliller kısmında bu eylemde tanık ifadesi yazılmış, şimdi bu eylemde İhsan Gülay'ın da tanık olarak ifadesi alındığını görüyoruz. Aynı gün, aynı saatler olduğunu tahmin ediyorum ben. Şimdi bu tanık ifadesi içerisinde cümleler her nasılsa 'ın ilk savcılık ifadesi ile aynı cümlelerden oluşuyor. Hatta “şirketin yarısının sahibi abim İhsan Gülay'dır” diye, cümlenin içerisindeki düzeltmeleri dahi yapmamışlar. Aynı ifade, ben savcılık makamı içerisinde hep beraber olduklarını düşünüyorum. Çünkü şüpheli olarak 'a verilen kararla ilgili kendisinin de ifadesinde bir yorumu var. Bu kişi nasıl tanık olarak dosyanın içerisinde yer alabilecektir?

Gürkan Akgün Müdafii

Şimdi ihaleler kısmı ile ilgili bilirkişi raporuna çok kısa değineceğim. Şimdi daha önce duruşma aşamasında meslektaşlarım da defalarca anlattı. Şu hususu söylemek istiyorum ben bilirkişi raporlarına yönelik olarak. 668 adet klasörü sadece birkaç ay içerisinde inceleyen bir bilirkişi heyeti var. Görsel 6'yı açabilir misiniz? Bunu da kendileri zaten yazmışlar. Ya ben düşünüyorum, ben avukatlık yapan birisiyim. Şu ana kadar meslek hayatımda 666 klasör okudun mu? Tartışabiliriz, okumadığımı düşünüyorum. Yani bir bilirkişi heyeti 666 klasörü sindiriyor, okuyor ve üstünü usulsüzlükleri tespit edebiliyor hem de birkaç ay gibi kısa bir süre içerisinde. Ne kadar sağlıklı bir bilirkişi raporu incelemesi olduğunda değerlendirmenize sunuyorum. Şimdi bu heyetin nasıl kurulduğuna dair bünyesinde çalıştıkları, bakanlığın dosyaya da taraf olduğu ve usulsüzlükleri tespit et ana temasıyla rapor yazmalarını istenildiği duruşmada dile getirildim. Bu raporların dikkate alınamayacağı kanaatini oluşturmak için yeterli bir argüman olsa da, esasa yönelik beyanda bulunacak olsak da dikkat çekmediğim husus bu raporu düzenleyen bir kişinin rapor tarihinden sonra nasılsa işte üyenin seçildiği noktasındadır. Bununla ilgili de bir görsel var, meclis kararını ve bilirkişi teslimi gösterdim. Daha önce de duruşmada beyan edildiğini söyledi bir meslektaşım. Görsel 7'de de yer alıyor ama ben meclis kararını göstermeyi kıymetli buluyorum. İsmail Çobanoğlu, Sayıştay üyesi artık. Artık her yıl sayısız Sayıştay denetiminden geçen herhangi bir usulsüzlük tespit edilemedi dediğimiz konularda anlaşılan Sayıştay'ın durumunu da artık ortada, bu konuda artık bağımsız ve tarafsız mahkemenizin değerlendirmesine sunmak istiyorum. Biz bunları defalarca söylemek zorundayız Sayın Başkan. Anlaşılmadığını düşündüğümüzden dolayı değil, her geçen gün yeni bir kişi bu konuları öğrensin bilsin bu dosya nelere dayanıyor. Bizim tartıştığımız, aylar boyu tartıştığımız Ekim 2024'te kayıt tarihi yapılan, 3 aydır duruşması yapılan ama en önemlisi 15 aydır tutuklu olan müvekkilin tutuklanmasına sebep olana dayanaklar neler? Bunlar. Savcılık nasıl soruşturmayı başlattı söyledim. Soruşturmanın içinde neler yaptı, söylüyoruz. Tarafsızlığa dair derin şüphelerimizin olduğunun için olduğunu söylemek için bizim daha neye ihtiyacımız var? Rapor tarihinden bir ay sonra Sayıştay üyesi oldu. Ne kadar tesadüf? Bu mükafatlandırma sürecinin de bir tipik örneği diyelim. Ve keza bilirkişi raporları ile ilgili çok fazla açıklama yapıldı, bunu geçiyorum.

