Suçlama Konusu
Usulsüz İhale Gelirleriyle Alınan Villaların İmamoğlu İnşaat'a Devredilerek Aklanması İddiası
Eylem 136
İddianameye göre, şüpheliler Ekrem İmamoğlu, Ali Nuhoğlu, Hasan İmamoğlu, Tuncay Yılmaz ve Fatih Keleş, usulsüz kamu ihalelerinden elde edilen suç gelirlerini aklamakla suçlanmaktadır. İddiaya göre, örgüt üyesi Ali Nuhoğlu, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatı ve Tuncay Yılmaz'ın organizasyonuyla hareket etmiştir. Savcılığa göre Nuhoğlu, KİPTAŞ'tan usulsüzce aldığı bir ihaleden elde ettiği gelirle, Güllüce Tarımcılık adında kurduğu paravan şirket üzerinden Sarıyer'de iki adet villa satın almıştır. Bu villaların alımında kullanılan 31 milyon TL'nin, KİPTAŞ'ın İstcon A.Ş.'ye yaptığı 199.5 milyon TL'lik avans ödemesinden kaynaklandığı MASAK raporuyla iddia edilmektedir. İddianameye göre, daha sonra 07.03.2024 tarihinde, Güllüce Tarımcılık şirketi, içindeki villalarla birlikte, değeri bilirkişi tarafından 480 milyon TL olarak belirlenmesine rağmen, İMAMOĞLU İnşaat'a 48 milyon TL gibi çok düşük bir bedelle devredilmiştir. Bu devir karşılığında fiilen sadece 15 milyon TL ödendiği, şüpheli Ali Nuhoğlu'nun ifadesine göre bu paranın da tadilat masrafları için olduğu, dolayısıyla devrin bedelsiz yapıldığı iddia edilmektedir. Bu eylemle, kamu ihalelerinden elde edilen suç gelirlerinin gayrimenkul alımı ve muvazaalı şirket devri yoluyla aklanarak sisteme sokulduğu ve kaynağının gizlendiği iddia edilmektedir. Şüpheliler, TCK'nın 282. maddesinde düzenlenen "suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama" suçuyla itham edilmektedir. Savcılık, iddiasını şüpheli Ali Nuhoğlu'nun itiraf niteliğindeki beyanları, MASAK raporları, bilirkişi raporları, tanık ifadeleri ve kolluk araştırma tutanaklarına dayandırmaktadır.
İddianame Metni
İddianameye göre, şüpheliler Ali Nuhoğlu, Ekrem İmamoğlu, Hasan İmamoğlu ve Tuncay Yılmaz, birlikte ve iştirak hâlinde hareket ederek, usulsüzce yapılan kamu ihalelerinden elde edilen suç gelirlerini taşınmaz alımı ve şirket devri yoluyla gizleyerek aklama suçunu işlemişlerdir. İddiaya göre, İMAMOĞLU suç örgütü üyesi olan Ali Nuhoğlu, örgüt lideri Ekrem İmamoğlu'nun talimatları doğrultusunda, kamu ihalelerinden elde edilen gelirlerin yönlendirilmesi ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerinin meşrulaştırılması faaliyetlerinde aktif rol almıştır. Bu kapsamda, Nuhoğlu'nun kontrolündeki İstcon A.Ş. isimli firmanın KİPTAŞ'tan aldığı usulsüz bir ihaleden elde edilen gelirle, paravan olarak kurulan Güllüce Tarımcılık A.Ş. adına Sarıyer'de iki adet lüks villa satın alınmış, ardından bu şirket ve içindeki değerli villalar, gerçek değerinin çok altında bir bedelle ve muvazaalı bir işlemle İMAMOĞLU İnşaat'a devredilerek suç geliri aklanmıştır.
Savcılık iddiasına göre eyleme katılan şüpheliler ve rolleri şu şekildedir: Ekrem İmamoğlu'nun örgüt lideri olarak villaların alınması ve devredilmesi sürecinde bilgi sahibi olduğu ve talimat verdiği iddia edilmektedir. Ali Nuhoğlu'nun, örgüt üyesi olarak, paravan şirketi kuran, villaları satın alan ve devir işlemini gerçekleştiren kişi olduğu öne sürülmektedir. Hasan İmamoğlu ve Tuncay Yılmaz'ın ise İMAMOĞLU İnşaat'ın yetkilileri olarak bu suçtan nihai menfaat sağlayan konumda oldukları iddia edilmektedir. Fatih Keleş'in ise örgüt yöneticisi ve kasası olarak bu aklama işleminden sorumlu tutulması gerektiği belirtilmektedir. Süreçte adı geçen diğer kişiler arasında, ihalenin muvazaalı olduğunu beyan eden tanık Bülent Yılmaz, İsfalt Genel Müdürü Burak Korzay ve İstcon A.Ş.'ye iş deneyim belgesini kullandırdığını ifade eden Dursun Balcıoğlu bulunmaktadır.
