27. Duruşma Günü · 27 Nisan 2026
← Duruşmada gör
13:01

“Ben Çorlu'da yüksek güvenlikli hapishanede kalıyorum. "Kuyu tipi hapishane" deniyor ya; hiç duydunuz mu kuyu tipi hapishaneyi Sayın Başkan? 5 metrekare avlusunu 13 metre çevreleyen duvarlar var. Yani güneş en dik zamanda, Temmuz ayında bile avluda zemine düşmüyor, sadece duvara yaslanıyor. Etrafındaki o uzun duvarlar nedeniyle kendinizi hep kuyunun dibinde hissediyorsunuz. Akşam olduğunda da o kuyunun kapağı kapatılmış hissediyorsunuz. Yani güneşten yararlanma imkânınız, güneşin en çok ve en dik açıyla geldiği yerde bile yalnızca duvardan nasiplenerek günde sadece bir saat Sayın Başkan. O etki size kuyu hissiyatı verdiği için oraya da kuyu tipi hapishane deniyor. Ben orada kalıyorum. Bu salonda kuyu tipi hapishanede kalan dört tutukluyuz: Ben, Murat Ongun, Elçin Karaoğlu ve Hüseyin Köksal. Yanlış bilmiyorsam Ahmet Arif diyordu: "Dayadım sırtımı beyaz duvara, ben ömrümde gökyüzünün benden bu kadar uzak, bu kadar mavi olduğuna şaşırdım kaldım." Yaz mevsiminin bir tek Temmuz ayında bedenimizi ve güneşi yalnızca duvara yaslanarak alabiliyoruz.”

Pehlivan'ın "Ahmet Arif" olarak hatırladığı şiir aslında Nazım Hikmet'in "Bugün Pazar" şiiridir.

Duruşmanın tamamını gör →