Gürkan Akgün Müdafii

Tanık beyanları... Tanık mı desem, müşteki şüpheli mi desem, şüpheli mi desem; 'ın her ihale eylemi öncesi ifadelerine sayfalarca yer verildi. Şimdi her eylemin önüne konumlanması tercih edildiği için bu beyanlar kesitine değinmek zorundayız. Benim müvekkilimi ilgilendirmiyor, zaten ismi de zikredilmiyor ama iddianamenin içinde o bize okutulmak zorunda bırakıldı. Şimdi Kültür A.Ş. ile ilgili beyanları her ihale eyleminin önüne konulan ; bazen tanık, bazen şüpheli, bazen de müşteki şüpheli olarak ifadesi alınmış. Görsel 8'i açabilir miyiz? Hadi şüpheli veya tanık olmasını anlayabilirim de yani nasıl müşteki olabildi? Hani müşteki dağıtım usulü olduğunu biraz anladık da 'a da olması biraz açıkçası sıfat karmaşasına dair tipik bir örnek. Aşağı kaydıralım; şüpheli ! Müşteki şüpheli ! Tanık ! Söz konusu kişinin sıfatı nedir? Savcılık niye karar veremedi? Gel yanıma bir gün tanık ol, gel yanıma bir gün şüpheli ol, gel yanıma bir gün müşteki ol. Bunlar niye önemli? Müvekkilin 23 tane taraf olduğu ihale eyleminin önüne delil olarak konulduğu için önemli. Niye tarafla ilgili bir karar verilemiyor? ’da çok hızlı bir şekilde karar verilmişti aslında. Şimdi, ’di yanlış hatırlamıyorsam, bu tanığın neden tanık olamayacağına dair de gerekli açıklamaları mahkemenize yaptı. Daha fazlasına gerek yok, zaten neden bilinsin ki? Şimdi bir de yine ’ın hemen devamında yer alan bir diğer dosya sanığı vardı. "Ben sadece ve sadece bir şefim. Ben bunları bilmem, ben bu eylemlere taraf olduğum konulara dair bir şey diyemem. Ben bu eylemlerle ilgili bir sorumluluğa sahip değilim, bu eylemlerde herhangi bir sıkıntı yok" diye savunma yaptı. Ve siz de savunmasına itibar etmiş olacaksınız ki tahliyesine karar verdiniz. Mesele tahliyesine karar vermeniz noktasında değil Sayın Başkan. “Niye tahliye ettiniz” demiyorum, buradaki hiç kimse zaten tutuklu olarak bu yargılamanın içerisinde yer almamalı. Tahliye oldu, iyi de oldu. Ama ’nun iddianamedeki ifade kesitlerinin toplam hacmi 150 sayfa. Uç uca ekleyin, 150 sayfa savcılık makamının muteber gördüğü bir delil. Tutukluluk süreci içerisinde verdi bu ifadeyi. Ek ifade olarak kendisini izah etti, "Etkin pişmanlık ifadelerimi kabul ediyorum" dedi. Tutukluydu ama bu süre içerisinde. İfadesini verdi ve savcılığın 150 sayfa delil olarak iddianameye konu ettiği Gökhan, demek ki savunmasına itibar edildi ve tahliye edildi. Ben buradan şunun muhakemesini yapıyorum: Sizler demek ki bu iddianamenin de 150 sayfasını kabul etmiyorsunuz, delil olarak görmüyorsunuz. Çünkü kendisi bir delil olarak kullanıldı.