İddianameye göre aklama mekanizması şu şekilde işlemiştir: İlk olarak, Ali Nuhoğlu'nun fiili kontrolündeki İstcon A.Ş., KİPTAŞ'tan 2024/72665 kayıt numaralı ve 2.1 milyar TL bedelli ihaleyi, tanık beyanına göre önceden anlaşarak almıştır. KİPTAŞ, 15.03.2024 tarihinde İstcon A.Ş.'ye 199.500.000 TL avans ödemesi yapmıştır. Bu para, zincirleme transferlerle (İstcon A.Ş. -> Trend A.Ş. -> Ali Nuhoğlu) Ali Nuhoğlu'na aktarılmıştır. Ali Nuhoğlu, 25.03.2021'de kurduğu Güllüce Tarımcılık A.Ş.'ye 31 milyon TL transfer etmiş ve bu parayla 13.04.2021'de Sarıyer'deki iki villa satın alınmıştır. Son aşamada, 07.03.2024 tarihinde, Güllüce Tarımcılık A.Ş., içindeki villalarla birlikte İMAMOĞLU İnşaat'a devredilmiştir. Bu devir işlemi, suçtan elde edilen gelirin taşınmaz alımı ve şirket devri yoluyla meşru bir ekonomik faaliyet görüntüsü altında sisteme sokularak kaynağının gizlenmesi olarak değerlendirilmiştir.
Eyleme ilişkin spesifik veriler iddiaları desteklemek için sunulmuştur. Villaların bulunduğu yer İstanbul ili Sarıyer ilçesi Mirgün Mahallesi 625 ada 47 pafta 196 parseldir. Villalar, 31.000.000,00 TL'ye alınmıştır. Güllüce Tarımcılık A.Ş.'nin İMAMOĞLU İnşaat'a devir sözleşmesindeki bedel 48.000.000,00 TL olarak gösterilse de, MASAK raporuna göre fiilen sadece 15.000.000,00 TL'lik ödeme (15.03.2024, 05.04.2024 ve 16.05.2024 tarihli üç çekle) yapılmıştır. Buna karşılık, Vergi Denetim Kurulu'nun bilirkişi raporunda villaların her birinin suç tarihindeki değerinin 240.000.000,00 TL, toplamda ise 480.000.000,00 TL olduğu tespit edilmiştir. Bu büyük değer farkı, işlemin muvazaalı olduğunun en büyük kanıtı olarak sunulmaktadır.
İddianameye göre, bu eylemle kamu ihalelerinden usulsüzlükle elde edilen suç gelirleri, yasal bir işlem kisvesi altında sisteme dâhil edilmiş, malvarlığı değerleri meşrulaştırılmış ve kaynağı gizlenmiştir. Bu yolla, suçtan elde edilen gelirin hem kaynağının gizlenmesi hem de meşrulaştırma evresinin tamamlandığı ve kamu kaynaklarından sağlanan paranın örgüt yararına kullanıldığı iddia edilmektedir.
Savcılık, iddialarını başta 04.06.2025 tarihli MASAK Raporu, Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı'nın 06.05.2025 tarihli raporu ekindeki bilirkişi değerlemesi, şüpheli Ali Nuhoğlu'nun 01.06.2025 tarihli itiraf niteliğindeki beyanları, tanıklar Bülent Yılmaz ve Dursun Balcıoğlu'nun ifadeleri ve kolluk araştırma tutanakları gibi bir dizi delile dayandırmaktadır. Şüpheli Ali Nuhoğlu'nun ifadesinde, devir karşılığı aldığı 15 milyon TL'nin tadilat masrafları için olduğunu ve villaları fiilen bedelsiz devrettiğini ikrar etmesi, suçun işlendiğine dair önemli bir kanıt olarak görülmektedir.
Bu eylemler neticesinde şüpheliler Ali Nuhoğlu, Ekrem İmamoğlu, Hasan İmamoğlu ve Tuncay Yılmaz'ın TCK m.37 delaletiyle TCK m. 282/1-4-5 (Suçtan Kaynaklanan Malvarlığı Değerlerini Aklama) uyarınca cezalandırılmaları talep edilmektedir. Örgüt yöneticisi olduğu iddia edilen Fatih Keleş'in ise TCK m. 220/5 delaletiyle aynı suçtan cezalandırılması istenmektedir. Ayrıca, suça konu iki villanın TCK m. 54 gereği müsaderesine karar verilmesi talep edilmiştir.
Sanıklar ve Suçlamalar
Bu analiz yapay zeka değerlendirmesine dayanmaktadır. Hatalar veya yanlış bilgiler içerebilir.