24. Duruşma Günü · 20 Nisan 2026
← Duruşmada gör
16:15

“Görev hiyerarşisi içerisinde bir silsileyi takip eden, evrak altlığını oluşturan diğer belgeler ve tamamlanmış imzalarla birlikte bana ulaştığında, ben evrak üzerinde esastan değil, şekli bir kayıt denetimi yapar ve imzalarım. Bir işlem dosyası bana geldiğinde zaten tüm imzaları atılmış, harçları yatırılmış ve işlem aslında tesis edilmiş olur. Benim yaptığım onay, idari bir onaydan ibarettir. Bir ruhsatın önüme gelene kadar yaklaşık 12 imzadan geçtiğini ve bu imzaların hiçbirinin eksik olması durumunda belgenin düzenlenemeyeceğini hatırlatırım. Bakanlığın sistemi bir güvenlik duvarıdır; orada zaten bir yanlışlık ya da eksiklik varsa sistem o girişe müsaade etmez. Boğaziçi İmar Müdürlüğü, alanında tek başına, bu yetkili ve sorumlu kurumlardan, kuruluşlardan ayrı ve habersiz bir şekilde işlem tesis edemez. İddianamede sanki ben elimde anahtar, müdürlüğün kapısını sabah açıyorum, bütün kararları tek başıma alıyorum; öğleden sonra da elime balyozu alıp sokak sokak geziyorum, bina bina dolaşıp içinde insan var mı yok mu bakmadan yıkıyorum gibi bir tarif çıkmış. 4,5 yıl boyunca müdürlük yapmama rağmen bana atfedilen bu olağanüstü yetki ve güçten haberim bile yok.”

Karaoğlu, bir müdürün tek başına karar verme yetkisinin olmadığını, müdürlüğünün "imza makinesi" olmadığını vurguluyor.

Duruşmanın tamamını gör →