Gürkan Akgün Müdafii

Şimdi MASAK kısmı ile ilgili olarak, müvekkil hakkında ben MASAK raporunun duruşmalar başlamadan önce çok fazla araştırma gereği içerisinde bulundum. Biz tabii böyle bir raporu inceleyemedik. Savcılık katında baktım, mahkeme kaleminizin dolaplarında baktım, UYAP’ta baktım, flaş ekinde baktım. Yani sırf gittim geldim, gittim geldim. "Geldi mi rapor, var mı rapor?" "Yok rapor." Niye yok rapor? Çünkü lehine bir delil olacaktı. Ortada bir raporun olması konusunda ben öylesine bir mücadeleye girişmedim, ben öyle boşuna da derdine düşmedim. Tutuklama gerekçesine konu edildiği için derdine düştüm. Neden? Oraya yazıldı MASAK raporları. Ya nerede bu MASAK raporu? Yok. Tüm mal varlığı bir araç çünkü. Maaşı dışında bir girdi çıktısı yok müvekkilin. Lehine olan bir delil olduğu için de yine savcılığın kötü niyetli olarak saklamaya gerek gördüğü bir rapor. Şimdi, deliller soruşturmayı yürüten bir yakıt olarak düşündüğümüzde, soruşturma savcıları MASAK raporunu arabanın içine koydu fakat ilerletemedi, ilerletmedi. Eğer olmayan bir şey ilerlemiş muamelesi kabul ediliyorsa, müvekkil açısından pozitif kabul edilmelidir. Bu zamana kadar da aleyhine değişmediyse de bundan sonrası kabulü mümkün değildir. Benim elde edemediğim bir evrak artık dosyanın içerisinde de yer almadığına yönelik en kesin, net durumdur. Mahkeme tutukluluk devam kararlarınıza yönelik fakat şimdi bir şey söylemek istiyorum. Rasyonel bir gerekçe göremediğimiz zaten malum, söylenildi. Suçun vasıf ve mahiyeti, mevcut delil durumu, ölçülülük ilkesi hem tahliye kararında hem tutukluluk devam kararında var. Şimdi, tahliye kararınız yazıldığı için eğer herhalde aynı gerekçeleri müvekkil açısından da tek yazabilirsiniz diye düşünüyorum Sayın Başkan. Henüz tanıkların, mağdurların ve bir kısım sanıkların dinlenmemiş olması... Dosyada 405 kişilik bir taraf durumu var Sayın Başkan, ne zaman bitebilir ki? Bizim ömrümüz görebilir mi bu tarafı dinlemeye, taraf sayısını dinlemeye? Kaçma ve delilleri etkileme konusunda kuvvetli şüphenin bulunduğu... Kuvvetli şüphe nedir? Nerede bulunuyor? Bu kanaate ulaştıran nedir? Delil değeri biçilen tüm evrak yığını adeta İstanbul Büyükşehir Belediyesi arşivine dönen Çağlayan Adliyesi’nde mevcut. Beyan delili de her zaman konuşmaya, her istediğiniz an konuşmaya hazır ve nazır sizi bekliyor. Sanıkların suç işlediğine dair kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin bulunduğu, parantez içinde tanık ve etkin pişmanlıktan faydalanmak isteyen sanık beyanları yazıyor. Somut delil deyip delil bile olamayacak soyut bir parantez içi yazılmış olmasına biz ne diyebiliriz? Hukukun adı, sayfaları, mevzuatı kılıf olarak kullanılarak cezalandırma amaçlı yazılan satırlara, içi öyle ya da böyle doldurulmaya çalışılan eylemlere karşı tutukluluk halinin devam kararlarınızdan vazgeçmenizi talep ediyorum.

Gürkan Akgün Müdafii

Sayın Başkan, açıkçası giriş kısmında söylemiştim ama üzerinde durmakta fayda gördüğüm konu, bu dosyanın başlangıç şüphesine dair. Ben burayı tekrar etmek istiyorum. Görsel bir tabloyu yeniden açabilir misiniz? Ya biz bu meseleye başladığımızda, tarihsel sıralama olarak baktığımızda, ’ün emniyet ifadesinde sorulan sorular eylem 1, 3, 5, 7, bunlar dışında başka bir konu yok. Bu konularda şu soruşturmanın içinde zaten. Şimdi mükerrer soruşturma yasağı, "Aynı fiilden ötürü iki kez yargılanmama" ilkesine dahil olarak bir yorumda bulunamayacak mısınız, bulunmayacak mısınız? Bir ara kararda söylemeyecek misiniz bizlere? Ben zaten halihazırdaki soruşturmadan dolayı bugün burada neden yeniden savunma yapmak zorunda kalıyorum? Niye biz eylemlerin detaylarına girmek zorunda kalıyoruz bu konulara dair? Bu soruların bir cevabı olması lazım. Yoksa Sedat Kapurtu’nun ifadesiyle onlarca soruşturma açılır İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nda, her an da açılabilinir. Açılsın, devamlı ihale, TND raporlarına dönüp dönüp dönülsün. Her biri yine aynı bir soruşturma demek. Ya bu soruşturmanın garabetini daha nasıl farklı şekilde izah edebilirim? Farklı bir cümleyle aynı konuyu bir daha söyleyeyim mi? Müvekkil emniyet ifadesine girdiğinde sadece bu konular vardı. İddianame eylem 51’de 117 eve el koyma konulmamış; eylem 61, 62... Bunlar zaten soruşturmanın içinde var, siz bunlara yönelik karar veremezsiniz. CMK açık. Çok net bir açıklık var ortada: Aynı fiilden dolayı iki kez yargılanılamaz, muhakeme şartıdır bu durum. Biz muhakeme şartını duruşmanın ilk haftasında söylemeyi tercih ederdik. Ben bunu söyleyecektim zaten bir usuli talep süreci yaşamış olsaydık. Yahu durun bir dakika, bu duruşmaya başlamayın. Niye başlamayın? Zaten var bunun soruşturması, işlemlerine de devam ediyor. Kala kaldın orada, yarıda kaldın. Ne diye savcılığın dosyası alındı, çalındı, burada iddianame yapıldı? Şimdi emniyet ifadesinde başka bir konu olsaydı, eylem 25 olsaydı, eylem 26 olsaydı diyecektik ki: "Ha tamam, içinden seçildi, örgüt adına sayılıyor ve burada tartışmaya açılıyor." Burada hukuk güvenliğinden bahsedemeyiz. Bu çok önemli bir detay Sayın Başkan. Bu soruşturmanın akıbetinin sorulmasını ve buna yönelik bir ara karar kurarak davanın reddi kararını vermenizi talep ediyorum. Tevdi raporunu öne sürülen müvekkil başta olmak üzere buradaki tüm sanıklar yönünden bir karar vermeniz lazım. Siz bu eylemlere yönelik karar veremezsiniz.

Gürkan Akgün Müdafii

Çok fazla uzatmayacağım. Meslektaşlarım da savunma yaptı. Umarım meramım anlaşılmıştır diye düşünüyorum, anlaşıldığını umuyorum. Dosyaya yeni bir şeyin bu aşamada konulmasının zor olduğunu söyledim. Duruşma sırasında birçok meslektaş birçok konuya dair açıklamaları zaten yaptı. Müvekkil kendisine yönelik yaptığı savunmada zaten detaylarını izah etti. Ama bu tabloya ben kıymet veriyorum Sayın Başkan. Buna yönelik bir karar kurmak zorundasınız. Yoksa mükerrer soruşturma yasağı ihlalini her geçen dakika arttırmış, devam ettirmiş ve paydaşı olmuş olacaksınız. Oradaki soruşturmada devam edilebilir. "Neden devam edilemez?"in cevabı da Danıştay 1. Dairesi'nin kararıdır. Ama hala bu dosya açıktır. İçinde bir birleştirme kararı, bir bilgi alma müzekkeresini ben göremedim. Yok çünkü. Birkaç kere inceledim, UYAP’tan dün gece dahil bu dosyayı inceliyordum "Var mı?" diye. Yok, savcılık sorma lüzumu görmemiş. Sadece muhtemelen böyle bir soruşturma vardı, "Hadi biz de bunu alalım, kullanalım." denildi. Yoksa müvekkile emniyet ifadesinde bunların soruluyor olmasının başka bir izahı yok. Bir sebebe ihtiyaç vardı ’ü gözaltına alıp tutuklayabilmek için, o sebep de bu soruşturma dosyasıydı. Ben tahliye talebinde ve kapanışta bulunup sözü meslektaşlarıma bırakmak istiyorum. Sayın Başkan, bizler bu salonda, bu mahkeme koridorunda sizlerden yaşatılan ihlallere son vermenizi talep ediyoruz. Bunu başta tutuklular için isterken bir yanda aileler açısından istiyoruz. Neden? Onlar da tutuklu çünkü. Tam karşınızda, hiçbir zaman yüzünü görmediğiniz, her gün aynı yerde oğlunu görmek için orta kısımdan iki sıra önünde oturan bir anne, bir baba var. Burada sanık müdafi kürsüsünde bir eş var. Bir ailenin yeri dört duvarın içi olmamalı Sayın Başkan. Müvekkil cezaevinde bulunduğu süreç içerisinde evlendi, evlenmek zorunda kaldı; nişanlılardı. Biz burada her gün bir eşin durumunu görüp, üzülüp ve bu sürecin yaşatıldığı ihlallerin son verilmesini talep etme arzusu içerisinde bulunmamalıyız. Karşı tarafta her gün "Ne olacak?" diye bekleyen bir anne babaya nasıl izah edeceğimizi düşünmemeliyiz. Benim burada 15-20 dakikada özetlemeye çalıştığım süreç, bu soruşturmanın nasıl doğduğuyla alakalıdır. Bu soruşturmanın doğuşu dahi bu denli hukuk garabeti içerisindeyken bizler bu konuyu açıklayabilecek çok kelimeleri bulamıyoruz. Niye cümleleri bulamıyoruz? Neden ’ün tutuklu olduğunun sorusuna ilk gün de cevabını veremedik, hala daha neden devam ettiğinin cevabını veremiyoruz.

Gürkan Akgün Müdafii

Buranın dört duvarı ile ilgilendiğimiz gerçeğini de daha fazla nasıl açıklayabiliriz bilmiyorum. Karşıda bir aile, sanık müdafi tarafında aile, karşımda tutuklu müvekkil ve meramımızı anlatmaya çalıştığımız siz, sayın heyet. Şimdi müvekkilin tahliyesini talep ediyorum, anlaşıldığını düşünüyorum tahliyesini istediğimin. Tüm bu sürecin içerisinde sizden net olarak istediğim şudur, meslektaşlarımdan farklı olarak: Dosyaya yeni bir konuyu sunmuş olduğumu düşünerek bu soruşturma dosyasını, 2022/77042 soruşturma dosyasını o soruşturmada bırakalım. Tevdi raporunu, Mehmet Demiral’ı, ’ı bir kenara bırakalım. Bakalım bizim bu dosyanın içerisinde başka ne kalacak soruşturma aşamasına dair, bunu görmek istiyorum. Şimdi aynı zamanda avukatlık mesleğinin sanık sandalyesine oturtulmasını da kabul edemiyorum. Avukat kabul edilemez şekilde, dahi ceza alsa, 1 yılı aşkın süredir tutukludur. Bu tutukluluk devamını kabul etmem bir avukat olarak mümkün değil. Şimdi bu durumu hukuk, vicdan ve her türlü kanaat ilişkisini oy birliğiyle reddedeceğine de ben eminim. Şimdi tarihi olan bu mahkemenin huzurunda da not düşüyorum Sayın Başkan, yargılamayı yürüten sizlersiniz. Bunu görmediğinizi, duymadığınızı veyahut anlamadığınızı düşünmüyorum. Birçok meslektaş dile getirdi, sizlerden talep etti. Artık koruma tedbirinden fiili tutulmaya dönen bu hale son vermenizi, en hızlı şekilde tahliye edilmesini talep ediyorum. Çünkü hala daha savunmanı olarak adalete, adaletin sözcüsü olarak sizlere karşı bir inancım vardır. Bu inanca karşılık verin Sayın Başkan. Müvekkilimin ve ’ın tahliyesini talep ediyorum, teşekkürler.

Gürkan Akgün Müdafii

Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.